2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ....'ne ait; ... plakalı aracın; müvekkili şirket tarafından .... numaralı Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi (Genişletilmiş Kasko) ile 26/09/2020 - 26/09/2021 tarihleri arasında güvence altına alındığını, 10.05.2021 tarihinde; sigortalı ... plakalı araç,... İlçesinde, davacıya ait ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, söz konusu kazada müvekkili şirketten sigortalı ... plakalı aracın ağır hasarlanmış olup, pert total işlemine tabi tutulduğunu, müvekkili şirket tarafından poliçe kapsamında sigortalısına araç bedeli olarak 15.06.2021 tarihinde 725.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme sonrasında sigortalı aracın hurdasının 04.06.2021 tarihinde 480.000,00 TL bedelle ... isimli şahsa satılmış olup, yine müvekkili şirketin; davacıya ait aracın trafik sigortacısı olan ...Sigorta A.Ş.'ye başvuru yapmış olup, ...Sigorta A.Ş. firması tarafından müvekkili şirkete davacının trafik sigorta poliçe kapsamında 31.08.2021 tarihinde 43.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemelerden sonra geriye bakiye 202.000,00 TL ana para alacağı kaldığını, müvekkili şirket ile davacı arasında varılan mutabakat uyarınca, davacı tarafından müvekkili şirkete faizi ile birlikte toplam 209.625,00 TL ödeme yapılmış olup, müvekkil şirkettin alacağının tamamen ödendiğini, ödemelerin davacı yanın dilekçesinde belirtilen tarihlerde ve taksitler halinde yapıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında alınmış olan bilirkişi raporunu kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı yanın, iş bu huzurdaki davaya mesnet tuttuğunu, ...Tahkim Komisyonu kararına ilişkin, yapmış olduğu başvurunun tarihinin 23.08.2021 olduğunu, bununla birlikte davacının hali hazırda yapmış olduğu bir başvuru olmasına rağmen, iş bu başvurunun sonucunu beklemeden, müvekkili şirket ile mutabakata vararak taksitli ödemeleri yapmaya başladığını, ilk yapılan ödemenin tarihi de davacının dilekçesinde de açıkça yazdığı üzere 22.11.2021 tarihi olup, tahkim başvurusundan sonra olduğunu, TBK'nın 78. maddesi uyarınca; borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimsenin, bunu ancak kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebileceğini, davacı tarafından müvekkili şirkete yapılan ödeme tarihlerinde; müvekkili şirketçe, davacı aleyhine açılmış bir icra takibi ya da dava bulunmadığını, aksine davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine hali hazırda yapılmış olan bir sigorta tahkim başvurusu bulunduğunu, davacının; müvekkili şirket tarafından, kazaya ilişkin belgelerle kendisine yapılan başvuru üzerine, gerekli incelemeleri yaptırıp, kusur durumu ve zararı tespit ettikten sonra ödeme yapması gerektiğini, davacının, bizzat kendisi tarafından başvurusu yapılan sigorta tahkim yargılaması dahi henüz sonuçlanmadan ve hakkında müvekkili tarafından açılan bir dava ya da icra takibi bulunmaksızın, kendisine yapılan başvuru üzerine ihtiyari olarak ödeme yaptığını, tacir olan davacının; kusur durumunu kendisine sunulan kaza tespit tutanağı ve sigorta tahkim dosyası kapsamı ile belirleyebilecek durumda olduğunu, basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, dolayısıyla ödemenin hataen yapıldığının kabul edilemeyeceği ve davalının ödediği bedeli geri isteyemeyeceğinin izahtan vareste olup, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının geri ödeme talebini kabul etmemekle birlikte; Sigorta Tahkim Komisyonunda yapılan yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunun, huzurdaki dava açısından bağlayıcılığı olmadığını, zira Sigorta Tahkim komisyonu yargılamaları ve bu yargılamalarda verilen kararların kesinleşme usul ve esasları adli yargıda yapılan yargılamalardan çok farklı olup, tahkim komisyonu kararlarının adli yargıda alanında görev yapan mahkemeler açısından bir bağlayıcılığı da bulunmadığını, bu nedenle yapılacak olan yargılamada da davaya konu kazadaki kusur durumuna ilişkin olarak tekrar bilirkişi incelemesi yapılması gerekmekte olup, iş bu inceleme neticesinde davacının davaya konu kazada tamamen kusurlu olduğunun sabit olduğunu, bilirkişi incelemesinin de yalnızca davacı tarafından sunulan belgelere dayanmaması, ayrıntılı ve denetime elverişli olması gerektiği yerleşmiş Yargıtay İçtihatları ile kabul edildiğini, bu sebeple bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle; öncelikle delillerinin toplanmasına karar verilmesini ve akabinde haksız açılan davanın reddi ile davacı aleyhine yargılama gideri ve vakalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap