Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/11026 E. , 2023/1982 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
3.… 4) …
5.…
2.… Büyükşehir Belediye Başkanlığı/İSTANBUL
3.… Belediye Başkanlığı/…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, …, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan … İş Hanındaki …, … ve … sayılı bağımsız bölümlerin maliki olan davacılar tarafından, anılan taşınmazın kuzeydoğusunda bulunan … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bir kısmı ve komşuluğundaki parseller ile bir kısım tescil dışı alana ilişkin … tarihli, … sayılı büyükşehir belediye meclisi kararı ile kabul edilen ve … tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda ulaşılan sonuca itibar edilmeyerek, dava dışı kişiler tarafından dava konusu imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:… esas sayısında açılan davada yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun ve plan değişikliklerinin gerekçesinin incelenmesinden; ulaşım planlaması nedeniyle yıkılmış/açılmış bölgelerin meydan olarak değerlendirilmesiyle trafik sorunun düzenlemeye ve yaya sirkülasyonun rahatlatılmaya çalışıldığının, dava konusu alanın üzerinde mevcut ticaret ve ofis fonksiyonları bulunan taşınmazların belirli bir eksilmeyle de olsa ticaret-hizmet kullanımına ayrılmasıyla şahıs taşınmazları üzerinde mülkiyet haklarının kısmen de olsa korunmasının sağlanacağının, kamulaştırma maliyetinin minimize edilmeye çalışıldığının anlaşıldığı, Üsküdar İlçesi … Projesine ilişkin olarak … ada, … parsel sayılı taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin … tarihli, … sayılı Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davanın, Danıştay Altıncı Dairesinin 15/01/2019 tarihli, E:2017/6237, K:2019/242 sayılı kararıyla, uyuşmazlığa konu proje kapsamında, kara-deniz-raylı sistem ulaşımının kesiştiği … Meydanı'nın genişletilerek trafiğin rahatlatılmasının, İlçe merkezindeki otopark ihtiyacının karşılanmasının ve yaya sirkülasyonunun sorunsuz hale getirilmesinin hedeflendiği, Üsküdar İlçesinde günün hemen her saatinde yoğun yaya ve araç trafiği olduğu hususları birlikte gözetildiğinde, ulaşım sorununun çözümlenmesine yönelik projelerin, hızlıca hayata geçirilmesi gerektiği, meydan projesinin zamana yayılması halinde kentte yaşanan trafik sorununun daha da artacağı, trafikte uzun zaman geçirmek zorunda kalan vatandaşların gerek ekonomik gerekse maddi ve manevi anlamda ciddi zarara uğrayacağı, Üsküdar … Meydan Düzenleme Projesinin ivedilikle hayata geçirilmesinde, kentte yaşayan insanların ve kamunun üstün yararı bulunduğu gerekçesiyle reddine karar verildiği, bu durumda, Üsküdar'ın tarihi dokusunu korunarak meydan düzenlemesi yapılması ve bu düzenlemeyle trafiğin düzenli hale getirilerek yaya sirkülasyonun rahatlatılmasının amaçlandığı dava konusu imar planı değişikliklerinde hukuka, mevzuata ve usule aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Olayda, davacıların dava açmaktaki temel gerekçelerinin, parsellerinin kültürel tesis alanına alınmasının yanlış olduğu, fiili durumda olduğu gibi ticaret işlevinde kalması gerektiğine yönelik olduğu, plan geneli açısından, komşu yada hemşehri sıfatıyla dava açılmadığı, parsel bazlı dava açıldığı, davaya konu planların kendi parselleri yönünden eleştirildiği ve planlara itiraz edildiği, ancak davaya konu plan paftalarına bakıldığında; davacıların parselinin dava konusu planlama alanında kalmadığı, plan sınırları içinde … ada, … parsel ile çevresindeki bir takım parsel ve tescil dışı alanın kaldığı, plan adı olarak belirtilen … parsel çevresindeki parsellere, davacıların parselinin dahil olmadığı, davacıların parselinin daha önceki farklı planlarla kültürel tesis alanına alındığı, dava konusu plan değişikliklerinin davacıların maliki olduğu parseli kapsamadığı, bu nedenle dava açmakta meşru ve güncel bir menfaatlerinin olmadığı, İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Plan notlarında maliki oldukları parsel açısından da düzenleme yapıldığı, dükkanlarının bulunduğu parsellerinin sosyal kültürel tesis alanına alınırken, özel amaçlı kar sağlama amacıyla uyuşmazlık konusu parselin kentsel ve bölgesel iş merkezi alanına alındığı, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, üzerindeki … İş Hanında davacılara ait bağımsız bölüm bulunan ve … onay tarihli … ve Çevresi 1/5000 ölçekli … Planı ve 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planında sosyal ve kültürel tesis alanında kalan … ada, …parsel sayılı taşınmazın kuzeydoğusunda bulunan alanın, dava konusu imar planı değişiklikleri ile belediye hizmet alanı ve meydan alanından, kentsel ve bölgesel iş merkezi alanına alındığı anlaşılmıştır.
Davacılara ait taşınmazın dava konusu imar planı değişikliklerinin onama sınırı dışında kaldığı, ancak uyuşmazlık konusu imar planı değişiklikleri sonucu önerilen kullanım kararlarının yalnız değişikliğe konu edilen parselleri etkilemediği, niteliğine göre çevresi için olumlu ya da olumsuz etkilerinin bulunduğu, bu nedenle imar planı değişikliklerine karşı açılan davada aranan menfaat bağını mülkiyet bağı ile sınırlamamak gerektiği, uyuşmazlık konusu mekansal alan bir bütün halinde incelendiğinde, davacıların bağımsız bölümünün bulunduğu taşınmazın plan değişikliği onama sınırı dışında kalmakla beraber, plan değişikliğinin gerçekleştiği mekansal alanla birlikte, aynı meydan projesi kapsamında yer aldığı, bu haliyle davacılara ait taşınmazla, plan değişikliğine konu taşınmazların yakın etkileşim içerisinde bulunduğu, uyuşmazlık konusu alanın kentsel ve bölgesel iş merkezi alanına alınmasına ilişkin dava konusu plan değişikliklerinin, üzerinde iş hanı bulunan davacılara ait parseli etkileyeceği açıktır. Bu durumda, iptali istenen imar planı değişikliği ile davacılar arasında menfaat bağının bulunduğu, bu haliyle davacıların dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, işin esasının incelenmesi gerekirken, davanın reddine yönelik mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, davacıların dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Emlak İstimlak Müdürlüğünün … tarihli, …-Ç sayılı yazısıyla; uyuşmazlık konusu alanda yürütülen 18000 m2 büyüklüğündeki … Sinan Meydan Düzenleme Projesi kapsamında kalan … ada, …, …, ..., …, …, …, …, …, …, …, … ve … parsel sayılı taşınmazlarda ticari faaliyet gösteren esnafın olumsuz etkileneceği, bu parsellerin kamulaştırılmasının belediyenin kamulaştırma bütçesini aşacağı belirtilerek, bu parsellerde ticari faaliyet gösteren esnafların, mülkiyeti … Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olan … ada, … parsel sayılı taşınmaza taşınabilmesi için imar planı değişikliğinin yapılması hususunun … Büyükşehir Belediye Başkanlığı Emlak Yönetimi Dairesi Başkanlığına bildirilmesi üzerine dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği onaylanmıştır. … onay tarihli … Meydanı ve Çevresi 1/5000 ölçekli Revizyon … İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planında belediye hizmet alanı ve meydan alanında kalan uyuşmazlık konusu … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bir kısmı ve komşuluğundaki parseller ile bir kısım tescil dışı alan, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile kentsel ve bölgesel iş merkezi alanına alınmıştır. … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan … İş Hanındaki …, … ve … sayılı bağımsız bölümlerin maliki olan davacılar tarafından, üzerinde dükkanlarının bulunduğu taşınmazları 2006 yılında sosyal ve kültürel tesis alanına alınmış iken, taşınmazlarının kuzeydoğusunda bulunan uyuşmazlık konusu alanın özel amaçlı kar sağlama amacıyla iş merkezi alanına alındığı iddialarıyla dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırılı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır.
İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Davacı ile iptali istenilen idari işlem arasında kurulabilecek bir ilişki veya ilgi, menfaat ihlali koşulunun varlığı için yeterlidir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Bu ilişki uyuşmazlığın niteliğine göre bazen mülkiyet hakkından, bazen çevre hakkında bazen komşuluk hukukundan doğabilmektedir. Ayrıca, menfaatin kişisel menfaat sayılabilmesi iptali istenilen işlemin doğrudan doğruya davacı hakkında alınmasını gerektirmemektedir. Çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını ilgilendiren konularda dava açma ehliyetinin bu durum göz önünde bulundurulmak suretiyle belirlenmesi gerekir.
Sonuç olarak; idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken haklarına göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Uyuşmazlığın niteliğine göre vatandaş veya belde sakini sıfatıyla da iptal davası açılabilmenin hukuken olanaklı olduğu, ticari kar ve ekonomik menfaat kavramlarının da ehliyet kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, üzerindeki … İş Hanında davacılara ait bağımsız bölüm bulunan ve … onay tarihli … Meydanı ve Çevresi 1/5000 ölçekli Revizyon … İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planında sosyal ve kültürel tesis alanında kalan … ada, … parsel sayılı taşınmazın kuzeydoğusunda bulunan alanın, dava konusu imar planı değişiklikleri ile belediye hizmet alanı ve meydan alanından, kentsel ve bölgesel iş merkezi alanına alındığı anlaşılmıştır.
Davacılara ait taşınmazın dava konusu imar planı değişikliklerinin onama sınırı dışında kaldığı, ancak uyuşmazlık konusu imar planı değişiklikleri sonucu önerilen kullanım kararlarının yalnız değişikliğe konu edilen parselleri etkilemediği, niteliğine göre çevresi için olumlu ya da olumsuz etkilerinin bulunduğu, bu nedenle imar planı değişikliklerine karşı açılan davada aranan menfaat bağını mülkiyet bağı ile sınırlamamak gerektiği, uyuşmazlık konusu mekansal alan bir bütün halinde incelendiğinde, davacıların bağımsız bölümünün bulunduğu taşınmazın plan değişikliği onama sınırı dışında kalmakla beraber, plan değişikliğinin gerçekleştiği mekansal alanla birlikte, aynı meydan projesi kapsamında yer aldığı, bu haliyle davacılara ait taşınmazla, plan değişikliğine konu taşınmazların yakın etkileşim içerisinde bulunduğu, uyuşmazlık konusu alanın kentsel ve bölgesel iş merkezi alanına alınmasına ilişkin dava konusu plan değişikliklerinin, üzerinde iş hanı bulunan davacılara ait parseli etkileyeceği açıktır. Bu durumda, iptali istenen imar planı değişikliği ile davacılar arasında menfaat bağının bulunduğu, bu haliyle davacıların dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, işin esasının incelenmesi gerekirken, davanın reddine yönelik mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, davacıların dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi İstanbul … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/02/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.