Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/5634
Karar No
K. 2023/2879
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/5634 E.  ,  2023/2879 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2021/5634
Karar No: 2023/2879
TEMYİZ EDEN: (DAVACI) …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF ve DİĞER TEMYİZ

EDENLER: I-(DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

II-(DAVALI) … Belediye Başkanlığı/…

VEKİLİ: Av. …
DİĞER DAVALI İDARE: …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 06/05/2019 tarihli E:2015/5698, K:2019/3620 sayılı bozma kararına uyularak verilen, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Davacının hissedarı olduğu İstanbul, Küçükçekmece İlçesi, 1.Bölge Kayabaşı, … Çiftliği … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Başakşehir Belediye Meclisi'nin … tarihli … sayılı kararı ile kabul edilen, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarihli … sayılı kararı ile onaylanıp 26.12.2012 tarihinde Başakşehir Belediye binasında askıya çıkartılan 1/1000 ölçekli Altınşehir-Güvercintepe Bölgesi Uygulama İmar Planını ile enerji nakil hattı altında kalan taşınmazlara imar hakkı transferi hakkı tanıyan ve kademeli emsal artışı öngören plan notlarının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu … Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında;

Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kısmen enerji nakil hattı, kısmen park alanı, kısmen orta öğretim tesis alanı fonksiyonları yönünden incelenmesinden; 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca alt ölçekli imar planlarının üst ölçekli planlar ile uyumlu olması, üst ölçekli plan kararlarına aykırılıklar taşımaması kuralı gereği, dosyada mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, ihtilaf konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kısmen enerji nakil hattı, kısmen park alanı, kısmen orta öğretim tesis alanı kısımları yönünden üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planına uygun olduğu, davacı tarafından da üst ölçekli plana karşı dava açılmadığı görülmekle, dava konusu planın anılan fonksiyonlar yönünden şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kentsel tasarım ölçütlerine, kamu yararına ve planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kısmen otopark alanı fonksiyonu yönünden incelenmesinden; nazım imar planları üzerinde gösterilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının konum ile büyüklükleri, toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak ve hizmet etki alanı içinde kalmak şartı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşü dikkate alınarak uygulama imar planlarında değiştirilebileceği ve uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabileceği ve bu fonksiyonların konulmasının nazım imar planına aykırılık teşkil etmeyeceği açıktır.

Dava konusu planda, teknik alt yapı niteliğinde olan otopark alanının, 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmesi gereken bir büyüklükte olmadığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı notlarında, nazım imar planında ölçek nedeniyle gösterilemeyen sosyal donatı ve teknik alt yapı alanlarının 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterileceğinin belirtildiği, söz konusu fonksiyonun sosyal donatı ve sosyal altyapı alanlarını artırıcı nitelikte olduğu, küçük bir alana getirilen otopark fonksiyonunun dayanak 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmeyip alt ölçekli uygulama imar planında gösterilmesinin planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık teşkil etmeyeceği görülmekle, dava konusu parsele getirilen otopark işlevinde kamu yararı, planlama esasları ve şehircilik ilkelerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu1/1000 ölçekli uygulama imar planının kısmen 10 ve 12 metrelik yol alanı fonksiyonları yönünden incelenmesinden;

Dava konusu 1/1000 ölçekli imar planında dava konusu taşınmazdan geçen 10 ve 12 metrelik en kesitli imar yollarının üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planınında düzenlenmediği görüldüğünden, dava konusu parsele getirilen yol fonksiyonunun kamu yararı, planlama esasları ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Davanın, Enerji nakil hattı altında kalan taşınmazlara imar hakkı transferi hakkı taşıyan plan notları yönünden incelenmesinden; her ne kadar, imar hakkı transferine ilişkin plan notu, üst ölçekli nazım imar planında da bulunduğundan üst ölçekli plana uygunluk söz konusu olsa da, İmar Kanununda yer almayan taşınmazın imar hakkının transferini öngören söz konusu yöntemin uyuşmazlığa konu planlama ile kabul edilmesinde ilgili plan notu yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davanın, kademeli emsal artışı öngören plan notları yönünden incelenmesinden;

Davacı tarafından dava dilekçesinde, plan notlarında öngörülen kademeli emsal artışlarının planlama alanının sosyal donatı alanını bozduğu yönünde iddialarda bulunduğu görüldüğünden, dava konusu planın kademeli emsal artışı öngören plan notları incelendiğinde, söz konusu plan notlarının özel mülkiyete konu olabilecek yapı yapmaya elverişli konut, ticaret gibi işlevlere ilişkin olduğu, davacıya ait taşınmazın ise bu kapsamda [ticaret, konut] kalmadığı (kısmen enerji nakil hattı, kısmen park alanı, kısmen orta öğretim tesis alanı, kısmen otopark, kısmen de 10 ve 12 metrelik yol alanında kaldığı), davacı tarafından da planın bütününe ilişkin dava açılmayıp taşınmazına ilişkin kısım yönünden dava açıldığı görüldüğünden, bu plan notundan doğrudan meşru ve güncel menfaati ihlal edilen anılan fonksiyonda taşınmazı bulunan parsel malikleri tarafından açılabileceği, davacının da dava konusu taşınmazda yukarıda belirtilen şekilde ilişkisinin bulunmadığı bu nedenle davacının anılan plan notu yönünden dava açmakta meşru ve güncel menfaati bulunmadığından, davanın söz konusu plan notu yönünden ehliyet yönünden reddi gerekmektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle; -Davanın; dava konusu taşınmaza 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kısmen enerji nakil hattı, kısmen park, kısmen orta öğretim tesis alanı ve kısmen otopark fonksiyonu verilmesine ilişkin kısmı yönünden reddine; dava konusu taşınmaza 1/1000 ölçekli uygulama imar plan notlarında kademeli emsal artışı tanınmasına ilişkin kısmı yönünden ehliyet yönünden reddine, - Dava konusu taşınmaza 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen 10 ve 12 metre yol fonksiyonu verilmesine ve plan notlarında imar transferi hakkı tanınmasına ilişkin kısmı yönünden dava konu işlemin iptaline, karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARININ ÖZETİ:

Davacı tarafından, Temyize konu kararın aleyhine olan kısımlarının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı … Bakanlığı tarafından, usule ilişkin olarak hasım mevkiinden çıkarılması gektiği, esasa ilişkin olarak da temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının hukuka aykırı gerekçesiyle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı …Belediye Başkanlığı tarafından, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının hukuka aykırı gerekçesiyle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. SAVUNMALARIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : Davacının hissedarı olduğu İstanbul, Küçükçekmece İlçesi, 1.Bölge Kayabaşı, …Çiftliği … pafta, …ada, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Başakşehir Belediye Meclisi'nin … tarihli … sayılı kararı ile kabul edilen, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarihli … sayılı kararı ile onaylanıp 26.12.2012 tarihinde Başakşehir Belediye binasında askıya çıkartılan 1/1000 ölçekli Altınşehir-Güvercintepe Bölgesi Uygulama İmar Planını ile enerji nakil hattı altında kalan taşınmazlara imar hakkı transferi hakkı tanıyan ve kademeli emsal artışı öngören plan notlarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Temyize konu kararın esasa ilişkin kısmında; İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, dava konusu parselasyon planının iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmında; İLGİLİ MEVZUAT: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun, "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde: "Yargılama giderleri, ... vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti, yargılama sırasında yapılan diğer giderlerden oluşmakta ve vekalet ücreti de bu kapsamda bulunmaktadır." hükmüne yer verilmiş ve aynı Kanunun 326. maddesinde: "1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Dosyanın incelenmesinden, davacının hissedarı olduğu İstanbul, Küçükçekmece İlçesi, 1.Bölge Kayabaşı, … Çiftliği … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda Başakşehir Belediye Meclisi'nin … tarihli … sayılı kararı ile kabul edilen, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin … tarihli … sayılı kararı ile onaylanıp 26.12.2012 tarihinde Başakşehir Belediye binasında askıya çıkartılan 1/1000 ölçekli Altınşehir-Güvercintepe Bölgesi Uygulama İmar Planının anılan taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, idare mahkemesince, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ilçe belediye başkanlığı ve (dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın ... tarih ve ... sayılı Bakanlık oluru ile onaylanan revizyon imar planında "rezerv yapı alanı içinde" kalmasından dolayı) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı husumetiyle karar verilmiş ise de, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, dava konusu işlem hakkında herhangi bir işlem tesis edilmediği anlaşıldığından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, dava konusu olayda taraf sıfatı bulunmayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının hasım mevkiinden çıkarılarak karar verilmesi gerekirken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden diğer davalı idareler ile birlikte sorumlu tutulmasına ilişkin temyize konu mahkeme kararında, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; Davacının ve … Belediye Başkanlığının temyiz istemlerinin reddine, davalı …Bakanlığının temyiz isteminin ise kabulüne,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu taşınmaza 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kısmen enerji nakil hattı, kısmen park, kısmen orta öğretim tesis alanı ve kısmen otopark fonksiyonu verilmesine ilişkin kısmı yönünden reddine; kademeli emsal artışı tanınmasına dair 1/1000 ölçekli uygulama imar plan notuna ilişkin kısmı yönünden, ehliyet yönünden reddine; dava konusu taşınmaza 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen 10 ve 12 metre yol fonksiyonu verilmesine ve imar transferi hakkı tanınmasına ilişkin plan notuna yönelik kısmı yönünden ise dava konu işlemin iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; ehliyet yönünden reddine dair kısmının oyçokluğuyla; redde ve dava konusu işlemin iptaline dair kısımlarının ise oybirliğiyle ONANMASINA; yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının ise oybirliğiyle BOZULMASINA,

3.Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4.2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 21/03/2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY (X): Kademeli emsal artışı tanınmasına ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar plan notuna ilişki kısmı yönünden; 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davaları olarak tanımlanmıştır.

Dolayısıyla iptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü gerekmektedir.

Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel menfaat ilişkisinin varlığı ise, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır.

Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda da yorumlanması gerekmektedir.

Öte yandan, çevrenin, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda, belde veya semt sakini sıfatıyla açılan davalarda, dava açma ehliyetinin daha geniş yorumlanmak suretiyle belirlenmesi gerektiği Danıştay içtihatları ile kabul edilmekte, bu doğrultuda kamuya tahsisli alanlara ilişkin plan değişikliklerine karşı açılan davalarda, belde sakini olmak dava açma ehliyeti için yeterli görülmektedir.

Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığa konu davacının hissedarı olduğu taşınmazın; kısmen enerji nakil hattı, kısmen park alanı, kısmen orta öğretim tesis alanı, kısmen otopark, kısmen de 10 ve 12 metrelik yol alanında kaldığı, kademeli emsal artışı öngören plan notlarının ise; özel mülkiyete konu olabilecek yapı yapmaya elverişli konut, ticaret alanı gibi işlevlere ilişkin olduğu, davacı tarafından, sözü edilen imar planı notlarıyla, sosyal donatı alanı dengesinin bozulacağı iddiasıyla bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince; anılan dava konusu plan notunun davacıya ait taşınmazı doğrudan etkileyen bir düzenleme olmadığı, dolayısıyla, söz konusu plan notunun iptalini istemekte davacının hukuken korunabilir bir menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu kısmının ehliyet yönünden reddine karar verilmiş ise de; davacının, dava konusu uygulama imar planı onama sınırları içerisinde taşınmazı olan biri olarak bakılan davayı açma nedenleri de göz önünde bulundurulduğunda, açılmış olan bu davanın kamu yararını yakından ilgilendirdiğinin ve davacının dava açma ehliyeti bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davacının bu davada dava açma ehliyetinin bulunduğu, bu nedenle de temyiz isteminin kabul edilerek mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyoruz.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.