7. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Tatvan Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2013 tarihli ve 2011/766 Esas, 2013/596 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ... hapis cezası ile 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2.Sanığın denetim süresi içerisinde 17.01.2017 tarihinde kasıtlı suç işlemesi üzerine Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/464 Esas, 2023/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmiştir. 3.Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2023/317 Esas, 2023/563 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak, 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, suça konu eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri; eksik araştırma ile verilen kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 22.09.2010 günü Yurtiçi Kargo firmasına ait kamyonda yapılan aramada, göndericisi sanık ..., alıcısı beraat kararı kesinleşen Şehmus olan kargo paketi içerisindeki toplam 1748 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. 2.Sanık savunmasında suçlamayı inkar etmiştir. 3.Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın 22.09.2010 tarihli eylemi nedeniyle üzerine atılı 5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 03.06.2011 tarihinde kamu davasının açılması, sanığın ilk savunmasının 20.06.2012 tarihinde alınması, 11.12.2013 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve anılan kararın 20.05.2016 tarihinde kesinleşmesi, sanığın 17.01.2017 tarihinde kaçakçılık suçunu işlediğinin ve mahkum olduğunun bildirilmesi üzerine hükmün açıklanması, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi gereğince 19.05.2016-17.01.2017 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin durması, 17.01.2017 tarihinde kasıtlı suç işlenmesi nedeniyle zamanaşımının yeniden işlemeye başlaması, sanık yönünden 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen suçun 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olması, durma sonrası dava zamanaşımı süresinin tekrar başlaması karşısında; zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın ilk savunmasının alındığı 20.06.2012 tarihine göre, sanık lehine olan 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin ve bu süreye eklenecek olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşmesiyle denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suç tarihi arasında geçen sürenin hükümden önce gerçekleştiği anlaşılmıştır. Bu itibarla; ilk derece mahkemesince, yargılamaya konu suçun dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması kanuna aykırı ve istinaf başvurusu bu nedenle yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince düzeltilebilir nitelikte olduğundan hükmünün kaldırıldığı ve sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine şeklinde hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemi için, 4733 sayılı Kanun’un 8 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 66 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği suçun 22.09.2010 tarihinde işlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (e) bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.05.2016 tarihinden itibaren denetim süresi içinde işlenen 17.01.2017 tarihli suça kadar zamanaşımı süresinin durduğu, 17.01.2017 tarihli suçun işlenmesiyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği, sanığın savunmasının alındığı 20.06.2012 itibaren, duran süre de eklenmek suretiyle 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, ilk derece mahkemesinin hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2023/317 Esas, 2023/563 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tatvan 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... Kumak hakkında, 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 10.10.2023

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap