9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/9600 E. , 2023/7386 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümle sınırlı olduğu görülmüştür. Sanığın, İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden; anılan hükme yönelik istinaf kanun yoluna başvurmaması nedeniyle hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, bu suçtan kurulan hükümle ilgili temyiz incelemesi yapılmamıştır.
Sanık müdafiinin, İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun hükümdeki mahkûmiyet kısmının çıkarılarak yerine atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelen temyiz istemi yönünden; beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmayan temyiz talebinde hukuki menfaati bulunmadığından, vakî temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince tehdit suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Seydişehir. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/373 Esas, 2023/11 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,
b)Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına,
c)Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2023/572 Esas, 2023/523 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından kurulan hükümler yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden ise 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanarak duruşma açılmaksızın hüküm fıkrasındaki mahkumiyete ilişkin kısım çıkarılarak yerine "sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın mağdureyi odaya götürüp kapıyı kilitledikten sonra istismar eylemini gerçekleştirmesi karşısında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluştuğunun kabulü gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ile Müdafiinin Temyiz İstemi
Suçlamaların iftira olduğuna, mağdurenin annesinin sanığı aldatması nedeniyle sanığın boşanma kararı alması üzerine mağdurenin bu şekilde iftira attığına, mağdurenin halasının yanından döndükten sonra bu şekilde isnatlarda bulunduğuna, şikayet tarihi ile iddia edilen olay tarihi arasında 14 aylık bir zaman diliminin bulunduğuna, mağdure ile annesinin uzunca bir süre suç duyurusunda bulunmamasının ve aynı evde kendisiyle yaşamaya devam etmesinin kabul edilebilir olmadığına, sanığın mağdurenin telefonuna bir defa müstehcen içerikli bir mesaj geldiğini görüp kızdığına, bu nedenle de iftira atılmış olabileceğine, İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm kaldırılarak sanığın beraatine yazılması gerekirken esastan ret yazılmasının hatalı olduğuna, çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümde yetersiz gerekçeyle temel cezanın teşdiden belirlendiğine, takdiri indirim hükmünün her olayda sanıklar için uygulanması söz konusuyken sanık hakkında uygulanmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.İlk Derece Mahkemesi, "...sanığın mağdurun üvey babası olduğu, tam olarak tarihi belli olmamakla birlikte 2021 yılı Temmuz ayında birden fazla kez mağduru evin odasına götürüp kapıyı da dışarıdan açılmayacak şekilde önüne kıyafet sıkıştırarak kapatıp mağdura herhangi bir organ yada sair cisim sokmaksızın mağdurun cinsel organına ve göğsüne dokunduğu, kendi cinsel organını mağdurun cinsel organına sürttüğü, mağduru dudağından, göğsünden, mağdurun bağırması ve tepki göstermesi üzerine mağdurun boğazını sıkarak mağdura engel olmaya çalıştığı ve mağdura yönelik 'annene veya bir başkasına anlatırsan seni de anneni de öldürürüm, bunlar sana ters tepki yapar haberin olsun, ... benim sabrımı zorlama bak orana buran değdiriyoruz veya sürtünüyoruz bilmem ne ediyoz daha içine sokmuş değilim, ben seni sikmeyince garnına sıpa katmayınca mı böyle davranıyon' şeklinde tehdit ve 'amına soktuğum' şeklinde hakaret içerikli sözler söylediği, her ne kadar sanığın alınan savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ise alınan mağdur beyanı, ses kayıtları, kriminal raporu ve tüm dosya kapsamında sanığın beyanlarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılmakla..." şeklindeki kabulüyle sanığın çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından mahkûmiyetine karar vermiştir.
2.İlk Derece Mahkemesi, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesine göre temel cezayı belirlerken "...suç ve suçun işlenmesindeki sair özellikler, kasta dayalı kusurun ağırlığı, meydana gelen zararın ağırlığı..." şeklindeki gerekçesiyle alt sınırdan iki yıl uzaklaşmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.İlk Derece Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, sanığın mağduru hürriyetini eylemle sınırlı süreyle kısıtladığı nazara alınarak hükümdeki mahkumiyete ilişkin kısım çıkartılarak yerine "sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine" ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan;
Sanığın ise Tehdit Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
1.Sanık müdafiinin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmayan temyiz talebinde hukuki menfaati bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince tehdit suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
B. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan mağdure vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararında, hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.11.07.2011 ve 20.07.2011 tarihlerinde sanık ile mağdure arasında geçtiği ileri sürülen "Orana burana değdiriyoruz, içine sokmuş değilim, ya istemiyorum ya, bağırma bana, buraya gel dedim, hayır, istemiyorum" şeklindeki konuşmalara ait ses kayıtlarının sanığa ait olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilememiş olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı anlaşılmış ise de; olayın intikal şekli, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanları, bu beyanların tanık anlatımıyla doğrulanmış olması karşısında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın 10 yıl olarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinde düzenlenen takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ile müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilerek İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararında, hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Müdafiinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan;
Sanığın ise Tehdit Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ile müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2023/572 Esas, 2023/523 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve sanık ile müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.11.2023 tarihinde karar verildi.