Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/1706
Karar No
K. 2023/2948
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/1706 E.  ,  2023/2948 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2021/1706
Karar No: 2023/2948

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN

(DAVALI): …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
DİĞER DAVALI İDARE: …Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 02/10/2020 tarih ve E:2016/10741, K:2020/8601 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Fatih ilçesi, …Mahallesi, …Mevkii, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanı kapsayan 04.10.2012 tarihli 1/1000 ölçekli Fatih Tarihi Yarımada Kentsel Tarihi Kentsel Arkeolojik Sit Alanı Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmaza getirel kısmen yol alanı kullanım kararının mevcut bir yolun veya planlanan bir yolun devamlılığını sağlamadığı, herhangi bir binaya veya parsele mahreç oluşturmadığı, park alanı fonksiyonunun adanın konut alanı olarak düzenlenen kısmından bağımsız bir şekilde planlanmasının planın bütüncül bir düzenleme teşkil etmesini engellediği, ayrıca planın ulaşım ve sosyal donatı ihtiyacına çözüm getirmekten uzak olduğu, park alanının üst ölçekli plan olan 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmediği, dava konusu uygulama imar planında gösterilmesi de planlama esasları ve şehircilik ilkelerine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin kamu yararı, şehircilik ve planlama ilkelerine uygun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Davalıların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Daire since, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: Temyize konu mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda hatalı saptamaların yapıldığı, söz konusu adanın içinden doğu batı ekseninde geçmekte olan hattın bilirkişi raporunda hatalı olarak yol alanı olarak değerlendirildiği, alanın yol alanı olmadığı ve konut+ticaret alanlarının arka bahçesi niteliğinde olduğu, kamusal bir yol olmadığı ve bu nedenle devamlılığının olmadığı, bu hattın fonksiyon ayırma çizgisi niteliğinde olduğu, bilirkişi raporunda bu kapsamda değerlendirme yapılmadığı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı notlarında ölçek nedeni ile plana aktarılamayan donatı alanlarının 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilebileceğinin düzenlendiği, bu plan notu kapsamında dava konusu uygulama imar planının üst ölçekli nazım imar planına uygun olduğu ileri sürülerek Danıştay Altıncı Daire since verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının park alanına ilişkin kısmının onanmasına, yol alanına ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 02/10/2020 tarih ve E:2016/10741, K:2020/8601 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

İstanbul ili, Fatih ilçesi, … Mahallesi, …Mevkii, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 04.10.2012 tarihli Fatih Tarihi Yarımada Kentsel Tarihi Kentsel Arkeolojik Sit Alanı 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı onaylanmış, anılan uygulama imar planında dava konusu taşınmazın kısmen park alanı kısmen kütle nizam belirlenmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde; nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususuları göstermek ve uyulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır şeklinde tanımlanmıştır. Uygulama imar planı, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır şeklinde tanımlanmıştır. 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 8. alt bendinde, "Koruma amaçlı imar plânı: bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz edilen karanın park alanına ilişkin kısmı yönünden; İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyiz edilen kararın yol alanına ilişkin kısmı yönünden;

Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, planlama bölgesinin yüz ölçüm bakımından küçük parseller üzerinde kümelenmiş yoğun konut dokusu ve birçok tescilli eski eserler ile sivil mimarlık yapısı bulunan bir alan olması hasebiyle plan genelinde yapılaşma oranları belirlenirken kütle çizim yönteminin benimsendiği, tüm parsellerde arka bahçe mesafesi oluşturmak amacıyla bina hattı belirlendiği, arka bahçede bina sınırlarının belirlenmesinin yapı adalarının içinde ortak alan olarak kullanılacak avluların oluşturulmasına yönelik olduğu, bir yandan yapıların sürekliliği sağlanırken, diğer yandan söz konusu süreklilikle avlu çevresinde bir kapalılık oluşturulduğu fakat bu kullanım kararının temyize konu idare mahkemesi kararında hatalı olarak yol alanı olarak değerlendirildiği ve bu şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 1/1000 ölçekli Tarihi Yarımada Fatih Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı notlarının IV-A sayılı maddesinde, "Planda kütle çizilen konut alanlarında plandan ölçü alınarak uygulama yapılacaktır. Planda kütle çizilen adalarda; mevcut parsel büyüklüğü ve anlaşarak birleşen parsellerde asgari 750 m² büyüklüğü sağlayan parsellerde; bu alanlar ve komşuluğu parsellerdeki korunması gerekli kültür varlığı envanterine zarar verici uygulamalardan kaçınmak şartı ile 1/1000 planda öngörülen yapılaşma şartları (irtifa, taban oturumu, toplam inşaat alanı) aşılmaksızın farklı boyut ve şekillerde, blok boy ve ebadları ile şekilleri serbest bir ve birden fazla blok düzenlenerek avan projesine göre ilgili koruma kurulu uygun kararı ile uygulama yapılabilir" düzenlemesine, V-B-2 sayılı maddesinde, bahçe mesafeleri ile ilgili düzenlemelere, V-B-4 sayılı maddesinde ve devamında ifraz ve tevhid koşullarına yer verilmiştir.

Plan notlarında “V-A-7. Yeni Yapılaşmalarda Genel Hükümler” başlığı altında “Planda kütle ile çizilen parsellerde plandan ölçü alınarak uygulama yapılacaktır.” denilmektedir. Tarihi Yarımadanın özgün dokusunun bulunduğu alanlarda ada içinde kütle sınırını belirlemek koruma ilkeleri açısından doğru bir yaklaşımdır. Nitekim taşınmazın bulunduğu bölge sık bir tarihi dokuyu barındırmaktadır. Geleneksel konut alanı dokularının öne çıkarılmasını sağlayıcı irtifa-gabari kısıtlaması getirilmesi, görsel bütünlüğü olumsuz etkileyen yapıların temizlenmesini sağlayıcı plan kararları ve ilkeleri oluşturulmaya çalışılması Tarihi Yarımada'nın özgün dokusuna, alanın nitelik ve özelliklerine uygun bir yaklaşımdır. Plandaki kütle çizimleri incelendiğinde taşınmazın bulunduğu ada içinde yapıların kütlelerinin bir bütünlük içinde ele alındığı görülmektedir. Yapılaşma hakkının kısıtlanması Tarihi Yarımadanın özgün dokusunun korunması adına getirilen birçok kısıtlama gibi daha üstün bir kamu yararı taşımaktadır.

Dava konusu planın "Bahçe mesafeleri" ile ilgili plan notlarında, "V-B-2 Bahçe mesafeleri: Bitişik düzen yapılaşmaya açılacak arsalarda, ön bahçe bırakılma zorunluluğu yoktur. Ancak oluşmuş yeşil doku korunacak ve teşekküle uyulacaktır. Arka bahçe mesafesi, min:3.00 mt'dir. Köşe ve blok başı binalarda arka bahçe bırakılma zorunluluğu yoktur. Yan bahçe mesafesi: aşağıdaki durumlar dışında zorunlu değildir. Parselin yanındaki komşu parsel üzerinde yan bahçesi olmayan ve komşuya bakan yan cephesi pencereli olan bir tescilli bina varsa, tescilli bina cephesi kapatılamaz. Komşu bina ilişkisi ilgili koruma kurulunca değerlendirilecektir." kuralının yer aldığı ve parsele 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında kütle imar verildiği, böylece kütle belirleme ve arka bina hattı çizilerek parselin tamamında yapılaşmanın önlenmek istendiği anlaşılmaktadır. İmar parselinin tamamının yapılaşmasının koruma ilkeleri, şehircilik, planlama esasları ve teknikleri ile kamu yararı yönünden mevzuata aykırılık taşıyacağı tabiidir.

Bu durumda, yapılaşmanın tamamlandığı Fatih ilçesinde imar adalarında arka bina sınırının belirlenmesi ve imar adasında arka bahçe mesafeleri bırakılarak avlu oluşturmaya yönelik planlama yapılmasının planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin yol (arka bahçe) alanına ilişkin kısmının kabulüne, park alanına ilişkin kısmının reddine

2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin, … İdare Mahkemesince … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yol alanına ilişkin (arka bahçe) kısmının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, park alanına ilişkin kısmın ONANMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 21/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.