Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/223 E. , 2023/2500 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura düzenlediğinden bahisle 2016 yılına ilişkin olarak resen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile gerçek kabul edilen satışlarına ilişkin dönem kârının, Antalya Ticaret Odası tarafından sektörel karlılık oranı olarak bildirilen %5 oranı dikkate alınarak belirlenmesi suretiyle tespit edilen matrah üzerinden resen tarh edilen tek kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket adına, 2016 yılı için resen tarh edilen dava konusu tek kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden davacı şirketin, ilgili dönemde, sahte belge düzenleme faaliyeti haricinde gerçek kabul edilen satışlarına ilişkin maliyet ve gider kalemlerinin gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğinden bahisle, söz konusu satışlarına ait maliyetlerin ve dönem kârının, Antalya Ticaret Odası tarafından sektörel kârlılık oranı olarak bildirilen % 5 oranı dikkate alınarak belirlenmesi suretiyle tespit edilen matrah üzerinden adına resen tek kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin tarh edildiği görülmekte ise de; davalı idare tarafından, davacının gerçek kabul edilen hasılatına ilişkin olarak, defter ve kayıtlarında maliyet ve gider unsuru olarak gösterdiği kalemlerin hangilerinin, ne suretle gerçeği yansıtmadığının somut olarak ortaya konulmadığı, bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, sadece, Antalya ilindeki meslek kuruluşu tarafından sektörel kârlılık oranı olarak bildirilen % 5 oranında davacının kâr elde ettiği varsayımından hareketle, eksik incelemeye dayalı olarak maliyetlerinin ve dönem kârının belirlenmesi suretiyle matrah takdir edildiği anlaşıldığından, bu suretle belirlenen matrah üzerinden, resen tarh edilen dava konusu tek kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde hukuka uyarlık, üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde ise; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden davacının düzenlediği faturaların sahte olduğu, bu nedenle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare vekili tarafından, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe olan hükmünün bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) işaretli bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, anılan hususların gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia edene ait olacağı belirtilmiştir.
Kanun'un 30. maddesinde re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkân vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle ihticaca salih bulunmaması; (6) numaralı bendinde ise tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması halleri re'sen tarh nedeni olarak kabul edilmiştir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6. maddesinde; Kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı şirketin, 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ait hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde, kısmen sahte belge düzenlediği ve sahte belge kullandığı yolunda düzenlenen vergi tekniği raporuna istinaden, 2016 yılına ilişkin olarak kurumlar vergisi yönünden düzenlenen … tarihli ve … sayılı Vergi İnceleme Raporu uyarınca, davacı şirket tarafından, 2016/1-12 dönemlerinde, kısmen sahte belge düzenleme faaliyeti kapsamında düzenlendiği kabul edilen sahte faturalar üzerinden hesaplanan ve yerleşik Danıştay içtihatları ile kabul gören % 2 komisyon geliri dikkate alınmak suretiyle tespit edilen matrahlar üzerinden adına resen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin tarh edildiği, ayrıca, sahte belge düzenleme faaliyeti haricinde gerçek kabul edilen satışlarına ilişkin maliyet ve gider kalemlerinin gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğinden bahisle, söz konusu satışlarına ait maliyetlerin ve dönem kârının, Antalya Ticaret Odası tarafından sektörel kârlılık oranı olarak bildirilen % 5 oranı dikkate alınarak belirlenmesi suretiyle tespit edilen matrahlar üzerinden adına resen tek kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatının yapıldığı görülmüştür.
Davacı şirketin, 2016, 2017, 2018, 2019 yıllarına ait hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde, kısmen sahte belge düzenlediği ve sahte belge kullandığı yolunda tanzim edilen … tarihli ve … sayılı Vergi Tekniği Raporundaki tespitlerden 2016, 2017, 2018, 2019 hesap dönemlerinde yüksek tutarlı KDV matrahları beyan edilmesine karşın, indirilecek KDV tutarları yüksek tutulmak suretiyle, ödenecek KDV tutarının 0,00-TL çıktığı, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile davacı şirketin ticari ilişkide bulunduğu firmalar hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları kapsamında yürütülen incelemelerde yapılan tespitler ile alınan beyanlardan, davacı şirketle ilişkisi bulunduğu görülen kişilerce muvazaalı şekilde çek tahsilatlarının yapıldığı, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarındaki mal ve hizmet alımlarının yaklaşık 90 milyon liralık kısmının, hakkında sahte belge düzenleme fiili yönünden vergi tekniği raporu düzenlenen mükelleflerden yapıldığı, davacı şirketçe yapılan sermaye ödemelerinin, kısa süre zarfında başka firmalar adına düzenlenen çeklere ait ödemeler için hesaplardan çekildiği ve bu paraların da, davacı şirketle ilişkisi bulunduğu görülen ... tarafından tahsil edildiği görüldüğünden, davacı şirketin, 2016, 2017, 2018, 2019 hesap dönemlerinde düzenlediği perakende satış fişleri, perakende satış fişi düzenleme tutarı sınırında yer alan faturalar, tevkifatlı faturalar ve KDV'den muaf faturalar haricinde tanzim ettiği faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge mahiyetinde oldukları anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporunda 2016 hesap döneminde kısmen sahte belge düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde edildiği, bu gelirlerin kayıt ve beyan dışı bırakıldığı, bu durumun mükellef kuruma ait defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikaların doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olduğu, dolayısıyla ihticaca salih bulunmadığını gösterdiğinden gerçek hasılatına ilişkin defter ve belgelerinde yer alan maliyet ve gider kalemlerinin gerçeği yansıtmadığı, matraha ulaşılabilmek için gerçek olduğu kabul edilen hasılata şirketin kâr marjı gözetilerek maliyet verilmesi gerektiği, kurum kârlılık oranının şirket vekiline sorulduğu, vekilin cevaben "Belgesiz alış ve satışımız bulunmamaktadır. Firmamızın faaliyet konusu kırtasiye ürünlerinin toptan ve perakende satışı ile baskı basım işleri ve reklam tabela işlerinden ibarettir. Buna ilişkin toptan kırtasiye işlerinde kârlılık %1 - %2, kopyalama basım işlerinde %0,5 ve reklam işlerinde %1 - %2 tutarındadır." şeklinde beyan ve ifadede bulunulduğu, yine müfettişliklerince yapılan araştırma neticesinde Antalya Ticaret Odasının sektörel kârlılık oranlarının ise Gelir İdaresi Başkanlığı Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Gurup Müdürlüğünden gelen … tarih ve …-… sayılı yazısının komitede değerlendirildiği, kırtasiye sektöründe 2004 yılındaki gayrisafi kârlılık oranının %5 - %7 arasında değişebileceğinin belirtildiği, buna göre mükellef kurum temsilcisinin bahsettiği kârlılık oranlarının iktisadi, teknik ve ticari icaplara uygun olmadığı görüldüğünden Antalya Ticaret Odasının belirlemiş olduğu kârlılık oranları dikkate alınarak, mükellef lehine hareketle ortalama kârlılığın %5 olarak değerlendirileceği hususuna yer verilmiştir. Kaldı ki Ankara Ticaret Odasının kırtasiye sektöründe 2004-2009 yıllarındaki gayrisafi kârlılık oranına bakıldığında Antalya Ticaret Odasının sektörel kârlılık oranlarını baz aldığı görülmektedir. Bu durumda, olayda re'sen tarh sebebinin oluştuğu anlaşıldığından, Antalya Ticaret Odası verileri dikkate alınmak suretiyle yapılan matrah takdirinde ve bu matrah üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 08/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.