Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/2637 E. , 2023/2626 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Mobilya Gıda Medikal Temizlik Dış Ticaret Limited Şirketi İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 yılına ilişkin yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca 2016/5, 6, 8, 9, 10, 11, 12 dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanarak artırılarak kesilen 4.5 kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 2016 yılına ilişkin defter ve belgelerin ibrazına ilişkin yazının 27/11/2017 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği ve davacının tebliğe ilişkin itirazının olmadığı, yasal defter ve belgeleri muhasebecisine ulaşamadığından gecikmeli olarak ibraz etmek için götürdüğünde incelemenin tutanağa bağlandığı gerekçesiyle yasal defter ve belgelerinin kabul edilmediği ve istenilmesi halinde Mahkemeye ibraz edebileceğinin belirtilmesi üzerine Danıştay içtihatları doğrultusunda Mahkemelerinin 21/02/2022 tarihli ara kararının davacının tebliğ tarihinde dosyada bulunan vekiline 26.02.2022 tarihinde elektronik yolla tebliğine rağmen, anılan yıla ilişkin defter ve belgelerin hiçbir mücbir sebep hali gösterilmeksizin ibraz etmeyen davacı adına resen tarh edilen dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükmünün uygulanmasında, 2014/11 dönemine ilişkin kanuni süresinden sonra verilen katma değer vergisine ilişkin düzeltme beyannamesi üzerine kesilen 3.093,13-TL vergi ziyaı cezasının kesinleştiği 28/01/2015 tarihini takip eden yılın başından başlamak üzere beş yıl içinde 2020 yılı da dahil olmak üzere kesilen ve tebliğ edilen cezalara tekerrür hükümleri uygulanabileceği hususundan hareketle, dava konusu 2016 yılına ilişkin vergi ziyaı cezaları için 2018 yılında dava konusu ihbarnameler düzenlenmiş ise de, tekerrür uygulaması öngörülen zamanaşımı süresinden sonra davacıya 13/09/2021 tarihinde tebliğ edilen dava konusu vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; aynı Kanunun 46. maddesinin birinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiştir.
Olayda, davacı adına düzenlenen cezalı tarhiyatın iptali istemiyle açılan davayı karara bağlayan …Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K:… sayılı kararı, davacı avukatının vekillikten çekilmesi ve durumun 13/05/2022 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi nedeniyle davacının … Mah. …Sok No:… …/…adresine tebliğ edildiği ve söz konusu karara davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun da reddi üzerine kararın davalı idarece temyiz edildiği olayda, dosya içeriğindeki davacıya yapılan tebligatlar incelendiğinde, Vergi Mahkemesi kararının tebliğ edildiği adresin, davacının … Mah. …Sok No:… …/…adresi olmasına ve bundaki sonraki tüm tebligatların belirtilen adreste muhtara bırakılmak suretiyle yapılmasına rağmen, davacının 14/06/2013 tarih ve 8342 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde belirtilen son adresinin … Mah. … Sok No:… … /… adresi olduğu görüldüğünden, Vergi Mahkemesi kararının da davacı aleyhine hüküm içermesi göz önüne alındığında, davacının aleyhine olan hüküm nedeniyle istinaf ve temyiz başvuru yollarını kullanabilmesine imkan sağlamak adına, söz konusu tebligatların yenilenmesi amacıyla Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 16/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.