Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2018/3053 E. , 2021/4936 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
DAVANIN KONUSU :Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile irtibat ve iltisakı bulunduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Hakimlik teminatı dikkate alınmaksızın ve soruşturma yürütülmeksizin disiplin cezası verildiği, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesinin, savunma hakkının ihlal edildiği, disiplin hukukuna ilişkin kurallara riayet edilmediği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı kabul edilmesine neden olabilecek kriterl... hiçbirinin şahsında gerçekleşmediği, dava konusu kararların Anayasa'nın 15., 36. ve 38. maddelerine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. ve 7. maddelerine aykırı olduğu iddia edilmiştir.
DAVALININ SAVUNMASI :Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararların amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen kararlar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararların hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'UN DÜŞÜNCESİ:Dava; davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu kararın yeniden incelemesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının kendisi ile ilgili kısmının iptali, söz konusu işlemler sebebiyle yoksun kalınan tüm parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemleriyle açılmıştır.
Anayasanın 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.", 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz.... Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.", 140. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.", Hakimler ve Savcılar Kurulu başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında, "Kurul, ... meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.", bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükümlerine yer verilmiştir. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Hakimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi" başlıklı 53. maddesinde, " Hakim ve savcıların: a) Bu Kanun hükümlerine göre meslekten çıkarılmaları veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilmesi, b) Haklarında soruşturma ve kovuşturma bulunması halleri hariç olmak üzere, mesleğe alınma koşullarından herhangi birini taşımadıklarının sonradan anlaşılması, c) Görevdeyken, 8 inci maddenin (a), (d) ve (g) bentlerinde yazılı nitelikl... herhangi birini kaybetmeleri, d) Meslekten çekilmeleri veya çekilmiş sayılmaları, e) İstek, yaş haddi veya malullük nedenlerinden biriyle emekliye ayrılmaları, f) Ölümleri, hallerinde görevleri sona erer." hükmü yer almıştır. 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun "Kurulun görevleri" başlıklı 4. maddesinin; hakim ve savcılarla ilgili olarak (b) fıkrasının 6. bendinde, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, 7. bendinde, disiplin cezası verme, 8. bendinde de görevden uzaklaştırma işlemlerini yapmak Kurulun görevleri arasında sayılmış, "Genel Kurulun Oluşumu ve Görevleri" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkranın (ı) bendinde de, 4. maddenin anılan bentlerindeki düzenlemelere Genel Kurulun görevleri arasında yer verilmiş, 33. maddesinde ise, Genel Kurulun veya dairelerin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabileceği, diğer kararlarının yargı denetimi dışında olduğu, meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceği hükme bağlanmıştır.
15.7.2016 günü başlatılan darbe girişimi üzerine; kamu düzeni ve güvenliği açısından Anayasa’nın 120. maddesi ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde; Milli Güvenlik Kurulunun Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi yönündeki 20.7.2016 tarihli ve 498 sayılı tavsiye kararı üzerine, toplanan Bakanlar Kurulu'nca ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş, bu karar Türkiye Büyük Millet Meclisinde onaylanarak 21.7.2016 tarihli ve 29777 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Davaya konu Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararlarıyla, ilgililerin mesleğe kabulleri ile başlayan, eğitim merkezi ve Türkiye Adalet Akademisindeki faaliyetleri, hizmet içi eğitim ve yabancı dil eğitimlerine katılımlarına, yurtdışına gönderilmelerine, özel yetkili savcılıklara veya mahkemelere yahut idari görevlere atanmalarına ilişkin bilgiler ile bu görevlendirmelerde ve yine bir silah olarak kullanılan özel yetkili mahkemelere hâkim veya unvanlı olarak, Teftiş Kurulu Başkanlığına, başkan, başkan yardımcısı veya müfettiş olarak, idari kurumlara tetkik hâkimi, daire başkanı veya yardımcısı, genel müdür veya yardımcısı v.s. şeklinde yapılan atamalarda dikkate alınan kriterler, özlük dosyalarındaki bilgi ve belgeler, sosyal medya hesaplarındaki paylaşımları, ilgililer hakkında Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna intikal eden şikâyet, ihbar, inceleme ve soruşturma dosyaları ile bu dosyalar hakkında verilen kararlar, mahallinde yapılan araştırmalar, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilintili dosyalarda görev alan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının bu dosyalarda yapmış oldukları işlemler ve verdikleri kararlar, örgüt mensuplarının haberleşme için kullandıkları şifreli programlarda yer alan kayıtlar, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun FETÖ/PDY mensubu oldukları Emniyet Genel Müdürlüğü terörle mücadele birimlerince düzenlenen raporlarla sabit olan örgüt üyeleri hakkında tayin ettiği disiplin cezaları ve muhalefet şerhleri, sosyal çevre bilgileri, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından temin edilen bilgi ile belgeler, ilgililer hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmanın niteliği ve isnat edilen suçlamalar ile gözaltı ve tutuklama kararları, soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının ifade ve sorgu tutanakları, itirafçıların beyanları birlikte dikkate alınarak, ekli listede yer alan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının 667 sayılı KHK’nın 3 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrası kapsamında FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatlarının olduğu sabit görüldüğünden, adı geçenlerin, 667 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3 üncü maddesi uyarınca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve ayrı ayrı olmak üzere meslekten çıkarılmalarına karar verilmiştir. 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinde, yargı mensuplarının meslekten çıkarılmasının gerekçesi olarak, Anayasa'ya, kanunlara ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm vermekle yükümlü olan yargı mensuplarının bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleriyle hiçbir biçimde bağdaşmayacak yapılanmaların içine girmeleri ile örgüt hiyerarşisi içerisinde ve ideolojik bağlılıkla hareket etmelerinin, Anayasal bir hak olan adil yargılanma hakkının önündeki en büyük engel olduğu ve nihayetinde yargıya olan güvene zarar verdiği ifade edilmiştir. 6749 sayılı Kanun ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin “Yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlara ilişkin tedbirler” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında, genel olarak “terör örgütlerine” veya “Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar”dan söz edilmekle birlikte, 667 sayılı KHK’nın genel gerekçesi ile madde gerekçesinde “FETÖ/PDY” maddede sayılan “terör örgütü, yapı, oluşum veya gruplar” arasında belirtilmiş ve anılan maddeye göre meslekten çıkarma tedbirinin uygulanabilmesi için sözkonusu bağın yapıya, oluşuma veya gruba üyelik veya mensubiyet şeklinde olması zorunlu olmayıp irtibat ya da iltisak şeklinde olması da yeterli görülmüştür. Ceza yargılamasında hükme esas alınacak kanıtların kesin ve şüpheye mahal bırakmayacak kuvvette olması gerekir. Ancak disiplin cezalarında her türlü done değerlidir ve kanaat oluşumu için önem arzeder.
Yargıç ve savcıların kararlarının normatif kurallara ve hukuka uygun olması, gerekçelerinin hukuk alemini tatmin etmesi kuşkusuz çok önemlidir. Ancak bir o kadar önemli husus da bir bütün olarak yargı camiasının özellikle de yargı mensuplarının kamuoyunda bıraktıkları intibadır. Toplumda adalete güven ve inancın artmasında meslek mensuplarının isabetli kararlarının yanında vakur ve tarafsız duruşlarının katkısı yadsınamaz bir realitedir.
Anayasaya, kanunlara ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm vermekle yükümlü olan yargı mensuplarının, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleriyle hiçbir biçimde bağdaşmayacak yapılanmaların içine girerek örgüt hiyerarşisi altında ideolojik bağlılıkla hareket etmelerinin, Anayasal bir hak olan adil yargılanma hakkının önündeki en büyük engel olduğu ve nihayetinde yargıya olan güvene zarar verdiği kuşkusuzdur. Dosyanın içerisinde yer alan ve davalı idarece sunulan belgelerin incelenmesinden, tanık/şüpheli ifadeleri ile davacıya ilişkin tespitler dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatının olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu saptandığından davacının parasal haklarının ödenmesi talebinin yasal dayanağı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi ve gereği görüşüldü: A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
1.Genel Olarak
Türkiye’de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 23/07/2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti tarafından Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine, Türkiye’de 21/07/2016 tarihinde olağanüstü hâlin yürürlüğe girmesiyle birlikte başlayan süreçte, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’nin 15. maddesinde görüldüğü şekliyle Sözleşme’den doğan yükümlülükler bağlamında daha az güvence sağlanabileceği belirtilerek derogasyon bildiriminde bulunulmuştur.
23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (685 sayılı KHK) ile 667 sayılı KHK'nın ilgili maddesi uyarınca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen hâkim ve savcıların, kararın kesinleşmesinden itibaren altmış gün içinde ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda dava açabilecekleri düzenlenmiştir. 685 sayılı KHK, 01/02/2018 tarihli ve 7075 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, anılan Kanun 08/03/2018 tarih ve 30354 sayılı (mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Kadriye Çatal/Türkiye (B. No: 2873/17, 07/03/2017) kararında, haklarında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen yargı mensupları için doğrudan Danıştayda iptal davası açma imkânının tanındığını belirterek Kadriye Çatal tarafından yapılan başvuruyu iç hukuk yollarının tüketilmemiş olduğu gerekçesiyle kabul edilemez bulmuştur.
2.Davacıya İlişkin Süreç ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın iptaline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
Öte yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedilmiştir. Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür. B) İLGİLİ MEVZUAT
1.Anayasa
Anayasa’nın Başlangıç kısmında, Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu Millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasa'da gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı belirtilmiş ve 176. maddesinde de Anayasa'nın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmının, Anayasa metnine dâhil olduğu kuralı getirilmiştir.
Anayasa'nın 5. maddesi: "Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır." Anayasa’nın 6. maddesi: “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.” Anayasa’nın 9. maddesi: "Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır."
Anayasa’nın 13. maddesi: “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” Anayasa’nın 14. maddesi: “Anayasada yer alan hak ve hürriyetl... hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz. Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz...”
Anayasa’nın dava konusu kararların tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 15. maddesi: "Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.
Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz." Anayasa’nın 20. maddesinin birinci fıkrası: “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.” Anayasa’nın 36. maddesi: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." Anayasa’nın 138. maddesinin birinci fıkrası: “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler.” Anayasa’nın 139. maddesi: “Hâkimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.” Anayasa’nın 140. maddesinin ikinci fıkrası: “Hâkimler, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev ifa ederler.” Anayasa’nın 159. maddesinin birinci fıkrası: “Hâkimler ve Savcılar Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kurulur ve görev yapar.”
Aynı maddenin sekizinci fıkrası: “Kurul, adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar...”
2.AİHS
AİHS'in 6. maddesinin birinci fıkrası: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir. Karar alenî olarak verilir. Ancak, demokratik bir toplum içinde ahlak, kamu düzeni veya ulusal güvenlik yararına, küçüklerin çıkarları veya bir davaya taraf olanların özel hayatlarının gizliliği gerektirdiğinde veyahut, aleniyetin adil yargılamaya zarar verebileceği kimi özel durumlarda ve mahkemece bunun kaçınılmaz olarak değerlendirildiği ölçüde, duruşma salonu tüm dava süresince veya kısmen basına ve dinleyicilere kapatılabilir." AİHS'in 8. maddesi: “Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.
Bu hakkın kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi, ancak müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir.”
AİHS'in 15. maddesi: "Savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka bir genel tehlike halinde her Yüksek Sözleşmeci Taraf, durumun kesinlikle gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla, bu Sözleşme’de öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabilir. Yukarıdaki hüküm, meşru savaş fiilleri sonucunda meydana gelen ölüm hali dışında 2. maddeye, 3. ve 4. maddeler (fıkra 1) ile 7. maddeye aykırı tedbirlere cevaz vermez.
Aykırı tedbirler alma hakkını kullanan her Yüksek Sözleşmeci Taraf, alınan tedbirler ve bunları gerektiren nedenler hakkında Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne tam bilgi verir. Bu Yüksek Sözleşmeci Taraf, sözü geçen tedbirlerin yürürlükten kalktığı ve Sözleşme hükümlerinin tekrar tamamen geçerli olduğu tarihi de Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne bildirir."
3.Kanun 667 sayılı KHK'nın değiştirilerek kabul edilmesine dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrası: “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen …hâkim ve savcılar hakkında hâkimler ve savcılar yüksek kurulu genel kurulunca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazete’de yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.” Üçüncü fıkrası: “Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler hakkında da 4 üncü maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır.”
Aynı Kanun’un 4. maddesinin ikinci fıkrası: “Birinci fıkra uyarınca görevine son verilenler bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemez, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler; görevinden çıkarılanların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılır. Bu fıkrada sayılan görevleri yürütmekle birlikte kamu görevlisi sıfatını taşımayanlar hakkında da bu fıkra hükümleri uygulanır...”
4.Etik İlkeler Hâkimler ve savcılar Anayasa ve kanunlarla kendilerine verilen görev ve yetkileri, yazılı olsun ya da olmasın evrensel anlamda hâkim ve savcıları bağladığı hususunda kuşku bulunmayan etik kurallara tabi olarak yerine getirmelidirler.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararı ile benimsenmesine karar verilmiş ve Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce tüm hâkim ve savcılara genelge olarak duyurulmuş olan "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri"nde bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk, dürüstlük, eşitlik, ehliyet ve liyakat korunan değerler olarak sayılmıştır. Yine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 10/10/2006 tarih ve 424 sayılı kararı ile benimsenmesine karar verilerek Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü tarafından tüm hâkim ve savcılara duyurulan Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri” de Bangalor İlkeleri ile benzer ilkeleri içermektedir.
Bangalor Yargı Etiği İlkelerinde hâkimin; herhangi bir y... herhangi bir sebeple doğrudan ya da dolaylı olarak gelebilecek her türlü dış etki, rüşvet, baskı, tehdit ve müdahaleden uzak şekilde, olaylara ilişkin kendi değerlendirmesine dayanarak ve hukuka dair kendi vicdani anlayışı ile uygun biçimde yargı işlevini bağımsız olarak yerine getirmesi; mahkeme içerisinde ve dışında, halkın, hukukçuların ve dava taraflarının yargı ve hâkim tarafsızlığına duyduğu güveni koruyacak ve artıracak davranışlar içerisinde olması; sürekli kamu gözetiminin öznesi durumunda olan hâkimin, sıradan bir vatandaşın ağır olarak nitelendirebileceği kişisel sınırlamaları kabul etmek durumunda olduğu ve bunu özgürce ve kendi iradesiyle yapması, özellikle yargı vazifesinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranması; diğer vatandaşlar gibi ifade, inanç, dernek kurma ve toplanma özgürlüğüne sahip olduğu ancak bu hakların kullanılmasında, yargı mesleğinin onurunu, yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını koruyacak şekilde davranması gerektiği hususları belirtilmiştir.
C) İNCELEME VE GEREKÇE
1.Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç AİHS'in 15. maddesinde; savaş veya ulusun varlığını tehdit eden bir genel tehlike hâlinde devletlerin, durumun gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla AİHS'te öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabileceği belirtilmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu tarafından yargı mensuplarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararlar tesis edilirken ilgililere haklarındaki tespitler bildirilmek suretiyle karşı beyanda bulunma imkânı tanınmamış ise de AİHS'in 15. maddesi hükmü uyarınca ulusun varlığını tehdit eden genel bir tehlikeye karşı ivedi şekilde tedbir almak zorunluluğu çerçevesinde durumun gerektirdiği ölçüde kabul edilebilecek nitelikte olan bu hususun, yargılama aşamasında, hakkındaki tespitler bildirilerek ilgililerin bu tespitlere karşı beyanlarının alınması suretiyle giderilmesinin mümkün olduğu değerlendirilmiştir.
Nitekim AİHM'e göre karar alma veya yargılama sürecinde daha alt aşamalarda yaşanan bazı usule ilişkin eksikliklerin sonraki aşamalarda telafi edilebilmesi mümkündür (Helle/Finlandiya, B. No: 20772/92, 19/12/1997, § 45; Monnell ve Morris/Birleşik Krallık, B. No: 9562/81, 9818/82, 2/3/1987, §§ 55-70).
Bu kapsamda, davalı idare tarafından dava konusu kararların gerekçesi olarak yargılama safahatında dava dosyasına sunulan tüm bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilmiş ve bu bilgi ve belgelere karşı etkin bir şekilde beyanda bulunma imkânı tanınmıştır. Öte yandan hakkaniyete uygun yargılama hakkına ilişkin güvencelerin (silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin) sağlanması amacıyla Dairemizce görülmekte olan bu davalarda usul kuralları oldukça geniş yorumlanmıştır.
Dava konusu kararlara karşı dava açma süresi, yargı yolunun açıldığı 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı KHK'nın yayımı tarihinden itibaren değil anılan KHK’nın TBMM tarafından değiştirilerek kabul edilmesine dair 7075 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 08/03/2018 tarihinden itibaren başlatılmıştır. Davacıların adli yardım talepleri, "yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması" şartının herhangi bir bilgi veya belgeyle (örneğin fakirlik ilmuhaberi) desteklenmesi beklenmeksizin kabul edilmiştir.
Duruşmalı dosyalarda, tedavi kurumlarında veya ceza infaz kurumlarında bulunan ve mazeretleri nedeniyle duruşmalara katılamayacak olan davacıların duruşmalara kolaylıkla katılabilmeleri, yargılamanın en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması için Ses ve Görüntü Bilişim Sisteminden (SEGBİS) yararlanma imkânı sağlanmıştır.
06/01/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tebligat ve cevap verme" kenar başlıklı 16. maddesinde; dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının vereceği savunmanın davacıya, davacının ikinci dilekçesinin davalıya, davalının vereceği ikinci savunmanın da davacıya tebliğ edileceği düzenlenmiştir. Davalının ikinci savunmasında davacının cevaplandırmasını gerektiren hususların bulunması hâli dışında, davalının ikinci savunmasına karşı davacının cevap veremeyeceği, tarafların otuz günlük cevap verme süresinin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri kurala bağlanmıştır. Bununla birlikte davalı idarenin ek beyan dilekçelerinde veyahut Danıştay savcı düşüncesine cevap dilekçelerinde dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, davacıya tebliğ edilmiş ve dava dosyasına sunulan yeni bilgi ve belgelere karşı beyanlarını sunma imkânı sağlanmıştır.
Bu kapsamda, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulmuş olan ve davacı hakkında yeni bilgi ve belgeleri içeren 07/11/2018 ve 16/10/2018 tarihli ek beyan dilekçeleri ve ekleri, 12/11/2019 tarihli ara kararımızla davacıya tebliğ edilmiş ve bunlara ilişkin beyanlarını sunabilmesi için davacıya otuz gün süre verilmiştir.
Bu kapsamda, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulmuş olan Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğinin 14/02/2020 tarihli yazısı ekindeki ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı, 06/07/2020 tarihli ara kararımızla davacıya tebliğ edilmiş ve buna ilişkin beyanlarını sunabilmesi için davacıya on gün süre verilmiştir.
Yine bu kapsamda, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulmuş olan ve davacı hakkında yeni bilgi ve belgeleri içeren 30/10/2020 tarihli Danıştay Savcısı düşüncesine cevap dilekçesi ve eki CD, 18/01/2021 tarihli ara kararımızla davacıya tebliğ edilmiş ve bunlara ilişkin beyanlarını sunabilmesi için davacıya on gün süre verilmiştir. Aynı maddede, haklı sebeplerin bulunması hâlinde, taraflardan birinin isteği üzerine otuz günü geçmemek ve bir defaya mahsus olmak üzere otuz günlük cevap verme süresinin uzatılabileceği belirtilmiştir.
Dairemizce talep edilmesi hâlinde taraflara otuz günü geçmemek üzere ek süre verilmiştir.
Bununla birlikte, AİHS’in "Adil Yargılanma Hakkı’’ başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili davasını makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahip olduğu düzenlemesi yer almıştır.
Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi de makul sürede yargılanma hakkını Anayasanın 36. maddesinde yer verilen adil yargılanma hakkının bir parçası olarak görmüştür (Gülseren Gürdal ve Diğerleri, B. No: 2013/1115, 05/12/2013, § 43). Anayasanın 141. maddesinin son fıkrasında da davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevleri arasında sayılmıştır.
AİHM kararları incelendiğinde; mahkemenin bir yargılamanın süresinin makul olup olmadığını incelerken her davanın kendi somut durumunu gözettiği ve davanın karmaşıklığı, başvuranların ve yetkili makamların yargılama sürecindeki davranışları ile ilgililer için davanın konusunun arz ettiği önem gibi kriterleri dikkate aldığı görülmüştür (Frydlender / Fransa, B. No: 30979/96, 27/6/2000, § 43, Yılmaz / Türkiye, B. No: 36607/06, 04/06/2019, §§ 32). Aynı şekilde Anayasa Mahkemesi de makul süre yönünden yaptığı incelemelerde, davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususları, bir davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterler olarak belirlemiştir (Güher Ergun ve Diğerleri, B. No: 2012/13, 02/07/2013, § 41-45, Gülseren Gürdal ve Diğerleri, B. No: 2013/1115, 05/12/2013, § 46).
Bu kapsamda; yargı mensuplarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılması kararlarına karşı ilgililer tarafından genellikle işlem tesisinden sonra bu işlemlere karşı yargı yolu açık olmadığı halde altmış günlük dava açma süresi içinde Ankara İdare Mahkemelerinde ya da doğrudan Danıştay'da davalar açılmış ise de anılan işlemlere karşı ancak 23/01/2017 tarih ve 29957 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı KHK'nın yayımı tarihinden itibaren Danıştay'da yargı yolunun açılmış olduğu anılan KHK ile kabul edildiğinden, bu davaların esastan incelenmesine Dairemiz tarafından bu tarihten itibaren başlanmıştır.
Bununla birlikte yukarıda aktarıldığı üzere gerek ulusun varlığını tehdit eden genel bir tehlikeye karşı ivedi şekilde tedbir almak zorunluluğu çerçevesinde olağanüstü şartlar altında tesis olunan işlemler nedeniyle açılan bu davaların karmaşık yapısına, gerekse hakkaniyete uygun yargılanma hakkına ilişkin güvencelerin (silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin) sağlanması amacıyla davalı idare tarafından dava konusu kararın gerekçesi olarak yargılamanın her safahatında dava dosyasına sunulan tüm bilgi ve belgelerin davacıya tebliğ edilmesi ya da davalı idarenin ikinci cevap dilekçesine karşı davacı tarafa ek süre verilerek cevap hakkı tanınması gibi geniş usuli uygulamalara rağmen bakılmakta olan bu dava mümkün olan en kısa süre içinde Dairemiz tarafından sonuçlandırılmıştır.
2.FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/09/2017 tarih ve E:2017/16.MD-956, K:2017/370 sayılı kararında; FETÖ’nün, paravan olarak kullandığı dini, din dışı dünyevi emellerine ulaşma hâline getiren; siyasi, ekonomik ve toplumsal yeni bir düzen kurma tasavvuruna sahip örgüt liderinden aldığı talimatlar doğrultusunda hareket eden; bu amaçla öncelikle güç kaynaklarına sahip olmayı hedefleyip güçlü olmak ve yeni bir düzen kurmak için şeffaflık ve açıklık yerine büyük bir gizlilik içerisinde olmayı şiar edinen; bir istihbarat örgütü gibi kod isimler, özel haberleşme kanalları, kaynağı bilinmeyen paralar kullanıp böyle bir örgütlenmenin olmadığına herkesi inandırmaya çalışarak ve bunda başarılı olduğu ölçüde büyüyüp güçlenen, bir yandan da kendi mensubu olmayanları düşman olarak görüp mensuplarını motive eden; “Altın Nesil” adını verdiği kadrolarla sistemle çatışmak yerine sisteme sahip olma ilkesiyle Devlete tabandan tavana sızan; bu kadroların sağladığı avantajlarla Devlet içerisinde belli bir güce ulaştıktan sonra hasımlarını çeşitli hukuki görünümlü hukuk dışı yöntemlerle tasfiye eden; böylece devlet aygıtının bütün alt bileşenlerini ünite ünite kontrol altına almayı ve sisteme sahip olmayı planlayıp ele geçirdiği kamu gücünü de kullanarak toplumsal dönüşümü sağlamayı amaçlayan; casusluk faaliyetlerini de bünyesinde barındıran atipik/suigeneris bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir. 1970’li yıllardan itibaren özellikle, mülkiye, adliye, emniyet, millî eğitim ve TSK içerisinde kadrolaşmaya giden FETÖ liderinin vaaz, röportaj ve kitaplarında bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan kararında da yer alan “Esnek olun, sivrilmeden can damarları içinde dolanın!”, "Bütün güç merkezlerine ulaşıncaya kadar hiç kimse varlığınızı fark etmeden sistemin ana damarlarında ilerleyin!", “Türkiye’deki devlet yapısı ölçüsüne göre bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephemize çekeceğimiz ana kadar her adım erken sayılır. …bunca kalabalık içinde ben bu dünyayı ve düşüncemi sözde mahremiyet içinde anlattım. …sırrınız sizin sırrınızdır. Söylerseniz siz esir olursunuz.”, “Bir gün bana Ankara’da bin evimiz olduğunu söyleyin, devletin paçasından şöyle bir tutacağım, devlet uyandığında yapacağı hiçbir şey kalmayacak” şeklindeki sözleri bu suigeneris örgütün, Devleti ele geçirme gayretlerinin somut talimatları olarak ortaya çıkmıştır. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/06/2018 tarih ve E:2016/238, K:2018/128 sayılı kararında ise FETÖ'nün yargı yapılanmasına ilişkin şu tespitlere yer verilmiştir: "Örgütün hakim, savcı yapılanması bölgelere ayrılmış olup ...bölgel... sorumlu kişilere bölge abisi veya bölge ablası denilmektedir. Her bölgenin 8-10 evi kapsadığı, örgüt mensupları arasında farklı sohbet grupları ve bu gruplardan sorumlu örgüt imamı bulunmaktadır. ...Örgüt üyesi hakim, savcıların sicil numaralarına veya mesleğe başlama aşamasında, adalet akademisindeki dönemlerine göre ayrı ayrı devre ve sicil numarası içerisinde gruplandırmaların yapıldığı, T1, T2, T3, T4, T5 şeklinde belirli sicil aralıklarını kapsayan hakim, savcıların gruplandırılarak taşra ve devre yapılanması oluşturulmuştur. Her grupta kendi içerisinde hakim, savcı sayılarına göre 3-5 kişilik sohbet gruplarına ayrılmıştır. ...Örgüt tarafından örgüt üyesi ile yapılan görüşme sonrasında hakim, savcı olması kararlaştırılan örgüt üyeleri sınavlara hazırlanmak üzere örgüte ait Ankara’daki örgüt evlerinde sınava çalıştırılır. Bu örgüt evinin masraflarının örgüt tarafından karşılandığı ve sınava çalıştırılacak kişiler dışında başka kimsenin bu evlere giremediği anlaşılmıştır. Bu örgüt evlerinde hakimlik, savcılık sınavına girecek örgüt üyeleri sınavlara hazırlanmakta olup deneme sınavlarının yapıldığı ayrıca sınav sorularının örgüt tarafından yasal olmayan yollardan ele geçirilip bu evlerde sınavdan bir kaç gün önce örgüt mensubu abi veya ablalar tarafından örgüt üyelerine verilmiştir. Örgüt üyelerine cevapları işaretlenmiş soru kitapçıkları verilerek bunları ezberlemelerinin sağlandığı, bu şekilde örgüt üyelerinin sınavları kazanmalarının sağlandığı anlaşılmıştır. Yazılı sınavı kazanan örgüt üyeleri murakıplarca tekrar eve çağrılarak mülakat için hazırlanmakta mülakatta nasıl davranacaklarının öğretilmektedir. Ayrıca örgüt tarafından kendilerine referans bulunacağı veya kendilerinin referans bulmaları söylenmektedir. Mülakat sınavını kazanan ve hakim, savcı adayı olan örgüt üyeleri mülakattan sonra tekrar murakıplar tarafından örgüt evlerine çağrılarak staj aşamasında hangi evde kalacakları, ev sorumlularının kim olacağı anlatılarak, bu şekilde staja başlayan örgüt üyesinin staj döneminde de örgüt tarafından takibi yapılmaktadır. Staj aşamasında örgüt üyelerinin deşifre olmamaları için beşer kişilik gruplar halinde, masrafı örgüt tarafından karşılanan ev tutmaları sağlanmaktadır. Her ev için bir sorumlu tayin edilmektedir. Adaylık sürecini tamamlayıp ataması yapılan örgüt üyesi hakim, savcıların örgüt tarafından takibine devam edildiği, sürekli irtibat kurularak bunların örgüte bağlılıkları sağlanmaktadır. Ataması yapılan örgüt mensubu hakim, savcının ilk maaşlarının tamamı örgüt tarafından alınmaktadır. Daha sonraki aylarda ise bekarlardan %15, evlil... %10, en az 3 çocuğu olanlardan ise %5 oranında himmet toplanmaktadır. Bekar olan örgüt mensubu hakim, savcıların örgüt için önemli stratejik kurumlarda görevli örgüt üyeleri ile veya aynı meslekteki örgüt üyeleri ile evlenmelerinin teşvik edildiği ve katalog evlilikler yaptırıldığı anlaşılmıştır...
Örgüt tarafından hakim, savcılara yönelik adaylık dahil tüm süreçlerde yabancı dil, yüksek lisans, doktora eğitimi, yurt dışı gezileri, mesleki ve kişisel programlar düzenlenmek suretiyle örgüt üyesi hakim, savcılar emsallerine göre daha donanımlı hale getirilmektedir. Örgüt mensupları hak etmedikleri halde yurt içi ve yurt dışı yüksek lisans ve doktora programlarına yerleştirilmişlerdir...
HSYK ve Ad[a]let Bakanlığı Teftiş Kurulunda görev yapan örgüt mensubu müfettişlerce yapılan teftişlerde örgüt üyesi olan hakim, savcılarla örgüt üyesi olmayan hakim, savcılar farklı muameleye tabi tutulmakta, örgüt üyesi hakim, savcılara hak etmedikleri halde yüksek notlar ve olumlu siciller verilmekte, örgüt üyesi olmayan hakim, savcılara ise vasat veya düşük notlar verilmekte, sicilleri bozulmaktadır.
Örgüt üyesi hakim ve savcılar görev yaptıkları yerlerde görevleri nedeniyle öğrendikleri önemli bilgiler ile soruşturma ve dava dosyalarında gördükleri örgüt için önem taşayabilecek konuları gerek adliye gerekse il veya ilçede önemli görevlerde bulunan kişiler ile ilgili topladıkları bilgileri toplantılarda örgüt sorumlusu abiye iletmektedirler. Menfi takip heyeti denilen bir grup tarafından örgüt üyelerinden toplanan bu bilgiler değerlendirilmekte, neticesine göre yapılacak işlemler kararlaştırılmaktadır...
Örgüt mensubu hakim, savcıların deşifre olmasının önüne geçmek amacıyla örgüt üyesi hakim, savcıların çocuklarını örgüte ait olan okullara göndermemelerine karar verilmesi halinde örgüt üyesi hakim, savcı çocuklarının eğitimleri ile ilgilenilmesi, ayrıca ideolojik eğitim verilmesi için eğitim birim adıyla ayrıca bir birim kurulmuştur. Bu birim sorumlusu Yargıtay Üyesi olarak görev yapan örgüt üyelerinden seçilmektedir...
Örgüt faaliyetlerinin bir çoğunda gizlilik esas alınmasına karşın örgüt tarafından HSYK seçimlerine verilen önemden dolayı bu dönemde örgüt mensuplarının deşifre olmayı göze alarak seçimlerde tüm il ve ilçeleri kapsayan adliye ziyaretleri, ev ziyaretleri ve yemek organizasyonları düzenlemişlerdir. Sözde bağımsız örgüt üyesi adaylarının seçim gezilerine birlikte katılmışlardır. Örgütün 2014 yılı HSYK üye seçimlerinde gerek YARSAV listesi, gerekse bağımsız aday adı altında aday göstererek yargı içerisinde alternatif bir yargı gücü kuracak şekilde örgütlü olduğu anlaşılmıştır..." Öte yandan Dairemizde derdest olan dava dosyalarında yukarıda belirtilen tespitleri destekler mahiyette, FETÖ'nün niteliğine ilişkin aşağıdaki beyanların yer aldığı görülmüştür:
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan M.Ü.ye ait Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/10/2016 tarihli ek sorgulama tutanağı: “…Şunu söylemem gerekiyor ki cemaat farklı sınav evlerinde kalan şahısları birbiriyle tanıştırmaz. …Bu yapı sizi asla boşta bırakmaz, yani üniversiteden mezun olduğunuzda sınav çalışma eviniz hazırdır, sınavı kazanınca mülakat referans listeniz hazırdır, bunların her aşamasından sorumlu olan kişiler vardır. …Kural olarak bu yapı gizlilik üzerine kurulu olduğundan bir evde kalan diğer evde kalan kişileri tanımazdı. Ama biz bazen tanıştığımızda kimin bizden olduğunu hissediyor ve anlıyorduk. Biz staja başladıktan sonra bize yavaş yavaş tedbire riayet etmemiz hususu anlatılmaya başlandı. …bu yapıda ciddi bir hiyerarşi söz konusuydu. Ben maaşımın bekarken %15’ini, evlendikten sonra ise %10’unu cemaate himmet olarak verdim. …Evde kalan kişi sadece ev abisini tanır. Kıdemsiz birinin üst abileri tanıma şansı yoktur. Staj esnasında bize namazınızı gizli kılın gerekirse zorunlu hallerde namazlarınızı cem edin diyorlardı. Ramazan orucunuzu tutun ancak gerekirse oruç tutmuyormuş gibi davranın diyorlardı. Bunun haricinde önemli bir husus da bize evliliğin faziletleri anlatılıyordu. …Evlilikten sorumlu abi, evlendirmeyi düşündüğü erkeğe gelerek erkekten bir vesikalık fotoğraf ve bir CV ister, devamında bu CV’yi ve fotoğrafı bir havuza atardı. Aynı işlemi bayanlar için de yapıyorlardı. Devamında evlilikten sorumlu abi kendince uygun gördüğü eş adaylarını birbirleriyle tanıştırıyordu.”
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan A.A.ya ait Kilis Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen 23/06/2017 tarihli şüpheli ifade tutanağı: “17-25 Aralık süreci sonrası örgütün sivil imamı ... kod adlı şahsın katıldığı …bir toplantıda sivil imam adlicilere hitaben ‘elinizde ...siyasal iktidara ilişkin yolsuzluk ihale usulsüzlüğü vs. gibi ses getirecek dosya varsa, bu tarz ses getirecek dosyaları bekletmeyin, hemen davasını açın.’ dedi. …Örgüt mensuplarının deşifre olmasını önlemek için tedbir ya da ruhsat diye tabir edilen yöntemler uygulanmaktaydı.
Bu kapsamda örneğin; cuma namazına gitmememiz, adliyede namazları ima ile (göz ile) kılmamız, eğer mümkünse namaz vakti yetişiyorsa namazları cem ederek (birleştirerek) evde kılmamız, ramazan ayında eğer belli olacaksa oruç tutmamamız ve gerektiğinde alkol almamız talimatlandırılmıştı. …Bizim mezuniyet balomuzda, o dönemki yargı bürokrasisinin hassasiyeti de gözetilerek protokol masalarından görülecek açıdaki ön sıra masalara hep örgüt üyeleri oturtulmuş ve bunlara alkol almaları talimatlandırılmıştı diye biliyorum. …Seçim [2014 HSYK seçimi] süreciyle ilgili son olarak belirtmek istediğim, örgütün ByLock üzerinden birbirleriyle haberleşerek Facebook’taki hâkim-savcı gruplarında ya da adalet.org’da organize bir şekilde hareket ederek bağımsız aday tanıtımlarının altına adayı övücü, parlatıcı, adayı ön plana çıkartıcı yorumlar yapılmasının sağlanmasıydı. Buna örnek olarak bir olay anlatayım; R.Ş. mahkemede yanıma gelip bana tefonundaki ByLock mesajını okuttu. Yazının içeriğinde; --Tüm arkadaşların dikkatine, şu gün şu saatte Facebook’taki hâkim savcı gruplarında ve adalet.org’da ‘[İ.Ç.] Gerçeği’ isimli bir paylaşım yapılacaktır. Paylaşımın altına bağımsız aday [İ.Ç.]yi övücü yorumlar yapıp destekleyelim.-- …Görüldüğü üzere örgüt sosyal medyada organize bir şekilde hareket ederek seçimde başarılı olmayı amaçlamıştır. ...FETÖ yargı mensuplarını T1, T2, T3, T4, T5 üst başlığı/ tasnifi adı altında grup grup, hücre tipi yapılandırılmıştır. T3’teki bir kişinin ekstra bir tanışıklık yoksa diğerlerini bilmesi mümkün olmadığı gibi, yine T3 altında yer alan grupların da birbirini tanımaması genel kuraldır. Tedbir denilen gizlilik kurallarına riayet edilerek bu gizliliğin sağlanması amaçlanmıştır. Ama özellikle Ankara’da staj döneminde bu gizliliği sağlayamadılar. Bir çok farklı gruba mensup kişi birbirlerini bir şekilde tanıdı veya başkasından duymak suretiyle öğrendi. Ancak tedbire son derece riayet edenler kendilerini gizleyebilmiştir.”
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan M.Ö.ye ait Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18/10/2016 tarihli sorgulama tutanağı: “Taşra yapılanmasında o dönemki adı ile cemaatin bu yapılanması profesyonel olarak yürütülüyordu. 2002 yılından itibaren taşra yapılanması kendi içerisinde T1, T2, T3, T4, T5 şeklinde bölümlere ayrılmıştı. ("T" taşra anlamına gelen yapılanmayı simgelerdi). T1 grubu 39 bin sicilden daha önce gelenlerdi. T2 grubu 39 bin, 42 bin sicillileri, T3 grubu 92 bin 109 bin arası sicillileri, T4 grubu daha sonraki sicillileri,T5 grubu 125 bin ve sonraki sicillileri ifade ederdi.”
Sonuç olarak FETÖ'nün, yıllar itibarıyla takiye (olduğundan farklı görünme) esasına dayanan uzun vadeli bir projenin aşamalarını izleyerek kurduğu strateji doğrultusunda, kamu kurumlarında ve yargı organlarında demokratik devlet düzeninden ayrıksı ve ona paralel şekilde teşkilatlanmak suretiyle ülkenin bağımsızlığını, bütünlüğünü ve demokratik hukuk devletini tehdit edici, anayasal düzene sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar gösteren bir yapılanma hâline geldiği anlaşılmaktadır. Nitekim bu yapılanma tarafından 15 Temmuz 2016 gecesi anayasal düzene, demokratik kurumlara ve bizatihi Türk Milletine karşı darbe teşebbüsünde bulunulmuştur.
Darbe teşebbüsünün bertaraf edilmesini takip eden günlerde, söz konusu kalkışmaya dâhil olan kişilerin telefon konuşmaları ve mesajları ortaya çıkmıştır. Anayasa Mahkemesinin Aydın Yavuz ve diğerleri (B. No: 2016/22169, 20/06/2017) kararında da yer alan, darbe teşebbüsünün şüphelilerinden olan Komiser Yardımcısı E.G.nin telefonunda bulunan mesajlar bunlara örnek teşkil etmektedir. E.G.nin telefonunda, "önemli, durum kötü, çok acil duyuru. tüm il ve ilçe imamlarını, abilere, ablalara, kurum imamlarına iletin, tüm hizmet mensupları darbeyi şiddetle kınayan açıklama yapsın, meydanlara inip kendisini kamufle etsin, resim çekilip sosyal medyada yayınlasın, demokrasi, seçilmiş irade falan desinler, ama fazla da asla muhterem hoca efendinin adı geçmesin açıklamalarda, hepimizi alabilirler, herkes -darbeden haberim yok TV'de gördüm ilk kez- desin, asla hükümete ve Tayyibe karşı olumsuz bir paylaşım yapmayın, bu gurubu kapatıyorum şimdi" şeklinde mesajların bulunduğu tespit edilmiştir.
3.Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). AİHM kararlarında yer alan sadakat yükümlülüğüne ilişkin yukarıda belirtilen ilkelerin hâkimlik ve savcılık mesleği açısından yorumlanması gerekmektedir.
Anayasa'nın "Hâkimlik ve savcılık mesleği" kenar başlıklı 140. maddesine Danışma Meclisi tarafından yazılan gerekçede "... Adalet tevzii herşeyden önce güvenilir nitelikte olmalıdır. Bu hizmeti görenlerin tarafsızlıklarından şüphe edilmesi, hizmetin tam olarak yerine getirilmiş olduğunun kabulüne engeldir. Bu itibarla görevlerinde özel hayatlarında tarafsızlıklarına dair bir davranışta bulundukları sanısını verecek hareketl... sakınmak zorundadırlar." denilmektedir. Bu bağlamda, yargı mensuplarının sadakat yükümlülüğü memurlardan farklı olarak "bağımsızlık" ve "tarafsızlık" ilkeleri çerçevesinde hukuk devletine ve demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğü olarak ortaya çıkar.
Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcıların, Anayasa gereği tarafsız ve bağımsız olarak görev yapmaları, Anayasa'ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm vermeleri ve anayasal düzene sadakat göstermeleri, hukuk devletinde demokratik toplum düzeninin korunması açısından büyük önem arz etmektedir.
4.Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği
Anayasa’nın 139. maddesinde hâkim ve savcıların görevlerinin sona ermesi sonucunu doğuran işlemler, disiplin cezaları ve meslekte kalmalarının uygun olmadığı yönünde verilen kararlar olarak ikiye ayrılmıştır. 24/02/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Hâkimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi" kenar başlıklı 53. maddesinde de disiplin cezası niteliğindeki meslekten çıkarma işlemi ile hâkimlik ve savcılık görevinin sona ermesi sonucunu doğuran diğer işlemler ayrı ayrı belirtilmiştir.
Dolayısıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca hâkim ve savcıların meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararların, bu kişilere disiplin cezası verilmesine ilişkin kararlardan ayrı nitelikte olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır.
Dairemizin, Danıştay Başkanlığının internet sitesinde güncel kararlar başlığı altında yayımlanmış olan, 04/10/2016 tarih ve E:2016/8196, K:2016/4066 sayılı kararında da belirtilmiş olduğu üzere 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensuplarının, “meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi ile “terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen” üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bu kişiler hakkında uygulanmak üzere olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte yeni bir tedbir getirilmiştir.
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Nitekim davalı idare, yargı mensupları hakkında aldığı meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararları, anılan yargı mensuplarının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisaklarının sabit olduğu gerekçesiyle tesis etmiştir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır.
Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Bu bağlamda, üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için bir takım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunu söylemek mümkün olacaktır.
5.Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi
Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet veya iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir.
Dava konusu kararların dayanağı olan delillerin, davalı idare tarafından dava konusu işlemlerin tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu anlaşılmakta ise de bu delillerin terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu görüldüğünden dava konusu işlemlerin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir.
a)ByLock Delili
i)ByLock Uygulamasına İlişkin Genel Değerlendirme
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/09/2017 tarih ve E:2017/16.MD-956, K:2017/370 sayılı kararında da belirtildiği üzere ByLock uygulaması, kullanılması için indirilmesi yeterli olmayan ve özel kurulum gerektiren, kullanıcıların haberleşebilmesi için her iki tarafın önceden temin ettikleri kullanıcı adlarını ve kodlarını eklemeden taraflar arasında mesajlaşmanın başlayamadığı, bu bakımından sadece oluşturulan hücre tipine uygun şekilde bir haberleşme gerçekleştirilmesine imkân veren, kriptolu anlık mesajlaşma, e-posta gönderimi, ekleme yoluyla kişi listesi oluşturma, grup içi mesajlaşma, kriptolu sesli görüşme, görüntü veya belge gönderebilme özellikleri bulunan, böylece kullanıcılarının, örgütsel mahiyetteki haberleşmelerini başka herhangi bir haberleşme aracına ihtiyaç duymadan gerçekleştirmesine olanak sağlayan bir iletişim sistemidir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan kararında ByLock uygulamasının 2014 yılı başlarında uygulama mağazalarında yer alıp bir süre herkesin ulaşımına açık olduğu, bu mağazalardan kaldırılmasından sonra örgüt mensuplarınca harici bellek, hafıza kartları ve bluetooth yoluyla yüklenildiği hususunun, yürütülen soruşturma ve kovuşturma dosyalarındaki ifadeler, mesaj ve e-postalardan anlaşıldığı belirtilmiştir.
ByLock üzerinden yapılan iletişimin çözümlenen içeriğinin tamamına yakınının FETÖ mensuplarına ait örgütsel temasa ve faaliyetlere ilişkin olduğu; buluşma adreslerinin değiştirilmesi, yapılacak operasyonların önceden bildirilmesi, örgüt mensuplarının yurt içinde saklanması için yer temini, yurt dışına kaçış için yapılan organizasyonlar, himmet toplantıları, açığa alınan veya meslekten çıkarılan örgüt mensuplarına para temini, örgüt liderinin talimat ve görüşlerinin paylaşılması, Türkiye'yi terörü destekleyen ülke gibi göstermek amacına yönelik faaliyette bulunan birtakım internet adreslerinin paylaşılması ve bu sitelerdeki anketlerin desteklenmesi, FETÖ'ye yönelik yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda şüpheli veya sanıkların hâkim ve Cumhuriyet savcılarınca serbest bırakılmasının sağlanması, örgüt mensuplarına müdafi temin edilmesi, örgüt üyelerinden kimlere operasyon yapıldığına ve kimlerin deşifre olduğuna ilişkin bilgilerin paylaşılması, operasyon yapılması ihtimali olan yerlerde bulunulmaması ve bu yerlerdeki örgüt için önemli dijital verilerin arama-tarama mesulü olarak adlandırılan kişilerce önceden temizlenmesi, kamu kurumlarında FETÖ aleyhine görüş bildiren veya yapılanmayla mücadele edenlerin fişlenmesi, deşifre olduğu düşünüldüğünde ByLock iletişim sisteminin kullanımına son verileceği, Eagle, Dingdong ve Tango gibi alternatif programlara geçiş yapılacağının haber verilmesi, yapılanmaya mensup kişilerin savunmalarında kullanabilmeleri amacıyla hukuki metinler hazırlanması gibi örgütsel niteliği olan mesajlar gönderildiği ifade edilmiştir.
Bylock delilinin hukuki niteliği ile ilgili olarak ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda anılan kararında; Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesinin 32. maddesi ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 4.maddesinin 1.fıkrasının (i) bendi ile 6.maddesinin 1.fıkrasının (d) ve (g) bentlerine uygun şekilde Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından elde edilen Bylock'a ilişkin dijital materyaller hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Ceza Muhakemesi Kanununun 134.maddesi gereğince Ankara Sulh Ceza Hakimliğince verilen ''inceleme, kopyalama ve çözümleme'' kararına istinaden bilgisayar ve bilgisayar kütüklerindeki iletilerin tespiti işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı görülmüştür.
Nitekim Anayasa Mahkemesi de Bylock verilerinin kanuni bir temele dayanmadan ve hukuka aykırı şekilde elde edildiğine yönelik iddialar yönünden yapılan başvuruda; 4/6/2020 tarih ve Başvuru No: 2018/15231 sayılı kararı ile Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi aynı kararında, yapısı, kullanım şekli ve teknik özellikleri itibarıyla sadece FETÖ/PDY mensuplarınca -örgütsel iletişimde gizliliği sağlama amacıyla- kullanılan kriptolu iletişim ağının başvurucu tarafından kullanılmasının terör örgütüne üye olma suçu açısından mahkumiyete dayanak olarak alınmasının, adil yargılanma hakkı kapsamındaki usul güvencelerini etkisiz hale getiren keyfi bir uygulama olarak değerlendirilemeyeceği tespitinde de bulunmuştur. Öte yandan Dairemizde derdest olan dava dosyalarında, yargı mensubu olarak görev yapmakta iken haklarında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilmiş olan bazı kişilerin ByLock uygulamasına ilişkin birtakım ifadelerde bulunduğu görülmüştür:
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan Y.G. isimli şahıs tarafından İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesine sunulmuş beyan: “Bana ByLock adlı programı indirmemi 2014 Temmuz’da Ali adlı kişi söyledi. Önce VPN programını daha sonra da ByLock’u kurmamı, VPN’yi açmadan ByLock’u kullanmamam gerektiğini açıkladı. Daha sonra beni kendisi ekledi ve onaylamamı söyledi. Böylece buradan daha güvenli mesajlaşabilecektik onlara göre. Çünkü 2014 HSYK seçimleri yaklaşmaktaydı ve hızlı bir haberleşme ağı lazımdı.”
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan M.Ö. isimli şahsa ait Malatya Cumhuriyet Başsavcılığında düzenlenen 16/10/2016 tarihli sorgulama tutanağı: “2014 HSYK seçimlerinden yaklaşık 3-4 ay önce E.E.’nin evinde toplanmıştık. …Mesut abi denilen kişi bir programdan bahsetti. Bu program üzerinden haberleşeceğimizi söyleyerek telefonlarımızı istedi. Kendisi telefonlarımıza ByLock denilen programı söz konusu sohbet sırasında yükledi. …ByLock programını kullanan cemaatteki herkesin paylaşımlarını görmek mümkün değildi. Sadece arkadaş listesi (grup) şeklinde oluşturulan arkadaşlarla konuşabilmekte ve yazılar paylaşabilmekteydik. …HSYK seçimlerinin sonuna kadar ByLock programı üzerinden haberleşme sağlanıyordu. Cemaat mensuplarının istemleri doğrultusunda seçiml... sonra ByLock programını sildim.”
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan A.B. isimli şahsa ait Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığında düzenlenen 22/03/2017 tarihli sorgulama tutanağı: “... isimli şahıs telefonuma ByLock yüklemek istedi. Ancak akıllı telefonum olmadığı için yükleyemedi. Ben de eşimin telefonunu kendisinden habersiz aldım. Bir şeyler yaptı. Bundan sonra buradan haberleşeceğiz dedi. …..., hâkim ve savcıların kişisel bilgilerini (dünya görüşü, siyasi görüş vs.) özellikle ByLock’tan ona atmamı istiyordu. …... bana tablet almamı, başka bir akrabamın adına hat almamı söyledi. Ancak ben bunu da yapmadım. Daha sonra ..., bana içinde hat olan bir tablet getirdi. Tablette ByLock programı yüklüydü. Gelen yazıları okuyordum. Ayrıca bana tablette silme programını gösterdi. Herhangi bir durumda onu kullanmamı söyledi.”
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan S.Ö. isimli şahsa ait Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığında düzenlenen 02/03/2017 tarihli şüpheli ifade tutanağı: “2014 yılının Ağustos ayında E.Ö. çalıştığı yer olan Silivri’ye gelmemi söyledi. Silivri’ye gittikten sonra beni oradan alıp Silivri İlçesinde oturan D.S.’nin evine götürdü. Burada ... kod adlı şahıs da vardı. Kendisi telefonumu istedi. Kendisi bana ByLock isimli programı yükledi. Artık buradan haberleşeceğimizi bana söyledi. Çünkü benim tek kaldığımı, bir şekilde haberleşmemiz gerektiğini söyledi. 2015’in Şubat ayına kadar bu program üzerinden haberleştik.”
Bu durumda, FETÖ tarafından gizliliği sağlamak için örgütsel haberleşme amacıyla oluşturulduğu ve münhasıran FETÖ tarafından kullanıldığı anlaşılan ByLock uygulamasının yüklendiğinin, bu ağa dâhil olunduğunun tespit edilmesi hâlinde, bu kişilerin örgüte üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut örgütle irtibatı ortaya konulmuş olabilecektir. ii. ByLock Delilinin Davacı Yönünden Değerlendirilmesi a-1) Davacıya ait ByLock bilgisi: Dava dosyasında, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından davacı hakkında düzenlenmiş "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu" ile "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı" yer almaktadır.
Dava dosyasına sunulan ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporunun incelenmesinden; davacının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca ... sayılı soruşturma kapsamında gönderilen ByLock abone listesinde kaydının olduğunun, tespit edilen GSM aboneliğinin 533.....30, tespit edilen cihaza ait IMEI numaralarının ... ve ..., USER ID numarasının ..., tespit edilen ilk tarihin 14/08/2014 olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davalı Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından dava dosyasına sunulan ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı incelendiğinde; "ID'yi Kullanan Kullanıcılar" başlığı altında davacının adı ve T.C. kimlik numarası ile birlikte ID numarasının "...", kullanıcı adının "...", şifrenin "... ", adının "..." olduğunun, "SGK Kayıtları" başlığı altında davacının Konya ili Ereğli ilçesinde görev yaptığının belirtildiği, "ID'yi Ekleyenlerin Verdikleri İsimler" başlığı altında ... ve ... ID numaralı kişilerin davacıyı “...”, ... ID numaralı kişinin “...”, ... ID numaralı kişinin "…", ... ID numaralı kişinin "z" olarak kaydettiği görülmektedir.
Söz konusu ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ile davacıya ait UYAP sisteminde yer alan aile nüfus kayıt örneği incelendiğinde; davacının 2009 doğumlu "..." isimli oğlunun olduğu, söz konusu Tutanakta "..." olarak belirlenen kullanıcı adının oğlunun ismi ile doğum tarihinin [09] birleştirilmesi suretiyle oluşturulmuş olabileceği değerlendirilmiştir.
Dava dosyasına sunulan ve N.G. isimli şahıs adına düzenlenmiş olan ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporlu incelendiğinde, davacının ID numaralarının "...", GSM numarasının 538...80, tespit edilen ilk tarihin 27/06/2015, IMEI numarasının ... olduğu, tespit edilen gerçek kullanıcısı olarak davacının adı soyadı ve TC kimlik numarası bilgilerine yer verildiği; yine dava dosyasına sunulan ve N.G. isimli şahıs adına düzenlenmiş olan ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı incelendiğinde ise; ID numarasının "...", kullanıcı adının "...", şifrenin "... ", adının "..." olduğu, "ID'yi Ekleyenlerin Verdikleri İsimler" başlığı altında ... ID numaralı kişinin davacıyı "...", ... ID numaralı kişinin "...", ... ID numaralı kişinin "zeyd yeni", ... ID numaralı kişinin "zeyd bey" olarak kaydettiği görülmektedir.
Bununla birlikte, davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Ayrıca sanık ...'in yeğeni olan ve ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin … Esas sayılı dosyasında yargılanan N.G.'nin kendi yargılamasında mahkeme huzurunda yapmış olduğu savunmasında ... numaralı telefon hattını ...'in çocukları kullansın diye ...'e gönderdiğini, beyan ettiği, sanığın bu husustaki savunmalarında yiğeninin çocuklara hattı gönderdiğini, çocuklarının daha sonra bu hattı kaybettiklerini, bu hattı kullanmadığını beyan ettiği, ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin N.G. hakkında beraat kararı verdiği gerekçeli kararının ilgili kısımda "... Konya Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünden gelen raporda sanık adına kayıtlı ancak sanığın kendisinin kullanmadığını beyan ettiği ... nolu hat üzerinden Bylock programını kullandığının belirtildiği, Bylock programının ID numarasının ..., kullanıcı adının ..., şifresinin ..., adının "..." olduğu, grup ve kişi listesinin tespit edildiği, Bylock programından 252 kez Ereğli/Konya'dan sinyal aldığı, sanığın kendi adına kayıtlı hat üzerinden tespit edilen Bylock programına ilişkin beyanlarında özetle; "0... nolu hattı indirimli internetten kuzenlerinin faydalanması için Ereğli'de hakim olarak görev yapan dayısı ...'e gönderdiğini, bu hattı hiç kullanmadığını" beyan ettiği, ...'in mahkememizce tanık sıfatıyla dinlendiği, ... beyanlarında özetle " 0... nolu hattı N.G.'nin çocukları için gönderdiğini, bu durumdan sonradan haberdar olduğunu ve çocuklarından hattı aldığını, bu hattı kendisinin hiç kullanmadığını" beyan ettiği, tespit ve değerlendirme tutanağı incelendiğinde ... ID numaralı kullanıcının Bylock listesinde ekli diğer kişiler tarafından "...", "zeyd bey", "..." isimleri ile kaydedildiği, yine Bylock yazışma içerikleri ve ekli kişi isimleri incelendiğinde ... ID numaralı kullanıcının Hakim yada Savcı olarak görev yaptığı hususunun açık olduğu, tespit ve değerlendirme tutanağında "adı:..." olarak görüldüğü, sanığın Bylock tespit edilen numarayı verdiğini söylediği kişinin soy isminin ... olduğu ve bu kişinin Ereğli' de Hakim olarak görev yaptığı, bu bağlamda CGNAT kayıtları uyarınca da sinyallerin Ereğli' den alındığı hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık adına kayıtlı bulunan 0... nolu hat üzerinden kullanılan Bylock hesabının sanık tarafından kullanılmadığı hususunun açık olduğu..." şeklinde yer aldığı anlaşılmaktadır..." tespitlerine yer verilmiştir.
Yine, davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "... sanığın ... hattıyla bylock programına tahsis edilen ... nolu ip'ye 23.09.2014 tarihinde, sa 20:13:20'de, ... özel ip'den, 37655 özel porttan, ... genel ip'den, 26270 genel porttan, 443 hedef porttan, ... ımsı numaralı sim kart, ve ...01 imei numaralı cihaz ile bağlantı gerçekleştirdiği bu sırada telefonunun " IVRIZ YOLU ADA:… PARSEL:… EREGLI /KONYA … MAH. (...) EREGLI,KONYA" baz istasyonundan sinyal aldığı, Aynı gün aynı hat ile , sa 18:52:41'de , ... imei numaralı telefon ile, ... kaynak ip üzerinden sağladığı 5224 sn.'lik gprs/wap bağlantısında, telefonu " EREGLI IVRIZ YOLU ADA:… PARSEL:… EREGLI / KONYA … MAH. (...) EREGLI,KONYA" şeklinde baz istasyonundan sinyal aldığı, Yine aynı tarihte ,aynı hat ile, sa: 18:58:54' te , G.S.isimli şahıs adına kayıtlı 5052499395 hattı arayıp gerçekleştirdiği 109 sn'lik görüşmede hts bazının"- EREGLI SANAYI KARSISI TARLA(...) EREGLI, KONYA" baz istasyonundan sinyal aldığı tespit edilmiştir.
Sanığın diğer bylock sunucularına bağlantıları karşılaştırıldığında CGNAT,GPRS ve HTS baz bilgilerinin uyumlu olduğu izinli olduğu zamanlarda Manisa, Saruhanlı, Soma,Balıkseir gibi yerl...,Ereğli'de bulunduğu dönemde de genellikle iş yeri ve ikamet adresi yakınlarında baz verdiği tespit edilmiştir. ylock kullanımı hususunda özetle; sanığın 14.08.2014 tarihi ile 04.01.2015 tarihleri arasında büyük çoğunlukla ...01imei numaralı cihazla olmak üzere ve kısa süreli ... imei numaralı cihaz ile.....maralı hattı üzerinden bylocka tahsis edilen dokuz adet ip'l... olan ..., ..., ...'nolu ip'lere tespit edilebildiği kadarıyla asgari 5030 kez bağlantı sağladığı..." tespitlerine yer verilmiştir.
Davacı tarafından; "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporları" ile "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanakları"na karşı herhangi bir beyanda bulunulmamıştır. Netice itibarıyla davacı hakkında düzenlenen bahse konu Raporlar , Tutanaklar ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan tespitlerin incelenmesinden; davacının "..." ve "..." ID numaralarıyla, iki ayrı kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğu anlaşılmaktadır. a-2) Davacıya ait ... ID numaralı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında yer alan yazışma içerikleri: Davacıya ait olan "..." ID numaralı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında yer alan yazışma içeriklerinden bazıları şu şekildedir: 23/10/2015 tarihli yazışma; ... ... ... ama sunu ifade edeyim ... ... sbu suan ergenekon ve balyoza bakanlari 1.siraya aldilar ... ... yani sizin anlayacaginiz ergenekon intikam aliyor ... ... eskisi kadar net haber alamiyoruz ama tabiki yinede bir sekilde bilgimiz oluyor ... ... isterseniz ben yine sorayim ... ... abi ben tqkip ediyorum inanin ... ... ama suqn ne yapacaklari belli degil cok ani degismeler oluyor ... ... öncelikle sunu ifade edeyim abi ... ... tevekkül edin suan çok stress olacak bir durum yok.yani söyle sizden önce alacaklari var net bu ... ... alacaklar degince yanlis anlamayin bunun kesinligini bilmiyoruz ... ... ama en kötü duruma göre konusuyorum ben simdi ... ... abi suan ergenekon balyoz diyrolar.öncelik tamamen bu ... ... abi ... ... siz avukat isini ne yaptiniz ... ... bakin biz hazirligimizi yapalim herseyimiz hazir olmali ki ani vacil bir durumda falso yapmayalim ... ... avukata vekalet verdiniz mi ... ... abi önce onu yapalim gömlegin dügmeleri gibi aman abi avukat her zaman gerek hemen halledelim ... ... pasaportunuz var miydi ... ... ben de yok gözüküyor ... ... peki alsaniz çok göze çarpar mi sizce ... ... ona göre siz gaybubeti bir düsünün çok önemli ... ... abi simdi beni abi çagiriyor ... ... abi 150 nedir ya ... ... insaf ... ... ksura bakmayin 350 olsa ne olur nu is önemli ... ... abi ben içeri geçecegim ... ... siiz ban yazin ... ... ban ayzin ... ... qbi bu bilgiler cok onemli ... ... m. abi orda.misiniz ... ... abi bu ypb li kisinin ismi neydi ... ... abi olasi bir gaybubet durumu icin konusalim simdi bu onemli belki hic gerek kalmayacak ama biz hazir olmaliyiz ... ... istanbul veya ankarada evinde soyle 6 ay 1 yil kalabileceginiz cok ketum samimi olfugunuz biri var mi ... ... abi bunu berber dusunelim ... ... abi sizde dusunun ... ... abi bir de bakin su sekilde daha iyi oluyor ... ... simdi saglam guvenebileceginiz birisi kendisi adina istanbulun kalabalik semtlerinden birinde 2+1 dayali doseli bir ev kiraliyor ... ... neyiniz olur ... ... n... hizmetten mi lise mi abi ... ... anladim arkadas sakirt degil mi abi ... ... abi peki bu abiye boyle biresey deseniz korkmaz degil mi yani butun maddiyatini biz karsilayacagi sen bana falanca semtten ev tut desen korkmaz degil mi ... ... niye suphelensinler ki ... ... telefon konusmalariniz mi var sik sik ... ... abi siz bakin bizde bakacagiz . ... ... yurt disinda akrabani var mi ... ... abi yalnis anlamayin bu meseleyi ciddi ciddi dusunmemiz lazim sizin sorusturmanizdan daha basit sorusturma geciren abiler icin bile dusunmemi lazim ... ... buyugumuz yezide teslim olmak yok diyor ... ... kirkinci hoca dediniz ya su elemanin bagli oldugu kisi olarak ... ... kirkinci hocanin durumu da iyi degil ... ... hocefendi kirkinci hocayi silmiz diyorlar ... ... endise edecek birsey de yok inanin.abi rahat olun.masallah sizi telimyetiniz kavi gordum yazdiklarinizdan anladigim kadariyla. ... ... bugun bir abi gordum.cocugu biraktigim kreste ... ... kpss sorusturmasindan 4 ay yatmis salmislar ... ... oyle mantiksiz oyla mantiksiz sorular sordukar ki diyor hepsine cok guzel cavplar vermis hic sebep yok almislar iceri ... ... sonrada salmislar.bu donemde hepimizin basinda inanin hergun belki10 defa ben dahil butun sivillerde biz de duaunuyoruz.bazi abilerimiz hicret etmek zorunda kaldi ... ... mogilistana ugandaya cada gidenler var ... ... ve inanin basimizdaki sivil abi dediki toplu hicretlere hazir olun demis buyugumuz ... ... abi saclarimiz kadar basimiz olsa hak yoluna olsun feda ins.donersek kallezi ... ... kallesiz ... ... ama az kaldi inanin cok az kaldi ... ... bizde ustadin talbeleri gibi yeri gelecek o sikintiyi cekecegiz bu sereftir.dava icin a ... ... Allah icin Efendimizin adi icin yasayacagiz bunlari belkide ama Rabbim bu imtihanlara maruz kalmdan bu firavunu hak ile yeksan eylesin insaallah ... ... neyse abi yazdiklarinizin hepsini abilere yazacagim ... ... siz gaybubeti dusunun ... ... esiniz nasil piskolojik olarak durum nedir ... ... o o. bey ile aranizi cok iyi tutun ... ... ordan bilgi alalim ... ... ama ona deyin ki bu iftirayi bana atanlar cok buyuk bir hata yapiyorlar bir insani harcamak bu kadar basit olmamali falan deyin ... ... o. mi ... ... o baska arkadas kim ... ... isim ? ... ... soyadi ... ... ha tamam ... ... abi size inaniyorum sizce ... ... sizi o o. nasil biliyor ... ... serefsize bakan kusura bakmayin bunlar tam serefsiz ya siz ne dediniz ... ... ooo cok iyi yaklasmisiniz iyi fren yapmissiniz bravo ... ... senin gibi bir ybp ci olsa kek ... ... keske falan diye gaz verin ... ... evetty var mi bir set ... ... bir sey ... ... vaybe enteresan ... ... abi bu adamdan sizin hakkinizda bilgi alirlar yine siz bununla ilgilenin ... ... katlanin katlanin biraz katlani. disinizi sikin ... ... ben bakayim bilgisayara size atayin yazilani ... ... abi ... orda mi ... ... ha selam soyleyin ... ... bizin diget abilere hic giymiyor mu ne oldu o abiler hakkinda bilgi yazmadi ... ... berberde ilgilenebilirsiniz ... ... araya alin mesela cok guzel olur ... ... sabit birliktelikler kurun ... ... havuz,balik, tenis, mac, poligon gibi ortak hoslanilan ilgi alanlarina gore ... ... olabilir sizi de %70 biliyor desenizde sabki sizi de biliyor ... ... yapma yaaa ... ... anladim ... ... abi ortak birliktelikler iyi olur
36645... har hafta cig kofte gunu har hafta persembe mesela ... ... yasin yaninda kuruda yandi deyin benim gibi cok adam var deyin ... ... abi vakit tamam gece malum teheccud var gorusuruz ins.size cok dua etmem lazim hayirli geceler?Ÿ™ ... ... sizede atarim o notlari bilg simdi kapali gece atarim ins 29/10/2015 tarihli yazışma; ... ... abi selam... ... ...
1.m. beyi. m.o. savci misafirlige davet ediyor.. ailecek.. ne yapalim.. ... ...
1.m.k. savci. cb hakaret tutuklamaya sevk etti.. ... ... sc hakimi tutuklamayi reddetti.. ... ... haber degeri varmidir.. sc hakimi ypb li. ne yapmamizi istersiniz.. ... ... seda hanim.. ... ... sc.hakimi
27.28/11/2015 tarihli yazışma; ... ... slm abi m. ben ... ... musait misiniz? ... ... abi bizim pasaport formu hsyk tarafindan onaylaniyor basvuru da bulunmam dikkat ceker mi malum bana son savunma verilmis... ... ... abi simdi musait oldum ... ... pasaportu sorduk cevap bekliyoruz ama dikkat ceker buyuk ihtimal abi ... ... yarin av.la gorusecem... ... ... bu asamada ne yapayim diyor ... ... abi pasaporta basvurmus mu ... ... kim? ... ... m. ben... ... ... ha siz misiniz abi ... ... tamak basvurdunuz mu abibpasaporta ... ... evet.. ... ... onaylandimi ... ... abi emniyete gittim evraklari hazirladim ... ... hsyk dan form gerekiyor dediler ... ... evet hsyk ya gitti mi ... ... suan ne asaamada hsyk ya muracaat oldu mu abi onu soruyorlar da ... ... hayir abi hsyk ya form gonderip gondermemeyi size sorduk? ... ... muracaat etmedim... ... ... tamam simdi bekleyelim ... ... hsykdaydim gecen hafta bana son savunma verilmesi karari cikmis... ... ... avukatim ne asamada devreye girecem nasil olacak isleyis diyor? ... ... anladim bunu yazdik abi de haber bekliyoruz ... ... o zaman daha sonra bir planlama yapariz diyeyim,. ... ... bendeki ses kaydindan bahsetti mi zeyd bey? ... ... abi evet bekliyorum onum haberini hatta simdi bir daha yazayim ... ... nedir o ses kaydi hayir bqhsetmedi ... ... abi o kayitta hizmetle ilgili yapilan kumpastan bahsedjiyor... ... ... hmmmm ... ... bastan anlatmak lazim o zaman... ... ... abi yalniz suan avukatlik bir durum var mi ozur dilerim su avukat meselesini bir konussaak ... ... sonra ses kaydina gecelim ... ... yani daha karar vermediklwri icin avukat nasil devereye girecek ki ... ... siz israrla avukat tutun vekalet verin dediniz ya... ... ... tqmam ama o abi bir nagduriyet yasanip ... ... Allah muhafaza mesela durum cok daha kotuye gityiginde dsvereye girecek suan direk mudahale edebilir mi avukat. nasil sizler daha iyibilirsiniz ... ... av. vekalet verdim ona bilgi belge vermek gerekiyorsa verelim anlaminda ... ... sonra arazi olma durumu olursa adam neye gore savunma yapacak ... ... yok arazi olma soyle olur ... ... sizi muhtemelen once aciga alirlar ... ... o zaman bilgi verirsiniz.ama bunu da sorduk yalniz boyle anlasilmamis olabilir ... ... ben bunu bir daha yazayim ... ... dur abi yavas gelin:) ... ... zaten size bir anda direk tutuklama. cikarsa aciga almadan ... ... o zaman yarin genel olarak konusup ihtiyac hakkinda bilgi belgeleri veririm diyeyim... ... ... siz arazi olursaniz mustafi sayilirsiniz.bilmiyorum yine de karar sizin ama cogu abimiz musatafi sayilacagimiz bir durumda gidip teslim olmak daha mantikli dediler.abi bunlar ihtimaller en kotuye gore ... ... orasi oyle... ... ... evet ... ... abi su pasaport meselesine kisaca birsey soyleyeyim ... ... simdi emniyete basvurdunuz ya birsey soracagim ... ... gecen hsyk da iken aciga alinmadin cmk 161 gore tutuklama engel olmadigini tartisiyorlardi... ... ... emniyet direk hsyk yi bilgilendiri mi ... ... basvurmadim abi belgeleri aldim gittim onlarda hsykdan onayli form alin gelin oyle dediler ... ... yoksa onlar sizden mi form ister.yani suan hsyk ya form gondermezseniz haberleri olmaz mi ... ... yesil pasaport icin hatta sube muduru isterseniz normal pasaporta basvurun onun icin hsyk ya gerek yok dedi... ... ... kendisi ankara komdan surgun gelen biriydi.. ... ... evet konya merkezde bazi abiler oyle yapti ... ... ben de onu diyecektim ... ... abi yesil pasaport icin formu doldurum hsykdan onaylattiktan sonra emniyete getiriyorsunuz... ... ... isterseniz normal pasaport alin abi.zaten abi suan durum soyle muhtemel bir gaybubet durumunda suan abileri yurtnicinde sakliyoruz.yurt disi cok riskli abi ... ... sonuc? ... ... yabi demem o ki hsyk yi hic killandirmayalim ... ... ok.. ... ... son hadiseyi biliyorsunuzdur a.c. i ... ... tam appronda yakalayip pasaportunu aldilar ... ... adam tam ucaga binecekti ... ... coluk cocuk icin gerek var mi tek benim icin mi pasaport ... ... evet abi... ... ... evet abi cocuklara da yesil olmasin normal alin ... ... ama onun adli kontrol karari vardi ... ... iste o soyle oldu ayni gun cikti.yani tam ucacagi gun cikti ... ... ok. ... ... hmmmm ... ... 1 saat once olsaydi ucmustu ... ... kendisi sahsen taniyorum cok kaliteli ama cok bahtsiz biri ... ... hayirlisi abik ins. ... ... abi simdi avukati bilgilendirme konusunu bir goruselim ... ... vala abi hsykdaki havadan kacip gitmelerine olumlu baktiklari izlenimi edindim.... ... ... avukati bilgilendirmenizde sakinca yok ... ... bilgilendirdim. zaten belge vs verme ... ... avukati bilgilendirin abi bilsin.sonucta biz bu adama referans ile gittik guvenmesek avukat tutmazdik ... ... su ses kaydi meselesine gecelim mi abi? ... ... belgede vereblirsiniz ... ... abi gecelim son soru ... ... av. bey iyi birisi... ... ... hsyk dan kacip gitmeleri izlenimi edindim dediniz ya niye? ... ... sosyal demokrat ama bizim burdaki av abilerin yonlendirmelerine acik.,. ... ... abi ben r.k.'nin odasindayken izmir sc hakimlerinden biri geldi... ... ... evet ... ... dediki efendim biz makul supheyi bile aramadan polis ve savcilik rahat calissin diye arama vs kararlari veriyoruz anacak cemaatle ilgili savciliktan gelen dosyalarin ici bombos oluyor yinede elimizden geleni yapiyoruz ama zorlaniyoruz dedi... ... ... hsyk dakiler. suclari olmasaydi kacmazlardi bir de birilerinin destegi olmadan yurt disina cikmak ve oradsa yasamak kolay mi algisi vermeye calistiklarini hissettim... ... ... bu kismi benim izlenimim... ... ... ha anladim ... ... ses kaydi meselesine gecelim isterseniz... ... ... abim kusura bakmayin bazen araya abiler giriyor.gec de oldu sizi yoruyorum ama inanin zaman zaman 4 ksisi ile ayni anda mesajlasiyorum ... ... abi burasida onemli de yani sunu istiyorlar oyle mi ... ... est. abi dogrudur.... ... ... bunlar yurt disina ciksin.cok iyi bu bizim hakli oldugumuzu gostetir birsey olmasaydi niye yurt disina ciksinlar ki... bu mu abi istedikleri? ... ... ben oyle hissettim ... ... cunku hep konu konusuyordu mufetisi tetkik hakimi ... ... tamam simdi ses kaydi meselesi abi buyurun ... ... abi benim ilk sorusturmam baslmadan daha dogrusu ben haberdar olmadan once o.f.t. sorusturmasini yaptigim sirada dinledigim bir tanik beni aradi dediki ... ... sorusturdugunuz kisi mi o.f.t. abi ... ... "o.f. beni aradi ankarda oldugunu mufetis(ben) hakkinda sorusturma actiriyorum mufettis baskiyla benden ifade aldi dersen seni de tanik olarak yaarim dedi ben de sesini kayda aldim isterseniz o kaydi size vereyim bunu da hsyk ya bildirin" dedi ... ... evet o... ... ... kayit sizde mi ... ... ben de beni bu islere karistirmayin tutugunuz ses kaydini savciliga ya da hsyk ya bildirin dedim... ... ... sizi arayanin kim oldugunu biliyor musunuz ... ... gecen hsykya gittigimde bu kisinin o ses kaydini hsyk mufetisine teslim ettigini ve muf. beyin bundan dolayi ö.f.t. hakkinda sorustur yaptigini muf beyden ogrendim... ... ... kisinin ismini biliyor musnuz ... ... m.ş. beye bahsettim o kaydi alip savunmanizda kullanabilirsiniz dedi... ... ... evet abi ... ... kisiden kaydi aldim... ... ... m.ş. mi ... ... ses kaydini size veren kisi yani ses kaydini yapan isim nedir.bunlari yollayacagim abi de onemli olabilir ... ... o kayitta ö.f. ankaradan birilerinin kendisini cagirdigini bize karsi yapacaklarindan bahsediyor.. ... ... evet m.ş. ... ... A.G.: ... ... tamam abi nediyor ses kaydi ... ... mufetis arkadas o ses kaydini bana verdi diyene kadar adama guvenemedim.... ... ... cok iyi yapmissiniz cok iyi ... ... evet temkin cok onemli bir anda tuzaga cekebilirlerdi sizi ... ... evet abi biraz daha sesden bahsetseniz ... ... kayittan ... ... abi o tanigi tutuklatmis agir cazada dava acmis taniga diyor ki eger mufettis benden baskiyla ifade aldi dersen ben de daha once senin icin dava actigim mahkemeye yanlislikla dava actim onun sucu yoktu diye gorus bildiririm diyor ... ... abi bu tanik normal sivil birimi ... ... a.g. ... ... yuzyuze goruselim ne diyecegini konusalim celiski olmasin beyanlarda diyor ... ... evet abi sivil biri... ... ... haa.anladim ... ... simdi peki bu kadar ciddi bir delil var elinizde ve onlarda biliyor ... ... buna ragmen size hala ne diyor bunlar abi bu dava daha ne olacak boyle sizin tahmininiz nedir ... ... daha olay hsyk dairesine dahi gelmeden adana bassavcsinin bu isle gorevlendirilecegini onun kendisini ifadeye cagiracagina ona guvenebilecegini soyluyor... ... ... kendisinin icisleri bakanliginda parelelle mucade ile ilgili ozel bir birimde gorevlendirildigini soyluyor... ... ... ö. bunu a. dedgimiz sivile mi soyluyor ? ... ... ben bu delili henuz sunmadim ama onceki savunmamda boyle birinin beni aradigini soyledim... ... ... abi bunu ö.a.'ye soyluyor degil mi? ... ... abi muf arkadas ben raporumu yazdim ancak hazirandan beri raportorde bekliyor diyor ... ... telefonda ... ... evet abi... ... ... mufettis bizden mi ... ... evet ali de bunu kaydetmis... ... ... benim aleyhi ifade veren uc kisi var onlar da omerin cok yaki calisma arkadaslari ... ... biri katibi biri soforu biri korumasi... ... ... mufettis arkadas dediniz ya nasil biri ... ... ben raporu yazdim diyen .hala raportorde bekliyor diyen ... ... sivil birini bile davadan beraatini saglaycagi vaadiyle beyanini degistirmeye calisan birinin kendisine cok daha yakin olan bu sahislarin beyanlarinin nasil olustuguna tereddut birakmiytor diyecegim.... ... ... abi teftisteyken aramiz cok iyidi kisisel olarak.... ... ... nur cemaatlerinden birine mensup sanirim ... ... tabi abi tabi adama bak ya sanki mafya serefsiz resmen sebeke ya bunlar ... ... ama ybp nin adami suan... ... ... ha anladim mufettis ha tamam ... ... yazik suna bak ya ybp nin adami deyince insan ne kotu oluyor degil mi ... ... o biraz da ö.'nün ilerde kendisini de sikayet edeceginden korktugu icin
ö)'nün atilmasini istiyor... ... ... neyse iliskinizi iyi tutun abi ... ... qbi bu ö. denen adamin soyadi f. mi yani tam adi ö.f. mi ... ... bu ses kaydi bence hizmete yonelik davalarda da kullanilabilir ben bir suretini zeyd beye verip size ulastirayim isterseniz... ... ... tabiki abi tabi cok onemli cok ... ... ö.f. soyadi taze bizimkilerin hepsi taniyor ... ... eskiden bizim abimiz mis ... ... bu adam bassavcimiydi abi ... ... hayir ... ... abi benim yaptigim sorusturmada rusvet irtikap yargilamayi etkile ... ... ne kadar suc varsa hepsi delilli ispatli... ... ... hakim mi nerde gorev yapiyordu o zaman ... ... bu adam suan s.c.'nin dosyasinda gizki tanik ... ... hakim degil duz savciydi ... ... hatay erzin... ... ... nerdeydi abi bu sorusturma zamaninda ... ... ha tamam ... ... abi simdi birsey soracagim ... ... buyrun ... ... siz daha once bu ses kaydini hic abilere bajsettiniz mi yani s. abiye veya farkli bir abiye bu cok onemli abi baya baya... ... ... hsyk uyelerine bahsettim... ... ... anladim m.ş. abiye falan mi ... ... ama elimde olmadigi icin icerigini ilk sizinle paylasiyorum... ... ... ö.'ye de ... ... ö.'nün adi m. miydi ş. miydi ... ... mustafa ... ... sorusturmada onun da adi varmis ... ... tamam abi.tamam simdi ben bunu duzenlwyip bilgi olarak cok acil gonderiyorum ... ... m.ö.'nün mü ... ... ö. bizdeyken ö. onun abisiymis ya da tersi:( ... ... sizin sorusturmada mi abi adi gecoiyor.yani bunu omer soyluyor bu da paralelci diyor oyle mi ... ... m. bey icin ... ... evet... ... ... abi adam ben cemateydim sonradan dini ve ahlaki isler yapmadiklarini anlayici bana taktilar surekli sorusturmaya marzu kaldim en son bitirmek icin menderesi gonderdiler diyor ... ... kisaca... ... ... vay be abi vay tamam abim ... ... abi tablet sizde mi kalacak yani yarin tablet sizde olsa ... ... cunku bu bilgil... sonra onlarin sorulari olur abilerin yarin ve pazar eger mumkun oluyorasa sizde kalsin tablet tabi tedbire uygunsa cihaz bir baz istasyonu atlamiyorsa ... ... suan tablet sizde mi kaliyor ... ... nasil durum ... ... hayir ben zeyd beydeyim... ... ... haa tamam o zaman ... ... tamam yarin da bir ugrarsaniz olur mu ... ... tamam tableti cikarmayalim ordan abi ... ... ... de kalsin ... ... ama siz yarin bir ugrasaniz ...ye yine biyle aksam 21 gibi ... ... tableti alabilirim baz istasyonun degisir mi bilmiyorum.... ... ... yok almayin abi almayin ... ... sizde olmasini da abiler istemiyorlar. ... ... o benim de sonradan aklima geldi yani sizin evde olmasin abi.tabi onemli bu ... ... :(((( ... ... boyle demeyin abi..... ... ... est niye abi yaa.tedbir icin yoksa sizinle her zaman konusuruz ... ... tablet bilgisayar abim size feda olsun.lafimi olur ama simdilik boyle olsun biz denileni yapalim abim problem olmasin ins. ... ... ya abi evde hizmet adina tek bir sey yok uzunca bir suredir... ... ... o yuzden ruh halim iyi degil:) ... ... yaa varken degerini bimediniz hakkini vernediniz.Rabbim acaba daha cok bilin diye biraz sizi uzak mi tutuyor acab :) ... ... bu aci ama gercek... ... ... evet abi biliyor musunuz ben de oyle dusunuyirum ... ... abi biz elimizdekilerin kiymetini hatirlatiyor Rabbim inanjn ... ... dogru ama simdi de sudan cikmis balik gibiyiz... ... ... dersanenin, kolejin , irmak in stv nin vs... ... ... yaa nt lerde kitap doluydu biz elimzdekileri bitirip gidip alalmiyirduk eskisi kadar okuyamiyirduk.basilan kitaba yetisemiyirduk ... ... bir an once bitsin diye dua ediyor elimizden gelen tek sey.... ... ... evet abi ins.abi ins ... ... dua edelim ...ye gelin.irda sadece muhabbet etmeyin abi ... ... beraber maneviyat yapin ... ... risale okuyun tabletyen not okuyun ... ... herkulden bamteli ve herkulname izleyin ... ... tabletten izleyebilirsiniz ... ... firsat buldukca kacip geliyorum zaten... ... ... abi simdi ben musade istiyirum ... ... abi gec oldu ama ... ... size cok taze sicak bir kac not gindereyim tabletten ... ... bizim kerman var ya.... ... ... onlari beraber okuyun oyle cikin ... ... kerman? ... ... su ybpli mi ... ... size yardim eden mi ... ... savci ... ... yok abi ... ... birebir bana bagli olan arkadas ... ... adi neydi onun abi ... ... ö.f.' muydu ... ... m.k. ... ... evet abi ... ... yok abi burada dortluk bir arkadas bana birebir bagli ... ... gruplara katilmiyor... ... ... tamam abi hatirladim evet abi ... ... abi bassavci butun muhim isleri ona veriyor elhamdullilah... ... ... vaay iyi abi cok iyi.nasil araniz durumu nasil problem korku falan yok degil mi ... ... gecen hafta bir polisin arabasinin altinda 2.5 kilo tnt bulundu kerman yurutuyor bilginiz olsun... ... ... tamam ... ... hatta kolej dersane c.baskanina hakaret vs. hep onda:) ... ... aramiz cok iyi sukur.. ... ... iyi mi durumu k.'nin durmu bakis acisi dusuncelerde kayma sapma yok degil mi ... ... bizim evin gunluk menusunu o belirliyor:) ... ... vaay ... ... cok sukur yok... ... ... sadece parasini istemeyin baska sorun yok.... ... ... :) ... ... cok iyi bir kac not gonderiyorum com guzel simdilik Allaha emanetnolun sonra goruselim ins.:?Ÿ˜„ ... ... 2.5 kilo bombadan bilginiz olsun. ... ... ok.. ... ... bu var abi ... ... abi m. beyle ilgili sorularim... cevap. vermedfinizx.. ... ...
1.aidat kime verecegim diyuor! ... ... 1. 1 sinif incelemesi ile ilgili itiraz edeyim mi ? ... ... tsmam abi ... ... abi m. beyle kandil de baraberdfik.. ... ... bu gun de burada idi.. ... ... cuma generlde bizde oluyuoir. ... ... iyiyiz.. ... ... simfilik.. ... ... olumsuz bir durum yoktur... ins... ... ... yok abi suan bir problem yok ... ... hani enfes notlar... ... ... gwliyor ... ... abi tango irtibatt no.. ... ... benim tango ... 07/01/2016 tarihli yazışma; ... ... sen tango kurdun mu ... ... tango yok bende ... ... eagle var.. ... ... eagl yerine tango kurulcak , onu c. abi yapar sorun yok
25.27/01/2016 tarihli yazışma; ... ... eagle m. abi acik .. ... ... siz ekleseniz ... ... onada ekletmeyi tarif edeyim.. ... ... ok. tarif edeyim.. ... ... sa gelmis mi tango ... ... bu kerre ... ... bu gün m. bey ankaradaydi ... ... isa beylerle yemek yedi ... ... cuma dönecek nasipse ... ... r.g. bir aksam yemegi yesrk beraberce ... ... sakincasi yoksa. ... ... olur su ara, r. burda g. yok ... ... ikisi burda olunca sen de müsait olursan ayarlayalim ... ... abi app flavore imi. yoksa onceki dosya tangoyu mu ... ... ins.. ... ... flov ola ... ... bas ustüne kur cikarsa oldu demektir ... ... abi kurdu gasliba ... ... ne cikti ... ... sifre ister ... ... registration sent der. ... ... pin sordu ... ... sifre sordu 2 defa yazdim. ... ... eagle dekininnaynisini yaz ... ... ubutmazsin ... ... tmm unutmucan bi sey olsun ... ... ok. ... ... tmm acildimi ... ... aciliyor ... ... pin kisa sifre uzun 0luuor ... ... abi sign in e basinca. registration. sent diyor.. ... ... sonra yeniden dene gibi ... ... biraz bekle sonra yeniden dene ... ... sifreleri girdin ama demi ... ... girdim ama bana bir pin vermeniz gerekmezmi.. ... ... yok ... ... actimi ... ... kayit gönderildi demekmis ... ... acmadi. ... ... o zaman bekleyecegiz.. ... ... kayit olunca acar.. ... ... cok beklenmiyor ama ... ... yok mu bir hareket ... ... abi kurdfum contack no kac sizin.. ... ... ... ... ... ortaya … ... ... en alta 1234 ... ... eklefim.. Davacıya ait olan "..." ID numaralı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında yer alan bazı mail içerikleri şu şekildedir: "Kimden Kime Mail ... (GT:2015-12- 26 16:33:53 ) 420437 (AT:) Konu:No Subject m. abi. KK: 50 RSL: 25 PRL: 10 CVŞ: 100 EVVB: 4 DUHA: == TEHECCÜT: 3 ORUÇ: = KST DK: 60 a. abi bu ay eksik yazmayın ded.. bu ay. m. bey:
300.aidat 150 gazete geçen ay. 300 aidat. 150 gazete. 50 promosyon dan a. bey. 300 aidat 100 gazete. geçen ay bu ay. 300 aidat. 150 gazete " ... "... (GT:2016-01-11 21:53:45 ) ... (AT:2016-01-12 20:43:17 ) Konu:tazminat davaları de?erli abiler bu not özel merkezden geldi.sizlerin takip etti?i ö?renciler için.bu notu zimmetinizdeki arkada?lara dikkatlice okutal?m.silinirse veya zaman a??m?na u?rarsa bana yaz?n ben bir daha atar?m. ama abiler dikkatlice okuyup gerekli yerleri not als?nlar abi. TAZM" Sonuç olarak, davacının örgüt içerisinde aktif bir konumda olduğunu gösteren bu yazışma içerikleri, davacı hakkında işbu dosya kapsamında aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirilmiştir. a-3) Davacının Adının Geçtiği ByLock Yazışma İçerikleri: Dava dosyasına sunulan "...", "..." ve "..." ID numaralı ByLock kullanıcılarına ait ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanakları incelendiğinde, davacı ile ilgili şu şekilde mesajların gönderildiği görülmüştür: ... ... mesela h.c. icin … bey dedik ama zeyd beyin uzerinde toplam 3 kisi var.1) ereglide 2) ankarada 3)marasta ... ... abi biz zeyde bey diyelim bu iki isim icin f.m.b. icin de a.d. diyelim ama bunlar genelde memleketlerine gidiyorlar abi bunlari siz s. abiyede soylerseniz ordan da zimmetleri olsun ki acil durumda gec kalmayalim ben de yazdim ama s. abi a. abi ne diyor dedi ...
420437... benim eagle calismiyor, cumartesi ...lerle bulusacaktik kacta, bulusacagimizi yazacakti. sizin calisiyorsa ulasma imkanimiz var mi abi
420437... ben yeni eagle hesabi aldim
420437... ulasabilirseniz size zahmet soylebilirmisiniz beni ekleyrbilirmi. 680859 .... ... ... b.b. ve h.c. ...e zimmetli .... ... ... s. (16.09.2015 00:20): ... (16.09.2015 00:18): avukat sizde. bekliyoruzx.. ... (16.09.2015 00:18): hakkindaki ek durtumdan haberdar ... (16.09.2015 00:18): adana da uzaklastirilmasina sebep olan.. ... (16.09.2015 00:18): kisi gizli tanik diyor ... (16.09.2015 00:19): onun adanada acm de davasi var heyet degisti. diyor muhtemel kisi aklanacak ... (16.09.2015 00:21): benide bu durtumda haksiz bir sekilde uzakladtirilmasdina sebep oldugum icin bende bunun icin incelemedeyim diyor.. ... (16.09.2015 00:21): adliyede kendisi ile ilgili telefon ve bigilerin istedigi yaziyi komisyonda gormus ... (16.09.2015 00:22): basjan falan gostermemis.. ... (16.09.2015 00:22): bu arada silahi var kendi adina kayitli ... (16.09.2015 00:22): anlastik mi ... (16.09.2015 00:23): gelelim son soruma ... (16.09.2015 00:23): h.ç. destek ve av icin avans .... ... (GT:20160219 14:17:47 ) ... (AT:) Konu:zeyd beye ABİ SLM. NASILSINIZ.İYİSİNİZDİR İNŞAALLAH. Abim b. beyler ile h.ç. beylerin son durumları nasıl.bu abilerle de inşallah en az en az ayda 1 şöyle hafta sonu erken saatlerde başlayıp 56 saatlik nitelikli görüşme bekliyoruz abim. abim böyle olmayınca görüşmelerimiz hal hatır sorma,aktüalite konuşma ve bir çay içmeden öteye gitmiyor.bu şekilde olunca da abi inanın bakıyoruz abilerde sonrasında anti deprasan hap kullanan,ümitsizliğe düşen,ailevi sıkıntılara giren bir sürü abimiz çıkıyor.bunların tek ama tek bir çaresi var manevi beslenme.kuran okuyan,cevşen okuyan,rnk okuyan,özellikle hocamızı dinleyen ve bir manevi hedefi gerçekleştirmeye çalışarak hayatını proğramlayan abilerde inanın bunların hiçbirinin olmadığını gördük. Abim güzel haberlerinizi bekliyoruz. .... ... ... abi ...yle 12 sinde buluşalım diye konuştuk ... ... ereğlide ... ... ...nin evinde başka kimle görüşecektik ....
Sonuç olarak, davacının adına açıkça yer verilen ve örgüt içerisinde etkin bir konumda olduğunu gösteren ByLock yazışma içerikleri, davacı hakkında yukarıda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirilmiştir.
b)Davacı Hakkındaki Tanık Beyanları
Davacı hakkındaki tanık beyanları şu şekildedir: Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan A.A.'ya ait, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 31/01/2017 tarihli şüpheli ek ifade tutanağı; "...Mülakat döneminde avukat M.A.Y. beni yine Bahkesir'li olan ama Soma'da avukatlık yapan yine sınavı kazanmış ... ile tanıştırdı. ... ile mülakat döneminde sık sık görüştük. Ailecek tanıştık. Arkadaş olduk. Ben ...in cemaat üyelerinden biri olduğunu öğrendim. Ancak kendisi bizim grubun sohbetlerine değil Soma'da ki avukat grubunun sohbetlerine katılıyormuş, ben kiminle sohbetlere katıldığını bilmiyorum. … ve M.A.Y. …'in Soma’da ki sohbetlere katıldığından bahsetmişlerdi. Bu arada sözlü sınav sonuçlan açıklandı, ve ben sözlü sınavını kazandım. ... de sınavı kazandı. ...'in maddi durumu benden daha iyiydi. Akademi döneminde ev tutacağını birlikte evde kalabileceğimizi söyledi. Ben öncelikle akademi yurdunda kalmayı düşündüğümü belirttim. Başvurdum yurt çıkmadı. Bunun üzerine …'in birlikte ev tutma teklifini kabul ettim. ... ile birlikte Ankara Balgat'ta bir ev tuttuk. Bu ev ... Genel Başkanlığı Binası'nın çok yakınındaydı. Açık adresini hatırlayamıyorum. 01 Nisan 2013 tarihinde Adalet Akademisi'nde hakim ve savcılık stajına başladım. ... ile birlikte evde kalırken, ... bana kendisi ile birlikte Balıkesir'den toplam 2 kişi olduğumuzu ancak grubun 4 veya 5 kişi olması gerektiğini bu sebeple Denizli grubundan bulunan hakim-saveı adaylarından M.N., A.K. ve A.D. isimli kişilerle birlikte sohbet grubu oluşturacağımızı söyledi. Ve 5 kişi olarak her haftanın Çarşamba günleri sohbet için toplanmaya başladık. Başlangıçta Denizli'den gelen adaylar çeşitli misafirhanelerde kaldığı için Zeyd ile benim birlikte kaldığımız evde toplanıp sohbet ediyorduk ve genelde o geceyi bizim evde geçiriyorduk. O dönemde evimizi giriş çıkışlarının dikkat çekmemesi için toplu olarak değil ayrı ayrı eve geliyorlardı. Mesela Zaman gazetesi aynı bayiiden ve aynı kişi tarafından alınmıyordu. Farklı bayiil... ve grubumuzdaki farklı kişiler tarafından alınıyordu. Bunu tedbir amaçlı yapıyorduk. Sohbette de yine aynı şekilde Fetullah Gülenin kitapları okunuyor, videoları dinleniyor, namaz kılınıyordu. Ayrıca bu sohbetlerde akademide arkadaşlıklar kurup onları kahvaltıya çağırmak suretiyle mümkünce onları cemâate kazandıralım eğer bu mümkün olmazsa onların dostluklarım kazanalım gibi şeyler konuşuluyordu. Bu şekilde şuanda açık kimliklerini hatırlayamadığım bir kaç arkadaşı evimize kahvaltıya davet ettik. Ancak bunları kazanamadık. Sadece bir iki sefer kahvaltımıza gelmekle kaldılar yoksa sohbet grubumuza katılmadılar. Bunlardan birisi şuanda İstanbul Hâkimi olarak görev yapan Ş.Ö.'dür. Kendisi bir iki sefer kahvaltımıza geldi. Ancak kendisi ile dini konularda veya yukarıda belirttiğim konularda herhangi bir sohbette bulunmadık, kendisi ne için çağırıldığını da bilmiyordu. O arkadaş olarak yaptığımız yemek veya kahvaltı davetine icabet etmişti. Daha sonraki zamanlarda çağırdığımızda kahvaltıya veya/yemeğe gelmedi. Bu kişi bize soğuk davrandığı için kendisini kazanamadık. Onun örgütle veya bizim sohbet grubuyla bir alakası bulunmamaktadır. Akademide olduğumuz dönem içerisinde ayda bir kez yatılı program yapıyordum. Yatılı programım olduğu hafta sonlan kimse memleketine gitmiyordu. Bizim evde toplanıp hafta sonu boyunca yukarıda belirtmiş olduğum namaz kılma, kitap okuma, CD izleme şeklinde faaliyette bulunuyorduk. Bu yatılı program döneminde iki sefer biri Kızılcahamam diğeri de Konya olmak üzere günü birlik gezilere topluca gittik. Akademinin 1. Döneminin sonunda 3 ay ara verilmişti. Temmuz, Ağustos ve Eylül avlarında yani ara dönemde bir kez ... ile birlikte Denizli'ye iftara gittik. Dışarıda aynı sohbet grubu ile yemek yedik. Onları da Soma'ya ...’in evine yatıya 2 gece kalmak üzere davet ettik. Bu toplantıya A.D. gelmedi. Kendisi gelmemesi hakkında mazeret bildirmişti. Akademinin 2. Dönemi başlamadan önce ben çocuklarımı da alarak Gölbaşı Toki'de tuttuğum eve yerleştim. Artık ... ile ayrı evlerde kalmaya başladık.
2.Dönemde de Denizlil... M.N. İle A.D. Gölbaşı Toki konutlarında kiralık ev tuttular bir süre sonra A.K.'de onların yanına taşındı. Ben ailemle kaldığım için haftalık toplantıları bir hafta Zeyd'in evinde bir hafta da Denizlilerin evinde yapmaya başladık. Bu şekile haftalık programlarla akademik süreci tamamladık. 2014 yılı Ocak ayında kura çektik, ... ile A.D. Konya Ereğli’ye kura çektiler. A.K.'yle ben İstanbul Adliyesi'ne kura çektik. M.N. da hakim olarak Şanlıurfa'ya kura çekti. Grup olarak yılda bir iki kez bir araya gelmek üzere sözleştik. ... 2014-2016 yılları arasında 2 kez İstanbul'a ziyaretimize geldi, görüştük. ... Bu toplantıların birinde Mayıs ayının ortaları gibi yaptığımız toplantıda E. isimli bu kişi By-lock isimli bir programdan bahsetti. Ben bunu cemaatin abilerinin yaptığını ve güvenli bir program olduğunu, bundan böyle telefonlardaki diğer whatsapp gibi programlar yerine bu program üzerinden mesajlaşmam gerektiğini söyledi. Kendisinin de bize bu program üzerinden mesaj atacağını söyledi. ... By-lock'dan gelen mesajlarda HSYK seçimlerinin önemi vurgulanmakta, bağımsız adaylar övülmekte, tanıtılmakta ve YBP'nin adayları ise eleştirilip kötüleniyordu. Ayrıca haftalık sohbet konulan yazı olarak gönderiliyordu, İstanbul Adliyesi'ne gelecek olan bağımsız adayların geliş tarihi önceden bildiriliyordu. Bizi ziyaret etmelere halinde iyi davranılması için telkinde bulunuyordu. Ben bu dönemde 2-3 günde bir "by-lock" programını açıp gelen mesajları kontrol ediyordum ve uzun yazıları okumadan siliyordum. Bir ara ... İstanbul'a ziyaretime geldiğinde kendisinin de by-lock kullandığını söyledi ve kendisini benim telefonuma ekledi. ... ile ve grup arkadaşları ile bir kaç kez sıradan konulardan mesajlaştım. ... Adaylık döneminde ise maaşımızın belirli bir miktarı "himmet veya zekat" adı altında toplanıyordu. Bekarlar için maaşın % 15’i, evli ve 2 çocuğa kadar çocuklu olanlar için maaşın %10'u, evli ye 3 çocuklu olanlar için ise maaşın %5’i isteniyordu. Bunları ... söylüyordu. O dönem itibari ile ev kredisi ödememden dolayı maddi durumum iyi olmadığı için bu parayı ödeyemiyordum. Ancak Zeyd’in ısrarı üzerine zaman zaman sohbetlerde 50 veya 100 TL gibi rakamları Zeyd'e ödüyordum. Çünkü Zeyd "Himmetsiz hizmet olmaz.” diyordu..." Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan N.K.'ya ait, Şanlıurfa
Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12/01/2017 tarihli şüpheli sorgulama tutanağı; "...2013 yılı başında avukatlıktan geçen üçüncü dönem olarak staj yapıyorduk. 2013 yılının sonunda stajımız bitti. Bütün evl... sorumlu abi pozisyonunda olan R.A.(Yargıtay Savcısı) ve A.Ç.(Tetkik Hakimi) bütün evleri dolaşıyorlardı. Sohbetleri organize ediyordu. Genellikle sohbetlerin çoğuna katılıyorlardı. Genelde sohbetlere biri gelmezse diğeri geliyordu. Staj dönemim boyunca bu şekilde toplantılar devam etti. Ayrıca bu kişiler dışında sınıfta cemaate yatkın olduğunu gördüğüm kişiler de vardı. Bu kişiler; ..., ...., İ.E. idi. Bu kişileri ben sohbetlerde görmesem de konuşmalarından ve söylemlerinden cemaate yatkın kişiler olarak görüyordum. Bu şekilde staj bitti..."
Öğretmen olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan R.Ö.'ye ait, Ankara Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü biriminde düzenlenen 27/05/2018 tarihli ifade tutanağı; "...2015 eylül ayında Bedri kod adlı B.B. beni daha önce görevli olduğu ve kendisine devrettiği merkezde bulunan hakim ve savcılar grupçuları ile savcı B.K:’ın evinde tanıştırdı, grubun içerisinde savcı B.K, Hakim R.M. ve Hakim A.A. isimli şahıslar vardı burada B.B., hakim ve savcılara benim devraldığımı bundan sonra benim sorumlu olduğumu ve himmet paralarını bana vermelerini benim toplayacağımı söyledi. Benim üstüm arda kod adlı C.S. idi ondan yukarısını tanımıyorum, talimatları C.S. bana BYLOCK EAGLE TANGO üzerinden yazarak söylüyor, bende grupçu hakim ve savcılara söylüyordum. Grupçu hakimlerde kendileri irtibatlı olan hakim ve savcılara söylüyorlardı. Grupçu hakimlerin aylık toplamış olduğu değişen miktardaki himmet paralarını yüz yüze görüştüğümüzde ben onlardan teslim alarak müdür yardımcısı Abdullah kod adlı Y.D.’ın Konya iline geldiğinde teslim ediyorduk. ... Hakim ve Savcılar daha önceden ayda bir toplantı yapılıyormuş ve de sorumlu olunan tüm hakim ve savcılar ile görüşülüyormuş, ancak benim aldığım dönemde Hükümet ile bu yapının arası bozuk olduğu için mümkün olduğunca yüz yüze görüşme az yapılıyordu. Benim 3 grubum vardı resmini görmem durumunda teşhis edebileceğim 1.Konya merkez grubu savcı B.K., Hakim R.M. ve Hakim A.A., 2. Konya Ereğli grubu hakim olan ... ile M.H.Ç. ve 3. Akşehir grubu hakim M.S. ile toplam 2 veya 3 defa her grupla ayrı ayrı toplantı yapmışımdır. Bana verilen listede hatırladığım kadarıyla grupçu olmayan ve isim listesinde gördüğüm fakat yüz yüze görüşmediğim fotoğraflarını görsem bile tanımadığım bu yapının içerisinde olan B.A., B.K., ... isimli hakim ve savcılar vardı. Hakim ve savcılarla bana verilen tablet üzerinde kayıtlı bulunan BYLOCK, EAGLE veya TANGO üzerinden toplantı ve diğer talimatlar ile ilgili görüşmeler yapardık..."
Aynı şahsa ait, ... Ağır Ceza Mahkemesince düzenlenen ... tarih ve E:... sayılı duruşma tutanağı; “… ben 2015 yılının Nisan yada Mayıs ayında kullanmış olduğum General Mobile model cep telefonuma bylock programını yüklemiştim, ben bu marka telefon ile 3-5 ayrı mobil hat kullanmıştım, bu nedenle bylock programını yüklediğim mobil hattımın hangisi olduğunu hatırlamıyorum, benimle irtibatlı olan kişiler bylock programı üzerinden Arda kod isimli C.S. adlı kişi ile irtibata geçtim, beni Ankara'ya çağırdı, kendisi ile buluştuk, evine gittik, bana bu aşamadan sonra benim bir kaç hakim ve savcı ile ilgilenmemi görev olarak verdi, bu hakim ve savcılar Konya İli, merkezde görevli, bir kısmı Ereğli, Bozkır ve Akşehir İlçelerinde görevli hakim savcılar olduğunu belirtti ve Konya'ya döndükten sonra benden önce bu görevi yapan kişi ile irtibata geçip o hakim ve savcılarla irtibata geçmem istendi, daha sonra benim ilgileneceğim hakim ve savcıların isimleri bana verildi, bu kişiler Konya merkezde Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan B.K., hakimler R.M. ve A.A. keza Ereğli ilçesinden Zeyd Erdem …isimli kişilerdi, bu kişilerle zaman zaman toplanıp dini sohbetler yapıyorduk, birlikte kuran okuyup namaz kılıyorduk, ayrıca fetullah gülenin ve said nursinin kitaplarını okuyorduk, bu kişilerin bana öğrencilere sadaka yada burs olarak verdiği paraları toplayıp Abdullah kod adlı benim üstümde görev yapan Y.D. adlı kişiye veriyordum, yukarıda ifademde belirttiğim C.S. adındaki Arda kod adlı kişi de Abdullah kod adlı Y.D.’ın bir üstünde görev yapan ve müdür konumundaki kişi idi, benim sıfatım esnaflarla ilgilenmem dolasıyla küçük bölge imamıydım ancak hakim ve savcılarla ilgilenmemden dolayı öğretmen sıfatıydı, benim bir üstümdeki Abdullah Kod adlı Y.D. ise müdür yardımcısı sıfatıydı, ben 2016 yılı Haziran ve Temmuz ayına kadar bu görevlerime devam ettim, …”,
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan A.K.'nın, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayısına kayden görülen davada yaptığı savunması şu şekildedir: "...İlk aylarda tanışma süreci gibi olduğu için sohbet işleri yoktu. Daha sonra arkadaşların sohbete davet ettiğini M.N. söyledi. Herhangi bir illegal faaliyet olmadığı için sohbetlere katılmaya başladık. Gittiğimiz ev Balgat civarında ara sokakta yakınında bir işçi sendikasının olduğu 3-4 katlı bir apartmandı. Bu evde ilk dönem ..., A.A. ve Ş.Ö. kalmaktaydı. Burada 1-2 haftada bir sohbete gitmeye başladık. Ders durumu ve resmi tatil durumu ve bazende Akedeminin uyguladığı tatiller olduğunda bu periyot 2-3 hafta gibi oluyordu. İlk zamanlar CD izleme hususu yoktu. Çünkü bu evde CD izlenecek Laptop veya başka bir cihaz yoktu. Ya ilk dönem sonları ya da 2. dönemde ... 100-150 TL lik bir karış kadar ekranı olan uyduruktan bir CD oynatıcı almış. Bundan sonra her hafta olmasa da CD izleniyordu... Bu evde her zamanki gibi vakit namazlarımızı kılıyorduk, 30 ayrı cüz şeklinde tasarlanmış Kur'an-ı Kerimden en az 1-2 cüz okuyorduk... Bunun haricinde birkaç sohbette M. Fetullah Gülen'in o sıralar yeni çıkmış olan dış kabı siyah ağırlıklı olan ismi hatırlayamadığım kitabından 10-15 sayfa okunuyordu..."
Avukat olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan M.H.'ye ait, Manisa Asayiş Şube Müdürlüğü biriminde düzenlenen 07/04/2017 tarihli şüpheli ifade tutanağı;"...Devamla; bu arada Akhisar tarafında da Akhisar, Soma, Gördes ve Sındırgı ilçelerini de bir araya getirdiler ve Soma’da bu ilçelerde görevli avukat arkadaşlar ile bir araya geldik, M.E. yine bu istikamette bulunan yukarıda isimlerini verdiğim ilçelerdeki cemaat bağlantılı avukatların alt yapısını yapmış ve birer kez kendileri ile görüşmüş, kendilerine avukatlar ünitesinin oluşturulması ile ilgili bilgileri vermiş, daha sonra bu avukatları Soma’da toplayarak bir yemekte bizimle tanıştırmıştı, Soma’daki görüşmeye bende gittim, benim, yanımda G.O., H.İ., B.Y. ve A.Ö. gelmişti, M.E.’nin de yanında mutlaka bir kişi oluyordu, bu ya M.U., yada M.A.’ydı, ancak Soma’daki bu tanışmaya gelirken yanında hangisi vardı, onu tam olarak bilemiyorum. Soma’da ki yemekte M.E. belirlediği avukat arkadaşlar ile bizi tanıştırdı, bunlar Akhisar’dan A.A., Soma'daki … ... ... olduğunu hatırlıyorum, dedi ... Devamla; İstişare heyeti toplantılarında bölgeden gelen notlarda zaman zaman ALES e girmiş arkadaşlar var mı, yabancı dili iyi olan arkadaş var mı gibi sorular geliyordu. Muhtemelen bu tür arkadaşları kamuda ilgili yerlere yerleştirme yapılacağım anlıyorduk. Yine aynı zamanda hakimlik, savcılık veya bakanlıklardaki avukat alım!arı zamanlarında bu sınavlara girilmesi için ve diğer avukat arkadaşların bu konuda teşvik edilmesi için bilgiler geliyordu. Bir nevi buralara yönlendiriliyorduk. Bu süreçte hatırladığıma göre Sındırgı ilçesinde ki E.K., Soma İlçesindeki ... isimli arkadaşların avukatlıktan hakimliğe geçiş sınavını kazanarak hakim olduklarım hatırlıyorum. Ancak bu arkadaşların sınavı kazanmasında cemaatin herhangi bir dahil olmuş mudur onu bilemiyorum..."
Ayrıca aynı şahıs 09/04/2017 tarihli araştırma ve fotoğraf teşhis ve tespit tutanağında; "Bu şahıs ifademde bahsettiğim Manisa avukat yapılanmasının Soma ilçesinde bulunan ... isimli şahıstır. Avukattır ve cemaattendir. Şahsı kesin ve net olarak teşhis ettim." şeklinde beyanda bulunmuş ve davacı ...'i kesin ve net olarak teşhis etmiştir.
Davacı tarafından, bu ifadelere karşı herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.
Bu durumda, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katıldığına ve evinde bu toplantıları düzenlendiğine, örgüt mensuplarından örgüt için himmet istediğine, Bylock kullandığına ve diğer hususlara yönelik yukarıda yer verilen ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varılmıştır.
c)Diğer Hususlar
Davalı idare tarafından dosyaya sunulan ve davacı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen … tarihli ve Soruşturma No:..., Esas No:..., İddianame No:... numaralı iddianamede; "Soma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderilen 02.01.2017 tarih ve 2017/1 sayılı yetkisizlik kararında; ''şüpheli ...'in, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne aidiyeti tespit edilen Özel Burç Eğitim Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 30.12.2005- 16.01.2015 tarihleri arasında hissedarı olduğu, söz konusu şirkete bağlı Soma ilçesinde faaliyet gösteren ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne aidiyeti tespit edilen Soma Körfez Dershanesi, Kadıoğlu Erkek Örenci Yurdu, Üfdade Erkek Öğrenci Yurdu, Nergis Pansiyonu ve Bedir Pansiyonu isimli işyerlerinin bulunduğu, soruşturma kapsamında savunmalarına başvurulan diğer şirket hissedarları olan bir kısım şüphelinin alınan ifadelerinde şirket hisselerinin bedelsiz olarak devralınıp devredildiğinin beyan edildiğinin tespit edildiği dikkate alındığında söz konusu şirket hisselerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensupları arasında dönemsel olarak devredilip devranıldığı, şüphelinin de FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne aidiyeti tespit edilen söz konusu şirket hisselerininde şüpheli tarafından da bedelsiz alındığı ve daha sonra başka bir örgüt üyesine bedelsiz devrettiği yönünde kuvvetli şüphelerin bulunduğu, şüphelinin hakim olarak kamuda görev yaptığının soruşturma kapsamında ifadesine başvurulan şüpheliler tarafında beyan edildiği, UYAP sisteminde yapılan araştırma sonucunda şüphelinin üzerine atılı suçlar yönünden Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2016/176586 numaralı soruşturma dosyası kapsamında soruşturma yürütüldüğünün ve şüphelinin bu dosya kapsamında tutuklu olduğunun tespit edildiği,'' şeklinde tespitlerin yer aldığı, buna ilişkin ifadeler ve şirket evraklarının dosya içine alındığı, yapılan bu tespitl... hareketle; şüphelinin örgütle iltisaklı olan şirketlerde hissedar olduğu ve bu durumun 16.01.2015 tarihine kadar devam ettiğinin görüldüğü..." tespitlerine yer verilmiştir.
Bununla birlikte, davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...Dosya içerinde mevcut Soma Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden onaylı örneği bulunan … Eğitim Sağlık Hizmetleri San.Tic.A.Ş 'de 30.12.2005-16.01.2015 tarihleri arasında sanığın (davacının) hisse sahibi olduğu, yine dosyada örgüte ait kurumlarda hisse devirlerinin bedel alınmaksızın formalite olarak yapıldığına ilişkin beyanda bulunan M.A., A.S., N.D. ve İ.M.'nin ifadelerinin yer aldığı ,sanığın hakimlik mesleğine atanmasından sonra da örgüte ait kuruluşlarda hissesinin belli bir süre devrettiği, bu hususta cezadan kurutulmaya matuf savunmalarda bulunduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak ; ... örgüte ait eğitim kurumlarında örgütün işleyişinden göre görünüşte hisse sahibi olmak şeklindeki bağının ,daha sonra örgütün avukatlık yapılanması oluşturduğu dönemde Soma ilçesinde avukatlık yaptığı dönemde de devam ettirdiği..." tespitlerine yer verilmiştir.
Sonuç olarak, davacının örgüt ile bağlantısı bulunan şirkette hissedar olması hususu, davacı hakkında yukarıda aktarılan diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak değerlendirilmiştir.
6.Dava Konusu Kararların Temel Hak ve Özgürlükler Bağlamında Değerlendirilmesi Davacı, dava konusu kararlar ile bazı temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini ileri sürmekle birlikte bu ihlal iddialarının özü davacının meslekten çıkarılmasına dayanmaktadır.
Bu kapsamda, davacı hakkında tesis edilen meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın, AİHS'in 8. ve Anayasa’nın 20. maddesinde yer alan "özel hayata saygı hakkı" çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Zira, AİHM tarafından dinamik bir şekilde yorumlanan ve sosyal hayattaki yansımaları kapsamında genişletilebilen "özel hayat" kavramı, eksiksiz bir tanım getirmenin mümkün olmadığı bir kavram olarak görülmekte, bu bağlamda bireylerin kişiliklerini geliştirmelerine ve mesleki yaşamlarına etki eden her durum özel hayata saygı hakkına dâhil edilmektedir. Nitekim AİHM, bireylerin genellikle iş ya da mesleki faaliyetleri sırasında dış dünya ile ilişkiler kurduklarını ve geliştirdiklerini belirterek ve bireyin iş hayatı ile özel hayatını birbirinden ayırmanın güçlüğünün altını çizerek, mesleki faaliyetlerin de özel hayata saygı hakkı kapsamında olduğunu belirtmiştir (Niemietz/Almanya, B. No: 13710/88, 16/12/1992, § 29). AİHM’e göre özel hayat, bir bireyin başka bireylerle, mesleki ve iş ilişkileri de dâhil olmak üzere, ilişki kurma ve geliştirme hakkını kapsamaktadır (C./Belçika, B. No: 21794/93, 07/08/1996, § 25).
Dava konusu edilen kararlar, davacının meslek yaşamının sona ermesi sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle söz konusu kararlar özel hayata saygı hakkı üzerindeki sonuçları itibarıyla AİHS'in 8. ve Anayasa’nın 20. maddeleri ile güvence altına alınan özel hayata saygı hakkına yönelik bir müdahale oluşturmaktadır.
AİHS'in 8. maddesinin ikinci fıkrasına göre özel hayata saygı hakkının kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi ancak "kanunla öngörülmüş olma", aynı maddede sayılan "meşru amaçlardan birini gerçekleştirmeye yönelik olma" ve "demokratik bir toplumda gerekli olma" ölçütlerini karşılama şartıyla mümkündür. Anayasa'nın 20. maddesinin 13. maddesi ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda ise özel hayata saygı hakkına müdahale edilebilmesi için müdahalenin "şekli anlamda belirli ve öngörülebilir bir kanuni dayanağının bulunması", "anayasal meşru bir amaca ulaşmaya yönelik olması" ve "demokratik toplum düzeninin gerekleri ile ölçülülük ilkesine uygun olması" gerekmektedir. Dolayısıyla dava konusu kararlarla ortaya çıkan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin ihlal oluşturup oluşturmadığı hususunun, AİHS ve Anayasa bağlamında, kanunilik, meşru amaç ve demokratik bir toplumda gerekli olma ile ölçülülük ilkeleri doğrultusunda irdelenmesi gerekmektedir.
Ayrıca, demokratik toplum düzenini tehdit eden olağanüstü hâlin varlığı hâlinde AİHS'in 8/2 ve Anayasa'nın 13. maddesinde bir temel hak ve özgürlüğe kamusal makamlar tarafından müdahale edilebilme şartlarını ortaya koyan güvencelere aykırı tedbirlerin alınması ya da bu güvencelerin daha düşük standartta sağlanabilmesi söz konusu olabilmektedir. Böyle bir durum gerçekleştiği takdirde AİHS'in 15. ve Anayasa'nın 15. maddeleri uygulanabilir hâle gelmektedir.
AİHS'in 15. maddesinin birinci fıkrasında, savaş veya ulusun varlığını tehdit eden bir genel tehlike hâlinde sözleşmeci devletlerin durumun gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla bu sözleşmede öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabileceği belirtilmiş; ikinci fıkrasında ise bu hâllerde dahi AİHS'te öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirlerin alınamayacağı hak ve özgürlükler sayılmıştır.
Bu doğrultuda Anayasa'nın 15. maddesinde de olağanüstü hâllerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabileceği veya bunlar için Anayasa'da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabileceği belirtilmiştir. Anılan maddenin 2. fıkrasında ise Anayasa'da öngörülen güvencelere aykırı tedbirlerin alınamayacağı hak ve özgürlükler sayılmıştır.
Dava konusu kararlar, davalı idare tarafından, 667 sayılı KHK’nın 3. maddesi uyarınca tesis edilmiştir. Anılan KHK, 6749 sayılı Kanun'la TBMM tarafından değiştirilerek kabul edilmiş ve 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Sonuç olarak davacı hakkında dava konusu kararların tesis edildiği tarih itibarıyla bu kararlara dayanak KHK'nın yürürlükte olduğu ve öngörülen anayasal usul dâhilinde daha sonra kanunlaştığı görülmektedir. Bu nedenle özel hayata saygı hakkına müdahale niteliği taşıyan dava konusu kararlar, öngörülebilir ve belirli bir kanun hükmü uyarınca tesis edilmiş olup müdahale kanunilik şartını taşımaktadır.
Zira dava konusu kararlara gerekçe olarak gösterilen irtibat ve iltisak kavramları yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında yapılan değerlendirmede, terör örgütleriyle irtibatlı ve iltisaklı olma durumu farklı şekillerde ortaya çıkabileceğinden bunların kanun koyucu tarafından önceden belirlenmesi ve kanunda tek tek sayılması zorunluluğundan söz edilemeyeceği ifade edilmiştir.
Anayasa Mahkemesine göre irtibat ve iltisak kavramları genel kavram niteliğinde olmakla birlikte, bu kavramların belirsiz ve öngörülemez nitelikte olduğunu söylemek mümkün olmadığından, hukuki nitelikleri ve objektif anlamları yargı içtihatlarıyla belirlenebilecektir.
AİHS'in 8. maddesinin ikinci fıkrasında özel hayata saygı hakkının kullanılmasına ulusal güvenlik ve kamu güvenliğinin sağlanması amacıyla müdahale edilebileceği öngörülmüştür. Anayasa'nın 20. maddesinin birinci fıkrasında ise özel bir sınırlama nedeni öngörülmemiştir. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin kararlarına göre özel sınırlama nedeni öngörülmemiş olan hakların dahi hakkın doğasından kaynaklanan bazı sınırları bulunmaktadır. Ayrıca Anayasa'nın diğer maddelerinde yer alan kurallara dayanılarak da bu hakların sınırlanması mümkün olabilmektedir. Anayasa'nın 5. maddesinde Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır (AYM, E.2014/87, K.2015/112, 08/12/2015, § 7; Sevim Akat Eşki, B. No: 2013/2187, 19/12/2013, § 33). Dava konusu kararlar, FETÖ ile üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibatı bulunan ilgililer hakkında ülkenin içinde bulunduğu tehdit ve kamu düzeninin bozulması ihtimali doğduğundan ivedi şekilde karar alma zorunluluğu nedeniyle ve millî güvenliğin, kamu düzeninin ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla tesis edilmiştir. Bu nedenle FETÖ ile iltisak ve irtibatı olan ve dava konusu kararların tesis edildiği tarih itibarıyla kamu gücünün güçlü bir tezahürü niteliğinde yargı yetkisi kullanan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle özel hayata saygı hakkına yapılan müdahale meşru bir amaca dayanmaktadır.
Dava konusu kararlar ile davacının özel hayata saygı hakkına yapılan müdahale, zorlayıcı bir toplumsal gereksinim olarak ortaya çıkmıştır. Nitekim 15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan darbe teşebbüsü nedeniyle “ulusun varlığını tehdit eden genel bir tehlike”nin bulunduğu açıktır (Alparslan Altan/Türkiye, B. No: 12778/17, 16/04/2019, §§ 71-75). Bu tehlike, ulusun ve Devlet teşkilatının varlığı için tehdit teşkil eden, kamu düzenini etkileyen, olağandışı bir kriz niteliğindedir. Bununla birlikte darbe teşebbüsünün faili olan FETÖ'nün, yukarıda belirtildiği üzere atipik ve kendine özgü niteliği göz önüne alındığında, bu tehlikeye karşı alınan ve davacının yargı yetkisini kullanmasına son veren dava konusu tedbirin de yaşanan özellikli durumun ortaya çıkardığı zorunluluktan ve bu durumun faili olan örgütün Devleti ele geçirmeyi amaç edinen niteliğinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle anılan olağanüstü koşullar altında ve olağan demokratik düzene geri dönebilmek amacıyla söz konusu terör örgütü ile iltisak ve irtibatı bulunan davacının yargı yetkisini kullanmasına son veren tedbirin demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiği açıktır.
Türkiye Cumhuriyeti tarafından 23/07/2016 tarihinde Avrupa Konseyi Genel Sekreterliği ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine, Türkiye’de 21/07/2016 tarihinde olağanüstü hâlin yürürlüğe girmesiyle birlikte AİHS’in 15. maddesinde öngörüldüğü şekliyle Sözleşme’den doğan yükümlülükler bağlamında daha az güvence sağlanabileceği kaydıyla derogasyon bildiriminde bulunularak milletlerarası hukuktan doğan yükümlülük yerine getirilmiştir.
AİHS'in 15. maddesi ile uygulama alanı bulan, "ulusun varlığını tehdit eden genel bir tehlikenin varlığı" hâlinde söz konusu tehlikeyi bertaraf etmek için ne yapmak gerektiğini takdir ve tayin etmek ulusun yaşamından sorumlu devlete aittir. İçinde bulunulan durumun kendine mahsus özellikleri nedeniyle bu özellikli durumu değerlendirmek hususunda, söz konusu tehlikeyi bertaraf edecek devletin, uygulayacağı tedbirler bakımından, olağan dönemdekinden çok daha geniş bir takdir marjına sahip olduğunu kabul etmek gerekmektedir (İrlanda/İngiltere [GK] B. No: 5310/71, 18/1/1978, § 207).
Dava konusu kararların müdahalede bulunduğu özel hayata saygı hakkının AİHS'in 15. maddesinin ikinci fıkrası ile Anayasa'nın 15. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen ve olağanüstü hâllerde dahi AİHS ve Anayasa'da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınamayacağı belirtilen haklardan olmadığı açıktır.
Bu durumda, demokratik kurumlara ve demokratik toplum düzeninin bizatihi kendisine karşı yapılan darbe teşebbüsü sonrasında, bahse konu teşebbüsün faili olan FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle hakkında tesis edilen dava konusu kararlar ile yargı mensubu olarak görev yapması nedeniyle üstün kamu gücü ayrıcalığına sahip olan davacının, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin, AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşılmıştır.
7.Sonuç olarak
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir. D) KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yine aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.