4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2012/11578 E. , 2013/10567 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 15/06/2010 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 10/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eyleme dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, işin esası incelenerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, Gaziantep İli Mevlana Camii imam hatibi olarak görev yaparken, birinci sicil amiri olarak görev yapan davalının, haksız olarak kendisine düşük not verdiğini, hakaret içerikli değerlendirmelerde bulunduğunu belirterek, kişilik haklarına saldırıdan dolayı manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, davacının iddialarının asılsız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, manevi tazminat isteme koşullarının gerçekleşmediği kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır.(T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda, Gaziantep İli Şahinbey İlçe müftüsü olan davalının, aynı müftülükte imam hatip olarak görev yapan davacıya yönelik kişilik haklarına saldırı teşkil eden söylem ve davranışlarda bulunduğu, birinci sicil amiri olarak düşük not verdiği ileri sürülmüştür. Şu halde, davalı müftünün görevi sırasında ve görevi nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu tutulması istendiğine göre, Anayasa'nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13/1. maddesi gereğince adli yargı yerinde davalıya yönelik açılan davada, husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler gözetilerek, davalı hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.