8. Hukuk Dairesi

Davacı Tasurruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili dava dilekçesinde; özetle vekil edeni bankanın borçlusu M.. D..'ın 02.08.2006 tarihinde vefat ettiğini, M.. D..'ın veraset belgesinin çıkarılması için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nden alınan yetki belgesinin dilekçe ekinde olduğunu açıklayarak davanın kabulü ile banka borçlusu M.. D..’ın mirasçılarını gösterir veraset belgesinin kendilerine verilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, tensip tutanağı ile birlikte; “... ölüm ile taraf ehliyetinin son bulduğunu, dava tarihinden önce muris M.. D..'ın öldüğünü, ölü kişiye karşı dava açılamayacağını, ıslah yolu ile de ölü kimsenin mirasçılarına karşı davaya devam edilmesinin olanaklı bulunmadığını, murisin 2009 olan takip tarihinden önce 2006 yılında vefat ettiğini, yapılan icra takibinde verilen yetkinin geçerli bir takibe dayalı ve taraf ehliyeti tamamlanmış bir icra dosyasında düzenlenen yetki belgesi olmadığını, davacı kurumun murisin mirasçıları arasında da yer almadığını, takipten önce borçlunun ölmüş olması nedeniyle İcra Müdürlüğü dosyası üzerinde işlem yapamayacağını ve yetki belgesi düzenlenemeyeceğini, HMK'nun 51 ve 138. maddeleri gerekçe gösterilmek suretiyle anılan maddeler gereğince davacının davasının reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; Dava dışı Pamukbank T.A.Ş tarafından 2002 yılında İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün 2002/3417 Esas sayılı dosya ile borçlu hakkında icra takibi yapıldığı, takibin başlatıldığı tarihte alacaklı kurumun Pamukbank olduğu daha sonra bu bankanın TMSF’ye devredilmesi üzerine, takip işlemlerinin TMSF tarafından yapıldığı, dosyanın takipsiz bırakıldığı daha sonra 2006/15267 Esası ile yenilendiği, ancak tekrar dosyanın takipsiz bırakıldığı yine İstanbul 11. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2300 Esası ile yenilendiği ve bu yenilemeden sonra dilekçe ekinde sunulan 2009/2300 Esas ile borçlu Mehmet Ali Doğan’nın vefatı ile alacaklı vekiline veraset ilamı alınması konusunda yetki verildiği, bunun üzerine ve bu yetkiye dayalı olarak davacı kurum vekili tarafından veraset belgesi ile ilgili iş bu davanın açıldığı görülmektedir. 4721 sayılı TMK’nun 28. maddesine göre kişilik, çocuğun sağ olarak tamamı ile doğduğu anda başlar ve ölümü ile sona erer. Mahkemenin bu yöndeki görüşü ilke olarak doğrudur. Ölü kişiye karşı dava açılamaz ve ölü kişi adına iptal ve tescile de karar verilemez. Bu hususu 04.05.1978 tarih ve 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile getirilmiş bir ilkedir. Bu konuda da uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ancak, davacı kurumun devraldığı Pamukbank'a borçlu bulunan M.. D..’a karşı sağlığında icra takibine başlamış, belirli aralıklarla dosyanın takipsiz bırakılması sonucu en son 2009 yılında yenilenmiş ve borçlunun öldüğünün anlaşılması üzerine aldığı yetki belgesi gözetilerek söz konusu eldeki dava açılmıştır. Bu durumda, TMK'nun 28 ve az önce açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın uygulama yeri yoktur. Hal böyle olunca, işin esasına girilerek, taraf delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir. Davacı kurum vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/III-2 bendi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 19.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap