8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/6832 E. , 2023/5619 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R ..Köyü, ...Mevkiinde kain 566 parsel ..., 4.250 m2 alanlı, tarla vasıflı taşınmaz tapulama çalışmaları neticesinde 02.04.1971 tarihinde davalı adına tescil edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, davalı adına tapuda kayıtlı 566 parsel ... taşınmazın bir kısmının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiş, davalı asil katıldığı duruşmada davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, ... ilçesi ... Köyü ..Mevkii 66 parsel ... taşınmazın 16.12.2009 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen ve yeşilen boyalı olan toplam 3.705,13 metrekarelik alanın tapunun iptali ile orman vasıflı olarak Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının kesinleşmiş orman sınırında kaldığı gerekçesiyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de, dava konusu 566 parsel ... taşınmaz yörede 2017 yılında yapılan yenileme kadastrosu çalışmaları sonucunda 4.213,74 m2 alanlı 159 ada 117 parsel olarak tespit gördüğünden, taşınmazın parsel numarası ve yüzölçümü değişmiştir. Bu haliyle temyize konu kararın infaz kabiliyeti kalmamıştır. Buna göre, İlk Derece Mahkemesince oluşan yeni duruma uygun infazı kabil bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Kabule göre de, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 36/A maddesi gereğince yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmamıştır.