Esas No
E. 2023/4663
Karar No
K. 2023/6970
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2023/4663 E.  ,  2023/6970 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/98 Esas, 2021/174 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki istirdat ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı ... Dağ. Ltd. Şti.'den mal aldığını, karşılığında 53.142,32 TL bedelli senedi miktar kısmı yazılmış ve diğer kısımları boş olarak dava dışı şirkete verdiğini, sonradan bedelini ödedikleri halde senedin iade edilmediğini, davalının muvazaalı olarak senedi ele geçirip, kendisini lehtar olarak göstererek haklarında takipte bulunduğunu, ihtirazi kayıtla icra dosyasına ödemede bulunduklarını, davalı ile ticari ilişkileri olmadığını, senedin davalıya verilmediğini, olay nedeniyle manevi üzüntüye kapıldıklarını ileri sürerek, icra dosyasında tahsil edilen 74.018,00 TL ile 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, yapılan takibe itiraz edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamından sonra bekletici mesele yapılan ceza davasının ceza zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşürülmesine karar verildiği ve kararın 11.03.2021 tarihinde kesinleştiği, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıdığı, ancak hukuk mahkemesinin ceza mahkemesi tarafından verilen düşme kararı ile bağlı olmadığı, dosya kapsamındaki tüm delillerin bir bütün halinde incelenmesinden; davacı ile dava dışı ... Dağıtım Paz Ltd. Şti. arasında cari hesap sözleşmesi mahiyetinde bir ticari ilişki bulunduğu, takibe konu senedin bu ticari ilişki kapsamında 05.12.2006 ve 30.12.2006 tarihli faturalı mal satışı nedeniyle boş olarak dava dışı ... Ltd. Şti.'ye verilen senet olduğu, 30.12.2006 tarihli tahsilat makbuzu içeriğine göre bedelinin ödenmiş olmasına rağmen, senet aslının davacıya iade edilmeksizin aralarında her hangi bir ticari ilişkin bulunmayan davalı tarafından bir şekilde ele geçirilerek doldurulmak sureti ile takibe konulduğu, keza davalı ceza soruşturmasına yansıyan beyanlarında, senet içeriğinin bizzat davacı şirket temsilcisi tarafından doldurulduğunu beyan etmiş ise de yapılan yazı incelemesi neticesinde düzenlenen uzmanlık raporu ile senet üzerinde yer alan ibarelerin davacı şirket temsilcisinin el ürünü olmadığının tespit edildiği, bu hale göre, taraflar arasında geçerli bir borç ilişkisi bulunmadığından söz konusu bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı ve davacının icra tehdidi altında ödediği 76.568,00 TL’nin istirdadı talebinin haklı olduğu, davalının aralarında geçerli bir borç ilişkisi bulunmamasına rağmen davalı hakkında icra takibi yaptığı, haksız yere yapılan bu takibin davacının ticari itibarını zedelediğinin kabulü gerektiği ve davacı yanın manevi tazminat talebinin haklı olduğu, bu hususta usuli müktesep hakkın gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle, istirdat davasının tamamen, manevi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile, 74.018,00 TL’nin ve 3.000,00 TL manevi tazminatın ödeme tarihi olan 22.01.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı

Dairenin 06.12.2022 tarihli ve 2021/8147 E., 2022/8705 K. sayılı kararıyla, davacı keşidecinin boş olarak imzalayıp verdiği bononun sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını kanuni delillerle (senet, yemin) ispatlamak zorunda olduğu, ceza mahkemesince sanıkların mahkumiyetine karar verilmiş ise de, temyiz aşamasında, ceza zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın düşürülmesine karar verildiği, kararın bu haliyle kesinleştiği, dolayısıyla eldeki davada, tespit ettiği maddi vakıalar itibariyle hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelikte olan bir ceza mahkemesi kararının bulunmadığı, davacı taraf gerek kendi gerekse de Sefa Nas şirketinin defter ve kayıtları ile, bu şirketten toplam tutarı itibariyle bono bedeliyle birebir uyuşan 2 adet fatura tahtında mal aldığını ispatlamış ise de; bu durumun tek başına senedin gerçek lehtarının bu şirket olduğunu ve senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu ispat eder nitelikte olmadığını, bedelsizlik iddiasına gelince, somut olayda, borcun sebebinin “nakden” olarak gösterildiği, davalının gerek hukuk gerekse de ceza yargılaması sırasındaki beyanlarında, bonoda yazılı borcun sebebinin davacıya verilen borç para olduğunu belirttiği, bonoda yazılan “nakden” kelimesinin, bir başka anlatımla bononun ihdas nedenini talil etmediği, bu durumda ispat külfetinin senedin ihdas sebebini malen olarak talil ettiği gibi bedelsiz olduğunu da iddia eden davacıda olduğu, davacının iddiasını kanuni delillerle (senet, yemin) ispatlaması gerektiği ancak davacı yanca, bu nitelikte bir delil ibraz edilemediği, bu itibarla, mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME

A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri

Davacı vekili; müvekkilinin bonoyu bizzat Kemal'e verdiği şeklinde bir iddiasının bulunmadığını, dolayısıyla senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönünde de beyanının olmadığını, dava dışı şirkete verdiği senedin davalı tarafından hukuka aykırı olarak ele geçirildiğini, menfi tespit ve istirdat davalarında bir takım fiili karinelerden de yararlanılabileceği, fatura miktarlarının birebir aynı olduğunu ve davalının bu hususa bir açıklama getiremediğini, davalının aşamalardaki ve cezadaki beyanlarının çelişkili olduğunu, davalının senedin ihdas nedenini değiştirdiğini, ispat yükünün davalıya geçtiğini, dava dışı şirket tarafından açılan alacak davasının fatura bedellerinin ödendiği gerekçesi ile reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalı ile dava dışı şirket arasında organik bağ olduğunu, bozma ilamında dahi ceza dosyasına atıf yapıldığını, mahkemece ceza davasındaki mahkumiyet kararının değil oradaki beyanların dikkate alındığını ve bunun da yerinde olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bu gerekçe ile onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan ve “nakden” kaydı bulunan bono nedeniyle istirdat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3.Değerlendirme Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog