53. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/557
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15.09.2020
NUMARASI: 2019/474 Esas, 2020/329 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; müvekkili şirketin inşaat alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, bu kapsamda da işlerini yürütebilmesi için bir takım yazılım programları kullandığını ve kullanılacak yazılım programları için gerekli desteği alabilmek adına davalı şirket ile görüşmeler yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşme öncesi davalı şirket müvekkiline inşaat alanındaki yazılımlar hakkında yeterli bilgi ve tecrübeye sahip olduğunu, gerekli yazılımların kurulumu, gerekli eğitimlerin verilmesi, tüm dokümanların kaydı ve takibi gibi tüm hizmetleri kusursuz olarak yerine getirileceğini beyan ve taahhüt ederek teklif formu sunduğunu, akabinde müvekkili ile davalı arasında 23/09/2016 tarihinde sözleşme akdedildiğini, ancak sözleşmenin imza tarihinden itibaren 1 buçuk yılı aşkın süre geçmesine rağmen davalı tarafından sözleşmede yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, 2018 yılında taraflar arasında yapılan görüşmede de davalı daha önce hiç inşaat sektöründe çalışmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile ilk kez inşaat alanına yönelik yazılımlar üzerinde çalışıldığını itiraf ettiklerinin beyan edildiğini, bu süreçten sonra müvekkili tarafından Kadıköy ... Noterliğinin 03/09/2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin fesih edildiğini ve davalı tarafa ödenen 103.643,50.-TL lik bedelin iadesinin talep edildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir geri ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla neticeten itirazın iptaline, takibin devamına, işleyecek faizleri ve ferileri ile birlikte takibe konu alacağın davalıdan tahsiline, davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; sözleşme ve teklif formu kapsamında müvekkili tarafından, davacıya bedeli karşılığında Uyumsoft Web ERP Yazılım Lisanslarının teslim edilmesi, programın kullanıma alınması için danışmanlık projesinin uygulanmasını, programların bakımlarının yapılması ve söz konusu programlar hakkında destek hizmetlerinin sağlanması, kullanıcılara gerekli eğitimlerin verilmesi hususlarından taahhütte bulunulduğunu, sözleşme konusu yazılım lisansı hazırlanması, teslim ve kurulumu bir anda mümkün olan bir teslim işlemi olmadığını, sözleşmede de detaylı şekilde belirtilen süreçlerin takibi suretiyle kişiye özel uyarlama yapılacak bir yazılım olduğunu, sözleşmede kesin bir teslim tarihi belirtilmediğini, sürecin birlikte yürütüleceğinden kesin bir teslim tarihinin belirtilmesine gerek duyulmadığını, ancak Teklifin 3.1.4 maddesinin 2. paragrafına göre Bakım ve Destek Paketi Hizmetleri yükümlülüğünün 01/10/2017 tarihinde başlayacağına ilişkin teklif ve düzenleme tesliminin bu tarihte olacağına karine olduğunu, müvekkilinin yazılımı hazırlayarak 20/09/2017 tarihinde davacıya teslim ettiğini, müvekkilinin söz konusu programın kurulum ve kullanımın sağlanması için üzerine düşen her türlü yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak davacı şirketin sözleşmenin uygulanabilmesi için gerekli alt yapıyı kurma, personel görevlendirme, bilgi verme gibi yükümlülüklerini yerine getirmediğinden programı da olması gerektiği gibi kullanamadığını, davacının sözleşmeyi feshetmesinin tamamen haksız ve kötü niyetli bir işlem olduğunu beyanla yetki itirazlarının kabulü ile yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yargılama sonunda davanın reddine, davacının 520 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; eldeki davanın itirazın iptali davası olarak açıldığı, itirazın iptali davasının icra takibinde istenen alacak kalemi ve miktarı ile sıkı sıkıya bağlı bir dava türü olduğu, davacı tarafça takip talebinde TBK'nın 112. Maddesi kapsamında zarar tazmininin talep edilmemiş olduğu görüldüğünden taleple bağlı kalınarak (bilirkişi raporunun aksine) takip dosyası kapsamında davacının iddiasının kısmen yerinde olduğu hükme esas alınan 18/06/2020 tarihli rapor doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 36.275,00 TL asıl alacak ve 406,00 TL işlemiş faiz yönünden kaldığı yerden devamına, fazlaya dair istemin reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verildiği görülmüştür.
Davacı vekili istinafında; geriye etkili olarak fesih yaptıklarını, ödedikleri bedeli istediklerini, %65 bitirdiği tespit edilse de yazılım programları birbirine entegre olarak çalıştığı için sistemi hiç kullanamadıklarını, yazılım programından söz etmenin mümkün olmadığını, hiçbir şekilde kullanamadıklarını, bu nedenle ödedikleri bedelin tamamına hükmedilmesi gerektiğini, esaslı unsur yazılımın yapılmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili istinafında; feshin hukuka uygun olmadığını, davacının fesihte kusurlu olduğunu, tanıklarının dinlenmediğini, raporu mahkemenin yanlış değerlendirdiğini, tahsil edilen bedellere itirazı olmadığını, davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini (kötü niyet tazminatı) sözleşmenin geriye etkili feshin mümkün olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi davalı ise yüklenicidir. Davacı iş sahibi davalı ile yapılan eser sözleşmesi kapsamında işin yapılmaması sebebiyle sözleşmeye feshetmesi sebebiyle ödediği bedelin tahsilini talep etmiş, davalı ise sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiğini feshin haksız olduğunu iddia ederek davanın reddini istemiş, mahkemece sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinden bahisle davacının ancak işin yapılmayan kısmına tekabül eden bedeli alacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Nakit bedel karşılığı düzenlenen eser sözleşmeleri taraflardan birinin karşı tarafa ulaşan ve kabulüne bağlı olmayan tek taraf irade beyanı ile feshedilebilir (veya dönülebilir). Bu durumda taraflar ifa yükümlülüğünden kurtuldukları gibi işin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tasfiye edilmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre taraflar aldıklarını geri vermekle yükümlüdürler. Bunun için kusurlu olup olmadıklarının bir önemi yoktur. Ancak tarafların tazminat (zarar) taleplerinin bulunması halinde sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediğinin araştırılması gerekir. Somut olayda, davacı işin tamamlanarak teslim edilmediğinden bahisle sözleşmenin feshi sebebiyle ödediği bedelin iadesini istemiş, davalı ise, iş sahibinin öncelikli edimi olan alt yapının kurulmaması sebebiyle işin ifa edilmediğini iddia ederek, davanın reddini istemiş, mahkemece, yapılmayan kısım kadar bedel isteneceğinden bahisle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, işin eksik bırakılmış olması nedeniyle davacının sözleşmeyi feshettiği anlaşılmakla, kural olarak fesih geriye dönük olup, yukarıda bahsedilen ilke gereği iş sahibi, ihtilafsız olan ödediği bedeli geri alabilecektir. Taraflarca kusur incelenmesini gerektiren, herhangi bir maddi zarar, tazminat veya alacak talebi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflarca kusura dayalı talepler için ayrıca bir dava açabilecekleri gözetilerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
Davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
Davalı vekili istinafında, feshin geçerli olmadığını, haksız olduğunu iddia etmiş ise de, yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere feshin geçerli olduğu, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tarafların aldıklarını geri vermekle yükümlü oldukları, az yukarıda da belirtildiği üzere bunun için kusurlu olup olmadıklarının bir öneminin olmadığı, davalının tazminat (zarar) talebinin de olmadığı gözetilerek, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, 2-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15.09.2020 tarih ve 2019/474 Esas, 2020/329 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın KABULÜ ile, 4- Davalı tarafından Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takipe yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin kaldığı yerden DEVAMINA, 5- Yasal şartları oluştuğundan asıl alacağın (103.643,50 TL) % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- Koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN1-Alınması gereken 7.079,88-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.267,36-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.812,52-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2- Davacı tarafından yapılan 1.267,36-TL peşin harç, 35,90-TL başvurma harcı, 165,20-TL posta ve dosya masrafı reddiyatı, 1.500,00-TL bilirkişi reddiyat gideri olmak üzere toplam 2.968,46-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,4-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 2-Alınması gereken 7.079,88-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan toplam 1.864,81-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.215,07-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan 148,60-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 32,25-TL posta ve dosya masrafı reddiyatı olmak üzere toplam 180,85-TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, 4-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 27.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.