Esas No
E. 2023/4445
Karar No
K. 2023/6240
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

8. Hukuk Dairesi

E. 2023/4445 K. 2023/6240 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/4445, K. 2023/6240, T. 29.11.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4445
Karar No
2023/6240
Karar Tarihi
29.11.2023
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

8. Hukuk Dairesi         2023/4445 E.  ,  2023/6240 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 1988/3 E., 2016/24 K.

...

...

...

KARAR: Ret- Kısmen kabul

...

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ... ve müdahil davacı ... ...'ın davalarının reddine, davacılar Hazine ve ...'in davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı gerçek kişiler vekili ve davacı Hazine vekili ile davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 23 parsel ... 17.625,00 metrekare, 32 parsel ... 14.000,00 metrekare, 33 parsel ... 5.000,00 metrekare, 34 parsel ... 223,125,00 metrekare, 35 parsel ... 112,375,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, 1/2 şer hisse ile ... ve ... tarihinde; 72 parsel ... 705 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ise ... adına 1955 tarihinde tespit edilmiş, yapılan itirazlar nedeniyle Tapulama Mahkemesi'nce tespit tutanaklarının usulüne uygun düzenlenmediği gerekçesiyle Kadastro Müdürlüğü'ne iadesine karar verilmesi nedeniyle, 1985 - 1986 yıllarında ilk tespit malikleri adına yeniden tespit yapıldıktan sonra, itirazlar üzerine son olarak 24.12.1985 tarihli komisyon kararı ile taşınmazların davalılar (22 kişi ) adına tespitine karar verilmiştir.

2.Davacı ... asıl ve birleşen dava dosyalarına sunduğu dava dilekçelerinde; ... 23, 32, 33, 34, 35 ve 72 parsel ... taşınmazlara ilişkin 29.06.1949 tarihli ve 60 - 62 sıra numarasında kayıtlı tapu kayıtlarının bulunduğunu, eski tespit malikleri olan ... ve ... ...’nin dava konusu taşınmaz hakkında lehine feragatları olduğunu, zilyetliğin uzun süreler öncesine dayandığını, taşınmazların 1954 tarihinden beri nizalı olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

3.Davacı Hazine vekili asıl ve birleşen dava dosyalarına sunduğu dava dilekçelerinde; ... Köyü 23, 32, 33, 34, 35 ve 72 parsel ... taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını, ayrıca davalılar adına yüz dönümden fazla taşınmaz tescil edildiğini ileri sürerek, taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

4.Davacı ... asıl ve birleşen dava dosyalarına sunduğu dava dilekçelerinde; ... Köyü 23, 32, 33, 34, 35 ve 72 parsel ... taşınmazların uzun yıllardır kendisinin ve atalarının zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, taşınmazların adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

5.Müdahil davacı ... ... müdahale dilekçesinde; ... parsel ... taşınmazın uzun yıllardır kendisinin ve dedesi ... ile babası ...'ın zilyetliğinde olduğunu, ayrıca Mayıs 1988 tarih 7 cilt 73 sayfa 15 nolu tapu kaydı ile Ağustos 311 tarih 8 nolu tapu kayıtları kapsamında kaldığını ileri sürerek, taşınmazların adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında 21/10/2002 tarihli celsede, davacı ... 'in bildirmiş olduğu 1949 tarih 60 ve 62 nolu tapu kayıtlarına dayandığını beyan etmiştir.

II. CEVAP

Bir kısım davalılar asıl ve birleşen dosyalarda verdikleri cevaplarnıda; dava konusu taşınmazları, ilk tespit maliklerinden 1955 tarihli senetle satın aldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ...'ın zilyetlik iddiasıyla dava açtığı, ancak dava konusu taşınmazlara ne kendisinin ne de atalarınım dava konusu taşınmazlarla bir ilgisinin olmadığının, tapunun... ve 41 parseller ile bunların batısını kapsadığının ve zaten söz konusu tapu kaydının ... mahallesi 39, 40 ve 41 parsellere revizyon gördüğünün anlaşıldığı, 62 nolu tapu kaydının ise davalı 35 parsele uyduğu, ancak tapu kaydının değişebilir ve genişlemeye elverişli sınırlara sahip olduğu, bu sebeple miktar itibariyle uygulanması gerektiğinden bu hususta teknik bilirkişiden ek rapor alındığı, teknik bilirkişi raporunda B ile gösterilen alanın tapu kaydı kapsamında kaldığı, davacının bu alan yönünden davasında haklı olduğu, 35 parselin geri kalan kısmında ve diğer davalı taşınmazlarda davacı ...'nın ve atalarının zilyetliğinin bulunmadığı, bu sebeple diğer parseller yönünden davasını ispat edemediği; dava konusu 23, 72 ve 34 parsellerin özel mülkiyete konu olabilecek ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu, söz konusu taşınmazlara kadastro tespitinden önce ... soyadlı şahısların en az 20 yıldır zilyet oldukları, kadastro tespitinden sonra davalılara satıldığı, satıştan itibaren davalıların zilyet oldukları, her ne kadar davacı taraf yapılan 1955 tarihli satış senedinin geçerliliğine itiraz etmiş ise de taşınmazların tapusuz oldukları, bu nedenle satışın ve zilyetlik devrinin şekle tabi olmadığı ve her türlü delille ispatının mümkün olduğu ve satış ve zilyetlik devri olgusunun mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile ispat edildiği, kaldı ki kadastro tespiti tarihinde zaten ... soyadlı şahısların taşınmazların mülkiyetini kazanmış oldukları, bu sebeple davacı tarafın bu yöndeki itirazının itibar edilebilir nitelikte olmadığı, kadastro tespiti tarihinde aynı kadastro sınırları içerisinde her bir taşınmazda zilyetlik yoluyla belgesizden 100 dönüme kadar iktisabın mümkün olduğu, çekişmeli 23 ve 72 parsellerin 100 dönüm sınırı içerisinde kaldığı, bu sebeple tamamının davalılar adına tescilinin gerektiği; ancak 34 parselin 100 dönümden fazla olduğu, söz konusu 34 parselin davalılar adına kayıtlı olan ve 20 dönüm miktarı içeren 16 nolu vergi kaydı kapsamında kaldığı dikkate alınarak teknik bilirkişi raporunda C ve D harfleri ile gösterilen toplam 120 dönümlük alanın davalılar adına tescilinin gerektiği; geri kalan ve teknik raporda E harfi ile gösterilen alanın ise 3402 ... Kadastro Kanununun 18. Maddesi uyarınca Hazine adına tescilinin gerektiği, her ne kadar 2015 yılında yapılan keşifte mahalli bilirkişilerce çekişmeli 32 ve 33 parsellerin davalılar tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığı beyan edilmiş ise de 2002 yılında yapılan keşifte davalıların ve ... soyadlı şahısların taşınmazları sadece hayvan otlatmak suretiyle kullandıklarının beyan edildiği, söz konusu bu durumun ziraat bilirkişi raporuyla da desteklendiği, bu itibarla taşınmazların tarla olarak kullanımının kadastro tespitinden daha sonraki bir tarihte başladığı, bu sebeple itibar edilebilir olmadığı, kadastro tespiti zamanında davalıların taşınmazı satın aldıkları ... soyadlı şahısların sadece hayvan otlatmak suretiyle olan kullanımının ekonomik amaca uygun zilyetlik olmadığı ve taşınmazın mülkiyetini kazanmaya el verişli olmadığı, ayrıca her ne kadar 2002 tarihli keşifte davalılar adına kayıtlı 19 nolu tahrir kaydının çekişmeli 32 ve 33 parsellere uyduğu mahalli bilirkişilerce beyan edilmiş ise de, bu beyanlarının soyut nitelikte olduğu, komşu parsel kayıtları ile doğrulanmadığı, kayıtta okunan ... ile Meydan yolunun komşu kayıtları ile karşılaştırıldığında zemine uymadığı, bu nedenle tahrir kaydının davalı taşınmazlara uyduğunun kabul edilebilir olmadığı, taşınmazların 3402 Kadastro Kanununun 18 inci maddesi uyarınca Hazine adına tescilinin gerektiği gerekçeleriyle, davacı ... ve müdahil davacı ... ...'ın davalarının reddine; davacılar Hazine ve ...'in davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine,... mahallesi 32 ve 33 parsel ... taşınmazların kadastro tutanaklarının ve komisyon kararlarının iptali ile taşınmazların ham toprak vasfı ile davacı Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline; 23 ve 72 parsel ... taşınmazların kadastro tutanağının ve komisyon kararının iptali ile taşınmazların kadastro tutanağındaki diğer bilgiler aynı kalmak kaydıyla taşınmazların tamamı 348, 828, 480 pay kabul edilerek davalıların veraset ilamındaki hisseleri oranında adlarına tapuya kayıt ve tesciline; 35 parsel ... taşınmazın kadastro tutanağının ve komisyon kararının iptali ile taşınmazın kadastro tutanağındaki diğer bilgiler aynı kalmak kaydı ile 26.02.2016 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen alanın 35 parselden tefriki ile aynı ada son parsel numarası verilerek resen düzenlenmiş olan veraset ilamındaki payları oranında davacı ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan ve teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen alanın 35 parsel olarak taşınmazın tamamı 348.828.480 pay kabul edilerek davalıların veraset ilamındaki hisseleri oranında adlarına tapuya kayıt ve tesciline; 34 parsel ... taşınmazın kadastro tutanağının ve komisyon kararının iptali ile taşınmazın kadastro tutanağındaki diğer bilgiler aynı kalmak kaydı ile 26.02.2016 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda E harfi ile gösterilen alanın 34 parselden tefriki ile aynı ada son parsel numarası verilerek davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan ve teknik bilirkişi raporunda C ve D harfleri ile gösterilen alanların 34 parsel olarak taşınmazın tamamı 348.828.480 pay kabul edilerek davalıların veraset ilamındaki hisseleri oranında adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı gerçek kişiler vekili ve davacı Hazine vekili ile davalı ... ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesine özetle; dava konusu taşınmazların vekil edenleri olan davacılara dedeleri ... 'ten intikal ettiğini, taşınmazların tümünün 62 numaralı tapu kaydı kapsamına kaldığını, bu tapu kaydının çok geniş sınırları kapsadığını ve sınırlarının sabit olduğunu, 32 ve 33 parsel ... taşınmazların ziraat raporu ile sabit olduğu üzere ham toprak olmadığını, davacılar ve murislerinin 1930 - 1950 yıllarında zorunlu iskana tabi tutulduklarını, bu durumda iradi terkin söz konusu olmadığını, Erciş Kadastro Mahkemesi’nin 1988/2 Esas ... dosyasında davalıların zilyet olmadığının kabul edildiğini, her iki dosyanın taraflarının ve hukuki sebebinin aynı olduğunu, davalıların dayandığı satış senedinin sahte olduğunu, satıcı olarak yer alan ... 'nın senedin düzenlendiği tarihten önce öldüğünü, bu durumun nüfus kayıtları ile de doğrulandığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2.Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesine özetle; dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, Ermenilerden kaldığını, zilyetlik süresinin dolmadığını, komşu parsel tutanakları ile denetleme yapılmadığını, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının taraflı olduğunu, bilirkişi raporlarının bilimsel verilerden uzak olduğunu, tutanak bilirkişilerinin dinlenmediğini, senetsiz araştırmasının yapılmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesine özetle; dava konusu 35 parsel ... taşınmazın, 62 numaralı tapu kaydına dayanılarak davacılar adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı adına zilyetlik şartlarının oluşmadığını, 1930 senesinde Erciş ilçesinde gerçekleşen ve Zilan isyanı olarak geçen olayın, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgeyle ilgili olmadığını, bu hususunun araştırılması ve belgelendirilmesi gerektiğini belirterek,ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu 14, 17 ve 20 nci maddeleri,

3.Değerlendirme

1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına ve hüküm fıkrasında dağıtılan toplam pay ve paydaşlara isabet eden paylar yazılırken, farklı anlamaya neden olacak şekilde, basamaklar arasına ( . ) nokta işareti yerine, ( , ) virgül işareti konulmasının mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün olan maddi hata niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, dava konusu ... 72, 32, 33 ve 34 parsel ... taşınmazlar yönünden temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, tarafların bu parseller hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalı ... ... ve arkadaşları vekili ile davacı Hazine vekilinin, dava konusu ... parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, davacı ...'in dayandığı 1949 tarihli ve 62 nolu tapu kaydının, dava konusu 35 parsele uyduğu, ancak tapu kaydının değişebilir ve genişlemeye elverişli sınırlara sahip olması nedeniyle miktar itibariyle uygulanması gerektiği, teknik raporda B harfi ile gösterilen alanın tapu kaydı kapsamında kaldığı, davacının bu alan yönünden davasında haklı olduğu, 35 parselin geri kalan kısmında ve diğer dava konusu taşınmazlarda davacı ... ve atalarının zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle, 35 parsel ... taşınmazın kadastro tutanağının ve komisyon kararının iptali ile taşınmazın kadastro tutanağındaki diğer bilgiler aynı kalmak kaydı ile 26.02.2016 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen alanın 35 parselden tefriki ile aynı ada son parsel numarası verilerek davacı ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan ve teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen alanın 35 parsel olarak davalılar adına tesciline karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.

Şöyle ki; Dava konusu 35 parsel ve haklarında onama kararı verilen diğer taşınmazlar hakkında ilk defa 1954 tarihinde kadastro tutanağı düzenlendiği, ancak kadastro tutanaklarında muhtar olarak imzası bulunan ... ...' nin aynı zamanda tutanaklarda tespit maliki olması nedeniyle tutanakların usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verildiği ve bunun üzerine usulüne uygun olarak 1985 yılında yeniden kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmakta olup, buna göre 766 ... Tapulama Kanunu' nun 14, 17 ve 47' nci maddeleri uyarınca taşınmazlar hakkındaki kadastro tespitinin 1985 yılında yapıldığının kabulü gerekmektedir.

Yargılama sırasında, 23.05.2002 tarihinde mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilere, davacı ...' in dayandığı 62 nolu tapu kaydının sınırları sorulduğunda, tapu kaydının kapsamının ... sınırları kapsamında kaldığını belirttikleri; keşif sonrası alınan teknik bilirkişi raporunda da, 62 nolu tapu kaydının mevki ve hudutları itibari ile dava konusu taşınmaza uymadığının, dava konusu yerden ve yerlerden tahminen 10 km ilerideki ... Köyü hudutlarındaki yerleri okuduğunun, ... Köyü hududunun da ... Köyünün batısındaki ... ilçesinin en son köyü olduğunun ve dava konusu taşınmazların ise ... Köyünün doğusundaki ... Köyündeki taşınmazlar olduğunun belirtildiği; yine, 62 nolu tapu kaydının ... Köyünde yer alan 33 ve 34 parsel ... taşınmazları kapsadığı gerekçesiyle verilen hükmen tescil kararının bulunduğu ve ayrıca, dava konusu taşınmazlarla birlikte aynı tarihli komisyon kararıyla tespiti yapılan taşınmazlara ilişkin dava dosyalarında da 62 nolu tapu kaydının kapsadığı alanın dava konusu taşınmazların bulunduğu mevkiide bulunmadığının belirlendiği anlaşılmaktadır.

Buna göre; davacı tarafın dayandığı 62 nolu tapu kaydının, dava konusu 35 parsel ... taşınmazı kapsamadığı dosya kapsamıyla sabit olduğu halde, İlk Derece Mahkemesince, yanılgılı değerlendirme sonucu, çekişmeli taşınmazın, davacı tarafın 62 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, yapılan keşifler, keşiflerde alınan beyanlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın dayandığı 62 nolu tapu kaydının, dava konusu 35 parsel ... taşınmazı kapsamadığı ve taşınmazın zilyetliğinin davalılarda bulunduğu gözetilerek, davalıların dayandıkları vergi kaydının yöntemince uygulanması suretiyle taşınmaza uyup uymadığı belirlendikten sonra, kadastro tespitinin yukarıda açıklandığı üzere 1985 yılında yapıldığı ve davalıların, bu tarihte yürürlükte bulunan 1617 ... Toprak ve Tarım Reformu Öntedbirleri Kanunu' nun 20' nci maddesine göre daha lehe olması nedeniyle uygulanması gereken 3402 ... Kadastro Kanunu' nun 14 ncü maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla belgesizden aynı çalışma alanında edinilebilecekleri 100 dönüm miktarındaki taşınmazı 34 parselden edindikleri dikkate alınmak suretiyle, vergi kaydının uyduğunun belirlenmesi halinde vergi kayıt miktarı kadar yerin davalılar adına, kalan kısmın ise Hazine adına; vergi kaydının uymadığının belirlenmesi durumunda ise taşınmazın tamamının Hazine tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün, 35 parsel ... taşınmaz yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Taraf vekillerinin, dava konusu ... ve 34 parsel ... taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller yönünden hükmün ONANMASINA,

Davalı ... ... ve arkadaşları vekilinin ve davacı Hazine vekilinin, dava konusu ... 35 parsel ... taşınmaz hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsele ilişkin hükmün 6100 ... Kanun' un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... HUMK' un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

3402... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, Taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

29.11.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog