Esas No
E. 2021/1547
Karar No
K. 2024/22
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1547

KARAR NO: 2024/22

KARAR TARİHİ 16/01/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/03/2021

NUMARASI: 2019/317 Esas - 2021/256 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Müvekkili Banka ile davalılardan ... Ltd Şti ile genel kredi sözleşmesi akdedildiğini ve kredilerin kullandırıldığını, diğer davalılar ... Ltd Şti ve ... Tic ve Paz. Ltd Şti'nin iş bu kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, ancak kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek Üsküdar ...Noterliğinin 03/01/2019 tarih ve ... yevmiye nolu hesap kat ihtarını gönderdiklerini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından borçlular icra takibine geçtiklerini, iş bu icra takibinde takip tarihi itibariyle müvekkili bankanın nakdi kredi alacağının 1.298.017,05 TL, gayri nakdi kredi alacaklarının 750.000,00.TL olduğunu, icra takibi açıltıktan sonra toplam 750.000,00.TL gayri nakdi teminat mektupları için muhatabınca tazmin talebinde bulunulması üzerine muhatabına ödendiğini, daha sonra 15/04/2019 tarihinde 1.358,13 TL tahsilat yapıldığını ve bu tahsilat toplamının banka alacağından düşüldüğünü, iş bu davada toplam 2.046.658,92 TL nakdi banka alacağının takip talebindeki şartlarla aynen tahsil edilmesini talep ettiklerini, davalıların icra takibine yaptıkları itiraz ile, borcun tamamına, imzaya, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve borcun ferilerine itirazı üzerine takibin durduğunu, davalıların itirazlarının yasaya aykırı , haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalıların borcu ödediklerine ilişkin herhangi bir yazılı delil sunmadıklarını, itirazların kesin bir delile dayanmayan somut ve mücerret olduğunu, krediyi kullanan davalılar sözleşme gereği ödemeleri gereği gibi yapmadıklarından müvekkili bankaca kendilerine hesap kat ihtarnamesi keşide ederek temerrüde düştüklerini, davalıların imza itirazlarının açık ve net olmayıp Adli Tıp Kurumu grafoloji uzmanlarından oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep ettiklerini, davalılardan talep ettikleri temerrüt faizinin yasaya ve sözleşmeye uygun olduğunu, ayrıca alacak likit olup davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla aynen devamına, asıl alacaklara her bir kredi için takip talebinde belirtilen tarihler arasında ve takip talebindeki oranlar üzerinden akdi faiz ve temerrüt faizi işletilmesine, davalı borçlular aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde yasaların emredici hükmü gereğince iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde dava dilekçesi içinde davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrak sunmadığını, esasa ilişkin beyanlarında müvekkili şirketin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcu olmadığını, davacının talep ettiği faiz in fahiş olduğunu, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı hangi tarihler arası faiz işletildiğinin açıklanmadığını, bu nedenle hangi dönemi kapsadığı belli olmayan işlemiş ve işleyecek faize itiraz ettiklerini, davacının iddiasının aksine icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, zira alacağın likit ve belirlenebilir olmadığını, müvekkillerinin dava konusu alacaklardan kaynaklı herhangi bir borcu olmadığını, hesap kat ihtarının usulüne uygun gönderilmediğinden verilen sürenin yasaya aykırı olduğunu, talep edilen temerrüt faiz oranının fahiş olduğunu, ayrıca kefiller yönünden genel kredi sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu bedelin ne kadar olduğunun açıklanmadığı gibi kefaletin düzenlenmesine dair M.K 2.maddesi ve BK 484 maddesi ve yargıtay kararları gereğince geçerliliğinin de araştırılması gerektiğini, kefilin sorumluluğunun asıl borçlunun sorumluluğunu aşamayacağını, dava dilekçesinde gayri nakdi riskden ne kadar bedelle sorumlu oldukları kefalet limiti belirli açıklanmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; "Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu ve bu sözleşmeden kaynaklanan bir miktar borç olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı bilirkişi raporuna karşı itirazlarında pos cihazından yapılan ödemeler ve çekler ile yapılan ödemelerin dikkate alınmadığı itirazında bulunmuş ise de bu hususta ödemeye ilişkin dosyaya sunulan belgeye rastlanmamıştır.Genel kredi sözleşmesi, kredi kullandırıldığına dair sunulan belgeler, dosya içeriği ve şube kayıtlarında bulunan belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır.

Yapılan inceleme ile kullandırılan kredi miktarı ve her bir kredi yönünden davacının alacaklı olduğu miktar ayrı ayrı tespit edilmiştir. Bundan sonra kullanılan kredinin ödendiğinin ispat yükü davalı üzerindedir. Davalı ödenmemiş kredi borcunu ödendiğine dair delil sözleşmeleri ve HMK hükümleri uyarınca ödemeye dair herhangi bir yazılı (makbuz ve dekont örnekleri vb) delil sunamamıştır. 250.000,00 TL bedelli, (1.318,13 TL ödemenin mahsubu sonucu bakiye 248.641,87 TL sinin) 400.000,000 TL bedelli ve 100.000,00 TL bedelli teminat mektupları icra takibinden sonra nakde döndüğünden; tazmin tarihinden itibaren % 78 temerrüt faizi ve faizin %5'i BSMV uygulanarak davalı asıl borçlu şirketten tahsiline, kefiller yönünden sorumluluklarına ilişkin sözleşmede açık bir hüküm bulunmadığından bu talebin reddine hükmedilmiştir. Davalı asıl borçlu sözleşme kapsamında, davalı kefiller sözleşme ve kefalet limiti kapsamında bilirkişi incelemesi ile tespit edilen ödenmeyen kredi borcundan sorumlu tutulmuştur. Bu nedenle davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine haksız yere itirazda bulunmaları, alacağın likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararına dayanak yapılan 22.06.2020 tarihli Bilirkişi Raporundaki Hesaplamaların eksik olduğunu, davanın kabulüne karar verilerek gayri nakdi kredilerin nakde döndüğü tarihten itibaren %79,20 temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, davacı vekili lehine hükmedilen yasaya ve usule aykırı vekalet ücretinin iptaline karar verilmesini aksi kanaatte ise gayrinakdi alacaklar yönünden davacı vekili lehine hükmedilen nisbi vekalet ücretinin yasaya, usule ve emsal istinaf kararlarına aykırı olması sebebiyle maktu olarak hesaplanarak karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacak istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinafa başvurusu üzerine dosyanın Dairemizde ön inceleme safhasında bulunduğu sırada; davalılar vekili 31/10/2023 havale tarihli dilekçesi ile; istinafa konu itirazın iptali davasına ve istinaf talebine hiçbir itirazının bulunmadığını, davayı kabul ettiklerini, davayı taraftan herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını beyan etmiştir.Davacı vekili 23/11/2023 tarihli beyan dilekçesi ile; davayı konu icra dosyasının haricen tahsil sebebi ile kapalı olduğunu, huzurdaki davanın konusuz kaldığını, davalı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını, beyan etmiştir.Somut olayda davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulup dosya istinaf incelemesi için dairemize geldikten sonra davalı borçluların davaya ve istinaf talebine ilişkin itirazının bulunmadığını beyan etmesi üzerine davacı vekili icra dosyasının haricen tahsil edildiğini ve davanın konusuz kaldığını beyan ettiği görülmüştür.Her ne kadar davalı davanın kabul nedeniyle kabulünü talep etmiş ise de davacı vekilinin beyanı üzerine borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasınada yapmış olduğu itirazı hükümden düşmüş olup, bu haliyle itirazın iptali davası konusuz kalmıştır. Buna göre konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden yargılama ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta lehe vekalet ücreti ve yargılama gideri taktir edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunu kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA;1-Konusu kalmayan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Başlangıçta peşin olarak alınan 24.711,73 TL karar ve ilam harcının işin hitamında ödenmesi gereken 427,60 TL harçtan fazla olduğu anlaşıldığından 492 sayılı Harçlar Kanunun 31. maddesi gereğince fazla alınan 24.284,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya ödenmesine,3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine,5-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları yönünden;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarının üzerinde bırakılmasına,6-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06/01/2024

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.