8. Hukuk Dairesi 2013/22655 E. , 2014/19000 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/09/2013
NUMARASI : 2013/138-2013/571
N. . Ç.. ve müşterekleri tarafından mirasın gerçek reddi davasının yenileme talebinin reddine dair İstanbul Anadolu 16.
Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.09.2013 gün ve 138/571 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar dava dilekçelerinde; muris L.. Ç..'ın 31.05.2012 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılar olarak muris L.. Ç..'ın mirasını kabul etmediklerini açıklayarak mirasın reddi taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemişlerdir.
Dava Pendik 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, Mahkemece, talep sahiplerinin mernis adreslerinin Eyüp/İstanbul olduğu, murisin son ikametgah adresinin Kartal/İstanbul olduğu, yetkili mahkemelerin TMK'nun 441. maddesi gereği Eyüp ya da Kartal Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu açıklanarak Kartal Sulh Hukuk Mahkemesi'ne yetkisizlik kararı verilmiş, taraflarca karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş, dosya süresinde yetkili İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi(ne gönderilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda; Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekilince 07.05.2013 tarihli davanın işlemden kaldırılması kararının kaldırılması için HMK'nun 95. maddesine göre eski hale getirme talebinde bulunulmuş, Mahkemece Ek Kararla; nihai kararın kaldırılarak eski hale getirilmesi mümkün olmadığından eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacıların isteği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/1. maddesi uyarınca hasımsız olarak açılan mirasın gerçek reddine ilişkindir. Mirasın gerçek reddinde, mirasçıların, mirası kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin sözlü veya yazılı beyanı, bozucu yenilik doğurucu hak niteliğinde olup; sulh hakimi tarafından tutanakla tespit edilmekle hukuki sonuç doğurur. Böyle bir davada sulh hakiminin görevi, reddin süresinde olup olmadığı ve reddedenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanunu'nun 609. maddesi uyarınca red beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir. Bu nedenle, mirasın kayıtsız şartsız reddine ilişkin dilekçe sulh hakimine ulaştıktan sonra, davacıların ayrıca duruşmaya gelmelerine ilişkin yasal bir zorunluluk bulunmadığı halde;
07.05.2013 tarihli ara karar ile "takip edilmeyen davanın HMK' nun 150 ve 320/son maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına" ve 03.09.2013 tarihli karar ile "davanın üç aylık yasal süre içerisinde yenilenmediği anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 ve 320/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına" karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bundan ayrı, açıklanan olgular gözönünde bulundurulduğunda; HMK'nun 150. maddesi uyarınca verilen kararlar usule ilişkin kararlardan olup; Mahkemece bu kapsamda verilen kararlardan dönülüp, dosyanın ele alınıp işin esasına girilmesi mümkün olduğundan, Mahkemenin, 25.10.2013 tarihli Ek Kararı da yerinde değildir.
Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.