16. Hukuk Dairesi

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çek üzerindeki kararın hakkın mevcudiyeti ve bu hak üzerindeki tasarruf yetkisine tesir etmediğini, çek iptali davasının hasımsız açılan bir dava olduğunu, dolayısıyla da davanın tarafının olmayan meşru hamil için mutlak karar niteliğinin olmadığını, davacının zaten çekin keşidecisi olduğunu, bu firmada 30/06/2013 tarihinde yapılan toplantı ile ...'in bünyesinde birleştiğini, normal şartlarda menfi tespit davasının çek iptali kararı alan kişi tarafından açılması gerekirken davanın hem keşidecisi hem de lehtarı tarafından açılmasının aradaki danışıklı işlemi ortaya koyduğunu, tarafların düzenlenen çeki ödememek için çek iptali yoluna başvurduğunu, davacı tarafın çekin elinden iradesi dışında çıktığını ispat edemediğini, alınan çek iptali kararının hileli ve kötü niyetli olarak alındığından iyi niyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülmeyeceğini, müvekkilinin çekin 3.sıradaki cirantası olduğunu, müvekkilinin çek yazıldıktan sonra kendinden sonraki 4. cirantaya çekin ödemesini yaparak iade aldığını, dolayısıyla cirantanın kendinden önceki borçlulara icra yoluyla rücu ettiğini, davacı tarafından alınan çek iptali kararında ağır kusur ve hile olduğundan çekin iradeleri dışında ellerinden çıktığını ispat edemediklerinden davacıların menfi tespit tavasının reddini, davacı ...'in İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1020 Esas sayılı dosyasına TTK 758 md. gereğince iade davası başvuru yapıldığından davanın bekletici mesele yapılmasını, yargılama ve vekalet ücretinin davacı taraflara bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2019 tarih ve 2017/753 Esas - 2019/885 Karar sayılı kararıyla; "...Dava konusu çekin 6102 sayılı TTK da öngörülen zorunlu unsurları içerdiği ve "çek" niteliğinde kambiyo evrakı olduğu belirlenmiştir. Kambiyo senedi, hukuksal niteliği gereğince, sebebini içermeyen bir borç ikrarı senedi niteliğindedir. Soyut borç ikrarı içeren senedin bedelsizliğini lehtara karşı ileri süren taraf, önce bu senedin belli bir sebebi olduğunu, sonra da bu sebebin gerçekleşmediğini, HMK.nun 200 ve izleyen maddeleri uyarınca yasal ve yazılı deliller ile kanıtlamak durumundadır. Somut olayda ise; davalının haksız hamil olduğu bu nedenle davacıların davalıya çek nedeni ile borçlu bulunmadığı iddiası ve davalının iyi niyetli olmadığı veya davalının haksız hamil olduğunu ispatlayıcı bilgi ve belgenin davacılar tarafından dosya kapsamına sunulamadığı, soyut iddiadan ibaret bulunduğu görülmüş davacıların takip ve çek nedeni ile ayrı ayrı borçlu bulunmadığı ispatlanamamakla davalının savunmalarının aksine dair bilgi ve belge bulunmamakla davanın reddine" karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2019 tarih ve 2017/753 Esas - 2019/885 Karar sayılı kararıyla; "...mahkememiz kararının davacılar ... Tic.A.Ş. ile ... A.Ş. vekili Av....'ya 09.12.2019 tarihinde tebliğ edildiği, dosyaya sonradan sunulan azilnamenin usulüne uygun olarak davacı ... tarafından gönderilmiş bir azilname olmadığı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 haftalık istinaf süresi geçtikten mahkememiz dosyası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderildikten sonra 09.12.2019 tarihinde istinaf yoluna başvurulmuş olduğu belirlendiğinden açıklanan hukuki nedenlerle davacı .... vekili Av....'nun istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir" karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı ... Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; "İlgili çek hakkında 26.10.2015 tarihinde ödeme yasağı kararı alındığını, anılan karara binaen son yetkili hamil ... Tic. Ltd. Şti. tarafından ibrazında banka tarafından çek üzerine ödeme yasağı şerhi işlendiğini, işbu şerhten sonra davalı ödeme yasağı şerhi olduğunu bilerek çeki aldığını, Dava konusu çekin daha sonra 09.02.2016 tarihinde zayi sebebiyle iptal edildiğini, ancak buna rağmen davalı tarafından çek hakkında hukuka aykırı bir şekilde ihtiyati haciz kararı alınarak takip başlatıldığını, mahkemece çekin iptali durumuna yönelik hiçbir değerlendirme yapılmadan karar verildiğini, Çekin zayi sebebiyle iptaline yönelik kesinleşmiş bir hüküm bulunmasına rağmen ve mahkemenin bu hükümle bağlı olmasına rağmen çeke geçerlilik kazandırıp bu şekilde davanın reddine karar vermiş olmasının usule aykırı olduğunu, Çekin bankaya 4. ciranta tarafından ibraz edildiğini ve ödeme yasağı şerhi vurulduğunu, ... tekstil çek üzerinde 4. ve son ciranta olup, davalının çekte 3.ciranta olduğunu, davalının yetkili hamil olmadığını, çünkü TTK.793. maddesine göre; ibraz süresinin geçmesinden sonra yapılan cironun alacağın temliki sonucunu doğuracağını, çekin ... Tekstil tarafından davalıya sadece teslim ile devredildiğini, çekin ibraz sonrasında cirosuz olarak elden teslimi mümkün olmayıp, alacağın temliki hükümlerine göre devredilmesi gerektiğini,

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap