11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/2924 E. , 2023/6806 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, tasarımın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirket adına 2018/07900-1, 2, 3, 4, 10 sıra numaralı tasarım tescil başvurusuna itiraz ettiğini, ancak YİDK'in 2019/T-469 sayılı kararı ile itirazın reddedildiğini, oysa davalı tasarımlarının müvekkili adına 2016/04635 numaralı tesciller arasında yer aldığını, aynı zamanda bu tasarımların 2016-2017 fiyat kataloğunda, teknik şartnamede ve yine müvekkiline ait TR 2016/03001 sayılı faydalı modele konu olduğunu, davalı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve 2018/07900-1, 2, 3, 4, 10 sıra numaralı tasarımlarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... PVC Yapı ve İnş. Malz. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescil edilen 2018/07900-1, 2, 3, 4, 10 no.lu tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu, davacının 2016/04635/1, 2, 3, 4, 6 nolu tasarımlarını kullanmadığını, contalı sistemin davacının uhdesinde bulunmayıp, değişik firmalarca piyasada yıllardır kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu tasarımların pencere profili tasarımları olduğu, profil tasarımlarında odacıkların, destek sacının, cam çıtasının bulunmasının teknik zorunluluktan kaynaklandığı, profil tasarımlarında YİDK kararının aksine seçenek özgürlüğünün bulunduğu, karşılaştırılan dokümanlar çerçevesinde davaya konu 2018/07900-1, 4, 10 no.lu tasarımların yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığı, 2018/07900/2 ve 3 nolu tasarımların yeni ve ayırt edici niteliğe sahip oldukları, ancak söz konusu ürünlerin tek başına teknik olarak nihai kullanımlarının mümkün olmadığı, çeşitli parçalar ile birleşerek nihai ürün oluşturma amacına matuf ara ürün mahiyetlerinin bulunduğu, profillerin üzerinde bulunan odacık ve çıkıntıların birleşik ürün içerisinde nihai kullanımda dıştan görülebilir nitelikte bulunmadıkları, bu nedenle taraf tasarımlarının ortak ve farklı özellikleri kapsamında yapılan değerlendirmelerden ayrı olarak, bu mahiyetteki herhangi bir tasarımın korunmasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 55 inci maddesi hükmü ve mezkur düzenlemeler uyarınca da mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2019/T-469 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2018/07900-1, 2, 3, 4 ve 10 sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... PVC Yapı ve İnş. Malz. San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin tasarımlarının hem dış görüntüde, hem de iç detaylarda fark yaratan, sektörde kalite çıtasını ön plâna çıkartan, yenilikçi ve ayırt edici niteliklere sahip tasarımlar olduğunu, PVC profil tasarımlarının birleşik bir ürün olmadığını, kıyaslamanın bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yarattıkları genel izlenim itibariyle yapılmasının gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından 2018/07900/2, 3 nolu tasarımların yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduklarının hukuka uygun olarak tespit edildiğini, bu tespite karşın davaya konu 2018/07900/1, 4, 10 nolu tasarımların yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığı tespitlerine yer verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, öte yandan tasarımların normal kullanımda görünebilen tasarımlar olduğunu, aksi yöndeki İlk Derece Mahkemesi kararına iştirak imkanının bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu tasarımın, 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen bileşik ürünü oluşturan parçalardan olduğu, normal kullanım sırasında görünmediği, İlk Derece Mahkemesince bu hususta görüşüne başvurulan ve aralarında üniversitelerin endüstri mühendisliği bölümünden öğretim üyelerinin de bulunduğu uzman bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda tespit edildiği, normal kullanım sırasında görünmeyen bileşik ürün parça tasarımlarının ise anılan Kanun hükmü uyarınca, hiçbir şekilde koruma görmelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... PVC Yapı ve İnş. Malz. San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesine sebep davacının 2016/04635 sayılı tasarımının hükümsüzlüğü talebi ile davalı tarafından İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığını ve derdest olduğunu, davalı adına tescilli tasarımların 6769 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi gereğince yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar olduğunu, korunmasında hukuki bir engel bulunmadığını, davaya konu tasarımların öncelikle genel görünüme dikkat etmek gerektiğini, çünkü koruma, ürünün belirli bir parçası veya bölgesi için değil, tamamı için söz konusu olduğunu, karşılaştırılan tasarımların genel izlenimleri birbirinden farklı ise yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına haiz olduğunu, davaya konu tasarımlar ile davacı tasarımları arasında genel izlenim itibariyle fazlasıyla fark bulunduğunu, tasarım farklılıklar bilirkişi incelemesinde dikkate alınmadığını ve rapora karşı itiraz edilmesine rağmen, itirazlarının İlk Derece Mahkemesince kabul görmediğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlar doğrultusunda yeniden rapor aldırılmadan dosyada karar verilmesinin haksız ve hukuksuz olduğunu, davalının tasarımlarının ürünleri üreticiden satın alan ve uygulayan firmalar için çok net olarak ayırt edicilik niteliği ve yenilik unsuru taşıdığını, ayrıca bir an bilgilenmiş kullanıcının, ürünleri alan ve sahada uygulamasını yapmayan bir tüketici olduğunu var sayıldığında ürünler hem içeriden görünümü hem de dışarıdan görünümünün oldukça farklı olduğunu, diğer taraftan bilirkişi raporunda tecavüze konu davacı tasarımlarının PVC profillerinin görünmeyen iç kısmı olması bahsi ile tasarıma haiz olmadığı değerlendirilmesi yapılmıştır. Ancak bu hususun dikkate alınmadığını, Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbir talebi de haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
2.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava YİDK kararının iptali ve tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.