8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/6655 E. , 2014/16686 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/09/2013
NUMARASI : 2011/457-2013/415
Ş. . T.. ve müşterekleri ile Ş..
Ö.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 30.09.2013 gün ve 457/415 sayılı hükmün duruşma yapılması davalı Ş.. Ö.. vekili, duruşmasız incelenmesi davacılar Ş.. T.. ve müşterekleri vekili ve davalılar R.. Ö.. ve müşterekleri vekili tarafından Yargıtay'ca incelenmesi istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.09.2014 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı Ş.. Ö.. vekili Av. A.. H.. ve karşı taraftan Ş.. T.. ve müşterekleri vekili Av. İ.. K.. geldiler. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacılar vekili, dava konusu 629 ada 102 parsel kapsamında bulunan 500 m2'lik yeri 04.01.1988 tarihli satış senediyle davalıların miras bırakanı Derviş Özgüvenç'ten satın ve devralındığını, satış bedelinin ödendiğini, vekil edenlerince taşınmaz üzerine 4 adet ev yapıldığını, yapılara ilişkin olarak imar affından faydalanıldığını, müvekkillerinin taşınmazı kullanmasına herhangi bir itirazda bulunulmadığını açıklayarak, dava konusu 500 m2 yerin tapu kaydının iptaliyle vekil edenleri adına tapuya tesciline, kabul edilmemesi halinde satış bedeli olan 1.500.000 TL'nın denkleştirici adalet kuralı gereğince uyarlaması yapılarak dava tarihine kadar ulaştığı gerçek değerinin tespitiyle bu değerden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 20.000 TL'nın yasal faiziyle birlikte davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiş, harcını yatırmak suretiyle verdiği ıslah dilekçesiyle talep miktarını 100.000 TL'na yükseltmiştir.
Davalı Ş.. Ö.. vekili, davanın yersiz açıldığını, dayanak 04.01.1988 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, satış bedeli konusunda vekil edenin bilgisi bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini, davalılar N.. G.., R.. Ö.., Ö. Ö. ve S.. Ö.. vekili, davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması nedeniyle % 40 miktar kaybı bulunduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacıların tapu iptali ve tescil isteğine yönelik davasının reddine, tazminat davasının kabulü ile ıslahla birlikte toplam 107.624,99 TL'nin dava tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalılardan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili ile davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Dava konusu 629 ada 102 parsel, 05.02.1960 tarihinde tapulama yoluyla D. Ö. adına tespit ve tescil edilmiş, 21.02.1994 tarihinde imar yoluyla 7394 ada 3 parsel oluşmuş, 30.03.2011 tarihinde intikal yoluyla M. Ç. adına tescil edilmiştir.
Dava; harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak isteğine ilişkindir. Tapuda kayıtlı taşınmazların harici satışı TMK'nun 706, 6098 sayılı TBK'nun 237, 818 sayılı BK'nun 213, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılmadıkça hukuken geçerli bir sonuç doğurmaz ve satın alana herhangi bir hak bahşetmez. TMK’nun 706. maddesinde öngörülen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp bir geçerlilik şekil şartıdır. Bu husus 6098 sayılı TBK'nun 237. maddesinde “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesi şarttır.” şeklinde açıklanmıştır. Bu sebeple resmi memur önünde yapılmayan harici satış senetlerine değer verilemez ve buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamaz. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, deliller takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik görülmediğine, bu tür davalarda taşınmazın gerçek değerinin istenilmesi mümkün bulunmadığına göre, davacılar vekili ile davalılar vekillerinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 20.000 TL talep etmiş, harcını yatırmak suretiyle verdiği 05.12.2013 tarihli ıslah dilekçesinde talep miktarını 100.000 TL'na çıkarmıştır. Mahkemece tazminat talebinin kabulüne, toplam 107.624,99 TL tazminatın davalılardan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
HMK'nun 26. (HUMK.nun 74.) maddesi uyarınca hâkim tarafların isteği ile bağlı olup ondan fazlasına ve başka bir şeye karar veremez.
Davacılar vekili ıslah dilekçesinde tazminat miktarını toplam 100.000 TL ile sınırlandırmıştır. Bu durumda, Mahkemece, davacı yanın isteği aşılarak HMK'nun 26. (HUMK.nun 74.) maddesine aykırı olacak şekilde 107.624,99 TL tazminatın davalılardan alınmasına karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Davalılar vekillerinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.100,00 TL. Avukatlık Ücreti'nin davacı taraftan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı Şükrü Teymur ve müştereklerine iadesine, 1.838,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı Ş.. Ö.. ve N.. G..'a ayrı ayrı iadesine, 23.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.