Aramaya Dön

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2022/52
Karar No
K. 2023/655
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/52 E.  ,  2023/655 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2022/52
Karar No: 2023/655
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı - …

(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU :… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı adına, … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile hüküm altına alınan bakiye karar harcının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, karar ve ilam harçlarının 492 sayılı Kanun uyarınca dörtte birinin peşin, geri kalanının ise kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği anlaşılmaktadır. … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına istinaden düzenlenen harç tahsil müzekkereleri vergi dairesi müdürlüğüne gönderilmiştir. Bu harç tahsil müzekkereleri içeriği karar harcının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emri, "ödeme emri öncesinde usulüne uygun tebligat yapılarak ödeme süresi verilmeden dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği" gerekçesiyle … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Davalı idarece mahkeme kararı gereğince uyuşmazlık konusu işlem tesis edilmiştir. Davalı idarece, usulüne uygun tebligat yapılarak ödeme süresi verildiği anlaşıldığından, harcın bir ay içinde ödenmesi gerektiğine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Her ne kadar davacı tarafından kararın henüz kesinleşmediği, mahkeme kararının Yargıtay tarafından bozulması durumunda ödeyeceği miktarın iadesinin sağlanmasının çok güç olacağı, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ve harcın da yanlış hesaplandığı ve bu nedenle kararın bozulmasının muhtemel olduğu ileri sürülmüş ise de, iddia edilen hususların kararın temyiz incelemesini yapacak olan Yargıtay tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan karar temyiz merciince bozuluncaya kadar hüküm ifade ettiğinden,

Mahkememizce bu aşamada herhangi bir değerlendirme yapılamayacağı yargısına varılmıştır. Mahkeme bu gerekçeyle davayı reddetmiştir. Davacının istinaf istemini inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı: Vergi Dava Dairesi, istinaf istemine konu edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf istemini reddetmiştir. Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 05/04/2021 tarih ve E:2019/2567, K:2021/2537 sayılı kararı: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Ödeme zamanı ve önce ödeme" başlıklı 37. maddesinde, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak olan tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu ödeme müddetinin son gününün amme alacağının vadesi günü olduğu belirtilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8. maddesinde, bir hükmün bozulmasını müteakip verilecek hükümlerden yeni bir hüküm gibi karar ve ilam harcı alınacağı ve bozulan hükümden evvelce alınmış olan karar ve ilam harcının, müteakip hükme ait harçtan mahsup olunacağı, 28. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, 11/06/2013 tarih ve 28674 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 6487 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'la yapılan değişiklikle "karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği" kurala bağlanmıştır. 492 sayılı Kanun'un "süresinde ödenmeyen harçlar" başlıklı 37. maddesinde de, bu Kanun'da ödeme zamanı gösterilen harçlardan süresinde ödenmeyenlerin, ilgili mahkeme ve daireler tarafından sürenin sonundan itibaren on beş gün içinde bir yazı ile o yerin vergi dairesine bildirileceği ve harçların vergi dairesince tahsil olunacağı hüküm altına alınmıştır.

Dava konusu işlemin dayanağı … Asliye Hukuk Mahkemesinin … ve E:…, K:… sayılı kararı, Yargıtay … Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozulduğundan, davayı reddeden vergi mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerekmektedir. Daire bu gerekçeyle kararı bozmuştur. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı: İdari işlemlerin tesis edildikleri tarih itibarıyla hukuka uygunluk denetiminin yapılacağı İdare Hukukunun bilinen ilkelerinden biridir. Vergi Dava Dairesi bu ek gerekçe ile ısrar etmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin dayanağı mahkeme kararı Yargıtay tarafından lehine bozulduğundan davanın reddine dair ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: İdari işlemlerin tesis edildikleri tarih itibarıyla hukuka uygunluk denetiminin yapılacağı idari yargılama hukukunun genel ilkelerinden biri olmakla birlikte bu ilkenin, hukuki sebebin ortadan kalkması, lehe olan kanunun uygulanması, idari işlemin niteliği gibi bazı istisnalarının bulunduğu kabul edilmektedir (ULU Güher, "İdari İşlemin Sebep Unsuru Ve Yargısal Denetimi", Doktora Tezi, Bursa Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı, 2021, Bursa, s. 299-304). Dava konusu olayın dayanağı davacının aleyhine olan mahkeme kararının Yargıtay tarafından bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak davacı lehine karar verildiği ve bu kararın Yargıtayca onandığı UYAP üzerinden yapılan araştırmadan görülmektedir.

İşlemin dayanağı hukuki sebebin geçmişe etkili olarak ortadan kalktığı durumlarda idari işlemin hukuka uygunluk denetimini yapan yargı merciinin (ilk derece mahkemesi, bölge idare mahkemesi veya Danıştayın) idari işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla değil karar tarihi itibarıyla değerlendirme yapması gerekmektedir.

Olayda, dava konusu işlemin yargı merciince iptal edilmemesi hâlinde idarece sonraki tahsilat işlemlerine (ödeme emri, haciz gibi) geçilmesinde engel bir durum olmayacaktır. İşlemin dayanağı sebep unsuru ortadan kalmasına rağmen söz konusu ilkeyi istisnasız uygulamak hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracak ve yeni hukuki sorunlara neden olacaktır. Bu nedenlerle ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY: … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın kabulüne ve karar harcının davacının da aralarında bulunduğu davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Mahkeme kararına istinaden düzenlenen 24/02/2015 tarihli harç tahsil müzekkereleri davalı idareye gönderilmiştir. Harç tahsil müzekkerelerinde belirtilen harcın tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emri "... ödeme süresi verilmeden dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği" gerekçesiyle vergi mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir. İptal kararındaki gerekçeye istinaden Asliye Hukuk Mahkemesi kararında belirtilen harcın tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca dava konusu … tarih ve … sayılı işlem tesis edilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Ödeme zamanı ve önce ödeme" başlıklı 37. maddesinin birinci fıkrasında, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, ikinci fıkrasında, hususi kanunlarında ödeme zamanı tespit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak olan tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, üçüncü fıkrasında, bu ödeme müddetinin son gününün amme alacağının vadesi günü olduğu belirtilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödeneceği belirtilmiş iken, 24/05/2013 tarih ve 6487 sayılı Bazı Kanunlar ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 10. maddesiyle bu bentte yer alan "kararın verilmesinden itibaren iki ay" ibaresi "kararın tebliğinden itibaren bir ay" şeklinde değiştirilmiştir. 6487 sayılı Kanun'un 10. maddesi 11/06/2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İdari işlemlerin hukuka uygunluk denetiminin işlemin tesis edildiği tarihteki hukuki duruma göre gerçekleştirileceği idari yargılama hukukunun genel ilkelerinden birisidir. Ancak bu durumun istisnaları bulunmaktadır. Bu istisnai hallerden biri de idari işlemin sebep unsurunun işlemin tesis edildiği tarihten sonra ortadan kalkmış olmasıdır. İdari işlemin sebep unsurunun ortadan kalkmış olması, işlemi maddi ya da hukuki dayanaktan yoksun bırakacak ve bu halde işlemin hukuka uygunluğundan bahsedilemeyecektir. Dava konusu 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilen işlemin … Asliye Hukuk Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararına dayandığı anlaşılmaktadır.

Dava konusu işlemin dayanağı mahkeme kararı Yargıtay … Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K…. sayılı kararı ile bozulmuştur. … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir. Bozma kararına uygun hüküm verildiği gerekçesiyle anılan karar Yargıtay … Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanmıştır.

Uyuşmazlık konusu olayda işlemin dayanağı mahkeme kararının, temyiz incelemesi neticesinde bozulmak suretiyle tüm sonuçlarıyla birlikte hukuk alemindeki varlığı sona ermiştir. Dolayısıyla uyuşmazlık konusu işlemde temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla hukuka uygunluk bulunmadığından davanın reddi yolunda verilen karara yöneltilen istinaf isteminin reddine dair kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Öte yandan, olayda, Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile hüküm altına alınan bakiye karar harcının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada "ödeme emri öncesinde usulüne uygun tebligat yapılarak ödeme süresi verilmeden dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği" gerekçesiyle vergi mahkemesince verilen iptal kararının uygulanması neticesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Ancak 492 sayılı Kanun'un 28. maddesinde 24/05/2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik ile karar ve ilam harçlarının vadesi (ödeme zamanı) açıkça belirlendiğinden, karar ve ilam harçları yönünden vade tarihini belirlemeye yönelik 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesine gerek bulunmadığı da tabiidir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,

2.… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,

3.Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 07/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.