Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

GAZİANTEP

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ...Esas
KARAR NO: ....
DAVACI: ......
VEKİLLERİ: Av......

Av. ........

DAVALI: 1-.......
VEKİLLERİ: Av. .....

Av. .....

Av. ......

DAVALI: 2-......
VEKİLİ: Av. .....
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 27/02/2023
KARAR TARİHİ: 04/12/2023
GEREKÇE TARİHİ: 03/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 27/02/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; 26/06/2018 tarihinde ZMMS sigortası bulunmayan...... plakalı motosiklet ile diğer davalı Mapfre Sigorta şirket nezdinde ZMMS kapsamında sigortalı ....plakalı aracın çarpışması sonucunda .......plakalı motosiklette yolu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun olmadığını, mahkememizin ......esas sayılı dosyası ile müvekkilinin kalıcı iş göremezlik zararı için tazminat davası açtıklarını, davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL geçici iş göremezlik ve 100,00-TL bakıcı giderinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini dava etmiştir.

Davalı ....... vekili 16/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminatı kapsamı ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyetin Adli Tıp Kurumunca tespiti, tazminat hesabının genel şartlarda ön görülen usul ile yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı......ı vekili 25/04/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kuruma usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının meydana geldiğini iddia ettiği kazayı ispat etmekle yükümlü olduğunu, kusur ve maluliyetin Adli Tıp Kurumunca tespiti, tazminat hesabının genel şartlarda ön görülen usul ile yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkememizin .....Esas sayılı dosyasına kusur bilirkişisi tarafından sunulan raporda, ...... plakalı motosiklet sürücüsünün meydana gelen kazada 7/8- %87,5 oranda kusurlu olduğu, .......lakalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada 1/8- %12,5 oranda kusurlu olduğu mütala edilmiştir.

Mahkememizin ..... Esas sayılı dosyasına maluliyet heyeti tarafından sunulan heyet bilirkişi raporunda, kaza tarihi olan 26/06/2018 tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınan davacının kalıcı maluliyetinin %11, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, iyileşme dönemi içindeki bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğu mütala edilmiştir. Sigorta konusunda uzman bilirkişiden TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan 24/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının; -Kazaya karışan 2..plakalı araç sürücüsünün 7/8 oranındaki kusuruna tekabül eden geçici iş göremezlik zararı 13.672,62 TL, bakıcı gideri zararının 1.775,81 TL -Kazaya karışan .. plakalı araç sürücüsünün 1/8 oranındaki kusuruna tekabül eden geçici iş göremezlik zararı 1.953,23 TL, bakıcı gideri zararının 253,69 TL Olduğu mütala edilmiştir. Davalı Mapfre Sigorta vekilinin 12/09/2023 tarihli dilekçesi ile davacı taraf ile sulh olduklarını, davacıya ödeme yapılması nedeniyle davanın konusuz kaldığını belirterek konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

Davacı vekilinin 02/11/2023 tarihli dilekçe davalı Mapfre Sigorta ile sulh olduklarını, davalı Güvence Hesabı yönünden davaya devam ettiklerini, Güvence Hesabı yönünden dava değerini toplamda 15.448,43-TL'ye artırdığı görülmüştür.

GEREKÇE VE KANAAT: Uyuşmazlık 26/06/2018 tarihli trafik kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.

Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali BK m. 46/I’de özel olarak hükme bağlanmıştır (6098 sayılı TBK m. 54). Bu hüküm gereğince “Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmaya muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir”. Bu hüküm gereğince, vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.

Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin mal varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Çalışma gücü, zarar görenin iş gücünün, yani beden ve fikir gücünün, gelir getirici şekilde kullanılması demektir. Burada asıl önem arz eden kazanç kaybı veya azalması değil, kazanma gücünün kaybı veya azalmasıdır. Bu kayıp ve azalmadan doğan olumsuz ekonomik sonuçlar, zararı oluşturur (EREN Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, B. 9, İstanbul 2006, s. 713). Ölüm ve cismani zarar sebebiyle tazminat istemine ilişkin genel açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde sigortalı araç sürücüsünün davacıya çarpması neticesinde davacının malul kaldığı, bu yönüyle trafik kazası ile davacıda oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunduğu anlaşılmıştır.

Yargılama esnasında davacı vekili 1. celsede sigortalı araç sürücüsü Ali Kalak'la görüşmesi esnasında sigortalı aracın ...plakalı olduğunu beyan ettiğinden taraf değişikliği talebinde bulunmuş, taraf değişikliği talebinin kabul edilmesi üzerine dava Doğa Sigorta AŞ'ye yöneltilmiştir.

Mahkememizce.. plakalı araca ilişkin yapılan sorgulamada araç renginin beyaz olduğu sabittir. Kollukça kamera kayıtları izlenerek tutulan görgü tespit tutanağında ise araç rengi gri olarak belirtilmiştir. Kolluğun F harfini P olarak yanlış görüp zabta işlemesi mümkünse de araç renginde yanılmış olması düşünülemez. Bu nedenle kazaya karışan aracın plakasının ... olduğuna kanaat getirilmiştir. Hazırlık aşamasında kolluk tarafından plaka zabıtlara 23 BP 635 olarak geçirildiğinden tarafta yanılmanın davacıya ait olduğundan ve taraf değişikliğinin usule aykırı olduğundan bahsedilemez. Her iki sigorta şirketi de poliçeyi akdederken araç rengini kayıtlarına işlememiştir. Bu nedenle taraf değişikliği öncesi davalı Neova'nın yargılama gideri talebi hukuki dayanaktan yoksundur. Yine davalı Doğa Sigorta AŞ poliçe akdederken araç rengini poliçeye kaydetmediğinden aracın araştırılmasına ilişkin talepleri de dinlenmemiş, yukarıdaki tespit yeterli bulunmuştur.

Davalının kusur raporunun ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınması gerektiğine ilişkin itirazı hukuki dayanaktan yoksundur. Zira hazırlık aşamasında alınan ifadeler ve mahkememizce alınan kusur raporu denetime elverişli olup, kusur konusunda mahkemede yeterli kanaati oluşturacak niteliği haizdir. Buna rağmen dosyanın ATK'na sevk edilmesi usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağı gibi makul sürede yargılanma hakkını da ihlal edecektir. Maluliyete ilişkin bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de bilirkişi raporu mahkememiz denetimine elverişli olup itiraz hukuki dayanaktan yoksundur.

Her ne kadar sigorta konusunda uzman bilirkişinin tazminat hesabına ilişkin 17/07/2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de AYM 2019/40 E. Sayılı dosyada verilen iptal kararı doğrultusunda progressif rant usulüne göre hesaplama yapılması hukuka uygun olduğundan itiraz bu yönüyle hukuki dayanaktan yoksundur. Bakıcı gideri istemi yönünden dava öncesi sigorta şirketine başvuru da bulunulmadığından bakıcı gideri istemi reddedilmiştir.

Tüm bu açıklamalar, mahkememiz, taraf ve kanun yolu mercileri denetimine elverişli Mahkememizin ....... esas sayılı dosyası ile aldırılan kusur ve maluliyet raporlarının, sigorta konusunda uzman bilirkişinin 24/10/2023 tarihli raporu, davalı Mapfre Sigorta vekilinin 12/09/2023 tarihli sulh dilekçesi ve davacı vekilinin 02/11/2023 tarihli dava değer arttırım dilekçesi bir arada değerlendirildiğinde davanın 13.672,62-TL üzerinden kısmen kabul- kısmen reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalılardan ...... yönünden karar verilmesine yer olmadığına,

2.Davalılardan.......yönünden davanın geçici iş göremezlik tazminatı talebi yönünden kabulüne,

13.672,62-TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Güvence Hesabı'ndan alınarak davacıya ödenmesine,

3.Davalılardan Güvence Hesabı yönünden bakıcı gideri tazminatına ilişkin istemin reddine,

4.Alınması gereken 933,97-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 231,99‬-TL harcın mahsubu ile bakiye 701,98‬-TL harcın davalı Güvence Hesabı'ndan alınarak Hazine’ye gelir kaydına.

5.Davacının peşin yatırdığı 231,99-TL harcın yargılama giderlerine katılmaksızın davalı ......ndan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacının yaptığı ve karşıladığı toplam 1.223,75-TL yargılama giderinden kabul edilen kısma göre hesaplanan 1.083,07-TL’nin davalı Güvence Hesabı'ndan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

7.Davalıların yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,

8........ı yönünden hazine tarafından karşılanan zorunlu arabulucu gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul edilen kısma göre hesaplanan 1.168,26-TL’nin davalı Güvence Hesabı'ndan alınarak Hazineye gelir kaydına, bakiye 151,74‬-TL'nin ise davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

9.M......yönünden hazine tarafından karşılanan zorunlu arabulucu gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

10.Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1-2 Maddesi gereğince 13.672,62-TL vekalet ücretinin davalı .....ndan alınarak davacıya verilmesine,

11.Davalı ....... kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1-2-3 Maddesi gereğince 1.775,81-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı......na verilmesine,

12.Davalı ....... vekalet ücreti alacağından feragat ettiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, bedel itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 04/12/2023

Karar Etiketleri
04.12.2023 REDDİNE YERELHUKUK DIGER Borçlar Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu