Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/7571 E. , 2023/1941 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- ...İnsan Kaynakları Danışmanlık Eğitim Turizm Gıda Limited Şirketi
2.... Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2015 hesap yılında terapi, psikolojik danışmanlık, eğitim hizmetleri kapsamında yapmış olduğu hizmetlere ilişkin hizmet bedeli üzerinden %18 katma değer vergisi oranı uygulaması gerekirken %8 oran uygulanarak düşük katma değer vergisi hesapladığından bahisle inceleme raporuna istinaden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle resen tarh edilen 2015/1, 2, 4, 5, 6, 8 ve 9. dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu 213 sayılı Kanun'un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrası onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlığın vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin kısmına münhasır hale geldiği, davacı şirketin başvurusu üzerine Sağlık Bakanlığınca verilen … tarih ve … sayı "Psikolojik Danışma Merkezi" konulu cevabi yazıda Bakanlık mevzuatında tanımlanan sağlık kuruluşları arasında sağlık danışmanlığı,...özel psikolojik danışma merkezi adı altında tanımlanmış sağlık kuruluşu bulunmadığı, Bakanlıkça bu merkezlere ruhsat verilmediği hususu Anayasanın 73. maddesi ile vergilendirmede eşitlik ilkesi birlikte dikkate alındığında, davacı tarafından dosyasına ilgili Bakanlıklar nezdinde alınmış herhangi bir izin sunulamadığı, bu haliyle de davacı tarafından faturalandırılan mal teslimi ve hizmet ifasına ilişkin Katma Değer Vergisi Oranlarına İlişkin 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının ekli (II) sayılı Listenin B/21 maddesinde tanımlanan mal teslimi ve hizmet ifasından bahsedilemeyeceğinden beyanlara intikal ettirilen mal teslimi ve hizmet ifası için genel katma değer vergisi oranının uygulanması gerektiği anlaşıldığından, resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, tarh edilen verginin tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarına yönünden ise tekerrüre esas alınan cezanın 2014/5 dönemine ait 03/11/2014 tarihinde kesinleşen 25,52 TL tutarındaki vergi ziyaı cezası olduğu anlaşıldığından vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümleri uygulanması nedeniyle artırılan kısımların tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezası tutarını her bir dönem için (25,52 TL) aşmaması gerektiğinden her bir dönem için cezanın artırılan 25,52 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, 25,52 TL'lik kısmını aşan kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI :
Davacı vekili tarafından, müvekkil şirket bünyesinde istihdam edilen ve kanun ve yönetmelikler ile Sağlık Bakanlığı meslek mensupları arasında sayılan klinik psikolog ve uzman psikologlar tarafından insan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri verildiği, insan veya hayvan sağlığına yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin %8 oranda katma değer vergisine tabi olduğu, ifa edilen hizmetin % 8 KDV oranına tabi olduğu açık iken % 18 KDV oranı uygulanarak cezalı vergi tarhiyatı yapılmasının haksız olduğu, müvekkil şirketin her nevi psikolojik danışmanlık merkezleri, kurumsal insan kaynakları merkezleri kurmak kurdurmak, işletmek, danışmanlık hizmetleri vermek, kişilik testleri envanter ve değerlendirme merkezi araçları kullanımını, gelişim merkezi araçları kullanımı, beyin egzersizleri yöntemleri uygulamaları yapmak, gerekirse psikiyatristlerden ve nöroloji uzmanlarından konsultasyon almak üzere kurulduğu, şirket bünyesindeki psikolojik danışmanlık merkezlerinde gerçekleştirilmiş olan psikolojik danışmanlık ve terapi hizmetlerinin tamamı insan ve ruh sağlığını korumaya yönelik koruyucu hekimlik, teşhis, tedaviye yardımcı ve rehabilitasyon hizmeti olduğu, şirket tarafından diğer yetkili kurumlara müracaat edilerek gerekli izinler ve ruhsatlar alındığı, yine Ticaret Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’na da gerekli bildirimler yapıldığı, şirket hakkında vergi incelemesi yapan inceleme elemanının insan sağlığı ve koruyucu hekimlik alanında bir bilgi sahibi olmadığı, ikmalen yerine resen tarhiyat yapılmasının açıkça hukuka aykırı olduğu, uzman yada bilirkişi incelemesi yaptırılması, yetkin kurum ve kuruluşlardan görüş alınması gerektiği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısımların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısımların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Kararın cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmı yönünden; Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 25/04/2022 tarih ve E:2018/5603, K:2022/2859 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Kararın vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artılan kısmı yönünden; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.