6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2022/4850 E. , 2023/4209 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yeniden hüküm tesis ederek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı asil ... gelmiş, davacı vekili Avukat ...'in mazeret dilekçesi gönderdiği, mazeret dilekçesinde duruşmaya katılamayacağını, davacı asilin katılacağını bildirdiği görüldü. Duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında danışmanlık hizmeti sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre müvekkilinin, davalı şirketin projesinin TÜBİTAK’ın hibe desteklerinden azami yararlanmasını sağlayacağını, davalı şirketin de buna karşılık TÜBİTAK tarafından desteklenmesine karar verilen toplam destekleme tutarının KDV hariç %6'sı oranında hizmet bedelini ödeyeceği, davacı tarafça hizmet bedeli ödenmediğini ileri sürerek 20.000,00 USD alacağın doğduğu tarihten itibaren yürütülecek döviz için devlet bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre hesaplanacak faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, 20.06.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 54.075,26 USD’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca toplam destekleme tutarının %6'sının hizmet bedeli olarak kararlaştırıldığını, hesaplanacak hizmet bedelinin önerilen proje bütçesi üzerinden değil destekleme tutarı üzerinden yapılması gerektiğini, TÜBİTAK'ın müvekkiline verdiği destekleme tutarının toplam 364.235,00 TL olduğunu, müvekkilinin de toplam destekleme tutarının %6'sını hizmet bedeli olarak davacı şirkete ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, TÜBİTAK'ın projeyi kabul ettiğinde bir destekleme tutarı belirleyeceği, ancak bu tutarın üst sınır olacağı, iş bu tutarın doğrudan mutlaka ödenmeyeceği, destek tutarının ne kadarının ödeneceğinin davalı tarafça belgelendirilen harcamalara göre tayin edileceğinin kararlaştırıldığı, davacıya ödenecek danışmanlık ücretinin ödeneceği tarih itibariyle projenin devam edeceği, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin yorumlanmasında davalı tarafın beyanı gibi TÜBİTAK tarafından fiilen ödenecek tutarın davacıya ödenecek ücrete esas alınması halinde, TÜBİTAK tarafından ödemeler tamamlanmadan davacının alacağının belirlenemeyeceği, ancak taraflar arasındaki sözleşme gereği davacıya ödenecek ücretin TÜBİTAK tarafından yapılacak birinci ödeme miktarı ne olursa olsun karar verilen toplam destekleme tutarı üzerinden hizmet bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu itibarla tarafların danışmanlık ücretinin belirlenmesinde TÜBİTAK sözleşmesinin imzalanması ile kabul edilen tutarın esas alınacağının kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme gereği hizmet bedelinin toplam destekleme tutarı üzerinden hesaplanacağı ve davacı tarafça 1.085.000,00 USD'nin proje bütçesi olduğu açıkça ikrar edildiği halde mahkemece bu miktar üzerinden hizmet bedeli hesaplandığını, TÜBİTAK tarafından müvekkiline 369.115,80 TL destekleme tutarı ödendiğini, vergiler düşüldüğünde müvekkiline 364.235,00 TL kaldığını, farazi yorumlar ile sözleşme hükümlerinin değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, TÜBİTAK'ın sadece destek ödemesi yapacağını maliyet belgelendirilse dahi hiçbir zaman proje maliyetinin tamamını üstlenmeyeceğini, davacının müvekkilinin kazandığı ödeme üzerinden yüzde alacağını ikrar etmesine rağmen bu ikrar yok sayılarak TÜBİTAK'ın hiçbir zaman ödemeyeceği bir para üzeriden komisyon ödenmesinin ticari teamüllere aykırı olduğunu, sözleşmeyi bizzat yazan kişinin yorum ile değiştirilmesini talep edemeyeceğini, tacir olan davacının ihtirazı kayıt sunmadan ödemeleri kabul ettiğini, ıslahın zaman aşımına uğradığına yönelik itirazları hakkında değerlendirme yapılmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, sözleşmede "Projenin, TÜBİTAK tarafından desteklenmesine karar verilmesinden sonra karar verilen toplam destekleme tutarının KDV hariç %6’sı (Yüzdealtı), oranında hizmet bedeli talep edilecektir." şeklinde hizmet bedelinin nasıl hesaplanacağının düzenlendiği, buna göre hizmet bedelinin TÜBİTAK tarafından desteklenmesine karar verilen toplam destekleme tutarının KDV hariç %6'sı olarak kararlaştırıldığı, tarafların gerçek iradelerinin bu olduğu yoksa davacının iddia ettiği gibi proje bedelinin %6'sının kararlaştırılmadığı, bunun kabulü halinde hizmet alan davalının almış olduğu destek tutarından daha fazlasını hizmet veren davacıya ödemesi gerekeceği, bu durumun ticari teamüllere aykırı olacağı, davalının TÜBİTAK'tan aldığı toplam destekleme tutarı olan 369.115,80 TL’nin %6'sı olan 22.146,95 TL’nin davacı tarafa daha önce ödenen 13.700,00 TL’den düşüldüğünde davacı tarafın bakiye alacağının 8.446,95 TL olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm tesisine, davanın kısmen kabulü ile, 8.446,95 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf kararında her ne kadar "bu durumun ticari teamüllere aykırı olacağının aşikar olduğu anlaşıldığından." denilerek hüküm kurulmuş olsa da anılan durumun ticari örf ve adet olduğunun nasıl, nerede, kime ve hangi kaynaklara göre ticari teamül olarak kabul edildiğinin belli olmadığını, danışmanlık ücretinin belirlenmesinde TÜBİTAK sözleşmesinin imzalanması ile kabul edilen tutarın esas alınacağının kabulünün gerektiğini, TÜBİTAK tarafından projenin desteklenmesine karar verildikten sonra müvekkilinin danışmanlık hizmetinin sona erdiğini, davalıya sağlanan desteğin kullanılıp kullanılmaması, hangi miktarda kullanılacağı davalının eylem iş ve yapacağı edimlere bağlı olduğunu, müvekkilinin bu süreçle herhangi bir ilgisinin olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki danışmanlık hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 1 ve 26 ncı maddeleri
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalıya verilmesine Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.