Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/456
Karar No
K. 2023/2840
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/456 E.  ,  2023/2840 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2021/456
Karar No: 2023/2840

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE

BULUNAN (DAVACI): … Valiliği (… İl Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 07/09/2020 tarih ve E:2017/5776, K:2020/7198 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Samsun ili, Atakum ilçesi, … köyü, … ada, … sayılı parseli kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Yasasının 18. maddesi ve 2981 sayılı Yasanın Ek-1 maddesi uyarınca Atakum Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı kararı ile onaylanan parselasyonun iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; Danıştay Altıncı Dairesinin 07/09/2020 tarih ve E:2017/5776, K:2020/7198 sayılı bozma kararına uyularak, dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun ve ek raporun birlikte değerlendirilmesinden, parselasyonda daha önceden verilen yargı kararlarının dikkate alındığı, … ada, … sayılı parselin fiili kullanım alanından davacıya tahsis edildiği, davacının tahsis alanının diğer hisse paylarıyla birlikte düşünülerek … ada, … sayılı parselin müstakil tahsis sağlandığı, dava konusu parselasyonun hukuka, dağıtım ve parselleme ilkelerine ile kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmış ve belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir. KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI:

Davacı tarafından, temyiz aşamasında ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmediği ileri sürülerek Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile mahkeme kararının; bilirkişi raporunda yer alan tespitler, 2005 tarihli parselasyonun iptaline ilişkin Mahkeme kararları ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen bozma kararının gerekçeleri ile parselasyonun geri dönüşüm işlemi yapılmadan 2005 tarihli önceki parselasyon sonucunda oluşturulan imar parselleri üzerinden yapıldığı hususları dikkate alınarak bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçildi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 07/09/2020 tarihli ve E:2017/5776, K:2020/7198 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Dava dosyası ile Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6406 ve E:2020/11080 sayılı dosyalarının birlikte incelenmesinden; dava konusu parseli de kapsayan alanda 27/07/2005 tarihli ve 46 sayılı belediye encümeni kararı ile 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi ile 2981/3290 sayılı Yasanın Ek-1 maddesi uyarınca yapılan parselasyonunun iptali istemiyle üçüncü şahıslar tarafından açılan davalarda dava konusu işlemin iptali yolunda Mahkeme kararlarının verildiği, bu kapsamda ...İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararında; "... uygulama bölgesinde düzenleme sınırının belirlenmediği, imar adasındaki bazı parsellerin düzenlemeye alınırken bazılarının alınmadığı..." gerekçesine de yer verilerek dava konusu parselasyonun iptaline karar verildiği,

Mülkiyeti davacı idareye ait … ada, … sayılı parsel; … ada, … sayılı parsel; … ada, … ve … sayılı parseller; … ada, …, … ve … sayılı parseller; … ada, … sayılı parsel; … ada, … sayılı parsel ve … ada, … sayılı parselin bulunduğu alanda Atakum Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı kararı ile yeni parselasyonun onaylandığı, anılan işlemde; …. İdare Mahkemesinin E:…, E:…, E:…, E:…, E:…, E:…, E:.., E:…, E:.. ve …. İdare Mahkemesinin E:… sayılı dava dosyalarında verilen kararların gereğinin yerine getirilmesi amacıyla ve 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi ile 2981/3290 sayılı Yasanın Ek-1 maddesi uyarınca hazırlanan parselasyonun onaylanmasına karar verildiğinin belirtildiği,

Atakum Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı kararı ile onaylanan parselasyonun iptali istemiyle davacı Hazine tarafından maliki olduğu ve düzenlemeye alınan her bir parsel için ayrı dava açıldığı, bir kısım davanın ... İdare Mahkemesinde, bir kısım davanın da ... İdare Mahkemesinde görüldüğü, uyuşmazlık konusu parselasyon işlemi ile, davalı idarenin taşınmazlarının … ada, … sayılı parsel (hisseli), … ada, … sayılı parsel (hisseli), … ada, … sayılı parsel (hisseli), … ada, … sayılı parsel (müstakil), … ada, … sayılı parsel (müstakil), … ada, … sayılı parsel (hisseli), … ada, … sayılı parsel (hisseli) olarak dağıtımın yapıldığı, mahkemelerce yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporları dikkate alınarak dağıtımların bir parsel hariç diğer parseller yönünden uygun olduğu gerekçesiyle davaların reddine dair kararların verildiği, ancak Danıştay Altıncı Dairesinin 07/09/2020 tarihli, E:2017/5979, K:2020/7194 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararında; "Uyuşmazlık konusu parselasyon işleminde bu davanın konusunu oluşturan davacıya ait … ada, … sayılı parsel ile yine aynı ada içinde yer alan 26 sayılı davacıya ait parselin uygulamaya dahil edildiği, … ada, … sayılı parselde yer alan davacı hissesine karşılık … ada, … sayılı parsel, … ada, … sayılı parsel, … ada, … sayılı parsel ve … ada, … sayılı parsele dağıtım, … ada, … sayılı parseldeki hisseye karşılık da … ada, … sayılı parsel ve … ada, … sayılı parsele dağıtım yapıldığı, … ada, … sayılı parsele ilişkin aynı parselasyon işlemine karşı açılan bir başka davada düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının düzenleme alanında yer alan hisse payları birlikte düşünüldüğünde, … ada, … sayılı parselin müstakil olarak tahsisi mümkün olduğu halde bunun yapılmadığı, dava konusu işlemin … ada, … sayılı parsel ve … ada, …sayılı parsele yapılan tahsisler nedeniyle dağıtım ve tahsis ilkelerine uygun olmadığı gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve söz konusu iptal kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 07/09/2020 tarih ve E:2017/7470; K:2020/7193 sayılı kararıyla onandığı görülmektedir.

Bu durumda, dava konusu … ada, … sayılı parselde bulunan davacının hissesine karşılık, imar parsellerinin hisselendirilmesi yapılırken … ada, … sayılı parselin gelen hissesi de dikkate alındığında davacıya … ada, … sayılı parselin müstakil olarak tahsisinin mümkün olduğu anlaşıldığından, dava konusu parsele ilişkin parselasyon işleminde dağıtım ve tahsis ilkeleri yönünden hukuka uygunluk görülmemiştir." gerekçesiyle uyuşmazlığa konu parsel bakımından dava konusu parselasyonun iptali yolundaki kararın verildiği,

Atakum Belediye Encümeninin … tarihli ve … sayılı kararı ile onaylanan parselasyonun Samsun ili, Atakum ilçesi, … köyü, … ada, … sayılı parsel yönünden iptali istemiyle açılan ve …. İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında görülmekte olan davada da; davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 27/01/2016 tarihli, E:2015/4286 K:2016/203 sayılı kararı ile bozulması üzerine İdare Mahkemesince ilk kararda ısrar edilerek verilen davanın reddi yolundaki kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/10/2018 tarihli, E:2016/3884 K:2018/4431 sayılı kararı ile; "...Her ne kadar …. İdare Mahkemesince E:… sayılı dosyada verilen iptal kararı … ada … sayılı parsel için açılan davada verilmiş ise de, dosya içeriğinden; anılan imar uygulaması ile dağıtım ilkelerine ve parselasyon tekniğine aykırı olarak … ada, … sayılı parselin; …ada, … parsel, … ada, … parsel, … ada, … parsel ve … ada, … parsele dağıtımının yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; bir parsel için verilmiş olan iptal kararı diğer parsellerde yapılmış olan dağıtımları da etkilemekte, bu nedenle de parselasyon planının davacı yönünden birlikte dağıtımı yapılan parsellerin birlikte ele alınmak suretiyle değerlendirilmesi ve bu bağlamda gerekirse yeniden mahalinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, parselasyon planı bir bütün halinde ele alınmak suretiyle, önceki mahkeme kararının gereklerinin yerine getirilip getirilmediği; kök parsellere dönülüp dönülmediği, kök parsellere dönülmemişse neden dönülmediği, düzenleme sınırının mevzuata uygun olarak tespit edilip edilmediği hususları ile davacı idarenin iddiaları ve davalı idarenin savunmaları da dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmekte olup, parselasyon planının bütünlüğü gözetilmeden, parsel bazında yapılan ve bu haliyle eksik inceleme ve değerlendirme neticesi verildiği anlaşılan mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesinin 1.fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan hâli; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın birbirleri ile yol fazlaları ile kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya Belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler Valilikçe kullanılır." hükmünü içermektedir. 2918 sayılı Yasanın Ek-1 maddesinde; "İmar planı olan yerlerde, 9/5/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinde, binalı veya binasız arsa ve arazilere bu Kanundan önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak müstakil, hisseli parselleri veya üzerinde yapılacak binaların daire miktarları gözönünde bulundurularak kat mülkiyeti esasına göre arsa paylarını sahipleri adlarına resen tecsil ettirmeye valilik veya belediyeler yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.

Parselasyon işleminin amacı; imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre, imar adasının biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanılma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmaktır. Düzenleme sınırı içerisinde bulunan yol, yeşil alan gibi kamusal alanların bedelsiz olarak kamuya kazandırılması için imar parsellerinde oluşacak değer artışı karşılığında düzenleme ortaklık payı alınması mümkün olmakla birlikte, asıl amaç plana uygun yapı yapmaya elverişli imar parselleri oluşturmaktır.

Binalı veya binasız bu arsa ve arazilerden, maddede ifade edilen 3194 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce, özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerlerin bulunması halinde Ek 1. maddenin uygulanması mümkün olup, imar parsellerine yapılacak tahsiste özel parselasyona dayalı ve hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak arsa paylarını sahipleri adlarına re'sen tescil ettirme imkanı tanınmaktadır. Ek 1. maddeyle getirilen kuralların içeriği, 3194 sayılı Yasa kapsamında yapılan parselasyon işlemlerine yönelik bir nitelik taşıdığını göstermektedir. 3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesine 04/07/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7181 sayılı Yasanın 9.maddesi ile; "Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir." fıkrası eklenmiştir.

Bu durumda, 2981 sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Ek 1. maddesinin 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işlemlerini tamamlayıcı nitelikte uygulama yapılmasına olanak sağladığı, bu maddenin amacının 3194 sayılı Yasa uyarınca yapılan parselasyon işlemlerinin uygulanmasında problemlere neden olan özel parselasyona dayalı olarak veya hisse karşılığı satın alınan yerlere bir çözüm getirmek olduğu, 2981 sayılı Yasanın Ek 1. maddesinin 3194 sayılı Yasanın 18.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinden farklı şekilde, özel parselasyona dayalı olarak satın alınan yerlerin müstakil tahsis edilmesi olanağını sağladığı, hisseli satın alınan taşınmazların ise yine hisse miktarları göz önünde bulundurularak paylı mülkiyet esaslarına göre tahsis edileceği sonucuna varılmaktadır.

İşlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in "Geri Dönüşüm İşlemleri" üst başlıklı, "Mahkeme kararıyla iptal edilen parselasyon planları" başlıklı 37. maddesinin 1.fıkrası; "Mahkeme kararında parsel bazlı iptal kararı varsa; mevcut imar parselleri üzerinden yapılabiliyorsa sadece o parsel ya da parsellere yönelik düzeltme yapılır. İptal kararına konu parselde, uygulama alanındaki diğer parsellerde etkilendiğinden düzeltme yapılamıyorsa; etkilenen diğer parseller de dikkate alınarak veya uygulama alanının tamamında yeni bir parselasyon planı yapılır.", 2.fıkrası; "Mahkeme kararıyla parselasyon planının, parselasyon planını onaylayan encümen kararının ya da ilgili kurum onayının iptal edilmesi halinde; geri dönüşüm işlemlerinin yapılarak parselasyon planından önceki kök parsellere dönülmesi gerekmektedir. Ancak uygulama sahasında iptal edilen parselasyon planı sonucunda oluşan imar parselleri üzerinde; ihdasen oluşan taşınmazların satışı, yapı ruhsatı, kat irtifakı, kat mülkiyeti gibi tasarruflarda bulunulması halinde, bu tasarruflar ve mahkemenin iptal gerekçeleri de dikkate alınarak geri dönüşüm işlemleri ile birlikte aynı anda yeni bir parselasyon planının yapılması zorunludur.", 3.fıkrası; "Mahkeme kararında sadece eksik ya da hatalı görülen parselasyon planının düzeltilmesi isteniyorsa ve mevcut tescilli imar parselleri üzerinden yapılacak yeni bir uygulama ile mahkeme kararı gerekçeleri yerine getirilebiliyorsa, tescilli imar parselleri üzerinden yeni bir parselasyon planı yapılabilir." hükmünü düzenlemiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. İdare Hukukunda "iptal" kararı, bir işlemin hukuka uygun olup olmadığını denetleyen yargı organının işlemin geçerliliğini etkileyen bir sakatlık saptaması halinde, işlemin geriye yürür biçimde ortadan kalkmasını sağlayan bir yargı hükmüdür. Parselasyon yapılmış bir alanda tekrar parselasyon yapılabilmesi için; söz konusu parselasyon işleminin yargı kararıyla iptaline karar verilmesi, alanda yeni bir plan yapılması ya da mevcut parselasyon planında maddi hatanın bulunması gerekmektedir.

Yeni bir imar planı gerekçesi ile yeniden yapılan parselasyon işlemlerinde, önceki parselasyon işlemi hukuki varlığını koruduğundan, tescilli imar parselleri üzerinden tekrar düzenleme ortaklık payı (DOP) alınmaksızın dağıtıma tabi tutulması gerekli iken, mahkeme kararı sonucu "iptal" hükmü esas alınarak yeniden yapılan parselasyon işlemlerinde, önceki parselasyon işlemi hukuki varlığını yitirdiğinden, öncelikle tescilli imar parsellerinin DOP ve kamu ortaklık payı (KOP) paylarının iadesi suretiyle parselasyon planından önceki kök parsellere dönülmesi ve böylelikle parselasyon öncesi hukuki duruma yeniden gelinmesinin sağlanması, sonrasında mer'i uygulama imar planı hüküm ve kararları da esas alınarak tespit edilecek düzenleme sınırı içerisinde hesaplanan DOP ve KOP oranları çerçevesinde parselasyon işleminin tesis edilmesi zorunludur. Nitekim Danıştay Altıncı Dairesinin 16/11/2016 tarihli, E:2014/1698, K:2016/7402 sayılı kararı da bu yöndedir. Yine belirtilen bu durum işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in ilgili maddelerinde de düzenlenmiştir.

Burada önemle belirtmek gerekir ki; müstakil veya az hisseli mülkiyet yapısının hisseli hale getirilmesi-hissedar sayısının artırılması ve/veya kadastral parselin eşdeğeri olmayan yerden imar parseli tahsisi yapılması gibi dava konusu parsele özel gerekçelerle parselasyonun iptali yolunda verilen Mahkeme kararları yeni yapılacak parselasyonda geri dönüşüm yapılarak kadastral parsel üzerinden uygulama yapılmasını zorunlu kılmamaktadır. Parsel bazlı iptal kararı verilmesi durumunda sadece uyuşmazlık konusu parselde ve/veya iptaline karar verilen parselasyondan etkilenen diğer parsellerde düzeltme yapılarak mevcut hukuka aykırılıklar giderilebiliyorsa parselasyonun tamamının iptali gerekmemektedir. İdare Mahkemesince, parselasyonun dayanağı imar planına uygun yapılmaması, düzenleme sınırının mevzuata uygun geçirilmemesi, DOP'un hatalı belirlenmesi veya eşitliğe aykırı şekilde uygulanması, parselasyonun dayandırıldığı mevzuat hükümlerinin parselasyon sahasının hukuksal durumuna ve taşıdığı özelliklere uygun olmaması, parselasyon işlemini kabul eden ve onaylayan mercilere ilişkin usul ve hukuka aykırılıklar gibi parselasyona ilişkin genel iptal sebebi oluşturan durumların varlığı halinde verilen yargı iptal kararından sonra yapılacak parselasyonda ise mutlaka geri dönüşüm işlemi uygulanmalıdır. Bu suretle parselasyona tabi tutulan parselin parselasyondan önceki durumuna (kadastral parsel) ulaşılarak sil baştan hukuka uygun yeni bir parselasyon yapılması olanaklı hale gelir.

Somut olayda, düzenleme sınırının mevzuata aykırı olması nedeniyle parselasyonun tamamına etki eden bir genel iptal sebebi olarak 2005 tarihli parselasyonun yargı kararı ile iptaline karar verilmesi üzerine, iptal kararının gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla dava konusu parselasyonun yapıldığı ancak parselasyon yapılırken geri dönüşüm işlemlerinin gerçekleştirilmediği anlaşılmaktadır.

Nitekim, İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda ve ek raporda; parselasyonda geri dönüşüm yapılarak kök parsellere dönülmediği tespitine yer verildiği, ancak geri dönüşüm yapılması halinde kök kadastro malikleri mağdur edileceğinden parselasyonun uygun olduğu değerlendirmesinde bulunulduğu görülmektedir. Uyuşmazlıkta genel iptal sebebi nedeniyle iptaline karar verilen önceki parselasyon sonucunda oluşturulan imar parselleri üzerinden uygulama yapılması, diğer bir deyişle geri dönüşüm işlemi yapılmamış olması, dava konusu parselasyonu hukuka aykırı hale getirmektedir.

Bir diğer husus, Mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda 3194 sayılı Yasanın 18.maddesi ile 2981 sayılı Yasanın Ek-1 maddesi uyarınca yapılan dava konusu parselasyonda Ek-1 koşullarının bulunduğu belirtilmiştir ancak parselasyonun Ek-1'e uygunluğu yönünden herhangi bir irdeleme yapılmadığı, dolayısıyla alanın 9/5/1985 tarihinden önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerlerden olup olmadığının açıklığa kavuşturulmadığı görülmektedir. Parselasyon sahasında Ek-1 koşullarının bulunması halinde parselasyona tâbi tutulan parsellerdeki davacı Hazineye ait hisselerin mevzuatın izin verdiği çerçevede ve mümkün mertebe bir araya toplanarak müstakil mülkiyet oluşturulması gerekirken, aksi durumda parselin diğer hissedarları ile birlikte tahsis alanına taşınması gerekeceğinden, Ek-1'e ilişkin durum diğer bir genel iptal sebebi olarak karşımıza çıkabilmektedir.

Bu durumda, uyuşmazlıkta, bilirkişi raporunda yer alan tespitler, 2005 tarihli parselasyonun iptaline ilişkin Mahkeme kararları ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen bozma kararının gerekçeleri ile yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin, ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 20/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.