Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/10440 E. , 2023/3334 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : Kırklareli ili, Vize ilçesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın kısmen yol ve yeşil alana alınmasına ilişkin … tarihli, … sayılı belediye meclisi kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, taşınmazın bulunduğu alanda üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planı yapılmadan onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti : olayda, dava konusu parselin hisse satışının yapılmasının uygun olmayacağına ilişkin davalı idarenin 05.04.2015 tarihli işleminin 2577 sayılı Yasanın 7.maddesinin 4. fıkrası kapsamında bir uygulama işlemi niteliğinden olduğu, söz konusu işlemi öğrenme tarihi olan 19.02.2018 tarihinden itibaren yasal dava açma süresi olan 60 gün içinde, 06.03.2018 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığından davalı idarenin süreaşımı itirazına itibar edilmediği, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen açıklama ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu işlemin 26.11.1986 tarihli olduğu, davacının dava konusu işlemi öğrenme tarihinin 2018 yılı olarak kabul edilemeyeceği, davacının dava konusu taşınmazdaki hissesinin 28.04.2015 tarihinde satın aldığı ve satın alma işleminin gerçekleştirildiği tarihte dava konusu taşınmaz üzerindeki uygulama imar planının davacı tarafından bilindiği, davacının dava konusu parselde sürekli olarak hisse aldığı ve sattığı, taşınmazdaki hissesini taşınmazın imar durumunu bilmeyerek satın aldığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davanın süresinde açılmadığı, diğer hissedarların onayı alınmadan dava açıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Uygulama işlemi üzerine 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile üst ölçekli imar planlarının iptali istemiyle dava açılması mümkün ise de; dava konusu parselin hissedarı olan davacının hissesini satmak için yaptığı başvuru üzerine, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında parselin bir kısmının yol ve parkta kaldığından, hisse satışının yapılması durumunda parselin minimum parsel büyüklüğünü sağlayamayacağı ve parsele yapı ruhsatı verilemeyeceğinden hisse satışının uygun görülmemesine ilişkin tesis edilen 05.04.2015 tarihli işlemin, imar durum belgesi ya da bir uygulama işlemi niteliğinde kabul edilemeyeceği, dolayısıyla bu nitelikteki bir başvuru üzerine tesis edilen işlemin dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır.
26.11.1986 tarihinde onaylanan dava konusu imar planına askı süresinde itiraz etmeyen davacı tarafından, uygulama işlemi niteliğinde olmayan işlemin öğrenilmesi üzerine, imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük süre geçtikten sonra 06.03.2018 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmaktadır.
Bu durumda, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklama ile reddi yolunda verilen …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Uyuşmazlık konusu parselin hissedarı olan davacının hissesini satmak için Vize Tapu Sicil Müdürlüğüne yaptığı başvuru üzerine tapu sicil müdürlüğünce, satış işlemlerinin yapılmasında sakınca bulunup bulunmadığı konusunda istenilen görüşe istinaden tesis edilen Vize Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün, tapu sicil müdürlüğüne hitaplı 05.04.2015 tarihli işlemiyle, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında parselin bir kısmı yol ve parkta kaldığından, hisse satışının yapılması durumunda parselin minimum parsel büyüklüğünü sağlayamayacağı ve parsele yapı ruhsatı verilemeyeceğinden hisse satışının uygun olmadığı belirtilmiş, davacı tarafından bu yazı ile dava konusu uygulama imar planından 19.02.2018 tarihinde haberdar olunduğundan bahisle 06.03.2018 tarihinde dava açılmıştır.
Dosyaya dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının İller Bankası tarafından yapıldığından askı tutanaklarının idare arşivinde bulunmadığı gerekçesiyle ilan askı tutanakları sunulmamış ise de, davacının planı 19.02.2018 tarihinde öğrendiğini iddia ettiği, dolayısıyla askı süresi içinde plana itiraz etmediği anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 3194 sayılı İmar Kanununun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; imar planlarının nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geldiği, mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe gireceği, planların onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisinin onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlayacağı hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, 4. fıkrasında; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri kuralı bulunmaktadır. 3194 sayılı İmar Kanununda tanımı yer almayan imar durum belgesi; taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığını, taşınmaz için planda öngörülen arazi kullanım kararı ile yapılaşma koşullarını detaylı bir şekilde gösteren, imar planı ve/veya yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilen kat adedi, bina yüksekliği, bina derinliği, ön bahçe, arka bahçe ve yan bahçe mesafeleri, bina cephesi gibi hususların rakam ve kroki ile yer aldığı, varsa imar planı ve plan notları ile Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği ya da Plansız Alanlar Tip İmar Yönetmeliği uyarınca düzenlenen belgedir. İdarelerce, uygulama imar planına göre imar durum belgesi düzenlenmesi üzerine imar durumunun dayanağı düzenleyici işlem mahiyetindeki planların iptali istenebilecektir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İmar mevzuatı ve 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi hükümleri karşısında, imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği, ancak bu süreler içerisinde dava açılmamış olması halinde 1/1000 ölçekli uygulama imar planının uygulanmaya konulması ile birlikte uygulama işlemi üzerine, işlem ile birlikte 1/1000 ölçekli imar planına ve üst ölçekli planlara veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planlarına karşı yeniden dava açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada dava açma süresinin uygulama işleminin süresine tabi olduğunda tartışma bulunmamakla birlikte bir düzenleyici işlemin iptali istemiyle uygulama işlemi nedeniyle dava açılabilmesi için ortada mutlaka bir uygulama işleminin bulunması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu parselin hissedarı olan davacının hissesini satmak için yaptığı başvuru üzerine, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında parselin bir kısmının yol ve parkta kaldığından, hisse satışının yapılması durumunda parselin minimum parsel büyüklüğünü sağlayamayacağı ve parsele yapı ruhsatı verilemeyeceğinden hisse satışının uygun görülmemesine ilişkin Vize Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce tapu sicil müdürlüğüne hitaben tesis edilen 05.04.2015 tarihli işlemin, imar durum belgesi ya da dava konusu parsele ilişkin bir uygulama işlemi niteliğinde kabul edilemeyeceği, dolayısıyla bu nitelikteki bir başvuru üzerine tesis edilen işlemin dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır.
26.11.1986 tarihinde onaylanan dava konusu imar planına askı süresinde itiraz etmeyen davacı tarafından, uygulama işlemi niteliğinde olmayan işlemin öğrenilmesi üzerine, imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük süre geçtikten sonra 06.03.2018 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmaktadır. Bu durumda, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklama ile reddi yolunda verilen …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun açıklama ile reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/04/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.