Aramaya Dön

Danıştay 9. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/145
Karar No
K. 2023/467
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2023/145 E.  ,  2023/467 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas No: 2023/145
Karar No: 2023/467
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... İnşaat ve Mühendislik Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av…
KARŞI TARAF (DAVALI): … Mal Müdürlüğü - …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, ihtirazi kayıtla verilen bildirim üzerine .. Hidroelektrik Santrali için 2020 yılına ilişkin olarak tahakkuk ettirilerek ödenen 381.058,40-TL elektrik üretimi lisans harcının kaldırılması ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından … Hidroelektrik Santralinde elektrik üretildiğinin ihtilafsız olduğu, Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında özelleştirme bedeli, lisans ihale bedeli ve su kullanım bedeli ödendiğine ilişkin belge olmadığı gibi bu doğrultuda bir iddia da bulunulmadığı, bu durumda davacı şirketin 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 113. maddesi uyarınca elektrik üretimi lisans harcı ödemekle yükümlü olduğu anlaşıldığından, verilen harç bildiriminde beyan edilen 2019 yılı gayrisafi iş hasılatı üzerinden hesaplanarak yasaya uygun olarak tahakkuk ettirilen 2020 yılı elektrik üretimi lisans harcında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İhtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine 30/04/2020 tarihinde tahakkuk ederek 22/06/2020 tarihinde ödenen elektrik üretimi lisans harcının kaldırılması ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemiyle 10/09/2021 tarihinde görülmekte olan davanın açıldığı, Vergi Mahkemesince her ne kadar tahakkuk fişinde kanun yoluna başvurulacak merci ve başvuru süresinin gösterilmediğinden bahisle davanın süresinde açıldığının kabulü ile işin esası incelenerek karar verilmiş ise de, yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde dava açma süresi uygulaması konusunda ortaya çıkan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesinin istenilmesi üzerine konunun, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından görüşülmesi sonucunda verilen ve 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2 K:2022/1 sayılı kararında; yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde, dava açma süresinin belirtilmediği hallerde vergi mahkemelerinde otuz (30), Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış (60) günlük genel dava açma süresinin uygulaması gerektiğine ve içtihatların bu doğrultuda birleştirilmesine karar verildiği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemelerin ve idarenin bu karara uymasının zorunlu olduğu, bu durumda; dava konusu harcın davacı şirketin beyanı ile tahakkuk ettiği, beyannamede ve tahakkuk fişinde ihtirazi kayıt ibaresi bulunduğundan tahakkuk fişinden haberdar olan şirketin kendi beyanı üzerine tahakkuk eden dava konusu harç yönünden gerek tahakkuk tarihinden gerek ödeme tarihinden itibaren otuz (30) günlük yasal dava açma süresinden çok sonra 10/09/2021 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusu; davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle davanın reddine karar verilmesinde sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tahakkuk fişinde kanun yoluna başvurulacak merci ve dava açma süresinin gösterilmemesinin Anayasa'nın belirlilik ilkesine aykırı olduğu, ayrıca ilgili içtihadı birleştirme kararı dava açıldıktan sonra verildiğinden bakılan davada hükme esas alınamayacağı, dava süresinde açıldığından esasının incelenmesi gerektiği, 2020 yılı için "Havza Hidrolojik Gözlem, Değerlendirme ve Kontrol Hizmet Bedeli" adı altında ödeme yapıldığı, anılan bedelin 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (8) sayılı Tarife'de belirtilen "su kullanım bedeli" ile aynı bedel olduğu, bu yönde verilen mahkeme kararları bulunduğu, bu bedel ödendikten sonra bir de Elektrik Üretimi Lisans Harcı alınmasının çifte vergilendirme yasağına aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.... Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz isteminde bulunandan ...-TL maktu harç alınmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/02/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.