3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şti.'nin Antalya Ticaret Siciline ... tarihinde ... sicil numarası ile kayıt olarak faaliyetlerine başlamış olup; ... Mah. ... Sok. No:...-... .../... adresinde toptan ...-... veya ... iki (...) veya üç besin maddesi (...) içeren ..., ... ile diğer kimyasal ve ... imalatı işkolunda iştigal etmekte olduğunu, şirketin tek ortaklı bir yapısı olup; ... TL sermayeli şirketin (... TL hisse değeri üzerinden ... hisse) tek hissedarının diğer müvekkili ... olduğunu, ...'in davacı şirketin tek hissedarı olması dışında, Antalya Esnaf Ve Sanatkarlar Siciline ... tarihinde ... sicil numarası ile kayıt olarak faaliyetlerine başlamış olup; ... Mah. ... Cad. No:... İçkapı No:... .../... adresinde, ...-... (...) işkolunda iştigal etmekte olduğunu, her iki davacının, ortaklık ve birlikte borçlanmalar (kefalet ve birbirlerinin borçlarını üstlenme) sebebiyle fiili ve organik bağ içerisinde olduklarını, dolayısıyla her iki tacirin mali durumunun iki yönlü olarak birbirine etki etmekte olduğunu, müvekkillerinin yurtdışına açılma ile, daha da büyük bir ivme kazanmaları sonrası tüm dünyayı etkileyen pandemi salgını talep arz dengesini bozduğu için yurtdışı kaynaklı hammaddeye ulaşımda zorluklar yaşandığını, ürün fiyatlarında ciddi artışlar söz konusu olduğunu ve müvekkillerinin alım-satımında sekteler oluştuğunu, pandemi sürecindeki planlı eylemleri ve ihracata ağırlık vermesi ile, bu dönemi ciddi bir ekonomik sıkıntı yaşamadan atlatan davacı müvekkillerinin hemen akabinde, bu kez de ... savaşı ile karşılaştığını, yine bu dönemde dünyanın enerji ve zirai ilaç hammadde merkezi sayılabilecek bu coğrafyadaki savaşın arzı etkileyerek tedarikçilerden satın alınan ürünlerde ciddi fiyat artışlarına neden olduğunu, ayrıca bu bölgeye yaptığı satışların bedelini tahsil edememeye başlaması ve ürünlerinin bulunduğu araçların bölgeye girememesinden kaynaklı olarak ürünlerin bozulması, iade edilmesi vs. nedenlerle müvekkillerinin işbu bölgeyle olan ticaretini sonlandırmak durumunda kaldığını, bu dönemde kısmi de olsa ekonomik zarara uğrayan müvekkillerinin yurtdışı ticarette daha dar bir coğrafya ile yetinerek ... bölgesi ile ticaretini sürdürdüğünü ve bu bölgeye ağırlık verdiğini ancak, tüm dünyayı etkileyen sorunlara başa çıkabilen müvekkillerinin, bu kez de ülkemizde yaşanan ekonomik ve siyasi krizler ile mücadele etmek durumunda kaldığını, zira döviz kurlarındaki ve enflasyondaki büyük artışlar, bankaların kredi limitlerini asgariye indirgemesi/kapatması, kredileri geri çağırması, vadeleri 6 aydan 1 aya çekmesi, nakitle çalışma eğilimi vs. şeklinde gerçekleşen güvensiz eylemleri küçük tacirler bir yana müvekkiller gibi büyük tacirleri dahi etkilediğini, bunun yanında tarım ürünlerindeki fiyat dalgalanmalarına karşı tarım politikalarının hatalı düzenlemelerinin de müvekkiller gibi ihracaat firmalarını zor durumda bıraktığını, yine kira, işletme, nakliye giderlerindeki büyük artışların müvekkillerini olumsuz etkilediğini, tüm bu olumsuzluklara karşın direnmeye devam eden müvekkillerinin önce ... ilçesindeki seralarının sel felaketinden etkilenmesi ve son olarak 2 ay önce yaşanan ve ülkemizin büyük bir bölgesini etkileyen büyük deprem felaketi ile direncini kaybettiğini, zira sel ile işletmesi ve ürünleri zarar gören müvekkillerinin, deprem felaketi sonrası da, iç piyasadaki ticaretini kısmen kaybetmekle kalmadığını, deprem bölgesindeki alacaklarını da tahsil edemediğini, İşbu büyük deprem ile ülkemizin ekonomik olarak çok büyük bir sarsıntı yaşadığı ve salt bunun telafisinin bile yıllar alacağını, bu felaket sonrası müvekkillerinin ulusal ve uluslararası toplumun, ülkemiz ekonomisine bakışını gözlemlediğini ve bunun üzerine dea kısa vadede önünü göremez hale geldiğini, her ne kadar müvekkillerinin yaşanılan tüm bu olumsuzlukların verdiği ekonomik zararların altından rahatlıkla kalkabileceklerse de; biraz zamana ihtiyaçları olduğunu, zaman ihtiyaçlarının nedeninin de; borç ödemelerinin çok kısa bir süre içerisine sıkışmış olması olduğunu, şayet kısa vadeli borçları biraz ötelenir ve yapılandırılır ise; müvekkillerinin alacaklılarının tamamının alacaklarına kavuşacağını, neticeten, davacı müvekkillerinin içerisinde bulunduğu bugünkü geçici durumdan; sunulu ön proje çerçevesinde, konkordato yoluyla, alacaklıların da katılımı/kararı ile başarıyla çıkacağı ve netice olarak da, gerek işletmelerin devamının gerekse de alacaklıların alacaklarına kavuşmasının sağlanacağını, davacı müvekkillerinin 2024 Sayılı İcra İflas Kanunu'nun 'Konkordato Talebi' başılık 285.maddesinde yer alan tanıma uygun olarak, yukarıda açıklanan özet nedenlerle, kısa vadeli borçlarını vadesinde ödeyememe tehlikesi altında olduğunu belirterek, İİK.'nun 285 vd. Maddeleri doğrultusunda gerçekleştirdikleri konkordato başvurusu kapsamında konkordato ön projesi, müvekkillerinin kayıtları, finansal analiz raporları ve tüm belgeler değerlendirilerek; müvekkillerinin ticari faaliyetine devamı ve mal varlığının korunması amacıyla, tensip ara kararı ile, İİK'nın 287 vd. maddeleri doğrultusunda, müvekkilleri lehine 3 ay geçici mühlet kararı verilmesine ve ihtiyati tedbir kararı tesisi yoluyla takip/ihtiyati tedbir/ihtiyati haciz yasağı vs. getirilerek (Amme Alacaklarının Tahsil Uuslü Hakkında Kanun'a göre yapılan takip/işlemler de dahil olmak üzere) müvekkillerinin korunmasına, 3 ay süreli mühlet kararının uzatılması ve gerekli tedbirlerin alınmasına, İİK'nın 289 maddesi uyarınca kesin mühlet kararı tesis edilmesine, konkordato talebinin kabulü ile tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dosya içerisine Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları celp edilmiş, konkordato komiserlerinden raporlar aldırılmıştır. Dava; 7101 sayılı kanunla değişik İİK'nın 285. maddesi uyarınca açılan konkordato (vade konkordatosu) talebine ilişkindir. İİK'nın 285.maddesine göre; "Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. Yetkili ve görevli mahkeme iflasa tabi olan borçlu için 154.maddenin 1 ve 2.fıkralarında yazılı yerdeki, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesidir." İİK'nın 286.maddesinde de talepte bulunan borçlunun talebine ekleyeceği belgeler teker teker sayılmış olup, 286/e bendine göre; "Sermaye piyasası kurulu veya kamu gözetimi, muhasebe ve denetim standartları kurumunca yetkilendirilen Bağımsız Denetim Kuruluşu tarafından hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren finansal analiz raporu ile dayanakları. Şu kadar ki bu şart, 03/06/2011 tarihli ve 635 sayılı Bilim Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun hükmünde kararnamenin 28.maddesi kapsamında küçük işletmeler bakımından uygulanmaz." hükmüne amirdir. 635 sayılı KHK'nın 28.maddesine göre; "Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler kısaca KOBİ olarak adlandırılır. KOBİ'lerin tanımlanmasına niteliklerine, sınıflandırılmasına ve uygulamalarına ilişkin esaslar net satış hasılatları, mali bilanço tutarları ve çalışan sayısı dikkate alınarak Bakanlıkça hazırlanan ve Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. Kurum ve kuruluşların KOBİ'lere ilişkin uygulamalarında bu yönetmelik hükümleri esas alınır." 18/11/2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren KOBİ'lerin tanımı, nitelikleri ve sınıflandırılması hakkında yönetmelikte küçük ve orta büyüklükte işletmelerin tanımı yapılmış olup, madde 4-b'ye göre; "Küçük ve orta büyüklükte işletme 250 kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 125.000.000,00.-TL'yi aşmayan ve bu yönetmelikte mikro işletme, küçük işletme ve orta büyüklükteki işletme olarak sınıflandırılan ekonomik birimleri veya girişimleri ifade eder." Yönetmeliğin 5.maddesinin b fıkrasında da küçük işletme 50 kişiden az yıllık işçi istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 25.000.000,00.-TL'yi aşmayan işletmeler olarak tanımlanır. İİK'nın 287.maddesi geçici mühlet başlığını taşımakta olup, buna göre; "Konkordato talebi üzerine mahkeme 286.madde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı verir ve 297.maddenin 2.fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere borçlunun mal varlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse borçlunun 286.maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması halinde, geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması halinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir. Mahkeme geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığını yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde 3 komiser de görevlendirilebilir. 290.madde bu konuda kıyasen uygulanır. Geçici mühlet 3 aydır. Mahkeme bu 3 aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla 2 ay daha uzatabilir. Uzatmayı borçlu talep etmişse, geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi 5 ayı geçemez. 291 ve 292.maddeler geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Geçici mühlet talebini kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." Madde 288: "Geçici mühlet kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Mahkemece geçici mühlet kararı Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumunu Resmi İlan Portalında ilan olunur ve derhal Tapu Müdürlüğüne, Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Vergi Dairesine, Gümrük ve Posta İdarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahalli Ticaret Odalarına, Sanayi Odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilir. İlanda ayrıca alacaklıların ilandan itibaren 7 günlük kesin süre içinde dilekçe ile itiraz ederek, konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri belirtilir. Geçici mühletin uzatılmasına ve geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar da 2.fıkra uyarınca ilan olunur ve ilgili yerlere bildirilir." Madde 292: "İflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi halinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak, konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar verir:
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın