7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Müsadere kararı hükmün bir parçası olması nedeniyle, katılan vekilinin temyiz isteminin, dava konusu olan el konulmuş eşyanın müsaderesi ya da iadesine ilişkin kararları da kapsayacağı cihetle hükmün tamamına yönelik inceleme yapılmış olup; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde hüküm altına alınan "Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,...Halinde, dava zamanaşımı kesilir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, sanık hakkında 19.12.2013 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebep de bulunmadığından, hükmün verildiği tarihte 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşılmakla sanık hakkında verilen zamanaşımından düşme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 3.Dairemizin 13.06.2019 tarihli ve 2015/17013 Esas, 2019/33028 Karar sayılı ilâmı ile ele geçen eşya hakkında verilen hükmün “Yapılan denetimlerde istasyonda bulunan 4 numaralı tanktan alınan numunelerin marker ölçümlerinin geçerli sonuç vermiş olması karşısında, pompalardan elde edilen ve kaçak olduğu tespit edilen akaryakıt miktarı belli olmadığı halde, pompaların bağlı olduğu başka bir tankın ya da düzeneğin varlığı tespit edilmeden 4 nolu tankta bulunan ve kaçak olmadığı anlaşılan 1.757 litre akaryakıtın müsaderesine karar verilmesi,” nedeniyle bozulmuş olup bozma ilâmına da uyulması karşısında, dosyada başkaca yeni delil de bulunmadığı halde, bozma ilâmının gereği yerine getirilmeden, eksik inceleme ile ve gerekçesiz olarak ele geçen eşyanın müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR A.Sanık Hakkında Verilen Zamanaşımından Düşme Kararına İlişkin Yapılan İncelemede Gerekçe bölümünde (1 ve 2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2019/682 Esas, 2023/372 Karar sayılı zamanaşımından düşme kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Ele Geçen Eşya Hakkında Verilen Karara İlişkin Yapılan İncelemede Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2023 tarihli ve 2019/682 Esas, 2023/372 Karar sayılı kararında yer alan ele geçen eşyanın müsaderesine ilişkin kısma yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın