Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/609 E. , 2022/5418 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
DAVANIN_KONUSU: 29/12/2017 tarih ve 30285 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesi'nin;
a)3. maddesinin 2., 3., 7., ve 8. fıkralarının,
b)4. maddesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Davacı tarafından, dava Konusu Tarifenin; 3. maddesinin 2. fıkrası yönünden;
Davalı Bakanlık tarafından Lisanslı Yediemin Depoları Ücret Yönetmeliği çıkartılmış olsa da, halen hiçbir kişi ya da kuruma lisans verilmediği, lisans verme işlemlerine hiç başlanılmadığı, dolayısıyla Tarifede yazılı rakamların tüm yedieminler için %80 oranında uygulanacağı, lisans verme işlemlerine başlamayan idarenin gecikmesi nedeniyle yedieminlik faaliyeti ile uğraşan herkesin hak ettiği ücrette %20’lik kesinti yapılacağının düzenlenmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığı, lisans verme işlemlerine başlandıktan sonra böyle bir ayrımın yapılmasının daha adil olacağı;
3.maddesinin 3. fıkrası yönünden;
Yediemin depoları tarafından kendilerine emanet edilen bir malın muhafazası için verilen emek ve ekonomik külfetin 6 ay geçtikten sonra azalmayacağı halde altı aydan sonraki muhafaza süresi için ücretin yarı oranında düşürülmesinin hakkaniyete aykırı bir sonuç doğuracağı, uzayan süreye rağmen sorumluluğun azalmadığı, bu sebeple ücretin yarı oranında düşürülmesinin uygulamada yediemin için katlanılması güç bir külfet halini alacağı;
3.maddesinin 7. fıkrası yönünden;
Muhafaza ücret tablosu incelendiğinde 1., 2. ve 3. bölge olmak üzere sınıflandırma yapıldığı ve büyük, orta ve küçük iş potansiyeline sahip illerin ayrıldığı, iş potansiyeli az olan illerin günlük ücretlerinin potansiyeli çok daha fazla olan illere nispeten az olmasının hakkaniyete, mantığa, ayrıca ekonomi kurallarına aykırı olduğu, zira muhafaza edilen taşınır mal sayısının fazla olmasının eşya başına düşen mali külfeti azaltacağı, muhafaza altına alınan taşınır mal sayısı az olan bir ilde ise bu durum tam tersinin söz konusu olacağı, her ne kadar illerin yediemin maliyetleri, kira ve işçi maliyetleri açısından farklılık gösterse de bahsedilen diğer sebeplerden işletme maliyetlerinin dengelendiği, işbu nedenlerle depoların az gelişmiş ekonomiye sahip iller aleyhine sınıflandırmaya tâbi tutularak farklı ücret uygulanmasının adil olmadığı, Lisanslı Yedieminlik Yönetmeliği şartlarını taşımayan (daha düşük standartlarda hizmet veren) bir yediemin işletmesinin bile maliyetlerini zor karşılayan işbu ücretlerin Yönetmelikte belirlenen şartlarda hizmet verecek lisanslı yediemin işletmeleri için evleviyetle düşük kalacağı ve işini daha nitelikli yapmak üzere maliyetini yükselten işletmecilerin cezalandırılması sonucunu doğuracağı, yediemin depo ve garajlarında muhafaza edilen menkullerin yalnızca hacizli mallar olmadığı, tahliye, marka patent ihlalleri, kaçakçılık ve organize suçlardan ötürü el konulan mallar gibi pek çok sebeple bu yerlere emanet edilen ve ekonomik değeri olmayıp muhafazası külfet doğuran malların da mevcut olduğu, Tarife hükümlerinin bu gibi malların muhafaza ücretlerini belirlemekte yetersiz olduğu, sahte ve sağlığa zararlı olarak üretilen tonlarca deterjanın saklanması halindeki gibi malların imhası gereken ve mevcut halleri ile ekonomik değer taşımayan ya da tahliye edilen bir iş yerindeki çiçek saksısı, çöp kovası gibi haciz dışı değersiz malların depoda muhafaza edilmesi halinde Tarife kapsamında ücret hesabının mümkün olmadığı, öte yandan hacmen fazla yer kaplamasına karşın ekonomik değeri çok düşük olan malların gene bu yerlerde saklanması halinde Tarifenin yapısı gereği çok düşük muhafaza ücreti doğmasına sebep olunduğu ve külfetinin altında kalan ücretlerle muhafaza işi yaptırılmasının hukuka aykırı olduğu, bu nedenle Tarifeye bu gibi malların muhafazası halinde hacmen ve/veya ağırlık kıstaslarına göre ücret hesabı yapılabilecek maddelerin açık şekilde eklenmesi gerektiği,
3.maddesinin 8. fıkrası yönünden;
Söz konusu düzenlemede icra dairesine çekici, nakliye ve hamaliye hizmetleri için belirtilen ücretlerin altında ücret belirleme serbestisi getirildiği, uygulamada çekici, nakliye, hamaliye işlemleri için ayrı bir kurum veya usul öngörülmediğinden bu işlemlerin de yediemin tarafından yapıldığı, icra dairelerine bu denli geniş ve sınırları belirsiz bir takdir yetkisinin verilmesinin, uygulamada büyük sorunlara yol açacağı ve ülke genelinde çok farklı ücret uygulamalarının, hatta suiistimallerin oluşmasına sebep olacağı, icra dairesi tarafından belirlenecek ücretin maliyetleri kurtarmadığı durumlarda yedieminin bu işlemi kendi zararına da olsa yapmak zorunluluğu gibi sonuçları beraberinde getireceği ve hizmetin aksamasına sebebiyet vereceği, özellikle ücretin işin yapılmasından (hitamından) sonra takdir edilmesine bağlı olarak ciddi bir belirsizliğin doğacağı, muhafaza talep eden ve muhafazayı yapanları karşı karşıya getireceği, aynı zamanda ücretin belirlenmesinde takdir yetkisinin yanlış kullanıldığından bahisle yeni davaların açılmasına sebebiyet vereceği; Dava Konusu Tarifenin 4. maddesi yönünden;
Hukuki uyuşmazlıkların bir çok taşınır malın söz konusu depolarda yıllarca muhafaza edilmesine yol açtığı, bu gibi durumlarda yıllarca muhafaza külfetine katlanıldığı halde hayatın olağan akışına aykırı olacak şekilde çok cüzi rakamlara tekabül eden düzenlemeler yapıldığı, yedieminlerin külfet ve sorumlulukları devam etmesine rağmen kendilerine ücret ödenmeksizin iş yaptırılması sonucunun doğduğu ve bu durumun Anayasanın 18. maddesinde düzenlenen angarya yasağına aykırılık teşkil ettiği; iddia edilerek anılan düzenlemelerin iptali istenilmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Tarifenin; 23/08/2016 tarihli ve 29810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği'nin 14. maddesinde düzenlenen Değerlendirme ve Ücret Tespit Komisyonu tarafından ilgili kurum ve kuruluşlar ile meslek odalarından alınan görüşler ile bunlar tarafından uygulanan tarifeler, ayrıca yıllık enflasyon oranları dikkate alınarak kararlaştırıldığı, Tarifenin;
3.maddesinin 2. fıkrası yönünden; Dava konusu Ücret Tarifesinden önce yürürlükte bulunan 07/06/2016 tarih ve 29735 sayılı Resmî Gazete nüshasında yayımlanan Ücret Tarifesiyle karşılaştırıldığında, dava konusu Tarifede yıllık enflasyon oranları da dikkate alınarak artış sağlandığı,
3.maddesinin 3. fıkrası yönünden; Tarifenin 3. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin önceki Tarifede de yer aldığı, yeni getirilmiş bir düzenleme olmadığı, önceki düzenlemenin tekrarı olduğundan davanın reddi gerektiği,
3.maddesinin 7. fıkrası yönünden;
Mevcut yediemin depolarının özel hukuk hükümlerine bağlı ticari faaliyet yürüttüğü, icra dairelerince haczedilerek muhafaza altına alınan menkul malların yedieminlerin kabul etmeleri halinde yürürlükteki ücret tarifesine göre kendilerine teslim edildiği, yedieminlerin mal teslim alma mecburiyetleri bulunmadığı gibi teslim alanların da yürürlükteki tarifede yazılı ücretleri kabul ettiklerinin açık olduğu, bu ücret tarifesini kabul etmeyenlerin malı teslim almama hakları bulunduğundan bunlara mal teslimi yapılmadığı,
3.maddesinin 8. fıkrası yönünden;
Söz konusu düzenlemede lisans alarak faaliyette bulunacak lisanslı yediemin depoları ile ilgili hüküm olduğu, davacının lisanslı yediemin olmadığı dikkate alındığında davacının aktif dava ehliyetinin bu bent yönünden olmadığı, menfaat yokluğu nedeniyle davanın 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesi hükmüne göre ehliyet yönünden davanın reddedilmesi gerektiği,
4.maddesi yönünden; "Muhafaza ücretinin azami haddi" başlıklı maddede muhafaza müddeti hitamında 3. madde uyarınca hesap edilecek ücretin, mahcuz malın muhammen bedelinin yüzde otuzunu geçemeyeceği, ancak mahcuz malın muhammen bedeli onbin Türk Lirasının üzerinde ise onbin Türk Lirasının üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücretin, aşan miktarın yüzde onbeşini geçemeyeceği yolundaki bir önceki yıla ilişkin düzenlemenin, yüzdelik oranın yüzde yirmisini geçemeyeceği şeklinde değiştirilmesi suretiyle yedieminler lehine düzenleme yapıldığı, ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: … DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemede hukuka ve dayanağı mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: … DÜŞÜNCESİ : Dava; 29/12/2017 tarih ve 30285 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesinin 3. maddesinin 2. 3.
7.ve 8. bendleri ile 4. maddesinin iptali istemiyle açılmıştır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 88. maddesinin 5. fıkrasında ''Haczedilen mallar, Adalet Bakanlığı tarafından yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere ait lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir. Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler, bu yetkilerini Adalet Bakanlığının onayıyla alt işleticilere aynı standartları sağlamak koşuluyla devredebilirler. Bu devir, yetki verilen gerçek veya tüzel kişilerin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Bu depoların yönetmelikte belirlenen nitelik ve şartlara uygunluğunun saptanması sonucunda işletme belgesi Adalet Bakanlığı tarafından verilir. Haczedilen malların muhafaza işlemleri; lisanslı yediemin depolarının kuruluşuna, bu depolarda bulunması gereken asgari niteliklere, depo için alınacak teminata, mallar için muhtemel rizikolara karşı yapılacak sigortaya; işletici olma niteliklerine, işletici lisansına, Adalet Bakanlığı tarafından bu lisansın verilmesine; Adalet Bakanlığının lisanslı işletmelerle ilgili görev ve yetkilerine; faaliyetin durdurulması ya da iptali gibi idari tedbir ve tasarruflara; bu depoların denetimine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikte düzenlenir. Haczedilen malların muhafazası aşamasındaki ücretler Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecek tarifeyle belirlenir.'' hükmü yer almaktadır.
23.08.2016 tarih ve 29810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliğinin ''Değerlendirme ve Ücret Tespit Komisyonu'' başlıklı 14. maddesinde, ''(1) Lisans başvurularının incelenmesi ve lisans kapsamında kalan hizmetler için ödenecek ücret ile lisans bedeli, depo teminat miktarı ve asgari sigorta bedelinin belirlenmesi amacıyla Personel Genel Müdürlüğü, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü, Strateji Geliştirme Başkanlığı, İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı ve Teknik İşler Dairesi Başkanlığında görev yapan beş asıl ve beş yedek üyeden teşekkül eden Komisyon oluşturulur. Komisyonun oluşturulmasına ilişkin Bakanlık Olurunda Komisyona başkanlık yapacak üye de belirtilir. (2) Komisyon, başkanın yazılı daveti üzerine toplanır. Davette, toplantının gündemi, tarihi, yeri ve saati belirtilir. (3) Komisyon, asıl üyelerinin katılımı ile toplanır ve toplantıya katılanların çoğunluğuyla karar verir. Asıl üyenin yokluğunda toplantılara yedeği katılır. Komisyonun kararları tutanak haline getirilir ve toplantıya katılan üyelerce imzalanır. Karara muhalif olanlar, muhalefet gerekçesini yazarak tutanağı imzalarlar. (4) Komisyon gerek duyduğu her türlü inceleme ve araştırmayı yapabilir. (5) Komisyon kararlarına karşı, ilgililer, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde Komisyona yeniden inceleme talebinde bulunulabilirler. Yeniden inceleme talepleri, Komisyon asıl ve yedek üyelerinin katılımıyla yapılacak toplantıda incelenerek kesin olarak karara bağlanır. Bu durumda Komisyon, asıl ve yedek üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır, toplantıya katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. (6) Komisyonun sekretarya hizmetleri Personel Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.'' hükmüne; ''Lisans kapsamında kalan hizmetlerle ilgili ücret tarifesi'' başlıklı 26. maddesinde, ''1) Lisans kapsamında kalan hizmetler için ödenecek ücret, piyasa koşulları dikkate alınmak suretiyle Komisyon tarafından belirlenir. (2) Ücret tarifesi her yılın Aralık ayında belirlenerek Resmî Gazete’de ilan edilir ve 1 Ocak tarihi itibarıyla yürürlüğe girer. (3) Depo işleticisine ödenecek ücret hesaplanırken malın depoda fiili olarak kaldığı tarihlerde yürürlükte olan ücret tarifeleri dikkate alınır. Lisans kapsamında kalan hizmetlerin yerine getirilmesine karar veren icra ve iflâs dairesi ve ilgili depo işleticisi Bakanlık tarafından belirlenen ücret tarifesine uymak zorundadır. (4) Komisyon ülke genelinde tek bir ücret tarifesi belirleyebileceği gibi bölgesel olarak da ücret tarifesi belirleyebilir.'' hükmüne; ''Mevcut depo ve garajlardaki muhafaza işlemlerine ilişkin geçiş hükümleri'' başlıklı Geçici 1. maddesinde, ''(1) Lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar mevcut depo ve garajlardaki muhafaza işlemlerine, 14/5/2014 tarihinde yürürlükten kaldırılan 13/7/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmelik ve bu Yönetmelik gereğince çıkarılan ücret tarifesi çerçevesinde devam olunur. (2) Lisanslı yediemin depoları faaliyete geçtikten sonra mevcut depolarda bulunan ve hukuken haczi devam eden mallar, mevcut depo sahibinin talebi halinde icra dairesinin kararı üzerine mevcut deponun bulunduğu yerdeki lisanslı yediemin deposu tarafından teslim alınır. Bunun için yapılan nakliye masrafları varsa muhafaza avansından yoksa malın satış bedelinden ödenmek üzere malların devredildiği depo işleticisi tarafından karşılanır. Teslim tarihine kadar tahakkuk eden yediemin ücreti icra ve iflas dairesi tarafından mevcut depo sahibine muhafaza avansından peşin olarak ödenir. (3) Mevcut ücret tarifesine göre tahakkuk eden yediemin depo ücretini ve bu Yönetmelik hükümlerine göre hesaplanacak lisanslı yediemin depo ücretini avans olarak icra dairesine yatıran taraflar, ikinci fıkra kapsamında kalan malların lisanslı yediemin deposuna teslimini talep edebilir. (4) Bu madde gereğince lisanslı yediemin depolarına teslim edilecek mallar için 20 nci maddedeki işlemler yerine getirilir. Düzenlenecek tutanaklar icra memuru, mevcut depo sahibi ve lisanslı yediemin deposu yetkilisi tarafından imzalanır.'' hükmüne; ''Ücret tarifelerine ilişkin geçiş hükümleri'' başlıklı Geçici 3. maddesinde de ''Mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen mallarla ilgili olarak Bakanlık tarafından ayrı bir ücret tarifesi belirlenebilir. Bu durumda söz konusu ücret tarifesi Resmî Gazete’de ilanı tarihinde yürürlüğe girer.'' hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yasa ve Yönetmelik hükümleri ile verilen yetkiye dayalı olarak Değerlendirme ve Ücret Tespit Komisyonu tarafından ilgili kurum ve kuruluşlar ile meslek odalarından alınan görüşler ile bunlar tarafından uygulanan tarifeler ve enflasyon oranları dikkate alınmak suretiyle hizmet gereklerine uygun olarak düzenlendiği sonucuna varıldığından 29/12/2017 tarih ve 30285 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesinin 3. maddesinin 2.
3.ve 7. bendleri ile 4. maddesinde üst normlara aykırılık görülmemiştir. Davanın, 29/12/2017 tarih ve 30285 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesinin 3. maddesinin 8. bendine ilişkin kısmına gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin (a) fıkrasında; iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde, dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise; bu hususta Yasa'ya aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen 2577 sayılı Yasa maddesi ile öngörülen dava açma ehliyeti, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından biri olmakla birlikte, Yasakoyucu, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngörmüş ve iptal davaları için "menfaat ihlali"ni, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir.
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Aksi halde, her idari işlemle dolayısıyla da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmek, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında, belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğurur.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece henüz herhangi bir tüzel veya gerçek kişi adına lisans verilmediği, yediemin olan davacının da lisanslı yediemin olarak faaliyetinin bulunmadığı ve 29/12/2017 tarih ve 30285 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesinin 3. maddesinin 8. bendinin lisanslı yediemin depolarına yönelik düzenlemeler içerdiği anlaşıldığından davacının söz konusu düzenlemenin iptalini istemekte meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 29/12/2017 tarih ve 30285 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesinin 3. maddesinin 8. bendi yönünden davanın ehliyet yönünden reddi, Tarifenin diğer dava konusu kısımları yönünden ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Davacı, 13/07/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (mülga) Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmelik ve bu Yönetmeliğe dayanılarak çıkarılan Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi hükümleri çerçevesinde yediemin olarak kendisine emanet edilen malların muhafazası işine (yedieminlik faaliyeti için lisans aranmadığından lisanssız olarak) başlamış; bilahare söz konusu faaliyetini, yukarıda anılan Yönetmeliği yürürlükten kaldıran, 14/05/2014 tarih ve 29000 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliğinin, ardından bu Yönetmeliği yürürlükten kaldıran, 23/08/2016 tarih ve 29810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliğinin geçici 3. maddeleri uyarınca yayımlanan Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifeleri uyarınca belirlenen ücretler üzerinden sürdürmüştür.
Aynı kapsamda ve 01/01/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesinin, 29/12/2017 tarih ve 30285 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması üzerine davacı, söz konusu Tarifenin 3. maddesinin 2., 3., 7. ve 8. fıkraları ile 4. maddesinin iptali istemiyle işbu davayı açmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idare tarafından, dava konusu Tarifenin 3. maddesinin 8. fıkrasının yalnızca lisanslı yediemin depolarına uygulanabilecek bir kural olduğu ve davacının halihazırda uygulamaya konulmaması sebebiyle lisansının bulunmadığı, bu sebeple anılan fıkra yönünden davacının bakılan davayı açmakta sübjektif ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idarenin belirttiği üzere, her ne kadar önce 14/05/2014 tarih ve 29000 sayılı Resmî Gazete'de, ardından 23/08/2016 tarih ve 29810 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmelikleri ile yedieminlik faaliyetinin davalı Bakanlıktan alınacak lisans ile yerine getirilebileceği kurala bağlanmış ise de; dava tarihi ile Danıştay Başsavcılığının bilgi talebi üzerine davalı Bakanlık ve davacı tarafından verilen cevap tarihleri (30/05/2019 tarihi) itibarıyla Bakanlıkça lisans verme işlemlerine başlanmamış olduğundan, davacının belirtilen tarih itibarıyla halen lisanssız olarak yedieminlik faaliyeti yürüttüğü anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, davacının meri mevzuata uygun olarak yedieminlik yaptığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı gibi, davalı idarece lisans uygulamasına başlanması üzerine adı geçen Yönetmelikteki koşulları yerine getirmesi halinde davacı adına lisans belgesi düzenlenmek zorunda olduğunda da kuşku bulunmamaktadır.
Buna göre, davacı tarafından, davaya konu fıkrada belirtilen "çekici, nakliye ve hamaliye hizmetleri"nin halihazırda -lisanssız- yedieminler tarafından yerine getirildiğinin belirtilmesi; ayrıca davaya konu fıkranın iptalinin, davalı idarece ne zaman yürürlüğe konulacağı belli olmayan lisans sürecinin işletilmesi üzerine istenilebileceğinin kabulünün, anılan fıkraya karşı belirsiz bir süreyle kimsenin dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlamına geleceğinin, bu yorumun ise hukuka uygunluk denetiminin yerine getirilmemesi sonucunu doğuracağının, dolayısıyla Hukuk Devleti ilkesi ve Anayasanın 125. maddesi hükmü ile uyuşmayacağının anlaşılması karşısında; davacının dava konusu Tarifenin 3. maddesinin 8. fıkrasının iptalini istemekte menfaati bulunduğu sonucuna varılmış olup, aksi yöndeki davalı idare itirazı yerinde görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 88. maddesine, 06/06/1985 tarihli ve 3222 sayılı Kanun'la eklenen 4. fıkrada yer alan, "Adalet Bakanlığı mahcuz malların muhafazası için uygun göreceği yerlerde depo ve garaj açabilir. Alınacak depo ve garaj ücretleri Adalet Bakanlığınca belirlenir. Bu yerlerin çalışma esas ve usulleri yönetmelikte gösterilir." hükmüne istinaden hazırlanıp 13/07/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulan (mülga) Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmelikte, mahcuz malların muhafaza edileceği Adalet Bakanlığına ait depo ve garajlarının açılması, nitelikleri, çalıştırılması ve denetimlerine dair usul ve esaslar düzenlenmiş; Yönetmeliğin "Diğer Hizmetlerin Yerine Getirilmesi" başlıklı 27. maddesinde, "Depo ve garajlarda muhafaza edilecek mahcuz malların bu yerlere getirilmesi, teslimi, yerleştirilmesi ve geri alınması işleri ilgili icra dairesince yerine getirilir. Bu işlere ait masraflar, icra dairesince alacaklıdan peşin alınan avanstan karşılanır." kuralı; "Ücret Tarifesi" başlıklı 28. maddesinde, "(1) Muhafaza ücreti, Bakanlıkça hazırlanacak ücret tarifesi hükümlerine göre alınır. Bu tarifedeki gerekli görülecek değişiklikler yılda bir yapılır. (2) Yeni tarife yürürlüğe girinceye kadar eski tarife uygulanır. (3) Bu tarife ve değişiklikleri Yönetmeliğin eki olmayıp, müstakil olarak düzenlenir ve Resmî Gazete'de yayımlanır. ..." kuralı yer almıştır.
Anılan Yönetmeliğe dayalı olarak Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi, ilk olarak dayanağı Yönetmelikle aynı Resmi Gazete nüshasında yayımlanarak yürürlüğe konulmuş; bilahare iki yılda bir, 26/12/1992 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik değişikliğini takiben de her yıl yenilenmiştir. Ardından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun; 17/07/2003 tarihli ve 4949 sayılı Kanun'la eklenen geçici 4. maddesinde, "Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilâtını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muhafazası için depo ve garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda, Adalet Bakanlığınca çıkartılan ilgili yönetmelik ve ücret tarifelerinin uygulanmasına devam olunur." hükmüne; 02/07/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'la değiştirilen 88. maddesinin 5. fıkrasında, "Haczedilen mallar, Adalet Bakanlığı tarafından yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere ait lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir. Yetki verilen gerçek veya tüzel kişiler, bu yetkilerini Adalet Bakanlığının onayıyla alt işleticilere aynı standartları sağlamak koşuluyla devredebilirler. Bu devir, yetki verilen gerçek veya tüzel kişilerin sorumluluklarını ortadan kaldırmaz. Bu depoların yönetmelikte belirlenen nitelik ve şartlara uygunluğunun saptanması sonucunda işletme belgesi Adalet Bakanlığı tarafından verilir. Haczedilen malların muhafaza işlemleri; lisanslı yediemin depolarının kuruluşuna, bu depolarda bulunması gereken asgari niteliklere, depo için alınacak teminata, mallar için muhtemel rizikolara karşı yapılacak sigortaya; işletici olma niteliklerine, işletici lisansına, Adalet Bakanlığı tarafından bu lisansın verilmesine; Adalet Bakanlığının lisanslı işletmelerle ilgili görev ve yetkilerine; faaliyetin durdurulması ya da iptali gibi idari tedbir ve tasarruflara; bu depoların denetimine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikte düzenlenir. Haczedilen malların muhafazası aşamasındaki ücretler Adalet Bakanlığı tarafından düzenlenecek tarifeyle belirlenir." hükmüne; 02/07/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun'la eklenen geçici 11. maddesinde ise, "Adalet Bakanlığı, 88 inci maddenin beşinci fıkrası gereğince hukuki ve teknik her türlü altyapıyı anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde tamamlar. Lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerdeki mevcut depo ve garajlarda muhafaza işlemlerine, mevcut yönetmelik ve ücret tarifeleri çerçevesinde devam olunur." hükmüne; yer verilmesi üzerine, Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği, 14/05/2014 tarihli ve 29000 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş; Yönetmeliğin "Mevcut depo ve garajlardaki muhafaza işlemlerine ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesinde, "Lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar mevcut depo ve garajlardaki muhafaza işlemlerine, önceki Yönetmelik ve ücret tarifeleri çerçevesinde devam olunur." kuralına; "Ücret tarifelerine ve Ücret Tespit Komisyonuna ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 3. maddesinin 3. fıkrasında, "Mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen mallarla ilgili olarak Bakanlık tarafından ayrı bir ücret tarifesi belirlenebilir. Bu durumda söz konusu ücret tarifesi Resmî Gazete’de ilanı tarihinde yürürlüğe girer." kuralına ve "Yürürlükten kaldırılan yönetmelik" başlıklı 57. maddesinde de, "13/7/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır." kuralına yer verilmiştir. 23/08/2016 tarihli ve 29810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve bu tarih itibarıyla yukarıda bahsedilen Yönetmeliği yürürlükten kaldıran Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği'nde de aynı doğrultuda düzenlemeler yapılmış; bu kapsamda Yönetmeliğin "Değerlendirme ve Ücret Tespit Komisyonu" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında, "Lisans başvurularının incelenmesi ve lisans kapsamında kalan hizmetler için ödenecek ücret ile lisans bedeli, depo teminat miktarı ve asgari sigorta bedelinin belirlenmesi amacıyla Personel Genel Müdürlüğü, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü, Strateji Geliştirme Başkanlığı, İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı ve Teknik İşler Dairesi Başkanlığında görev yapan beş asıl ve beş yedek üyeden teşekkül eden Komisyon oluşturulur. Komisyonun oluşturulmasına ilişkin Bakanlık Olurunda Komisyona başkanlık yapacak üye de belirtilir." düzenlemesi; "Muhafaza işlemleri" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasında, "İcra ve iflâs daireleri tarafından muhafaza altına alınmasına karar verilen mallar, mevzuattaki istisnalar saklı kalmak kaydıyla Bakanlık tarafından yetki verilen ve yetki çevresi belirlenen lisanslı yediemin depolarında muhafaza edilir." düzenlemesi; "Muhafaza avansı" başlıklı 19. maddesinde, "(1) İcra ve iflâs daireleri, Bakanlığın belirlediği ücret tarifesine göre Kanunun 59 uncu maddesi, 88 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 90 ıncı maddesi gereğince takdir edeceği muhafaza avansını alacaklıdan peşin olarak tahsil eder. (2) Muhafaza avansı hesaplanırken malın en az altı aylık muhafaza gideri dikkate alınır." düzenlemesi; "İcra ve iflâs dairesi tarafından yapılacak işler" başlıklı 22. maddesinde, "İcra ve iflâs daireleri lisans kapsamında kalan hizmetleri, Bakanlığın tespit edeceği esaslara göre kendi yetki alanında bulunan lisanslı yediemin deposundan talep etmek zorundadır. Bu hizmetlere ait masraflar takip giderlerinden sayılır ve icra dairesi tarafından alacaklıdan peşin alınan avanstan karşılanır." düzenlemesi; "Lisans kapsamında kalan hizmetlerle ilgili ücret tarifesi" başlıklı 26. maddesinde, "(1) Lisans kapsamında kalan hizmetler için ödenecek ücret, piyasa koşulları dikkate alınmak suretiyle Komisyon tarafından belirlenir. (2) Ücret tarifesi her yılın Aralık ayında belirlenerek Resmî Gazete’de ilan edilir ve 1 Ocak tarihi itibarıyla yürürlüğe girer. (3) Depo işleticisine ödenecek ücret hesaplanırken malın depoda fiili olarak kaldığı tarihlerde yürürlükte olan ücret tarifeleri dikkate alınır. Lisans kapsamında kalan hizmetlerin yerine getirilmesine karar veren icra ve iflâs dairesi ve ilgili depo işleticisi Bakanlık tarafından belirlenen ücret tarifesine uymak zorundadır. (4) Komisyon ülke genelinde tek bir ücret tarifesi belirleyebileceği gibi bölgesel olarak da ücret tarifesi belirleyebilir." düzenlemesi; "Mevcut depo ve garajlardaki muhafaza işlemlerine ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 1. maddesinde, "Lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar mevcut depo ve garajlardaki muhafaza işlemlerine, 14/5/2014 tarihinde yürürlükten kaldırılan 13/7/1987 tarihli ve 19516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmelik ve bu Yönetmelik gereğince çıkarılan ücret tarifesi çerçevesinde devam olunur." düzenlemesi; "Ücret tarifelerine ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 3. maddesinde de, "Mevcut depo ve garajlarda muhafaza edilen mallarla ilgili olarak Bakanlık tarafından ayrı bir ücret tarifesi belirlenebilir. Bu durumda söz konusu ücret tarifesi Resmî Gazete’de ilanı tarihinde yürürlüğe girer." düzenlemesi yer almıştır. 2004 sayılı Kanun'un geçici 4. ve geçici 11. maddeleri ile mülga Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğe dayanılarak çıkarılan son ücret tarifesi 07/06/2016 tarihli ve 29735 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olup, bahse konu Adalet Bakanlığına Ait Depo ve Garajlarda Muhafaza Edilen Mahcuz Mallar İçin Alınacak Ücret Tarifesi Hakkında Tebliğ'in 1. maddesinde, "(1) İcra dairelerince haczedilen ve Adalet Bakanlığının depo ve garajlarında muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tebliğ hükümleri uygulanır. (2) Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muhafazası için depo ve garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda da bu Tebliğ hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş;
3.maddesinde, muhafaza ücretinin hesabına;
4.maddesinde, muhafaza ücretinin azami haddine;
5.maddesinde, muhafaza ücretinin alınmasına yönelik kurallar sevk edilmek suretiyle yalnızca "muhafaza ücreti"ne yönelik düzenleme yapılmıştır. 2004 sayılı Kanun'un 88. maddesinin 5. fıkrası ile 23/08/2016 tarihli ve 29810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği'nin 26., geçici 1. ve geçici 3. maddelerine dayanılarak çıkarılan, 29/12/2017 tarihli ve 30285 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği Ücret Tarifesinin 1. maddesinde, icra dairelerince haczedilen ve lisanslı yediemin depoları ile özel depo ve garajlarda muhafaza edilen mahcuz mallar için alınacak ücret hususunda bu Tarife hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; "Muhafaza ücretinin hesabı" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Lisanslı yediemin depolarındaki mahcuz malların muhafaza ücreti ile muhafaza esnasındaki çilingir, çekici ve nakliye hizmetleri için ödenecek ücret Ek-1 ücret tablosu esas alınarak hesap edilir. (2) Bir mahalde lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerde yapılan muhafaza işlemleri için ödenecek ücret Ek-1 ücret tablosundaki muhafaza ücretlerinin yüzde sekseni üzerinden hesap edilir. Ek-1 ücret tablosundaki çekici, nakliye, hamaliye ve çilingir hizmetleri için belirlenen ücretler lisanslı yediemin deposu bulunmayan mahallerde uygulanmaz. (3) Altı aydan sonraki muhafaza süresi için bu ücretler yarı oranında uygulanır. ... (7) Muhafaza ücreti hesap edilirken mahcuz malın teslim edileceği deponun bulunduğu mahallin Ek-1 ücret tablosundaki bölgesi dikkate alınır. (8) Lisanslı yediemin depolarına teslimi yapılacak mahcuz malların muhafaza işlemleri esnasındaki çekici, nakliye ve hamaliye hizmetleri için ödenecek ücret tespit edilirken işin niteliği, süresi, harcanan emek ve masraf göz önünde bulundurularak daha kolay ve kısa zamanda fazla emek ve masraf harcanmadan yapılan işlerde icra dairesi tarafından, belirtilen ücretlerin altında da ücret takdir olunabilir. ..." kuralına; "Muhafaza ücretinin azami haddi" başlıklı 4. maddesinde, "Muhafaza müddeti hitamında 3 üncü madde uyarınca hesap edilecek ücret, mahcuz malın muhammen bedelinin yüzde otuzunu geçemez. Ancak mahcuz malın muhammen bedeli onbin Türk Lirasının üzerinde ise onbin Türk Lirasının üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücret, aşan miktarın yüzde yirmisini geçemez." kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan; Anayasanın 141. maddesinde, davaların en az giderle sonuçlandırılması yargının görevi olarak belirlenmiş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinin 1. fıkrasında, hâkimin yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesi ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A- Dava Konusu Tarifenin Yetki Yönünden İncelenmesi:
Anayasa'nın 124. maddesinin, dava konusu Tarifenin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan halinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler.
Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
Yukarıda yer verilen 2004 sayılı Kanun hükümleri ve Yönetmelik kuralları uyarınca, davalı Bakanlığın, hem lisanslı yediemin depolarında hem de bu depolar faaliyete geçinceye kadar mevcut depo ve garajlarda gerçekleştirilecek muhafaza işlemlerine ilişkin ücretleri tarifeler aracılığıyla belirleme ve güncelleme konularında yetkili olduğu, ayrıca Tarifedeki ücretlerin Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği'nin 14. maddesinde düzenlenen Değerlendirme ve Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlendiği anlaşıldığından, Kanun'un ve Yönetmeliğin verdiği yetki kapsamında yürürlüğe konulan dava konusu Tarifede yetki unsuru yönüyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır. B- Tarifenin Dava Konusu Kısımlarının, Davacının İddiaları İle Sınırlı Olarak İncelenmesi: Tarifenin 3. maddesinin 2. fıkrasının incelenmesi:
Dava konusu düzenlemede, lisanslı yediemin depoları faaliyete geçinceye kadar o yerde lisanssız olarak faaliyette bulunan mevcut depo ve garajlar tarafından yürütülen muhafaza işlemleri için ödenecek ücretin, Tarifenin Ek-1 ücret tablosunda yer alan muhafaza ücretlerinin % 80'i oranında hesap edileceği; lisanslı yediemin deposu bulunmayan yerlerde çekici, nakliye, hamaliye ve çilingir hizmetleri için ücret uygulanmayacağı öngörülmüştür.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinden görüleceği üzere; 2004 sayılı Kanun'un 88. maddesinde mahcuz menkul malların yalnızca Adalet Bakanlığına ait depo ve garajlarda muhafazası öngörülmüş iken; uygulamada doğan ihtiyaç üzerine, 2004 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerle, önce, Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilâtını Güçlendirme Vakfınca depo ve garaj açılıncaya kadar, muhafaza işlemlerine mevcut özel depo ve garajlarda devam olunması; ardından muhafaza işlemlerinin daha sistematik ve nitelikli bir şekilde yerine getirilmesi amacıyla kural olarak Adalet Bakanlığı tarafından yetki verilen gerçek veya tüzel kişilere ait lisanslı yediemin depolarında lisans sahipleri veya alt işleticiler tarafından yerine getirilmesi esası benimsenmiş; lisans uygulaması fiilen uygulamaya konuluncaya kadar ise, muhafaza işlemlerine yine mevcut özel depo ve garajlarda devam olunacağı öngörülmüştür.
Ayrıca, 2004 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan hükümleriyle, lisanslı ve lisanssız depolarda muhafaza altına alınan mallar için ücret tespit yetkisi bütünüyle davalı Bakanlığa bırakılmış olup; gerek 2014 gerekse 2016 tarihinde yürürlüğe konulan Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliğinin geçici 3. maddesi uyarınca, mevcut (lisanssız) depo ve garajlarda muhafaza edilen mallar için, lisanslı yediemin depolarına yönelik belirlenen ücretlerden farklı ücret tarifesi tespit edilebilecektir. Bununla birlikte, aynı Yönetmeliğin geçici 1. maddesi uyarınca, muhafaza işlemlerinde ve yeni ücret tespitinde dikkate alınacak ilke ve kuralların, mülga Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmelik ve bu Yönetmelik gereğince çıkarılan ücret tarifelerine göre belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, 2004 sayılı Kanun'un 88. maddesinin, 3222 sayılı Kanunla değişik halinde, mahcuz malların yalnızca Adalet Bakanlığına ait depo ve garajlarda muhafaza edileceğinin hükme bağlandığı; buna paralel olarak mülga Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğin 27. maddesinde, Bakanlığa ait depo ve garajlarda muhafaza edilecek mahcuz malların bu yerlere getirilmesi, teslimi, yerleştirilmesi ve geri alınması görevinin ilgili icra dairesine ait olduğunun ve 28. maddesinde de, Adalet Bakanlığınca yalnızca muhafaza ücretine yönelik düzenleme yapılabileceğinin öngörüldüğü dikkate alındığında; mülga mevzuata göre faaliyette bulunan mevcut (lisanssız) depo ve garajlarda muhafaza edilen mallar için yalnızca muhafaza ücretinin uygulanacağının öngörülmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan; davaya konu düzenlemenin, ihtilaf konusu olan veya haczedilen malı muhafaza (yedieminlik) faaliyeti neticesinde hak edilen ücretin objektif ölçütlere göre ve ülke çapında yeknesak şekilde belirlenmesini sağlamak, yedieminlik faaliyetinin Anayasanın 18. maddesi ile yasaklanan bir angaryaya dönüşmesini önlemek, aynı niteliği haiz olmayan (lisanslı-lisanssız) depo işletmeleri arasında hakkaniyeti temin etmek, kişileri nitelikli (lisanslı) hizmet vermeye özendirmek ve lisans alma işlemlerine yönelik talebin arttırılmasını sağlamak amacıyla yürürlüğe konulduğu anlaşılmakta olup; bu haliyle çalışma hakkına müdahale içermediği, dayanağı mevzuatın lafzına ve amacına aykırı bir düzenleme getirilmediği sonucuna varıldığından; Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliğinin geçici 3. maddesinde verilen yetki çerçevesinde, mevcut (lisanssız) depo ve garajlarda muhafaza edilen mallar için ödenecek ücretin, lisanslı yediemin depolarındaki mallar için ödenecek ücretin %80'i oranında olacağına (% 20 kesinti yapılacağına) yönelik getirilen düzenlemede de hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemektedir.
2.Tarifenin 3. maddesinin 7. fıkrasının incelenmesi:
Dava konusu düzenlemede, muhafaza ücretinin, mahcuz malın teslim edileceği deponun bulunduğu mahallin Ek-1 ücret tablosundaki bölgesi dikkate alınarak hesaplanacağı düzenlenmiştir. Ek-1'de yer alan Muhafaza Ücret Tablosu incelendiğinde ise, ülkenin 1. Bölge (Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Antalya, Kocaeli, Gaziantep'in merkez ilçeleri), 2. Bölge (1. bölge dışında kalan diğer büyük şehirlerin merkez ilçeleri) ve 3. Bölge (1. ve 2. bölge dışında kalan iller ve ilçeler) olmak üzere 3 bölgeye ayrıldığı; motorlu araçlar için söz konusu bölgelere göre değişen tutarlarda maktu, diğer mahcuz taşınır mallar için ise bölge ayrımı yapılmaksızın malın hacmine göre belirlenen farklı oranlarda nisbi muhafaza ücretleri belirlendiği anlaşılmıştır.
Dava konusu Tarifenin dayanağı Yönetmeliğin 14. maddesinde, Değerlendirme ve Ücret Tespit Komisyonunun lisans kapsamında kalan hizmetler için ödenecek ücreti tespit etmeye yetkili olduğu; 26. maddesinde de, Komisyonun ülke genelinde tek bir ücret tarifesi belirleyebileceği gibi bölgesel olarak da ücret tarifesi belirleyebileceği kuralına yer verilmiştir.
Buna göre, dayanak Yönetmelikle verilen yetki çerçevesinde, Tarifenin eki Ek-1'de yer alan bölgelerin, gelişmişlik seviyesi ile buna bağlı olarak mal ve hizmet ücretlerinin (depo işletmelerinin kira ve sair sabit giderleri ile işçi ücreti gibi masraflarının) düzeyi dikkate alınarak belirlendiği; muhafaza ücretlerinin Değerlendirme ve Ücret Tespit Komisyonu tarafından ilgili kurum ve kuruluşlar ile meslek odalarından alınan görüşler neticesinde bunlar tarafından uygulanan tarifeler ve enflasyon oranları dikkate alınmak suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından; muhafaza ücretlerinin ülke çapında objektif kriterler çerçevesinde ve yeknesak bir şekilde uygulanması amacıyla getirilen dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına ve hizmet gereklerine aykırı bir yön bulunmamaktadır.
3.Tarifenin 3. maddesinin 3. fıkrası ile 4. maddesinin incelenmesi:
Tarifenin 3. maddesinin 3. fıkrasında, muhafazanın 6 aydan uzun sürmesi halinde, ücretin 6 aydan sonraki kısmının Tarifede belirtilen ücretlerin yarısı oranında uygulanacağı;
4.maddesinde ise, muhafaza süresi ne olursa olsun muhafaza ücretinin, mahcuz malın muhammen bedelinin % 30'unu geçemeyeceği, ancak mahcuz malın muhammen bedelinin 10.000,00 TL'nin üzerinde olması halinde, 10.000,00 TL'nin üzerindeki meblağ için hesap edilecek ücretin, aşan miktarın % 20'sini geçemeyeceği düzenlenmektedir. 2004 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, "Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder." hükmüne;
138.maddesinin 2. fıkrasında, "Haciz, paraya çevirme ve paylaştırma gibi bütün alacaklıları alakadar eden masraflar önce satış tutarından alınır ve artan para takip masrafları ve işlemiş faizler dahil olduğu halde alacakları nispetinde paylaştırılır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu Tarifenin dayanağı Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliği'nde de, icra ve iflas dairelerinin muhafaza avansını, malın en az 6 aylık muhafaza giderini dikkate alarak alacaklıdan peşin olarak tahsil edeceği, muhafaza hizmetine ilişkin masrafların takip giderlerinden sayılacağı kuralı yer almıştır.
Yukarıda aktarılan hükümlerden anlaşılacağı üzere, ihtilaf konusu olan veya haczedilen malların muhafazası karşılığında hak edilen muhafaza ücreti, takip masrafları içerisindedir ve borçluya aittir, fakat ihtilafın giderilmesine kadar alacaklıdan avans olarak tahsil edilmekte, bilahare söz konusu masraflar satış tutarından öncelikle alınarak alacaklıya verilmektedir. Yargıtayın istikrarlı içtihatları da bu yöndedir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 09/11/2015 tarih ve E:2015/17384, K:2015/27288 sayılı; 07/09/2015 tarih ve E:2015/9113, K:2015/19786 sayılı kararları)
Buradan da anlaşılacağı üzere, dava konusu Tarifenin düzenlediği alanda farklı yönde menfaatler söz konusudur. Borçlu ve alacaklının menfaati, mahcuz malın değerinin, borcun ve takip masraflarının tamamını karşılamasına (ve hatta borçlunun menfaati, borcun ve takip masraflarının ayrılmasından sonra malın değerinden tutar artmasına) yönelik iken; depo işleticisinin menfaati, malın değerine bakmaksızın muhafaza hizmetinin karşılığını bitamam almaya yöneliktir. Dolayısıyla davalı idare, bu iki karşıt menfaatin söz konusu olduğu uyuşmazlığa konu alanı, daha açık bir ifadeyle, takip masraflarından olan muhafaza ücretinin miktar ve sınırlarını, takip hukuku yönünden de uygulanan usul ekonomisi ilkesini de dikkate alarak, menfaatler arasında adil bir denge gözetmek suretiyle düzenlemek zorundadır.
Tarifenin 3. ve 4. maddelerine bu çerçevede bir bütün olarak bakıldığında; davalı idare tarafından, borçlu ve alacaklının menfaati gözetilerek muhafazaya konu taşınır malın muhammen bedelinin takip masraflarını ve borcu karşılamaya yetmesini sağlayacak sınırlar (m.3/3, m.3/6, m.4) belirlendiği gibi, depo işleticisinin menfaati gözetilerek muhafaza maliyet ve hizmetinin karşılığını almasını temin edecek düzenlemeler (m.3/5, m.3/7, Ek-1) de sevk edildiği görülmektedir.
Buna göre, borçlunun durumunun daha da ağırlaştırılmaması, alacaklının avans olarak ödediği takip masraflarının yanı sıra alacağına da kavuşması, depo işleticisinin muhafaza maliyet ve hizmetinin karşılığını alması amaçlarıyla anılan tarafların menfaatleri arasında adil bir denge kurulmak suretiyle getirilen, ayrıca usul ekonomisi ilkesini gözeten birbirini tamamlayıcı mahiyetteki dava konusu düzenlemelerde dayanak mevzuata, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Esasen, gerek mülga Mahcuz Malların Muhafaza Edileceği Adalet Bakanlığı Depo ve Garajlarının Çalıştırılmasına Dair Yönetmeliğe dayanılarak 07/06/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan son Ücret Tarifesinde, gerekse Lisanslı Yediemin Depoları Yönetmeliğine dayanılarak 10/06/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Tarifeden önceki Tarifede, aynı yönde düzenlemeler istikrarlı bir şekilde yer almıştır. Dolayısıyla, depo işleticilerinin, muhafazaya konu malı teslim alma zorunluluğunun bulunmadığı ve muhafaza ücretini belirleyen mevzuatın hukuki belirlilik, öngörülebilirlik ve istikrar ilkelerini karşıladığı dikkate alındığında; davacının mahcuz malın değerini ve satış olanağını değerlendirerek muhafaza talebini kabul veya reddetme noktasında özgür iradesiyle karar verebileceği de tabiidir.
4.Tarifenin 3. maddesinin 8. fıkrasının incelenmesi:
Dava konusu düzenlemede, lisanslı yediemin depolarına teslimi yapılacak mahcuz malların muhafaza işlemleri esnasındaki çekici, nakliye ve hamaliye hizmetleri için ödenecek ücret tespit edilirken işin niteliği, süresi, harcanan emek ve masraf göz önünde bulundurularak daha kolay ve kısa zamanda fazla emek ve masraf harcanmadan yapılan işlerde icra dairesi tarafından, Tarifede belirtilen ücretlerin altında ücret takdir edilebileceği öngörülmüştür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23/12/2021 tarih ve E:2017/344, K:2020/984 sayılı kararında, "Yeri gelmişken belirtmek gerekir ki usul ekonomisi ilkesi takip hukukunda da uygulanır. Anayasanın 141. maddesinin 4. fıkrasına göre mahkemelerin yargı faaliyetlerinde usul ekonomisini gözetme yükümlülüğü ile takip hukukunda icra organlarının usul ekonomisini gözetmesi aynı amaca hizmet eder. Usul ekonomisi ilkesine göre takibin ve icra faaliyetlerinin mümkün olduğunca kısa sürede, basit ve ucuz şekilde sonuçlandırılması gerekir. Bu ilkenin unsurları, takip hukukundaki görünümüne göre takibin makul sürede tamamlanması, takibin makul giderle tamamlanması ve takibin düzenli bir şekilde yürütülmesi olarak ifade edilebilir. Usul ekonomisi ilkesi takibin her aşamasında gözetilmesi gereken bir ilkedir. Takibin makul sürede ve makul giderle tamamlanabilmesi için, takibin düzenli bir şekilde yürütülmesi gerekir. Takibin düzenli bir şekilde yürütülmemesi karmaşaya ve gereksiz gider yapılmasına sebep olacağı için aynı zamanda takibin makul sürede tamamlanması ve takibin makul giderle tamamlanması unsurlarının da ihlal edilmesi sonucunu doğurur." hususları ifade edilmiştir.
Buna göre, lisanslı yediemin depolarına teslimi yapılacak mahcuz malların "muhafaza ücretinin" ve muhafazanın sağlanmasına hizmet eden "muhafaza işlemleri esnasındaki çekici, nakliye ve hamaliye işlemlerine ilişkin masrafların", takip masrafları kapsamında yer aldığında ve takip masrafları açısından da usul ekonomisi ilkesine uyulması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Bu itibarla, muhafaza işlemleri esnasındaki çekici, nakliye ve hamaliye işlemlerine ilişkin ücretlerin, icra dairesince, işin niteliği, süresi, harcanan emek ve masraf göz önüne alınmak suretiyle daha kolay ve kısa zamanda fazla emek ve masraf harcanmadan yapılan işler için Tarifede belirtilen ücretlerden daha düşük ücretlerin takdir edilmesini öngören dava konusu kuralda; dayanak mevzuata, usul ekonomisi ilkesine ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.