Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/10007 E. , 2022/4537 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
2....Gümrük Müşavirleri Derneği
3....Gümrük Müşavirleri Derneği
4....Gümrük Müşavirleri Derneği
DAVANIN KONUSU : 10/03/2013 tarihli ve 28583 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı) (Seri No:4)'nin 9. maddesinin, 29/06/2019 tarihli ve 30816 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ (Seri No:6) ile değişik 6. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Gümrük işlemlerinin yürütülmesinde dolaylı temsil yoluyla iş takibinde genel kuralın işlemlerin gümrük müşaviri tarafından yapılması olduğu, posta idaresinin ve hızlı kargo şirketlerinin bu işlemleri yapmasının istisnai olduğu, posta idaresinin ve hızlı kargo şirketlerinin yapabileceği işlemlerle ilgili ilk düzenlemenin 2009 yılında (30 kg - 1.500 Avro) olarak yapıldığı, daha sonra (150 kg - 7.500 Avro) olarak yükseltildiği, son olarak da dava konusu işlemle (300 kg - 15.000 Avro) olarak düzenlendiği, dolayısıyla istisna olarak başlayan uygulamanın posta ve hızlı kargo taşımacılığı ölçeğini çok aşan bir boyuta geldiği, dava konusu düzenlemenin, ilgili Kanun maddesinin getiriliş amacına ve dolaylı temsilin ancak gümrük müşavirleri tarafından yapılabileceğine ilişkin genel ilkeye açıkça aykırı olduğu, posta idaresi ve hızlı kargo şirketlerinin bu tip düzenlemeler ile kendi faaliyet alanlarının genişletilmesi amacını güttüğü, ancak bu alanda yapılacak her genişlemenin gümrük müşavirlerinin faaliyet alanını daraltacağı, ekonomik yönden çok güçlü olan posta idaresi ve hızlı kargo şirketlerinin, bünyelerinde gümrük müşavirlerini ücretli çalıştırdıkları, bu durumun ise esas itibarıyla serbest meslek faaliyeti olan gümrük müşavirliğini daha fazla ücretli çalışan durumuna düşürdüğü, kargo şirketleri tarafından çok fazla sayıda ve büyük ölçekli yapılan işlemlerde, işlem sayısı fazla olduğundan kargo paketinin içindeki eşya bakımından muayene ve denetimin zorlaştığı, toplu işlemlerde hata ihtimalinin yükseldiği, oysa gümrük müşavirinin hukuka aykırı işlemlerden şahsi sorumluluğu bulunduğundan eşyanın niteliğinin bir bakıma teminat altına alındığı, dava konusu düzenlemenin sonuçları itibarıyla haksız rekabete yol açtığı, kapsam çok genişletildiğinde ticari mahiyet arz etmesi muhtemel 300 kg - 15.000 Avro'ya kadar eşyanın gümrük işlemlerinde yetkili hale gelen kargo şirketlerinin, gümrük müşavirine göre daha avantajlı olarak ürün kabul edilebilir duruma geldiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu düzenlemenin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 225. maddesinin 1. fıkrasının verdiği yetkiye istinaden yapıldığı, 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 126. maddesinde, bu yetkiyi kullanan hızlı kargo şirketlerinin yanlarında gümrük müşaviri çalıştırılacağının öngörüldüğü, ihracat rejimine konu eşya için miktar veya değer limitlerini ayrı ayrı "beş katına" kadar artırmaya Bakanlığın yetkili kılındığı, 1111 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile "beş katına" ibaresinin "on katına" şeklinde değiştirildiği, bu yetkiye istinaden dava konusu düzenlemenin yapıldığı, ihracatçılarımız için e-ihracatı daha kolay ve ulaşılabilir kılmanın ve uluslararası rekabet gücünü artırmanın bir unsurunun da gümrük işlem ve formalitelerinin basitleştirilmesi ve hızlandırılması ile maliyetinin azaltılması olduğu, ülkemiz üreticilerinin, özellikle küçük ve orta boy işletmelerinin ihracat potansiyelini artırmak, gümrük işlem ve formalitelerini basitleştirerek ve hızlandırarak ihracatçıların rekabet gücünü artırmak amacıyla dava konusu değişikliğin yapıldığı, söz konusu düzenlemenin, posta idaresi ve hızlı kargo firmalarının faaliyet alanının genişletilmesi amacıyla değil, ülkemiz ihracatçısı açısından ihracatın daha kolay, hızlı ve daha az maliyetli olması amacıyla getirildiği, toplam dış ticaret hacmi dikkate alındığında, söz konusu tutarların davacı gümrük müşavirlerinin faaliyet alanları içinde çok önemli bir paya sahip olmadığı, bununla birlikte özellikle küçük ve orta boy işletmelerin ihracat potansiyelini artırma hedefi çerçevesinde, yapılan düzenlemenin "E-İhracat Strateji Eylem Planı 2018-2020" hedefleri ile uyumlu olduğu, davacıların gümrük müşavirlerinin faaliyet sahasının daraltılmasına ilişkin itirazına yönelik olarak, hızlı kargo firmalarının bu tebliğ kapsamındaki işlemlerin ifası, takibi ve sonuçlandırılması için şirket bünyesinde gümrük müşaviri istihdam edilmesi veya gümrük müşaviri ya da gümrük müşavirliği şirketiyle sözleşme yapmış olması şartı aranmak suretiyle gümrük müşavirlerinin sisteme dahil edilmesinin sağlandığı, dava konusu düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; Gümrük Genel Tebliğinin (Seri No:4) 9. maddesinin, 29/06/2019 tarihli, 30816 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gümrük Genel Tebliğinde (Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı) (Seri No:4) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 4. maddesi ile değişik altıncı fıkrasındaki "Kararın 126. maddesi kapsamında miktarı brüt 300 kilogramı, değeri 15.000 Avroyu geçmeyen ihracat rejimine konu eşyanın beyanı bu tebliğ kapsamında operatör tarafından yapılır" kuralının iptali istemiyle açılmıştır. 4458 sayılı Gümrük Kanununun 225. maddesinin 1. fıkrasında: “Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler, 5 inci madde hükümleri çerçevesinde, sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilir ve sonuçlandırılır. (Ek cümle: 18/06/2009-5911 sayılı Kanunun 54. maddesi) Gerçek kişinin doğrudan temsil yoluyla iş takibi, geçerli vekaletnameye istinaden ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın ve özel kullanıma mahsus taşıt araçlarının gümrük işlemleri ile ilgili olarak mümkündür. (Ek cümle: 18/06/2009-5911 sayılı Kanunun 54. maddesi) Posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca belirlenecek eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilir.” kuralı yer almıştır.
Bakanlar Kurulunun 29/09/2009 tarihli, 2009/15481 sayılı kararı ile yürürlüğe konulan ve 07/10/2009 tarihli, 27369 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararın “Posta İdaresi ya da Hızlı Kargo Taşımacılığı Yapan Şirketlerin Dolaylı Temsilci Olarak Yetkili Kılınmasına İlişkin Şartlar” başlıklı Onuncu Kısmında “Dolaylı temsil yetkisi verilmesine ilişkin koşullar”ın düzenlendiği 126. maddenin 1. fıkrasında: “Kanunun 225 inci maddesi uyarınca, posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı brüt 30 kilogramı ve değeri 1500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşya ile aynı miktar ve değeri geçmeyen serbest dolaşıma giriş rejimine konu ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya ile numunelik eşya ve modellerin gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ile Müsteşarlıkça belirlenen koşulları taşıyan hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilir. Bu yetkinin kullanılmasında hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler için gümrük müşaviri istihdamı aranır.” düzenlemesine yer verilmişken 20/08/2011 tarihli, 28031 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulunun 01/08/2011 tarihli, 2011/2087sayılı kararına ekli olarak yürürlüğe konulan “4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar”ın 5. maddesiyle 126. madde değiştirilmiştir. Maddenin 2011/2087 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile aldığı şekle göre: “(1) Kanunun 225 inci maddesi uyarınca, posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen;
a)Önemli değeri olmayan eşyanın,
b)Miktarı brüt 30 kilogramı ve değeri 1500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşyanın,
c)(b) bendinde belirtilen miktarı ve değeri geçmeyen serbest dolaşıma giriş rejimine konu ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın,
ç)Kanunun 167 nci maddesinin sekizinci fıkrasının (d) bendi kapsamı numunelik eşya ve modellerin, gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırmasında, posta idaresi ile Bakanlıkça belirlenen koşullan taşıyan hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilir. Bu yetkiyi kullanan hızlı kargo şirketleri gümrük müşaviri çalıştırır. İhracat rejimine konu eşya için miktar veya değer limitlerini ayrı ayrı beş katına kadar artırmaya Bakanlık yetkilidir.” 14/05/2019 tarihli, 1111 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile maddedeki “beş katına” ibaresi “on katına” şekilde değiştirilmiş ve bu düzenlemelere dayanılarak dava konusu edilen Tebliğ yayımlanmıştır.
Dava dilekçesinde; dava konusu edilen düzenleme ile posta ve hızlı kargo şirketlerinin faaliyet alanlarının genişletilmesi amacının güdüldüğü, bu alanda yapılacak her türlü genişletmenin gümrük müşavirlerinin faaliyet alanını daraltıcı mahiyette göstereceği, davacı dernek üyelerinin faaliyet alanında o oranda azaltma göstereceği, serbest meslek faaliyeti olan gümrük müşavirlerini daha faza ücretli çalışan durumuna düşüreceği, yükseltilen miktar ve değerin ticari mahiyet arz etmesi muhtemel eşyanın gümrük işlemlerinde posta ve hızlı kargo şirketlerinin selahiyetli olma imkanı kazandıracağı, çalışma alanlarının daraltacağı ileri sürülmektedir.
Davalı idarenin cevap dilekçesinde; Yüksek Planlama Kurulunun E-İhracat Stratejisi ve Eylem Planının (2018-2020) Resmi Gazetenin 06/02/2018 tarihli, 30324 sayılı nüshasında yayımlandığı, 5. Bölümünde Türkiye’nin dünya geneline hizmet sunan bir e-ticaret merkezi olmasının hedeflendiği ifadesinin yer aldığı, ihracatçılarımız için e-ihracatı daha kolay ve ulaşılabilir kılmanın ve ihracatçımızın uluslararası rekabet gücünü artırmanın bir unsurunun da gümrük işlemleri ve formalitelerinin basitleştirilmesi ve hızlandırılması ile maliyetinin azaltılması olduğu, bu çerçevede ülkemiz üreticilerinin, özellikle küçük ve orta boy işletmelerin ihracat potansiyellerini artırmak, gümrük işlem ve formalitelerini basitleştirerek ve ıhzlandırarak ülkemiz ihracatçısının rekabet gücünü artırmak amacıyla dava konusu Tebliğ değişikliğinin yapıldığı, ithalata konu eşya ile ilgili olarak muaf eşya beyan kapsamı sınırılmışken ihracata konu eşya ile ilgili olarak böyle bir sınırlamaya gidilmediği, ihracatın daha kolay, daha az maliyetli ve daha hızlı olmasının amaçlandığı, posta ve hızlı kargo firmalarının faaliyet alanlarının genişletilmesinin amaçlanarak düzenleme yapılmadığı savunulmaktadır.
Fiziki olarak karşı karşıya gelmeksizin, elektronik ortamda gerçekleştirilen çevrim içi iktisadi ve ticari her türlü faaliyet, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanuna göre elektronik ticareti ifade etmektir. E-İhracat Stratejisi ve Eylem Planında ülkemizdeki ihracatçı firmaların sınır ötesi e-ticaret araçları ile daha etkin kanallar üzerinden buluşabilmesi, hem pazar çeşitlendirmesi hem de sürdürülebilir ihracat modelinin yakalanabilmesi açısından taşıdığı önem dikkate alınarak vizyonu; “e-ihracatı ihracatçılarımız için daha kolay ve ulaşılabilir kılarak, ülkemizin uluslararası ticaretteki payını arttırmak ve ülkemizi bölgesel bir e-ticaret merkezi haline getirmek” olarak belirlenmiş, vizyonu gerçekleştirmek üzere stratejik hedeflerinden birisini “gümrük işlemleri sınır ötesi e-ticaret ihtiyaçları çerçevesinde geliştirilecektir” şeklinde ortaya konulmuştur.
Stratejik hedefe ulaşmak amacıyla Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi kullanılmak suretiyle geleneksel yollarla yapılan ihracatta ürünün gönderiminden önce beyanname hazırlanması yönteminden farklı olarak belirli ağırlık ve değeri geçmeyen ürünlerin bu standart işlemlerden muaf tutulması yolunun seçildiği ve yukarıda içeriğine yer verilen düzenlemelerin yapıldığı görülmekte olup, basitleştirilip hızlandırılan gümrük işlemlerine ilişkin muafiyet sınırının uyuşmazlık konusu tebliğle yükseltilmesi suretiyle e-ihracatın geliştirilmesi, e-ihracatçı firmaların sayısının arttırılması, e-ihracatçı firmaların uluslararası rekabetçiliğinin güçlendirilmesi suretiyle genel olarak ihracat, özel olarak e-ihracat potansiyelinin arttırılmasına katkı sağlamayı hedeflediğinden bu haliyle dava konusu düzenleyici işlem hukuka aykırı bir yön taşımamaktadır.
Davacı tarafından, posta ve hızlı kargo ölçeği aşılarak düzenleme yapıldığı, serbest meslek faaliyetlerinin olumsuz etkilendiği ileri sürülmekte ise de, alışılagelmiş ticaret yöntemlerinden farklılaşan iletişim araç ve yöntemlerinden yararlanılarak yapılan e-ticaret ve dolayısıyla sınır ötesi boyutu olan e-ihracat yönünde yaşanan gelişmelere uygun ve uyumlu bir yaklaşım sergilenmesi gerekliliğinin yanı sıra muafiyet kapsamındaki işlemlerde gümrük müşavirlerinin görev üstlenmesinin zorunlu olması karşısında davacı iddiaları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 18/10/2022 tarihinde, davacılar vekili Av. ...'nın ve davalı idare vekili Av. ...'nın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:” MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 10/03/2013 tarihli ve 28583 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı) (Seri No:4)'nin 9. maddesinin, 29/06/2019 tarihli ve 30816 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ (Seri No:6) ile değişik 6. fıkrasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun, 5911 sayılı Kanunla değişik 225. maddesinin 1. fıkrasında, "Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler, 5 inci madde hükümleri çerçevesinde, sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilir ve sonuçlandırılır. Gerçek kişinin doğrudan temsil yoluyla iş takibi, geçerli vekaletnameye istinaden ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşyanın ve özel kullanıma mahsus taşıt araçlarının gümrük işlemleri ile ilgili olarak mümkündür. Posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca (Bakanlar Kurulunca) belirlenecek eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yetkiye istinaden Bakanlar Kurulunun 29/09/2009 tarihli, 2009/15481 sayılı kararı ile yürürlüğe konulan ve 07/10/2009 tarihli ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararın “Posta İdaresi ya da Hızlı Kargo Taşımacılığı Yapan Şirketlerin Dolaylı Temsilci Olarak Yetkili Kılınmasına İlişkin Şartlar” başlıklı Onuncu Kısmında “Dolaylı temsil yetkisi verilmesine ilişkin koşullar”ın düzenlendiği 126. maddenin 1. fıkrasında, “Kanunun 225 inci maddesi uyarınca, posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı brüt 30 kilogramı ve değeri 1500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşya ile aynı miktar ve değeri geçmeyen serbest dolaşıma giriş rejimine konu ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya ile numunelik eşya ve modellerin gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ile Müsteşarlıkça belirlenen koşulları taşıyan hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilir. Bu yetkinin kullanılmasında hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler için gümrük müşaviri istihdamı aranır.” hükmüne yer verilmişken, 20/08/2011 tarihli, 28031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulunun 01/08/2011 tarihli, 2011/2087 sayılı kararına ekli olarak yürürlüğe konulan “4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar”ın 5. maddesiyle 126. maddede yapılan değişiklikle miktar ve değer aynı şekilde yerini korumuş, aynı maddeye "İhracat rejimine konu eşya için miktar veya değer limitlerini ayrı ayrı beş katına kadar artırmaya Bakanlık yetkilidir.” hükmü ilave edilmiştir.
Ticaret Bakanlığına, miktar ve değer limitlerini beş kat artırma konusunda verilen yetkiye istinaden 10/03/2013 tarihli ve 28583 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı) (Seri No: 4)'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, "operatör", hava yolu ile hızlı kargo taşımacılığı kapsamındaki gönderilerin gümrük beyanı dâhil tüm gümrük işlemlerini dolaylı temsil yoluyla yapmaya yetkili tüzel kişiler şeklinde tanımlanmış;
9.maddesinin 6. fıkrasında, "Kararın 126 ncı maddesi kapsamında miktarı brüt 150 kilogramı ve değeri 7500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşyanın beyanı bu Tebliğ hükümleri çerçevesinde operatör tarafından yapılır." hükmüne yer verilmiştir. 15/05/2019 tarihli ve 30775 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/05/2019 tarihli ve 1111 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 126. maddede yer alan “beş katına” ibaresi “on katına” şekilde değiştirilmiş, bu kapsamda dava konusu 29/06/2019 tarihli ve 30816 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Genel Tebliği (Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı) (Seri No: 4)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:
6.yürürlüğe girmiş, anılan Tebliğin 4. maddesiyle Ana Tebliğin 9. maddesinin 6. fıkrası, "Kararın 126 ncı maddesi kapsamında miktarı brüt 300 kilogramı ve değeri 15000 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşyanın beyanı bu Tebliğ hükümleri çerçevesinde operatör tarafından yapılır." şeklinde değiştirilmiştir.
Öte yandan, dava konusu 4 Seri No'lu Gümrük Genel Tebliği, 22/04/2022 tarihli ve 31817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Posta ve Hızlı Kargo Yoluyla Taşınan Eşyanın Gümrük İşlemlerine İlişkin Tebliğ (Seri No: 1)'in 20. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ise de; dava konusu edilen hüküm, yeni Tebliğin (Seri No: 1) 10. maddesinin 7. fıkrasında aynen korunduğundan, dava konusu hükmün esasının incelenmesi uygun görülmüştür. Gümrük Genel Tebliği (Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı) (Seri No:4)'nin 9.Maddesinin Değişik 6. Fıkrasının İncelenmesi:
Gümrük Kanunu'nun 225. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük işlemlerinde dolaylı temsil yetkisi sadece gümrük müşavirlerine verilmiş iken, 18/06/2009 tarihinde yapılan değişiklikle posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere de sadece miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca (mülga Bakanlar Kurulunca) belirlenecek eşyanın gümrük işlemleri konusunda dolaylı temsil yetkisi verilebileceği kurala bağlanmış; bu kapsamda, Bakanlar Kurulu'nun 2009/15481 sayılı kararının 126. maddesiyle posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da gönderilen, miktarı brüt 30 kilogramı ve değeri 1500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşya ile aynı miktar ve değeri geçmeyen serbest dolaşıma giriş rejimine konu ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen eşya ile numunelik eşya ve modellerin gümrük beyanı dahil tüm gümrük işlemlerine ilişkin faaliyetlerinin takip edilip sonuçlandırılmasında, posta idaresi ile Müsteşarlıkça belirlenen koşulları taşıyan hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler dolaylı temsilci olarak yetkili kılınmış, anılan bu yetkiyi kullanan hızlı kargo şirketlerinin gümrük müşaviri istihdamı zorunlu kılınmış; Bakanlar Kurulu'nun 2011/2087 sayılı kararıyla yapılan değişiklikle maddeye "İhracat rejimine konu eşya için miktar veya değer limitlerini ayrı ayrı beş katına kadar artırmaya Bakanlık yetkilidir.” hükmü eklenmiştir.
Başka bir anlatımla, Kanun'un verdiği yetkiye istinaden 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 126. maddesi uyarınca, posta idaresine ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere miktarı brüt 30 kilogramı ve değeri 1500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşya ile sınırlı olmak üzere gümrük işlemlerinde dolaylı temsil yetkisi tanınmış olup, 2011/2087 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla ise miktar veya değer limitlerini beş katına kadar artırma konusunda Ticaret Bakanlığına yetki verilmiştir.
Bakanlar Kurulu kararıyla Ticaret Bakanlığı'na verilen beş kata kadar artırma yetkisi Bakanlık tarafından çıkarılan Gümrük Genel Tebliği (Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı) (Seri No: 4)'nin 9. maddesi ile kullanılmış, anılan maddenin 6. fıkrası ile posta idaresine ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere, brüt 150 kilogramı ve değeri 7500 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşya ile sınırlı olmak üzere gümrük işlemlerinde dolaylı temsil yetkisi verilmiştir.
14/05/2019 tarihli ve 1111 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Ticaret Bakanlığına verilen beş katına kadar olan artırma yetkisi on katına kadar çıkarılmış, bu kapsamda Bakanlık tarafından anılan Tebliğde yapılan dava konusu değişiklikle söz konusu yetki üst limitte kullanılmak suretiyle miktarı brüt 300 kilogramı ve değeri 15000 Avro’yu geçmeyen ihracat rejimine konu eşyanın beyanının bu Tebliğ hükümleri çerçevesinde operatör tarafından yapılacağı öngörülmüştür.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı Bakanlığın, posta idaresi ve hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere ihracat rejimine konu eşya ile sınırlı olmak üzere gümrük işlemlerinde dolaylı temsil yetkisi verilecek eşyanın miktarı ve değerinin belirlenmesi hususunda hukuki düzenlemeler yapma yetkisini haiz olduğu; dava konusu düzenlemeyle belirlediği değer ve miktar limitlerinin de Cumhurbaşkanı kararıyla Bakanlığa tanınan sınır (30 kilogramın ve 1500 Avro'nun 10 katı) dahilinde kaldığı açıktır.
Yukarıda da bahsedildiği üzere, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 225. maddesinin 1. fıkrasında, 18/06/2009 tarihinde yapılan değişiklikle, gümrük müşavirleri yanında posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlere de sadece miktarı ve değeri Cumhurbaşkanınca belirlenecek eşyanın gümrük işlemleri konusunda dolaylı temsil yetkisi tanınması konusunda Cumhurbaşkanına (Bakanlar Kuruluna) yetki verildiği anlaşılmaktadır. Anılan değişiklikle ilgili maddenin taslak gerekçesinde, posta yolu ve hızlı kargo taşımacılığı kapsamında gelen ya da giden bir kısım eşyanın gümrük işlemleri için posta idaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketlerin dolaylı temsilci olarak yetkili kılınabilmesi imkanı getirilerek bu işlemlerin kolayca yürütülebilmesi ve maliyetlerinin azaltılması amaçlanmıştır." ifadelerine yer verilmiştir.
Dünyada hızla büyüyen ve genişleyen uluslararası ticaretin kolaylaştırılması ve artırılması için bir takım düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu bilinen bir gerçektir.
Bu kapsamda, uluslararası ticarette önemli pay sahibi olan, büyüyen ve genişleyen bir ticaret ağına sahip olan ülkemizin ihracat işlemlerine katkı sunulabilmesi amacıyla ihracatçılar açısından ticareti daha kolay ve ulaşılabilir kılmak, uluslararası rekabet gücünü artırılabilmek için bir takım tedbirlerin alınması gerekmektedir. Küçük veya orta ölçekli ihracatçıların ülkemiz ekonomisindeki payı da dikkate alındığında, bu kişilerin ihracat işlemleri sırasında gümrük ve hantal işleyen kontrol işlemlerinden kaynaklanan gecikmelerinin ortadan kaldırılmasının veya en aza indirilmesinin ihracata ve dolayısıyla ülkemiz ekonomisine katkı sunacağı kuşkusuzdur. Aynı şekilde posta yoluyla ya da hızlı kargo taşımacılığı kapsamında ihraç edilen eşyaların, ülke ekonomisine katkıları ile ticaretin gelişmesindeki önemi dikkate alındığında gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması büyük önem arz etmektedir.
Bu kapsamda, gümrük işlemlerinin posta yoluyla ya da hızlı kargo taşımacılığı vasıtasıyla yaptırılması, gümrük işlemlerinden kaynaklanan bürokratik işlemlerin daha az ve kolay olması bakımından emek ve zaman kaybının engellenmesi, dolayısıyla maliyetlerin düşmesi sonucunu doğurmakta olup, dava konusu düzenleyici işlemin bu yönüyle kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davalı idarenin savunma dilekçesinde, E-İhracat Stratejisi ve Eylem Planının (2018-2020) 5. Bölümünde, "Türkiye’nin dünya geneline hizmet sunan bir e-ticaret merkezi olmasının hedeflendiği" ifadesinin yer aldığı, ihracatçılarımız için e-ihracatı daha kolay ve ulaşılabilir kılmanın ve ihracatçılarımızın uluslararası rekabet gücünü artırmanın bir unsurunun da gümrük işlemleri ve formalitelerinin basitleştirilmesi ve hızlandırılması ile maliyetinin azaltılması olduğu, bu çerçevede ülkemiz üreticilerinin, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin ihracat potansiyellerini artırmak, gümrük işlem ve formalitelerini basitleştirerek ve hızlandırarak ülkemiz ihracatçısının rekabet gücünü artırmak amacıyla dava konusu Tebliğ değişikliğinin yapıldığı, ithalata konu eşya ile ilgili olarak muaf eşya beyan kapsamı sınırlandırılmışken ihracata konu eşya ile ilgili olarak böyle bir sınırlamaya gidilmediği, ihracatın daha kolay, daha az maliyetli ve daha hızlı olmasının amaçlandığı, posta ve hızlı kargo firmalarının faaliyet alanlarının genişletilmesinin amaçlanarak düzenleme yapılmadığı savunulmaktadır.
Ülkemizin E-İhracat Stratejisi ve Eylem Planında (2018-2020) ülkemizdeki ihracatçı firmaların sınır ötesi e-ticaret araçları ile daha etkin kanallar üzerinden buluşabilmesi, hem pazar çeşitlendirmesi hem de sürdürülebilir ihracat modelinin yakalanabilmesi açısından taşıdığı önem dikkate alınarak, vizyon, “e-ihracatı ihracatçılarımız için daha kolay ve ulaşılabilir kılarak, ülkemizin uluslararası ticaretteki payını arttırmak ve ülkemizi bölgesel bir e-ticaret merkezi haline getirmek” olarak belirlenmiş; vizyonu gerçekleştirmek üzere belirlenen stratejik hedeflerinden birisi ise “gümrük işlemleri sınır ötesi e-ticaret ihtiyaçları çerçevesinde geliştirilecektir” şeklinde ortaya konulmuştur.
Stratejik hedefe ulaşmak amacıyla Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesi kullanılmak suretiyle geleneksel yollarla yapılan ihracatta ürünün gönderiminden önce beyanname hazırlanması yönteminden farklı olarak, belirli ağırlık ve değeri geçmeyen ürünlerin bu standart işlemlerden muaf tutulması yolunun seçildiği ve yukarıda içeriğine yer verilen düzenlemelerin yapıldığı görülmekte olup, basitleştirilip hızlandırılan gümrük işlemlerine ilişkin muafiyet sınırının uyuşmazlık konusu Tebliğle yükseltilmesi suretiyle e-ihracatın geliştirilmesi, e-ihracatçı firmaların sayısının arttırılması, e-ihracatçı firmaların uluslararası rekabetçiliğinin güçlendirilmesi suretiyle genel olarak ihracat, özel olarak e-ihracat potansiyelinin arttırılmasına katkı sağlamayı hedeflediğinden bu yönüyle de dava konusu düzenleyici işlemde hukuka aykırılık görülmememiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.