7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2012 tarihli ve 2011/1245 Esas, 2012/284 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun (5015 sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ... hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmiştir. 2.Sanık ...'nun denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suçtan mahkûm olması nedeniyle Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2016/313 Esas, 2016/591 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve sanığın 5015 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ... hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'nun temyiz sebebi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; kolluk görevlilerince haber merkezinin anonsu üzerine durdurulan sanık ...'nun sevk ve idaresindeki, yanında temyiz dışı sanık Adil Belen'in bulunduğu 27 E 4976 araçta Gaziantep 7. Sulh Ceza Mahkemesinden alınan önleme araması kararına istinaden yapılan aramada 12 adet bidon içerisinden 720 kilogram akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ...'nun aşamalarda suça konu akaryakıtın araçta bulunan diğer sanık Adil Belen'e ait olduğunu, kendisini yardım amaçlı aracına aldığını ve suça konu akaryakıt ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği belirlenmiştir. 3.Suça konu akaryakıta ilişkin 31.05.2011 tarihli Tübitak MAM tarafından düzenlenen motorin muayene raporuna göre ulusal marker ölçümünün geçersiz ve teknik düzenlemede yer alan özelliklere aykırı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. 4.Suçta kullanılan 27 E 4976 plakalı nakil aracına ilişkin ruhsat sureti dava dosyası içerisinde mevcuttur. IV. GEREKÇE Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunması, bilirkişi raporu içeriği ve tüm dosya kapsamına göre ticari miktar ve mahiyette gümrük kaçağı akaryakıt ile yakalanan sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle suçun sübûtuna yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise ''1/2'', ihtarat yapılmış ise ''1/3'' oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı da dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkralarının somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.Suça konu kaçak eşya için Gümrük İdaresi'nce ... varakası düzenlettirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.İddianame ile müsaderesi talep edilen suç eşyaları ile nakil aracı hakkında bir karar verilmemesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2016/313 Esas, 2016/591 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın