8. Hukuk Dairesi         2014/618 E.  ,  2014/18505 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir 1. İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 24/09/2013

NUMARASI : 2013/247-2013/439

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilama dayalı olarak başlatılan takipte, borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda, icra emrinin vekil değil asile tebliğ edildiğini, dosyada asıl alacak ve faizinin yanlış hesaplandığını ileri sürerek icra emrinin iptalini istemiştir. Mahkemece, vekil varken asile tebliğat yapılmasının usulsüz olduğu gerekçesiyle icra emrinin iptaline karar verilmiştir. 7201 sayılı Tebliğat Kanunu'nun 11, Avukatlık Kanunu'nun 41 ve HMK'nun 73, 81, 82 ve 83. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebliğatın vekile yapılması zorunludur.

Somut olayda, takip dayanağı ilamda borçlunun vekil ile temsil edilmesi nedeniyle icra takibinde tebliğ işlemlerinin adı geçenin vekiline yapılması gerekmektedir. Ancak, icra emrinin borçlu asile tebliğ edilmesinden sonra, borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurarak, tebliğatın asile gönderildiğinden bahisle, icra emrinin iptali istemi yanında, takibin esası ile ilgili itiraz ve şikayetlerini de ileri sürdüğü görüldüğünden, adı geçenin tebliğatın usulsüzlüğü nedeniyle icra emrinin iptalini talep etmesinde hukuki yararı kalmamıştır. Kaldı ki vekile tebliğ zorunluluğunun bulunması asile tebliğat yapılması lüzumunu ortadan kaldırmaz, cezaların şahsiliği kuralı gereğince, icra suçları yönünden borçlu asilin cezai yönden sorumlu tutulabilmesi için icra emrinin borçlu asile de tebliği zorunludur. O halde, anılan diğer şikayet sebeplerinin ilama aykırılık şikayeti niteliğinde olduğu ve süresiz incelenebileceği dikkate alınarak, bu itiraz ve şikayetlerin esasının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK.m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
16.10.2014 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 7201 sayılı Tebliğat Kanunu İİK md.366 HMK md.73 K6100 md.3 K7201 md.83 K1086 md.428 İİK md.366/3