12. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama Sanık ... müdafinin ve sanık ...'nun temyiz isteklerinin incelenmesinde; Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanıklar ... ve ...'nun yokluğunda verilen hükmün, duruşmada bildirdikleri adres ile mernis adresleri aynı olmasına rağmen, direkt mernis şerhli olarak bu adreslere 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan usulsüz tebliğ edildiği, duruşmada bildirmiş oldukları adreslerine 7201 sayılı Kanunu'nun 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres, bilinen en son adres olarak kabul edilerek gerekçeli kararın tebliğe çıkartılması gerekirken, doğrudan mernis adreslerine yapılan tebligatlar usulsüz olduğundan, hükmün usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği kabul edilerek, sanık ... müdafinin ve sanık ...'nun temyiz istekleri kabul edilmiştir. Sanıklar ... ve ... hakkında kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, katılan vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli 2015/1105 Değişik İş sayılı kararı ile kesin olarak itirazın reddine karar verildiği ve bu karar üzerine temyiz başvurusu bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/1032 Esas, 2015/875 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 74 üncü maddesinin birinci fıkrası, birinci fıkranın ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; sanıklar ... ve ... hakkında, kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçundan 5237 sayılı Kanun'un 262 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.06.2018 ve 10.01.2023 tarihli, 2018/50101 sayılı, kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçundan sanıklar ... ve ... hakkında tesis edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar yönünden dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin onanması görüşlü Tebliğname ve Ek Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... vekilinin temyiz isteği; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına, suçta kullanılan araçlar hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen görülecek nedenlere, 2. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz isteği; sanıklar hakkında eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine, 3.Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, 4. Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın yokluğunda mahkûmiyet hükmü tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 5.Sanık ...'ın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, 6. Sanık ...'ün temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, 7.Sanık ...'ın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, teşdite 8.Sanık ...'ın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, teşdite 9.Sanık ...'nün temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, 10. Sanık ...'nun temyiz isteği: cezayı kabul etmediğine, 11. Sanık ...'ın temyiz isteği; teşdite,ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemenin Kabulü "Dosya kapsamındaki sanıkların savunmaları, katılan kurum vekili ile tanıkların beyanları, olay yeri tutanakları ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Kahramanmaraş ili dışında ikamet eden ... ile madencilik işi ile uğraşan ve Kahramanmaraş ilinde ikamet eden ...'ün önceden tanıştıkları, yine kırmızı biber ticareti sebebiyle Türkiye'nin birçok yerinde satış yapmış olan ...'ın da Kahramanmaraş dışında ikamet eden ... ile olay öncesinden tanıştıkları, aynı zamanda sanıkların define ve kültür varlığı bulma merakı içerisinde olan diğer şahıslarla birbirleriyle irtibat kurarak suç tarihinde kültür varlığı bulmak ve bu amaçla kazı yapmak amacıyla sanıklar ..., ..., ..., .., ..., ... ve ..'nin Kahramanmaraş iline geldikleri, burada ... ile görüşerek kazı yapılacak alan ve yer konusunda çalışma yaptıkları, yer tespitinden sonra ...'nun, ... aracılığıyla kazı yapan kepçeci ...'a ulaştıkları, suç tarihinden bir gün önce çekici ile suçta kullanılan kepçeyi kazı yapılan alana taşıdıkları, suç tarihinde iş makinası ile kazıya başladıkları, kazı yapılan alanda sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ün iş makinesini yönlendirdikleri, ...'in iş makinesinin yanında bekleyerek kazının her anını takip ettiği, zaman zaman geride bekleyen ... ve ... ile görüşüp konuşarak yeniden iş makinesinin yanına gelerek çalışılacak yönü sanık ...'a gösterdiği, bu şekilde çalıştıkları sırada kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine Ağabeyli Jandarma Karakol Komutanlığında görevli tanık ...'in olay yerine gittiği, burada yapılan kazıyı görerek olayı sorduğunda sanık ...'nun tanık Jandarma görevlisine ben MİT'tenim, Başbakanlıktan görevlendirildim, bu kazı yerini Başbakanlığın uydudan tespit ettiğini, kazılan yerin konusunun çok gizli olduğunu, bilgi verilmemesi konusunda Başbakanlıktan talimat aldıklarını, kazı ile ilgili olarak Başbakanlığın, Jandarma Genel Komutanlığı'nın resmi yazılarının bulunduğunu, resmi yazının Jandarma Genel Komutanlığı'nda görevli personelin kazı yerine 3 km. kadar ilerideki orman gözetleme kulesinde bulunan Jandarma Binbaşı ...'de bulunduğunu bildirdiği, kazı yapılan yerde cep telefonunun çekmemesi nedeniyle tanık jandarma görevlisinin tarif edilen kuleye geldiği, bu sırada ...'nun iş makinesini kullanan sanık ...'a çalışmaya devam etmesini söylediği, tanık Jandarma görevlisinin kuleye döndüğünde sanık ...'ün telefonla konuştuğunu gördüğü, kulede orman idaresi personeli olan tanık Ramazan Gökgöz'e durumun sorulduğunda herhangi bir cevabın alınamadığı, burada ...'ün, görevliye Jandarma Binbaşı olarak genel komutanlık tarafından görevlendirildiğini, görev belgelerinin Adana Bölge Jandarma Komutanlığı ve Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığı'na bildirildiğini söylemesi üzerine karakol görevlisi Halil'in olayı alay komutanlığına bildirerek durumu aktardığı, bu bilgilerden sonra Jandarma KOM ve MİT görevlilerinin de bilgilendirildiği, bu süre içerisinde ... ve ...'ün jandarma görevlilerine sert bir şekilde çıkışarak resmi işlem yapılmasını engelledikleri ve kazıyı devam ettirdikleri, sanıklar tarafından verilen bilgi üzerine şahıslara ait görevlendirme yazısı olup olmadığının kurumlardan araştırıldığı, bilgiye ulaşılamaması üzerine MİT görevlilerinin de olay yerine geldiği ve burada yapılan sorgulamada ... ile ...'ün resmi bir görevinin olmadığı, izinsiz kazı yaptıklarının anlaşıldığı, bu sırada ... ve ... ile birlikte kazı yapılan yere yakın ... mevkiindeki orman kulesinde kuzu kesip piknik yaptıklarına dair görüntü vermek suretiyle diğer failleri tanımadıkları intibaını oluşturmaya çalıştıkları ve Kahramanmaraş ilinde ikamet ettikleri anlaşılan sanıkları da anılan mevkiide beklettikleri, iş makinesinin muhtemel tarihi esere yaklaşması ya da temas etmesi anında bekletilen diğer sanıkların da araçlarda bulunan kazma küreklerle çalıştırılması amacıyla yakın bir yerde tuttukları ve bu şekilde plan yapıldığı anlaşılmıştır. Kahramanmaraş Müze Müdürlüğünün 01.10.2014 tarihli raporunda, kazı yapılan alan ve çevrenin 2863 SY kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir taşınır - taşınmaz kültür varlığının görülmediği, müdürlük arşivinde yapılan incelemede kazı yapılan alanla ilgili tescil kaydına rastlanmadığının belirtildiği, kaçak kazı yapılan yerin tespiti amacıyla yazılan müzekkereye cevap veren Kahramanmaraş İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 02.10.2014 tarih ve 10008 sayılı yazısında söz konusu yerin 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında yaylak vasfında tespit edilen yerlerden olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre tüm sanıkların kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı yapmak suretiyle 2863 SY'ya muhalefet suçunu birlikte işledikleri, kazı yapılan alanın sit alanı veya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa göre korunması gerekli yerlerden olmadığı yönündeki tespitlerle sanıkların cezasından 2863 SY'nun 74/1–2 cümle uyarınca indirim yapılması, sanıklar ... ile ...'ün kendilerini resmi görevli olarak tanıtarak kamu görevlilerine işlerini yapmasını engelledikleri, ...'nun kendisini Başbakanlıktan görevlendirilen MİT'çi olarak, ...'ün de Jandarma Albay - Binbaşı olarak tanıtmak suretiyle kamu görevini usulsüz olarak üstlendikleri, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07.07.2010 tarihli, 2010/13769 Esas ve 2010/13160 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere eylemli olarak bir kamu görevinin failler tarafından yerine getirilmeye çalışıldığı, cezalandırmak için suçun tamamlanmasının aranmadığı şeklindeki hüküm de göz önüne alındığında her iki sanığın hem izinsiz kazı yapmak hem de kamu görevini usulsüz üstlenmek suçlarını işledikleri, bu şekilde tüm sanıkların müsnet eylemleri gerçekleştirdikleri mahkememizce sabit görülmüştür. Her ne kadar sanıklar suçlamaları inkar etmiş iseler de, özellikle jandarma görevlisi olan ve sanıklarla önceye dayalı bir husumet ya da tanışıklığı dahi bulunmayan tanıklar ..., ... ve ... ile orman saha bekçisi olarak görev yapan tanık ...'ün beyanları, olay yerinde bulunan kepçe ve bunu taşıyan tır, kepçenin olay yerinde yaptığı kazı işleminin bulunması, sanıklara ait ve sanıkların olay yerine geldikleri anlaşılan araçlarda ele geçirilen kazı işlemi için kullanıldığı ya da kullanılmak üzere hazır bulundurulan kazma ve kürekler, tutulan tutanak içerikleri, resimler ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilen inkâr savunmalarına itibar edilmeyerek, müsnet suçları işledikleri mahkememizce sabit görülmüştür." 2. Olay günü saat 09.30 sıralarında Ağabeyli Jandarma Karakol Komutanlığına yapılan ihbarda Dulkadiroğlu ilçesi, ... Köyü, ... mevkinde kepçe ile kaçak kazı yapıldığının bildirilmesi üzerine ihbara konu yere giden jandarma personelinin yaptığı incelemeler sonunda kepçe ile 12 metre derinliğinde kazı yapılmış olduğunun tespit edildiği, olay yerinde sanık ...'ın kepçeyi kullandığının, sanık ...'nin kazıya nezaret ettiğinin görüldüğü, sanık ...'nun kolluk kuvvetlerine hitaben başbakanlıktan özel olarak görevlendirildiğini, MİT personeli olduğunu, kazı mahallinin başbakanlık tarafından uydudan tespit edilerek kazı yapıldığını, kazı konusu çok gizli olduğundan kendisinin kimliğinin de gizli olduğunu, herhangi bir bilgi verilmemesi konusunda başbakanlıktan talimat aldıklarını, 3 km ileride bulunan orman gözetleme kulesinde bulunan jandarma binbaşıdan konuyla ilgili olarak detaylı bilgi alınabileceğini beyan etmesi üzerine kolluk kuvvetlerinin orman gözetleme kulesine gittikleri, burada kendisini Jandarma Genel Komutanlığı tarafından kazı için görevlendirilmiş olarak tanıtan ancak daha sonra emekli jandarma binbaşı olduğu tespit edilen sanık ...'ün jandarma personeline hitaben görev belgelerinin Adana Jandarma Bölge ve Kahramanmaraş İl Jandarma Komutanlığına sözlü ve yazılı olarak bildirildiğini, sorulduğu takdirde öğrenilebileceğini söyleyip kimliğini olay sırasında ibraz etmekten imtina ettiği, sanıklar ... ve ...'in kazı eylemini olay yerine jandarma personeli gelmesine rağmen ısrarla devam ettirdikleri, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nün orman gözetleme kulesinde hazır olarak beklediklerinin görüldüğü anlaşılmıştır. 3. Sanık ... savunmasında, kendi ihtiyacı için iş makinasıyla taş kırma işi yaptığını, ancak bunun için daha önceden izin alınması gerektiğini bilmediğini, kolluk personeline kendisini MİT mensubu olarak tanıtmadığını beyan etmiştir. 4. Sanık ... savunmasında, diğer sanıklar ..., ... ve ...'nu tanıdığını, olay günü orman kulübesinde yemek yerken jandarma personelinin geldiğini, üzerine atılı suçları işlemediğini ifade etmiştir. 5. Sanık ... savunmasında, yevmiye karşılığında iş makinası ile taş kırdığını, izinsiz kazı yapmadığını beyan etmiştir. 6. Sanıklar ..., ... ve ... benzer mahiyetteki savunmalarında, ehliyetini havaalanında unutan sanık ...'ın isteği üzerine ehliyeti alıp getirmek ve dondurma yemek için Kahramanmaraş'a gittiklerini, orman gözetleme kulesinde yemek yediklerini beyan etmişlerdir. 7. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... birbiriyle uyumlu savunmalarında, olay günü orman gözetleme kulesinde kuzu kesip yemek yediklerini beyan etmişlerdir. 8. Sanık ... savunmasında, sanık ...'ı Maden Tetkik Arama Enstitüsünde tanıdığını, Kahramanmaraş'taki maden ocağının işlemleri ile ilgili kendisine yardımcı olacağını, kiraladığı maden sahasında kültür varlığı bulmaya ilişkin kazı yapıldığına dair haberinin olmadığını, özel sebeplerle aralarında husumet bulunan sanık ... tarafından isminin verildiğini, kepçenin maden araması için kiralandığını, kültür varlığı aranması için kullanıldığına dair bilgisinin olmadığını, bu konuda aracılık yapmadığını, olay yerinde yakalanmadığını beyan etmiştir. 9. Mahkemece tanık olarak dinlenen jandarma personeli ... beyanında, olay yerinde sanıkların içinde bulunduğu araçların hepsinde kazma kürek gibi malzemelerin bulunduğunu, sanıkların konuşmalarından birbirlerini tanıdıklarının anlaşıldığını ifade etmiştir. 10. Orman saha bekçisi olan tanık ... ifadesinde, kendilerine mahsus evde bulunduğu sırada biri albay diğeri özel harekatçı olduğunu söyleyen ismini bilmediği iki şahsın yanına gelip yemek yemek için izin istediklerini, iki şahıstan 15-20 dakika sonra ... plakalı bir minibüsün geldiğini, 8-10 kişinin minibüsten indiğini, gelen şahısların, daha önce gelen iki kişiye "albayım" şeklinde hitap ettiklerini, sanıklar ... ve ...'ı sonrasında teşhis ettiğini, minibüsle gelen kişilerin getirdikleri yemeği birlikte yediklerini, bir müddet sonra jandarmanın olay yerine geldiğini, kazı yapılan yeri ve kazı yapıldığını görmediğini beyan etmiştir. 11. Dosya kapsamında mevcut 01.10.2014 tarihli raporda, mahallinde yapılan yüzey incelemesinde kazı alanında 2863 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir kültür varlığının bulunmadığı, yapılan arşiv incelemesinde de tescil kaydına rastlanılmadığı belirtilmiştir. IV. GEREKÇE T.C. Anayasa Mahkemesinin, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin olan 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. A. Katılan Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden 1.Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçundan Sanıklar ... ve ... Hakkında Tesis Edilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, katılan vekili tarafından yapılan itirazın, Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarih ve 2015/1105 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak sonuçlandırıldığı anlaşıldığından, dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2. 2863 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden Müsadere Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Mahkemece, üçüncü kişiye ait olduğu anlaşılan kepçenin müsaderesi yönünde karar verilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin aracın müsaderesine ilişkin temyiz isteğinin reddine karar verilmiştir. B. Sanıklar ... ve ..., Sanık ..., Sanık ... Müdafileri İle Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve Sanık ...'ın, Adı Geçen Sanıkların Mahkûmiyetlerine İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden 1. Sanıkların Mahkûmiyetlerine Yeterli Delil Bulunmadığına, Atılı Suçu İşlemediklerine, Eksik İnceleme İle Hüküm Tesis Edildiğine, Yoklukta Hüküm Tesis Edilmesinin Hukuka Aykırı Olduğuna İlişkin Tüm Temyiz İstekleri Yönünden Kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen tutanaklar, olay yeri inceleme raporu içeriğinden sanıkların olay günü 2863 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı tespit edilen yaylak vasıflı arazide kültür varlığı bulmak için kepçe ile kazı yaptıkları sırada yakalandıklarının anlaşılması karşısında, sanıkların mahkûmiyetlerine yeterli delil bulunmadığına, atılı suçu işlemediklerine, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine, yoklukta hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz isteklerinin reddine karar verilmiştir. 2.Teşdite İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden Mahkemece, sanıkların eylemine uyan suçun işleniş şekli ve önemi ile sanıkların kastlarının yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm tesis edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. C. Re'sen Görülecek Temyiz Nedenleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin, sanıklar ... ve ... müdafinin, sanık ... müdafinin, sanık ... müdafinin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. D.Sanık ...'ün Mahkûmiyetine İlişkin, Adı Geçen Sanık ... Katılan Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Olay günü kazı mahallinde yakalanmayan sanık ...'in savunmasında atılı suçlamayı kabul etmeyerek kepçenin sanık ... tarafından kiralanması konusunda yardımcı olduğunu, kepçenin kazı yapmak için kiralandığından haberinin olmadığını beyan ettiği, bu itibarla diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek kültür varlığı bulmak amacıyla izinsiz kazı yaptığına dair dosya kapsamında mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı anlaşılan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde mahkûmiyetine dair hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Kamu Görevinin Usulsüz Olarak Üstlenilmesi Suçundan Sanıklar ... ve ... Hakkında Tesis Edilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, katılan vekili tarafından yapılan itirazın, Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarih ve 2015/1105 değişik iş sayılı kararı ile kesin olarak sonuçlandırıldığı anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Katılan Vekilinin Tüm Sanıklar Hakkında, Sanıklar ... ve ..., Sanık ..., Sanık ... Müdafileri İle Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve Sanık ...'ın, Adı Geçen Sanıkların Mahkûmiyetlerine İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçe bölümünün (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/1032 Esas, 2015/875 Karar sayılı kararında katılan vekili, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve Sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili, sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C.Sanık ...'ün Mahkûmiyetine İlişkin, Adı Geçen Sanık ... Katılan Vekilinin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenle Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2014/1032 Esas, 2015/875 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanık ...'ün ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın