9. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında mağdure ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve mağdur ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerle ilgili temyiz kanun yoluna başvurulmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2014 tarihli ve 2010/671 Esas, 2014/430 Karar sayılı kararıyla Ağır Ceza Mahkemesine Görevsizlik Kararı verilmiştir. 3. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/423 Esas, 2015/370 Karar sayılı kararıyla sanığın mağdur ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, mağdur ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin; birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve aynı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması, hak yoksunluklarına ve bu cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, çocuğun cinsel istismarı suçundan aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılması, hak yoksunluklarına ve bu cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mağdur ...'ye karşı cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması, hak yoksunluklarına ve bu cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanığın mağdurlardan ... ve ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini tek eylem ile gerçekleştirmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın mahkûmiyeti için yeterli, kesin ve elverişli delil olmaması nedeniyle atılı suçlardan beraat kararları verilmesi yerine mahkumiyetine dair karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin Kapsamına Göre; Mahkemenin Kabulü 1. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mağdurların kardeş oldukları, sanığın eylemlerinin iki farklı günde gerçekleştiği, öncelikle 05.08.2010 tarihinde markete giden mağdurlar ... ve ...'nin önceden tanımadıkları sanık ile dönüşte karşılaştıkları, sanığın sanki çocukları önceden tanıyormuş gibi yanlarına yaklaşıp mağdur ...'ye hitaben "sen ne kadar büyümüşsün güzelleşmişsin, parmaklarını ıslatacaksın, göğüslerinin üzerine süreceksin dik duracaklar, güzel olacakları, evlendiğinde mutlu olursun" şeklinde sözler söylediği, ayrıca mağdur ...'e hitaben de "ben ablanla evleneceğim (...'yi kastederek), çocukları olursu mutlu olur musun, ablan senden önce uyusun, sen onun yanına git, korkulu rüya gördüğünü söyle, sonra da ağzını memelerine dokundur, yumuşak mı sert mi yarın sorarım" diye sözler söylediği, sanığın bu sözlerinin bir bütün halinde mağdure ...'ye yönelik cinsel taciz suçunu oluşturduğu, mağdur ...'e söylediği sözlerin de mağdure ...'nin yanında söylenmesi nedeniyle yine mağdure ...'ye yönelik cinsel tacizin konusunu oluşturduğunun Mahkemece kabul edildiği, olayda fiil bir davranış bulunmadığından sadece sözlü davranış bulunduğundan mağdurlar ... ve ...'ye yönelik olarak sanığın "kişi hürriyetinden yoksun kılma" suçunu işlediği iddiasının sübut etmediğinin de ayrıca Mahkemece kanaat edinildiği anlaşılmıştır. 2. Bir sonraki gün ise bu kez mağdurlar ... ile ...'in birlikte markete gittikleri, çocukları gören sanığın markette çocukların yanına gelerek satın aldıklarının parasını ödediği, marketten çıktıktan sonra kendisiyle kiralık ev aramalarını istediği, çocukların istemeye istemeye sanıktan çekinmeleri nedeniyle kabul ettikleri, bunun üzerine önce marketten alınanları çocukların evine bıraktıkları ardından sözde ev arama bahanesiyle evden ayrıldıkları, sanığın çocukları kendi evine götürdüğü, evin içinde içecek ikram ettiği, ancak çocukların istemediği, sanığın banyoya girdiği, mağdure ...'i yanına çağırdığı, mağdurenin banyoya gittiğinde sanığı çıplak vaziyette küvetin içinde gördüğü, sanığın mağdureye sırtını keselettiği, kucağına oturttuğu, dudağından ve yanağından öptüğü, mağdureye "ablanı çok seviyorum, onun telefon numarasını bana getir" dediği, bunun üzerine mağdure ...'in sanığı iterek mağdur ... ile birlikte evden kaçtığı, sanığın bu eylemlerinin on beş yaşından küçük mağdure ...'e yönelik çocuğun basit cinsel istismarı ve çocuğu cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu Mahkemece kabul edilmiş, suç tarihi itibariyle sanık lehine olan yasa hükümleri suçun işleniş biçimi gözetilerek teşdiden uygulanmış, tekerrüre esas sabıkası olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin tatbik edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir'' şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu gözetildiğinde, Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 21.09.2010 tarihli iddianame ile sanık hakkında mağdure ...'ye karşı cinsel taciz eyleminden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, 2. İddianame yerine geçen Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı okunmadan duruşmaya başlanıp sanığın sorgusu yapılmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendine muhalefet edilmesi, 3. Mahkemece sanığın mağdur ... ve mağdure ...'i evine götürdüğü kabul edilmesine karşın, hüküm kısmında sanığın mağdur ...'e karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesi ve sanığın tek bir eylemle mağdurlara karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen zincirleme suç hükümleri gereği tek bir cezaya hükmedilerek cezada artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 4. Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 30.04.2014 tarihli rapor ile mağdure ...'in olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi de nazara alınarak; hükümden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 58-61 inci maddeleri ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 102-105 inci maddelerinde değişiklikler yapılması karşısında, aynı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" düzenlemesi nazara alınıp, lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği de gözetilmeden hüküm kurulması, 5. 166706 sicil numaralı katibin 17.12.2015 tarihli karar celsesinde ıslak imzası ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde yapılan kontrole göre elektronik imzasının bulunmaması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/423 Esas, 2015/370 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın