7. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2011 tarihli ve 2010/912 Esas, 2011/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 54 üncü maddesi uyarınca 10 ... hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adlî para cezası ve 500,00 TL gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşya ile nakil aracının müsaderesine, karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.01.2014 tarihli ve 2013/6024 Esas, 2014/1053 Karar sayılı ilâmıyla; "...1-Mahkemece "hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması gerekip bu şart oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" şeklinde gerekçe gösterilmiş ise de, sanığın adli sicil kaydında mahkumiyete esas teşkil eden hükümlülüğünün olmadığı ancak önceki eylemi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın bulunduğu, bu kararın kasıtlı bir suçtan mahkumiyet anlamında olmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının yeniden değerlendirilmesine engel teşkil etmediği ve sanığın 13/01/2011 tarihli savunmasında hükmün açıklanmasının geriye bırakılması müessesinden yararlanmak istediğini de beyan ettiği nazara alınarak, eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamı olan 328 TL'nin kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. madde fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının varlığından bahisle ve başka bir gerekçe de gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kabule göre de;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap