11. Hukuk Dairesi

Davacı vekili Taraflar arasındaki yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 31.01.2006 tarihine kadar müvekkilinin ortağı ve müdürü olduğunu, davalının ikrarını havi tutanakla sabit olduğu üzere sahte fatura kullanmak suretiyle vergi suçu işlediğini, vergi idaresince müvekkiline 2008-853/33 sayılı raporla 10.814,55 TL özel usulsüzlük cezası, 65.154,89 TL Katma Değer Vergisi (KDV) farkı ve vergi cezası, 2008/853/34 sayılı raporlarda 6.026,97 TL özel usulsüzlük cezası, 34.880,56 TL KDV farkı ve vergi cezası tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin 152.080,00 TL zarara uğratıldığını ayrıca bu cezalara binaen vergi dairesince müvekkilinin banka hesaplarına haciz ve tedbir uygulandığını, ödeme dengesi bozulan müvekkilin bankadan kredi kullanmak ve yüksek faiz ödemek zorunda kaldığını, müvekkili aleyhine yapılan icra takiplerinde de faiz, masraf ve vekâlet ücreti ödediğini, bu şekilde finansman zararına uğradığını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL reel, 1.000,00 TL maddi finansal zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 166.683,66 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sahte faturadan haberinin olmadığını, müvekkilinin müdürlük yaptığı dönemde diyaliz merkezinin sorumluluğunun uzman hekime bırakıldığını, şirket adına yapılan tüm işlemlerde diğer ortakların bilgisinin olduğunu, vergi ceza ve tahakkuklarına karşı yasal yollara başvurmayan davacının zararın oluşumuna ve zararın artmasına sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Dairemizin 21.01.2016 tarih, 2015/465 E. ve 2016/14 K. sayılı karar ile davanın yöneticinin sorumluluğuna dayalı tazminat davası olduğu ve uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi gerektiğine yönelik ilk bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 22.01.2018 tarih, 2016/6240 E. ve 2018/492 K. sayılı karar ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda 25.008,85 TL vergi, 76.526,55 TL ceza üzerinden davacı şirket ile vergi idaresinin uzlaştığı, davacı şirketin gecikme zammı ile birlikte 166.683,66 TL vergi ve ceza ödediği, bunlardan davalının sorumlu olduğunun belirtildiği; ancak davalı, uzlaşma ve anılan vergi ve cezaların vergi dairesine ödendiği tarihte davacı şirketin müdürlüğünden ayrıldığından sadece kendisinin sebebiyet verdiği zararlardan sorumlu olduğu, bu durumda, anılan sahte fatura kullanımı olmasaydı dahi şirketçe ödenmesi gereken vergi aslı ile vergi ve cezaların vergi dairesine geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zamlarından davalının sorumlu olmadığı gözetilip bu hususta bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir bilirkişiden rapor alınarak sadece davalı şirket müdürünün sebep olduğu zararların tahsiline hükmedilmesi gerekirken davanın tümüyle kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 22.01.2019 tarihli bilirkişi raporuyla şirketin sahte fatura kullanmadan dolayı vergi incelemesine tabi tutulduğu, alınan faturalarda belirtilen malzemelerin alınıp alınmadığı konusunda vergi raporlarında kaydı-envanter yapılmadığı için malzemenin gerçekte alınıp alınmadığının kontrolünün yapılamadığı ve alınmış gibi kabul edilerek sadece indirilecek KDV yönünden ret işlemi yapıldığı, çıkan vergi aslı ve cezaların tamamının özel usulsüzlüklerin faturalardaki indirilecek KDV'ler ile ilgili olduğu, tahakkuk tarihi itibarı ile şirket nakit durumu tespiti yapılamadığından, söz konusu cezaların tahakkuk düzenleme tarihinde ödeme imkanının tespit edilemediği, sahte fatura kullanma olayında müdürün sorumlu olduğu, ödemelerin tamamının resmi kurum aracılığı ile yapılması gerektiği halde yapılmadığı, sahte fatura kullanılması sonucu şirket hakkında vergi cezasına hükmedilmesinin davalının kusuru dahilinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairemizin 04.04.2023 tarihli ve 2022/1912 E., 2023/2055 K. sayılı kararıyla 22.01.2018 tarihli bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, Mahkemece alınan bilirkişi raporunun bozma ilamında belirtilen araştırmayı içermediğinden uyulan bozma ilamında değinilen hususlarda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davacı vekili; cezanın sebebinin davalının kusurlu eylemi olduğunu, böyle bir ceza tahakkuk ettirilmese müvekkilinin uzlaşmaya gitmeyeceğini, ödeme güçlüğüne de düşmeyeceğini, davalının yönetici olduğu dönemde davalının ikrarını içeren tutanakla da sabit olduğu üzere sahte fatura kullanılmak suretiyle vergi suçu işlendiğini, gecikme faizinin sebebinin davalının sahte fatura kullanması sonucu oluşan ceza soruşturması olduğunu, müvekkilinin ödemelerini ve çeklerini zamanında ödeyemediğini, bu nedenle icra takiplerine maruz kaldığını, Sosyal Güvenlik Kurumundan olan hakedişlerine haciz konulduğunu, öngörülmedik bu ödemelerin finansmanını piyasadan borç almak ve banka kredisi kullanmak sureti ile sağlamaya çalıştığını, alınan krediler ve icra takipleri nedeni ile bankalara ve takip alacaklılarına alacağın yanı sıra ticari faiz ve vekalet ücreti ödemek zorunda kaldığını,Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 2021/3573E., 2022/8226 K. sayılı emsal kararı da nazara alınarak karar düzeltme talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde sahte faturalar kullanmak suretiyle davacı şirketi vergi cezası ödemek zorunda bıraktığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309 uncu, 336 ncı ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, Alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap