7. Hukuk Dairesi 2022/4562 E. , 2023/6026 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; davacı müvekkili ile davalı ... Yavuz’un 29.03.2018 tarihinde boşandıklarını, kararın 14.04.2018 tarihinde kesinleştiğini, davalının tapuda müvekkili adına kayıtlı olan 405 ada 62 parselde bulunan taşınmazda ikamet etmeye devam ettiğini, müvekkilin konutu boşaltması gerektiği konusunda defalarca uyarıda bulunmuş olmasına rağmen davalı tarafın haksız işgaline devam ettiğini ileri sürerek 15.04.2018 tarihinden itibaren 4.666,66 TL ecrimisilin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tahsiline, el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, dava konusu 23 No.lu bağımsız bölüme yönelik davalının el atmasının önlenmesine, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama gideri ve vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını, dava konusu taşınmazda davacı ve davalının müşterek çocukları ...’nun oturduğunu, bu durum dikkate alınmadan yeterli inceleme yapılmadan, taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulü kararının hukuka açıkça aykırı olduğunu, davacının söz konusu taşınmazda, kendi kızının oturmasına izin verdiğini ve haksız bir şekilde el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açtığını, İlk Derece Mahkemesinin delilleri değerlendirmeden hüküm kurduğunu, el atmanın önlenmesi istenilen taşınmazın, davacı ve davalının evlilik birliği içerisinde almış olduğu taşınmaz olduğunu, davalının o evin değerinin yarısında hakkı olduğunu, söz konusu taşınmazda, boşanma kesinleştikten sonra davacının kızı ...'nun oturduğunu, annesi olan davalı müvekkilinin de kızının yanında kaldığını, davayı kabul etmemekle birlikte dava konusu taşınmazın kredilerini davalının kızı için ödediğini, davalı müvekkilinin yaptığı bu ödemelerin ecrimisil miktarından düşülmediğini, mal rejiminin tasfiyesi davasının bekletici mesele yapılmadığını belirterek İlk Dereceli Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davacının mülkiyet hakkına dayanarak haksız kullanım nedeniyle el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etme hakkının bulunduğu, davalının taşınmazı kullandığının sabit olduğu, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren dava tarihine kadar davacının ecrimisil talep etme hakkı olduğu, boşanma kararının 11.07.2018 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten davacının talep ettiği 25.01.2019 tarihine kadar ecrimisil hesaplandığı, her ne kadar davalı davacının rızası ile kullandığını belirtmiş ise de, rızanın bulunduğu iddiasının usulünce kanıtlanmadığı, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın taşınmazın aynına ilişkin olmayıp alacak niteliğinde olduğu, davanın kabulüne dair karar verilmesinde ve dava değerinin el atmanın önlenmesi ve hükmedilen ecrimisil bedeli üzerinden belirlenerek, bu değer üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf aşamasındaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve Yasa'larla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
2.Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
3.Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.