TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Katılan vekili 09.05.2016 tarihli dilekçesi ile süre tutum talebinde bulunmuşsa da; 04.07.2016 tarihli temyize cevap konulu dilekçesi ile hükmün onanmasını talep ettiğinden temyizden vazgeçtiği kabul edilmiş; dosya sanık ve müdafiinin temyiz istemleri ile sınırlı olarak incelenmiştir. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.05.2016 tarihli ve 2015/362 Esas, 2016/413 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanığın 03.05.2016 tarihinde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 11.05.2016 tarihinde süre tutum talebinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2023 tarihinde karar verildi.