11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve 2006/6-123 Esas, 2006/229 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası, 291 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, merci, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği; sanığın yüzüne karşı verilen kararda, tefhim tarihinden itibaren başlayacak olan temyiz süresinin başlangıcına ilişkin olarak "...kararın tebliğinden itibaren" şeklinde yanıltıcı ifadelere yer verilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşılmakla, sanığa gerekçeli kararın 02.12.2015 tarihindeki tebliğinden sonra sanık müdafinin kanuni süresinde verdiği 08.12.2015 tarihli temyiz dilekçesinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2015/728 Esas, 2015/907 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; sanığın suça konu belgeyi kullanmamış olması değerlendirilmeden, Adli Tıp kurumundan rapor alınmadan, belgeyi düzenleyen E. A. ve olay anında sanığın yanında bulunan S. K. dinlenilmeden verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Hakkında başka suçtan yakalama kararı bulunan sanığın yakalama çalışmaları sırasında aracı durdurulduğunda üzerinde ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ele geçirildiği belirtilerek sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dava açılmıştır. 2. Sanık suçlamayı kabul etmiştir. 3. Uzmanlık raporuna göre suça konu nüfus cüzdanın tamamen sahte olarak tanzim edildiği ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. 4. Mahkemece, suça konu nüfus cüzdanı incelenerek aldatma kabiliyeti olduğu belirlenmiş ve temyize konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2012 tarihli ve 2012/1445-2013/54, 24.09.2013 tarihli ve 2012/1506-2013/391 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere; resmi belgede sahtecilik suçu seçimlik hareketli bir suç olarak tanımlanmıştır. Birinci seçimlik hareket, resmi belgeyi sahte olarak düzenlemek/düzenlettirmek, ikinci seçimlik hareket, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek, üçüncü seçimlik hareket ise, sahte resmi belgeyi bilerek kullanmaktır. İddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre suça konu belgelerin sahte olarak sanık tarafından düzenlettirildiğinin anlaşılması; belgenin sahte olup olmadığı yönünde ... Kriminal Polis Laboratuvarından uzmanlık raporu alınması ve dinletilmek istenilen tanık beyanlarının dosyanın esasını etkileyebilecek nitelikte olmayacağının anlaşılması karşısında, yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas alınabilecek başka ilamlar mevcut olduğu halde inceleme dosyasına konu suç tarihinden sonra kesinleşmesi nedeni ile tekerrüre esas alınamayacak İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/96 Esas, 2014/118 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması, 2. Adli emanette bulunan nüfus cüzdanı aslının dosyada delil olarak saklanması yerine, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuş olup bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2015/728 Esas, 2015/907 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine '' sanığın, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/9928 Esas ve 2006/992505 sayılı ilamına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nn 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına"" cümlesinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından müsadereye ilişkin paragraftan; "5237 SY T.C.K'nun 54/1 mad. Gereğince MÜSADERESİNE," ibaresinin çıkartılarak yerine, '' dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın