8. Hukuk Dairesi
Davacı vekili dava dilekçesinde, vekil edeninin miras bırakanı Ş.. U..'un vefat ettiğini, ölümü ile mirasçılarına hiçbir malvarlığının kalmadığını, İcra Müdürlüğünün yazısı ile davalının muristen alacağının olduğunu öğrendiklerini açıklayarak, vekil edeninin mirasbırakanın mirasını kayıtsız şartsız reddettiğine, ve davalı tarafından yapılan icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; mirasın reddine ilişkin talebin yasal süresi geçtikten sonra yapıldığını, mirasın hükmen reddine ilişkin davaların Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği ve davalının yerleşim yeri olan Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Muratlı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin19.03.2012 tarih, 2011/340 Esas, 2012/69 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği, ilamın temyiz edilmeksizin 09.05.2012 tarihinde kesinleşmesi üzerine, dava dosyasının süresinde görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.06.2012 tarih 2012/134 Esas, 2012/144 Karar sayılı ilamı ile karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 16.11.2012 tarih 2012/13135 Esas, 2012/12660 Karar sayılı ilamı ile görevli yargı yeri olarak Muratlı Asliye Hukuk Mahkemesi belirlenmiştir. Mahlemece yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulü ile, Edirne ili, Merkez ilçesi, S..Mah/köyü. Cilt no:.. hane no:.. BSN ...'de nüfusa kayıtlı, 1...... TC kimlik nolu Nevzat ve Sevim oğlu, 1960 doğumlu Ş.. U..'un 30.03.2011 tarihinde vefat ettiği, terekenin borca batık olduğu anlaşıldığından aynı yer BSN ..'da nüfusa kayıtlı, 1............... TC kimlik nolu D.. U..'un 4721 sayılı TMK'nun 605/2 maddesi uyarınca murisin mirasını reddetmiş sayıldığının tespiti ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından dilekçelerinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere ve kural olarak 4721 sayılı TMK'nun 605/2. maddesi gereğince bu tür davalar için özel bir yetki belirlenmemiştir. Öte yandan TMK'nun 576 ve 6100 sayılı HMK'nun 11. maddesinde sayılan dava türlerinden de değildir. O halde, kesin yetki söz konusu olmayıp, davanın HMK'nun 9. maddesindeki genel yetki kuralına göre belirlenmesi gerekmektedir. Bir başka anlatımla mirasın hükmen reddinin tespiti hakkındaki davalarda yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde, yetki itirazı HMK'nun 116/1. A maddesi uyarınca ilk itirazlardandır. Yine aynı Yasa'nın 117/1. maddesi hükmüne göre ilk itirazların cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nun 118. maddesi ve basit yargılamayla ilgili 316. maddesi ile 127/1. maddesi dikkate alındığında cevap dilekçesini verme süresi dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğinden itibaren iki haftadır. Hal böyle olunca yukarıda değinilen kanun maddeleri gözönünde bulundurularak somut olay incelendiğinde dava dilekçesinin davalı vekiline usulüne uygun olarak 27.02.2012 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin iki haftalık cevap süresi içerisinde 09.03.2012 havale tarihli dilekçesiyle yetki itirazında bulunduğu belirlenmiştir. Öyle ise, davalı vekilinin yetki itirazının süresinde olduğundan Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı olan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 Tl peşin harcın istek halinde davalıya iadesine 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın