H.M.K geçici 3. maddesi gereğince uygulanması gereken H.U.M.K 443/4 (HMK'nun 367/2.) maddesi gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Bu nedenle aynı ilamda yazılı eklentilerin de infazının istenebilmesi için ilamın kesinleşmesi zorunludur. Buna karşılık, gayrimenkulün aynına ilişkin olmayan (gayrimenkul üzerindeki kişisel "şahsi" haklara ilişkin olan) ilamların icraya konulabilmesi ıçin bunların kesinleşmelerine gerek yoktur. Yani bu ilamlar kesinleşmeden icraya konulabilir. Somut olayda Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010 /542 E, 2012/542 K, sayılı, 14.11.2012 tarihli ilamının incelenmesinde; davaya konu taşınmazlarda hisselerin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescilinin olmadığı takdirde bedelinin talep olunduğu, Mahkemece tapu iptali ve tescil talebinin reddine bedelinin tahsiline karar verildiği görülmektedir. Bu durumda taşınmazın aynı ihtilaflı olduğundan ilamda hükmedilen vekalet ücreti ve diğer alacakların takibe konulabilmesi için ilamın kesinleşmesi gerekir. O halde Mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken ilamın taşınmazın aynı ile ilgili bulunmadığı ve kesinleşmeden icra takibine konulabileceğinden bahisle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.