8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/4114 E. , 2014/21967 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/12/2013
NUMARASI : 2013/329-2013/838
A. . Ö.. ile Hazine aralarındaki terekenin borca batık olduğunun tespiti davasının kabulüne dair Konya 2.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 12.12.2013 gün ve 329/838 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, Konya 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'ne açtığı davada; eşi K.. Ö..'ın vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak kendisi ve küçük çocukları A.. ve L..nın kaldığını, murisin ölümü ile geriye bir çok borç kaldığını, ancak bu durumu, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'nca gönderilen yazıdan öğrendiğini, terekenin borca batık olması durumunu sonradan öğrendiğinden mirası hükmen reddettiklerini belirterek mirasın reddinin tescilini istemişlerdir. Davalı alacaklı Hazine vekili, görev itirazında bulunarak, tereke borca batık olmadığından ve süresinde talep edilmediğinden davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, murisin aktifi olmadığı gibi davacıların ödeme gücünü aşacak miktarda pasifi olduğundan davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 maddesinde yer alan "ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır." hükmü gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkindir. Murisin ölümü ile, tereke bütün aktif ve pasifi ile mirasçılarına geçer. Miras bırakanın vergi, prim vb. borçları da terekenin pasifi içerisinde olup terekeye dahildir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; miras bırakanın 13.09.2011 tarihinde vefat ettiği belirlenmiştir. Mirasbırakanın ödemeden aczinin belirlenmesi için öncelikle ölüm tarihi itibariyle miras bırakanın aktif ve pasif malvarlığı araştırılmalıdır. Ölüm tarihi itibariyle, miras bırakanın tüm mal varlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması; terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir. (TMK.md.605/2). Toplanan delillerden mirasbırakan K.. Ö.., K.. Ö.. Reklam Organizasyon .. Gıda Oto Tesisat Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin %90 pay oranı ile hakim ortağı olup %10 pay oranı ise mirası reddeden eşi A.. Ö..'a aittir. Maliye Bakanlığı tarafından talep edilen alacak mirasbırakanın şahsi borcu olmayıp, mirasbırakanın ortağı ve temsilcisi olduğu limited şirketin vergi borcundan kaynaklanan borç olduğu anlaşılmaktadır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 22.07.1998 tarihli 4369 sayılı Yasayla değişik 35. maddesi hükmüne göre; limited şirket ortakları, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun gereğince takibe tabi tutulurlar. Aynı Kanuna 25.05.1995 tarihli 4108 sayılı Kanunla ilave edilen Mükerrer 35. madde hükmüne göre de; tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Şu halde açıklanan yasal hükümler gereğince, miras bırakanın; "hakim ortağı" ve "temsilcisi" olduğu limited şirketin, şirketin malvarlığından tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan vergi borcundan, şirket ortağı olarak "koyduğu sermaye hissesi oranında" doğrudan doğruya; "temsilcisi" olarak da şahsi sorumluğu söz konusudur. O halde Mahkemece; mirasbırakanın 13.09.2011 ölüm tarihi itibariyle tüm taşınır ve taşınmaz mallarının ilgili yerlerden (Bankalar, Vergi Daireleri, Belediyeler, Tapu Müdürlükleri, Trafik Tescil Şube Müdürlüğü vb) sorularak belirlenmesi, zabıta marifetiyle araştırılması, mirasın hükmen reddine engel teşkil eden TMK.'nun 610/2.maddesinde sözü edilen tereke mallarını kendisine mal edinme durumunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin, mirasçılara intikal yapılıp yapılmadığının araştırılması, bu suretle terekenin aktifinin belirlenmesi, ayrıca konusunda uzman ve bu işten anlayan bilirkişi veya bilirkişiler eliyle; mirasbırakanın, “ortağı” olduğu limited şirketin defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak şirketin aktif ve pasifinin saptanması ve mirasbırakanın şirketin kamu borcundan dolayı sermaye hissesi oranında şahsen sorumlu olacağı miktarın bu suretle belirlenmesi, amme alacağının şirketin malvarlığından tamamen tahsili mümkün ise; bu halde davacıların borca batıklığın tespitini istemekte hukuki yararlarının bulunmayacağı gözetilerek isteğin reddedilmesi; değilse miras bırakanın ölüm tarihi itibariyle tespit edilen terekesinin aktifinin, borcu karşılamaya yeterli olmaması halinde isteğin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu yönler yeterince araştırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ayrıca, Mahkemece murisin terekesinin aktifi ve pasifi belirlenirken dava tarihindeki değerlerin araştırılması, yine murisin vergi borcu ölüm tarihi itibariyle değil, dava tarihinden sonraki ulaştığı güncel değerler esas alınarak tereke pasifinin belirlenmesi ve bu değerlere göre inceleme yapılması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. Hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. Davalı Maliye Hazinesi vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.