Esas No
E. 2022/550
Karar No
K. 2023/1311
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/550

KARAR NO: 2023/1311

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02.04.2019

NUMARASI: 2016/674 Esas, 2019/312 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 27.12.2023

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; müvekkilinin, ahşap kapı ve mutfak dolabı üretimi ve satışı ile iştigal ettiğini, müvekkili ile davalı arasında, davalının yüklenimindeki Düzce'de bulunan Azmimili şantiyesindeki 22 daire ve 2 dükkan, ... şantiyesindeki 28 daire, Kasapköy şantiyesindeki .. dairenin kapı ve mutfak dolaplarının yapımı ve satışı hususunda 24.06.2014 tarihinde Alım Satım Sözleşmesi imzalandığını, borçlunun sözleşmenin 4. maddesi uyarınca ... Bankası Düzce Şubesi'ndeki TR... No'lu hesabına 20.09.2014 keşide tarihli 38.742,39-TL, 20.10.2014 keşide tarihli 38.742,39-TL, 20.11.2014 keşide tarihli 38.742,39-TL 20.12.2014 keşide tarihli 38.742,39-TL, 20.01.2015 keşide tarihli 38.742,39-TL, 20.02.2015 keşide tarihli 38.742,39-TL, 20.03.2015 keşide tarihli 38.742,39-TL ve 20.04.2015 keşide tarihli 38.742,39-TL olmak üzere toplam 309.939,12-TL tutarında çekleri keşide ederek müvekkiline verdiğini, müvekkili taraflar arasındaki 24.06.2014 tarihli sözleşme hükümleri ve ticari ilişki kapsamında davalının sipariş ettiği toplam 360.583,39-TL tutarındaki malı davalıya satarak teslim ettiğini, davalının, müvekkilinden 9.000,00-TL tutarında borç istemesi üzerine müvekkili arafından 01.12.2014 tarihinde davalıya 9.000,00-TL banka yoluyla havale edildiğini, davalının müvekkiline fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 59.644,27-TL borçlu olduğunu, müvekkilinin, Üsküdar ... Noterliği'nin 30.03.2016 gün ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile borcun ödenmesini talep ettiğini davalının verilen süre içinde borcunu ödemediğini ve temerrüde düştüğünü, İstanbul ... Müdürlüğü'nün ...

E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının takibe, yetkiye, borca ve faize itiraz ettiğini, itirazın dayanaksız ve haksız olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca icra takibinin yetkili yerde açıldığını, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, % 20’den aşağıya olmamak üzere davalı-borçlu hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; müvekkilinin Düzce ilinde konut inşaatı işiyle meşgul olduğunu, çok sayıda bağımsız bölümden oluşan siteler inşa ettiğini, bu konutların iç kapılarının ve mutfak dolaplarının imalat-montaj işini davacı şirkete yaptırdığını, taraflar arasında bu hususta sözleşme bulunduğunu, tarafların cari hesap şeklinde çalıştığını, işin tamamen bitiminde hesap mutabakatı yapılarak karşılıklı fatura keşide etmek suretiyle sözleşmeyi sona erdirdiklerini, ancak davacı tarafın son çalışmadan müvekkili şirket ile hesap mutabakatı yapmadan ve kendince belirlediği fiyatlar üzerinden faturalar kestiğini ve müvekkili şirkete gönderdiğini, bunun üzerine Düzce ... Noterliğinin 02/05/2016 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesine cevap ekinde davaya konu faturaların iade edildiğini, taraflar arasındaki ihtilafın Mahkemece halli için, davacı tarafça yapılan işin maliyetinin tespiti ile fazla alacak talebinde bulunup bulunmadığnın belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin faturaların iadesinde ya da icra takibine itirazında kötü niyetli olmadığını, kesinleşmiş ya da taraflar arasında ihtilafsız bir alacağın söz konusu olmadığnı beyan ederek davanın reddine, davacının alacağın %20 den az olmamak üzere tazminat ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmede sözleşme konusu işin bedelinin 309.939,12TL olduğu kararlaştırıldığı, , davacı dava dilekçesinde davalının sözleşme bedeli olan 309.939,12 TL tutarındaki ödemenin davacı tarafından çek keşide ederek taraflarına ödendiğini beyan ettiği, icra takibinde bulundukları 59.644,27 TL'nin sözleşme kapsamında muhtelif tarihlerde davalıya satılarak teslim edilen ve montajı yapılan mallara ilişkin bedel olduğu savunulmuş, bilirkişi tarafından düzenlenen 25/02/2019 tarihli raporda dosyadaki çizimlerle ödemesi yapılan kısımlara ilişkin yapılan işin uyumlu olduğu ancak davacının talep ettiği 59.644,27 TL'ye ilişkin iş bedeline dair dosyadaki çizim içeriklerinde herhangi bir işin yapıldığına dair kaydın bulunmadığı rapor edildiği, düzenlenen bilirkişi raporlarının dosya içeriği ile uyumlu, bilimsel ve denetime açık olduğu, bu raporlarda tespit edildiği şekilde taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafından dosyaya sunulan çizimlere ilişkin davalı tarafından yapılan ödeme ve davacının talep ettiği işlere ilişkin fatura içeriği işlerin yapıldığına dair bir kaydın bulunmadığı, bu nedenle davacının davasını ispatlayamamış olması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında; alınan ilk raporda işin yapıldığının tespit edildiğini, davalının her iki rapora da itiraz etmediğini, ticari defterlerini de sunmadığını, itiraz etmemesi sebebiyle usulün kazanılmış hak olduğunu, 2. raporun ilk raporla çelişkili olduğunu, ilk raporun hüküm kurmaya yeterli olduğunu, denetime elverişli olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadan 2. raporun alındığını, keşif yapılmadan ikinci raporun alındığını, çelişkili olduğunu, ilk raporda davalının çalışanının kapalı dairelerdeki mutfak dolap ve kapıların davacı tarafından yapıldığını kabul ettiğini, eksiksiz yapıldığının sabit olduğunu, 2. raporda işin tam yapılmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici davalı ile yaptıkları eser sözleşmesi kapsamında bakiye bedel alacağı talebinde bulunmuş, yapılan takibe itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise, borcu olmadığını iddia ederek davanını reddini istemiş, mahkemece, alınan ikinci heyet raporuna göre davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre; mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir (266/1). Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler (281/1). Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir (281/2). Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir (281/3). Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK 282/1). Raporu serbestçe değerlendirme yetkisi, hakimin, bilirkişinin yerine geçerek hakimlik mesleği dışında özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verebileceği anlamına gelmez. Bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu ve bu çelişkinin giderilmesi teknik bilgiyi gerektirdiği takdirde, hakim bu çelişkiyi giderecek rapor almalıdır. Bu şekilde çelişkiyi gideren rapor almaksızın raporlardan birini esas alarak karar verilmesi halinde hakimin özel ve teknik bilgi gerektiren bir durumda şahsi bilgisi ile karar verdiği gibi bir sonuç ortaya çıkacaktır. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda işin yüklenici tarafından tamamlanmadığı belirtilmiş, alınan ilk raporda ise, işin tamamlandığı tespiti yapılmıştır. Böylelikle, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile alınan ilk rapor arasında görüş ayrılığı çıktığı ve raporlar arasında çelişki olduğu, mahkemece bu çelişki giderilmeden karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece HMK'nın 281/3. maddesi uyarınca yeniden seçilecek konusunda uzman teknik bilirkişilerden gerekirse yerinde keşif de yapılarak raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek, gerekçeli ve denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.04.2019 tarih, 2016/674 Esas, 2019/312 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.