1. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması, Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2021 Tarihli ve 2021/3 Esas, 2021/194 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, b) Sanıklar ......,ve ... hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a ve c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba, c) Suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a ve c) bendi, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 18.02.2022 Tarihli ve 2022/406 Esas, 2022/424 Karar sayılı kararı ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri sanıkların iştirak halinde suçu işledikleri ve bu doğrultuda cezalandırılması gerektiğine, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri suça sürüklenen çocuğun yardım etme iradesi bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğine, mahkumiyetine yeterli delil olmadığına, haksız tahrike ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay tarihinde ..........., Bar'ın çalışanı veya işleteni olarak sanık ...’ın yüksek müzik sesi nedeniyle maktulün bulunduğu .........., Bar isimli iş yerine konuşmak üzerine gittiği, çıkan tartışma neticesinde maktulün, kamera görüntülerinde de görüldüğü üzere Ulusal Kriminal raporunda da belirtildiği şekilde sanık ...’ı elinde sopa ile kovaladığı, bunun üzerine sanığın önce tabancayla daha sonrasında da suça sürüklenen çocuk ...’ın getirdiği 12 kalibre tüfekle yanında sanıklar ... ve .......,da olduğu halde maktulün bulunduğu İnadına Bar’a doğru birden çok defa ateş etmesi neticesinde maktulün olay yerinde kol ve başına aldığı ateşli silah yaralanması neticesinde öldüğünün anlaşıldığı olayda sanık ...’ın ateş ettiğinin ikrar içeren savunmaları ve diğer tarafların beyanlarıyla sabit olduğu, sanık ...’ın olay sırasında sanık ...’ın yanında bulunduğu bu sırada elinde olan silah ile ateş etmeye çalıştığı ancak ateş edip etmediğinin belirlenemediği, sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun birlikte sanık ...’ın sevk ve idaresindeki araçla olay yerinden uzaklaşmış olmaları birlikte değerlendirildiğinde sanıklar ..., Botan ve suça sürüklenen çocuk ...’ın sanık ...’ın suç işleme kararı kuvvetlendirdikleri, fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağladıkları ve suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulundukları kabul edilmiştir. 2. Sanıkların, suça sürüklenen çocuğun ve tanıkların beyanları tespit edilerek dosya içerisine eklenmiştir. Olay yerinde yapılan incelemeye istinaden düzenlenen olay yeri inceleme raporu, maktul hakkında düzenlenen ölü muayene ve otopsi raporları, ... Kriminal Polis Laboratuvarlığı tarafından düzenlemiş ADN-BLS-18.01985 numaralı uzmanlık raporu, olay anını gösterir CD görüntüleri ve bu görüntülerin incelenmesi neticesinde düzenlemiş bilirkişi raporları dosya kapsamında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar Botan, ... ve suça sürüklenen çocuk hakkında iştirak derecesine yönelik temyiz sebepleri yönünden; Sanık ...'ın da beyanlarında kabul ettiği üzere sanık ...'ın ateş ettiği sırada başka bir tüfekle ateş etmeye çalıştığı ancak tüfeğin ateş almaması üzerine eylemini gerçekleştiremediği, sanık ...'ın maktule yönelik doğrudan eylemi bulunmadığı ancak eylemin hazırlık aşamasında ve işlenmesi sırasında eylemi gerçekleştiren sanık ...'ın yanında yer alıp manevi destek ve cesaret vererek suç işleme kararını kuvvetlendirdiği ve suça sürüklenen çocuk ...'ın olay sırasında sanık ...'a olayda kullanılan tüfeği getirmesi şeklindeki eyleminin hazırlık aşamasında ve işlenmesi sırasında eylemi gerçekleştiren sanık ...'a yardım etme olarak kabulünde ve yine mevcut delillerle mahkumiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemenin sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu kapsamında kabul etmesinde isabetsizlik görülmemiş bu husustaki temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiş ve tebliğnamenin ... hakkında bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. B. Sanıklar ....., ... ve suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik yönünden; Sanık ve tanıkların beyanlarına, dosyada mevcut görüntü kayıtlarına ve bu kayıtlar üzerinde yapılan inceleme üzerine düzenlenen bilirkişi raporlarına göre maktulün iş yerine konuşmak için gelen ......, ve diğerlerini sopa ile kovaladığı, akabinde yukarı çıktığı ve ......., Bar isimli iş yerinin penceresinden sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun bulunduğu ......, Bar isimli iş yeri tarafına ateş ettikten sonra tüfekle pencere bekleyen tanık ......,'in yanına geldiği ve burada ellerinde tüfek ve sopa olduğu halde bir müddet daha beklediği görülmekle, maktulün haksız tahrik sayılan bu eylemini sanık ... dışındaki diğer sanık ve suça sürüklenen çocuğa karşı da işlediği anlaşılmakla sanıklar ....., ... ve suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Dosyada mevcut görüntü kayıtlarından ve bu kayıtların incelenmesi üzerine düzenlenen bilirkişi raporlarından, ölü muayene kimlik tanığı olan .......'nın beyanlarından maktulün de kavganın taraflarından olduğu ve sanık ... ve yanındakileri sopa ile kovalayarak akabinde sanıklara ateş edilen ....., Bar isimli iş yerinin penceresine gidip haksız eylemine devam ettiği anlaşılmakla sanık ... hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik görülmemiş tebliğnamedeki bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık ...'ın tüfek ve tabanca ile hedef gözeterek defaten ateş etmek suretiyle öldürme eylemini kasten gerçekleştirdiği, mevcut delillerle mahkumiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 18.02.2022 Tarihli ve 2022/406 Esas, 2022/424 Karar sayılı kararında katılan vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanıklar ......,, ... ve suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan şartları oluştuğu halde haksız tahrik indirimi uygulanmaması nedenleriyle katılan vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 18.02.2022 Tarihli ve 2022/406 Esas, 2022/424 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı oy) KARŞI OY Suça iştiraki için öncelikle faillerin bir suçu işlemek konusunda iştirak iradelerini ortaya koymaları ve anlaşmaları gerekir. İştirak iradesi suç işlenmeden önce veya en geç suçun işlenmesi sırasında ortaya çıkmış olmalıdır. İştirak iradesinin mevcudiyeti için, her şerikin diğer faillerle birlikte belirli bir suçun işlenmesine katıldığını bilmesi gerekir. İştirakin kabulü için failde, suça iştirak iradesi olmalıdır. Yani suça katılanlar önceden, belli bir suçu işleme konusunda aralarında anlaşmalı, irade birliğine varmalıdırlar. Kararlaştırılan bir suç işlenirken, faillerden birisinin diğerlerinden habersiz bir başka suçu daha işlemesi halinde ise önceden anlaşma olmadığı için, ikinci failin icrasına yardım etmeyen diğer failler, bu suçtan sorumlu tutulmazlar. Herhalde failin başkasının fiiline katıldığını bilmesi ve bunu istemiş olması lazımdır. İstenmemiş olan neticenin husulünde her failin sadece tesadüfî olarak fiillerinin birleşmiş olması iştirake yeterli değildir. Bir suça iştirak ettiğini bilmeyen kimsenin bu cehaleti kastı ortadan kaldırır. İştirak halinde suç işlenmesi halinde, iştirakin nevini saptamak için faillerin karar verme ve icra safhalarındaki tüm hareketlerinin nazara alınması ve topluca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Kast insanın iç dünyası ile ilgili bir kavram olup, kastın açıkça ifade edilmediği durumlarda, iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi yoluna gidilmektedir. Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin saptanması için, eylemin bir evresindeki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Suç işleme kararının aynı suç konusunda alınması gerekir. Yeni ceza yasası kusur teorisini benimsediğini ileri sürmesine rağmen, iştirak konusunda irade teorisini esas almış gözükmektedir. Zira kusur teorisi nedensellik bağından sarfı nazar edemez. İştirak anlaşmasına konu hareket işlenirken kastı aşan bir netice meydana gelmişse bundan tüm ortaklar kusurları derecesinde sorumlu olurlar. İştirak anlaşmasına konu suç dışında bir suç işlenmişse, ortakların sorumluluğu bu suça iştirak etmiş sayılıp sayılmayacakları hususunun tespitinden sonra tayin edilmelidir. Bu açıklamalar ışığında askerden yeni gelmiş olan sanık ...'in kiraladığı araçla arkadaşı olan sanık ...'un işlettiği ......., Bar'a geldikten sonra sanık ...'ın yüksek müzik sesi geldiği iddiasıyla sanık ...'in işlettiği ......, Bar'a sanık ...'ın konuşmak için gittiği kabul edilse dahi, burada tartışmalar sonrasında kayda değer bir olay yaşanmadığı ve burada herhangi bir suç işlenmediği, daha sonra Kıpır Kıpır Bar'ın önüne gelmiş olan sanık ...'a doğru üçüncü kattaki İnadına Bar'ın penceresinden sanık ...'in tüfekle üç el ateş etmesi üzerine sanık ...'ın tüfekle veya tabancayla ateş ederek karşılık verdiği, bu sırada sanık ...'ın silah kullandığı hususunda aleyhe hiçbir delil olmadığı gibi sanık ...'ı sözlü veya fiili davranışlarla desteklediği hususunda da delil bulunmadığı, Botan'ı suçlayan beyanların dahi olmadığı, Botan'ın bu sırada sanık ...'ın yakınında olup olmadığının dahi belirlenemediği, (Suça sürüklenen çocuk ... Cumhuriyet savcısı huzurunda Botan'ın balıkçı pazarının ... tarafına doğru çıkışta bulunduğunu ifade etmiştir) Sanık ...'ın sadece olay yerinde sanık ...'a yakın veya uzakta bulunmasının eyleme katıldığını göstermeyeceği, fonksiyonel esasa etkili suç işlemeyi kolaylaştıran destekleyen gerek diğer sanıklar gerekse karşı taraftan açıkça anlaşılabilir bir davranışının olması ve bu durumunda delillerle ortaya konulması gerektiği, taraflı, tarafsız herkesçe böyle bir davranışın suç veya suçlara katkı verdiği kanaatine ulaşılması gerektiği, sanık ...'ın böyle bir davranışının ortaya konulamadığı, olay sonrası sanık ...'ın kiraladığı araçla ayrıldıktan sonra sanık ...'ın kendisine telefon etmesi ve kendisini almasını söylemesi üzerine geri dönerek Yaşat İşhanı önünden sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ... ve onun ağabeyi ...'u araca alarak uzaklaştıktan sonra ......., İşhanı önünde kendilerini polislerin durdurduğu, Sanık ...'ın olay sırasında silahla ateş ettiğini gösterir görüntü veya svap gibi delillerinde bulunmadığı, sanık ...'ın maktul veya sanık ...'le bir husumetinin bulunmadığı, olaya katılması için bir neden olmadığı, üzerinde silah taşıdığı hususunda da bir delil bulunmadığı, olayın aniden gelişen bir olay olduğu, sanık ...'ın sanık ...'in işlettiği Bar'a gidip tartışması sonrasında sanık ...'in İnadına Bar'dan tüfekle ......,Bar'a ve sanık ...'a doğru ateş etmemesi durumunda böyle bir olayın yaşanmayacağı, olay bu şekilde başladığından sanık ...'ı ilgilendiren bir durumda olmadığı, kaldı ki olay yerine gelirken böyle bir olay yaşanacağını bilmesinin mümkün olmadığı için olay yerine silahla gelmesini veya silah kullanmasını gerektirir bir durumun da söz konusu olmadığı, Her ne kadar mahkumiyet kararının gerekçesinde sanık ...'ın olay sırasında yardımda bulunduğu kabul edilmiş ise de olay sırasında nasıl bir yardımının olduğunun açıklanmadığı, gerekçesiyle birlikte ortaya konulmadığı, olay sonrasındaki olaya katılan sanıkları aracıyla götürmesinin ise olay öncesinde böyle bir olayın yaşanacağı daha önceden hiç konuşulmadığı veya olay tahmin bile edilemeyeceği için bu hareketin TCK'nin 39/2-a maddesinde belirtilen fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaad etmek kapsamında kabul edilemeyeceği, bu davranışın ise TCK'nin 283/1. maddesinde düzenlenen suçluyu kayırma (sırf suç işleyen kimseyi araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtarmak) suçunu oluşturabileceği, dolayısıyla sanık ...'ın maktulün öldürülmesine iştirak suçundan CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği görüşündeyim. 12.10.2023
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın