Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/1370
Karar No
K. 2023/2553
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/1370 E.  ,  2023/2553 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2023/1370
Karar No: 2023/2553
DAVACI: … Maden Mühendisleri Odası
VEKİLİ: Av. …
DAVALI: … Bakanlığı - …

DAVANIN KONUSU : 23/12/2022 tarih ve 32052 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. ve 5. maddelerinin iptali ve dava konusu Yönetmelik ile değişiklik yapılan Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliğinin dayanağı olan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 3. fıkrasının "(ı) Yapı denetim kuruluşu: Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile münhasıran yapı denetimi görevini yapan, ortaklarının tamamı mimar ve mühendislerden oluşan tüzel kişiyi," tanımının iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : 06/02/2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş Depremi sonucu Maden Mühendisleri Odasının üyesi olan maden mühendislerinin de hayatını kaybettiği, odanın mülkiyetinde olan yapı denetiminden geçmiş veya geçecek binalar ile gelecekte mülkiyet, kiralama yoluyla kullanacağı binaların bulunması nedenleriyle menfaat bağının bulunduğu; Anayasanın, kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler bölümünde, genel ilkeler başlıklı 128. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memur ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür" hükmü uyarınca Devletin asli ve sürekli görevi olan "yapıların denetimi" görevinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi zorunlu iken, özel şirketlere yani yapı denetim şirketine devredilmiş olduğu, memurlar tarafından yürütülmesi gereken denetim görevinin özel sektöre yaptırılmasını düzenleyen Yönetmelik hükümlerinin iptaline karar verilmesi ve dayanağı olan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 3. fıkrasının "(ı) Yapı denetim kuruluşu: Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile münhasıran yapı denetimi görevini yapan, ortaklarının tamamı mimar ve mühendislerden oluşan tüzel kişiyi," tanımının Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülmüştür. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi gereğince dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY:

TMMOB Maden Mühendisleri Odası tarafından, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 23/12/2022 tarih ve 32052 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması üzerine, Yönetmelik değişikliğine dair Yönetmeliğin 2. ve 5. maddelerinin iptali, dava konusu Yönetmeliğinin dayanağı olan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 3. fıkrasının "(ı) Yapı denetim kuruluşu: Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile münhasıran yapı denetimi görevini yapan, ortaklarının tamamı mimar ve mühendislerden oluşan tüzel kişiyi," tanımının iptali için somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle dava açılmıştır.

Dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinde, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin, yapı denetim kuruluşuna izin belgesi verilmesi başlıklı 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin “c) Kuruluş ortakları, mimar, inşaat mühendisi, makine mühendisi veya elektrik mühendisi olmalı, görevini devamlı olarak yapmaya engel bir durumu olmadığı ilgili sağlık kurum veya kuruluşunca belirlenmeli, meslek odasına kayıt olmalı, sabıka kaydı olmamalı, kuruluşça yetkilendirilen şirket müdürü ve ortakları imza beyanına sahip olmalı ve T.C. kimlik numarasını sunmalı.” şeklinde değiştirildiği;

5.maddesinde ise ana Yönetmeliğin Teknik personelin yapı denetim kuruluşunda istihdam esasları başlıklı 16. maddesinin birinci, ikinci ve altıncı fıkralarında yapılan değişiklik yapıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin (a) fıkrasında; iptal davasının; idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin (3/c) bendinde, dilekçelerin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin (1/b) bendinde ise; bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği, hükme bağlanmıştır.

İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.

Anayasa'nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinde; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kurulan kamu tüzelkişilikleri olduğu, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları düzenlenmiştir. Buna göre; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı sadece kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunmaktadır.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunun 2. maddesinde; Türk Mühendis Ve Mimar Odaları Birliğinin kuruluş amacı; bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek; bu suretle aynı ihtisasa mensup meslek mensuplarını bir odanın bünyesinde toplamak; merkezde idare heyeti, haysiyet divanı ve murakıplar gibi görevlilere yetecek kadar üyesi bulunmayan odanın merkezini, Umumi Heyetin belirleyeceği yerde açmak; mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek, olduğu düzenlenmiştir.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 13. maddesi uyarınca kurulan davacı TMMOB Maden Mühendisleri Odasının Ana Yönetmeliği'nin 6. maddesinde; Odanın başlıca amaçlarının; "a) Doğal kaynakların bulunmasında, işletilmesinde, sanayinin gereksinimine uygun olarak hazırlanmasında ve pazarlanmasında, ülke ve kamu yararı doğrultusunda madencilik politikaları üretmek, bu hedefe ulaşmak için gerekli görülen tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak,

b)Maden mühendisliği mesleğinin gelişmesi, üyelerinin hak ve yetkilerinin sağlanması, meslek onurunun korunması için gerekli çalışmaları yapmak,

c)Madencilik alanında her türlü bilimsel ve teknik etkinliklerde bulunarak, bunları üyelerinin ve madencilik sektörünün yararına sunmak,

ç)Maden mühendisliği mesleğini ve maden mühendislerini ülke içinde ve dışında temsil etmek, ülke içindeki ve dışındaki meslek kuruluşları ve diğer kuruluşlarla ilişki kurmak ve gerektiğinde etkinliklerde bulunmak, ...

r)Odanın yukarıda sayılan amaç ve görevleri ile ilgili konularda yürütme ve yasama organlarında yapılacak çalışmalara katılmak, görüş ve önerilerini bildirmek ve açıklamalarda bulunmak." olduğu belirtilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; TMMOB Maden Mühendisleri Odası tarafından, Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 23/12/2022 tarih ve 32052 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması üzerine, Yönetmelik değişikliğine dair Yönetmeliğin 2. ve 5. maddelerinin iptalinin istenmesinde; 06/02/2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş Depremi sonucu Maden Mühendisleri Odası üyesi olan maden mühendislerinin de hayatını kaybettiği, odanın mülkiyetinde olan yapı denetiminden geçmiş veya geçecek, gelecekte mülkiyet, kiralama yoluyla kullanacağı binaların bulunması nedenleriyle menfaat bağının bulunduğu; Anayasanın, kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler bölümünde, genel ilkeler başlıklı 128. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memur ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür" hükmü uyarınca Devletin asli ve sürekli görevi olan "yapıların denetimi" görevinin memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülmesi zorunlu iken, özel şirketlere yani yapı denetim şirketine devredilmiş olmasına ilişkin hükümlerin hukuka aykırılık teşkil ettiği ileri sürülerek, iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.

Davacının iddiaları ile iptali istenilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; TMMOB Maden Mühendisleri Odasının iddialarının, iptalini istediği düzenlemeler ile madencilik sektörü, maden mühendisliği ve maden mühendisliği hizmetleriyle menfaat ilişkisini kuracak nitelikte olmadığı, iddiaların idare tarafından yapılması gereken bir kısım hizmetlerin, özel şirket niteliğindeki yapı denetim kuruluşlarına yaptırılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğine ilişkin olduğu ve davacı açısından iptal davası açılması için gereken menfaat ihlalinin gerçekleşmediği görülmektedir.

Bu durumda; davacı TMMOB Maden Mühendisleri Odası tarafından ileri sürülen iddiaların dava konusu edilen düzenlemeler ile arasındaki menfaat ilişkisini kurmaya yeterli olmadığı anlaşıldığından, davacının, dava konusu Yönetmelik kurallarının iptali istemiyle açılan bu davada, dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3.Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının ve posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen (30) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.