Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 289. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun failinin, yediemin olarak aldığı hacizli malları aynen saklayarak koruma ve yetkili merci tarafından istenildiğinde kendisine teslim edilen yerde aynen iade etmekle yükümlü olduğu, yediemin olarak teslim edilen malların, tebligata rağmen satış yerine götürülmemesinin teslim amacı dışında tasarrufta bulunma sayılamayacak olması ve iddianamede sanığın teslim edilen malları satma, yok etme, kaybetme gibi eylemlerle teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğunun ileri sürülmemesi karşısında yediemin sanığın, hacizli malı icra dairesi tarafından belirlenen ... ve saatte satış yerine götürmeme biçimindeki davranışının, teslim amacı dışında bir tasarruf olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden, hükümlülüğüne karar verilmesi, Yasaya aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.