Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/2352
Karar No
K. 2023/2421
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2020/2352 E.  ,  2023/2421 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2020/2352
Karar No: 2023/2421
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı

(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …

2.

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, 2011 vergilendirme döneminde avukatlık asgari ücret tarifesinde yer alan tutarların altında vekalet ücreti içeren sözleşmeler yapıldığından bahisle, takdir komisyonu kararına istinaden, 2011/1,2,3,4,5,6,7,8,10,11,12 dönemlerine ilişkin olarak re'sen salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmişir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu 2011/12 dönemine ilişkin olarak davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ihbarnamenin, davacının elektronik posta adresine 17/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından ise 17/11/2017 tarihli dilekçe ile uzlaşma talebinde bulunulduğu ancak, davalı idarece uzlaşma talebinin ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yapılmadığı bahisle reddedildiği, davacı tarafından da söz konusu uzlaşma talebinin reddi işlemine karşı dava açılmadığının anlaşıldığı, bu itibarla, 17/10/2017 tarihinde e-tebligat yoluyla davacıya tebliğ edilen ihbarname içeriği cezalı tarhiyata karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren vergi mahkemeleri için öngörülen otuz günlük dava açma süresinin son günü olan 16/11/2017 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu sürenin geçirilmesinden sonra 26/12/2017 tarihinde açılan davanın esasını inceleme olanağı bulunmadığı, dava konusu 2011/1,2,3,4,5,6,7,8,10,11 dönemlerine ilişkin olarak ise beş yıllık zaman aşımı süresinin dolmasına çok az bir süre kala vergi idaresince davacı takdir komisyonuna sevk edilmişse de re'sen tarh sebebi olarak gösterilen "tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması" durumunun beş yıllık tarh zamanaşımı geçtikten sonra düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu ile tespit edildiği göz önüne alındığında, mükellefin takdir komisyonuna sevk edildiği 15/11/2016 tarihi itibarıyla ortada re'sen tarh sebebinin bulunmadığı, re'sen tarh sebebi bulunmadan takdir komisyonuna sevk işleminin zamanaşımı süresini durdurmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla 31/12/2016 tarihine kadar tarh ve tebliğ edilmesi gereken 2011 yılına ilişkin vergi ve cezaların, beş yılık süre geçtikten sonra 21/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiş olması nedeniyle tarh zamanaşımına uğradığından, 2011/1,2,3,4,5,6,7,8,10,11 dönemlerine ilişkin olarak re'sen salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI:

Davacı tarafından, takdir komisyonuna sevk işleminin zamanaşımını durdurmak amacıyla yapıldığı, vergi inceleme raporunun kendisine tebliğ edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığı ve yeterli inceleme yapılmadığından, kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu, kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyize konu kararının davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemini gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 113. maddesinde, zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkmasıdır. Zamanaşımı, mükellefin bu hususta bir müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade edeceği, 114. maddesinde ise, "Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz." denilmek suretiyle takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan re'sen tarhiyatlarda zamanaşımı hususunun olup olmadığının tespiti için takdir komisyonuna sevk tarihi, takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi, ihbarnamenin tebliğ tarihi ve takdir komisyonunda geçen süreye (takdir komisyonuna sevk tarihi ile takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi arasındaki süre) bakılarak karar verilmelidir.

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde sayılan re'sen vergi tarhını gerektiren sebeplerin varlığı halinde vergi inceleme elemanlarınca ilgili dönem matrahı re'sen tarh edilebileceği gibi takdir komisyonuna sevk edilerek de söz konusu işlem yapılabilmektedir. Kanunun 74. maddesinde ise, takdir komisyonlarının görevlerini yaparken takdir sebeplerinin bulunup bulunmadığını inceleyemeyeceği, hatalı gördüğü işlemlerde ilgili vergi dairesini yazı ile ikaz etmeye mecbur olduğu hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, takdir komisyonu takdir nedenleri ile ilgili herhangi bir belirleme yapma veya değiştirme hakkına sahip değildir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, takdir komisyonu kararına istinaden yapılan tarhiyatlarla ilgili uyuşmazlıklarda zamanaşımı ile ilgili hususların çözümünde, genel ilke olarak takdir komisyonuna sevkle tarh zamanaşımının durduğunun kabulü gereklidir. Dolayısıyla, yalnızca takdire sevk tarihine bakılarak takdir komisyonuna sevkin, zamanaşımını durdurmak amacıyla yapıldığının bu çerçevede kabulüne imkan bulunmamaktadır. Mevcut vergi incelemeleri tamamlanmadan da takdire sevk işleminin bu kapsamda yapılabileceği ve tamamlanan inceleme sonucunda elde edilen bilgi ve verilerin takdir komisyonunca da değerlendirilebileceği tabiidir. Dosyanın incelenmesinden, davacının 15/11/2016 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, 09/10/2017 tarihinde takdir komisyonunca karar alındığı ve ihbarnamelerin 21/10/2017 tarihinde tebliği üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda, tarh zamanaşımı süresinin dolmasından önce yapılan takdire sevk işlemi, 213 sayılı Kanunun 114. maddesi uyarınca işlemeye devam eden tarh zamanaşımı süresini durduracağından, işin esası incelenerek karar verilmesi gerektiğinden istinaf başvurusunun reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının belirtilen kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,

2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının, 2011/12 dönemine ilişkin kısmının ONANMASINA,

3.Anılan Vergi Dava Dairesi kararının 2011/1,2,3,4,5,6,7,8,10,11 dönemlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,

4.492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,

5.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 02/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog