Esas No
E. 2022/4111
Karar No
K. 2023/4225
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2022/4111 E.  ,  2023/4225 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/567 E., 2022/762 K.
DAVA TARİHİ: 11.04.2017
HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/555 E., 2022/53 K.

Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin hiç bir geçerli sebep olmadan üyelikten çıkarıldığını, çıkarma kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin 1992-1993 yılında kooperatif ortağı olduğunu, o tarihten bugüne kadar kendisine ne genel kurul toplantıları ne de başka işlemlere ilişkin hiç bir bilgi verilmediğini, müvekkilinin arkadaşı vasıtası ile üyelikten çıkarıldığını öğrendiğini, Kaş'ta bulunan kooperatif arsasının ferdileştirme işlemlerinin yapılmaya başlamasını söylemesi ile durumdan haberdar olduğunu ileri sürerek, ortaklıktan çıkarılma kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; çıkarılma kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde dava açılması gerektiğinden zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacının 1990 yılında kooperatife üye olduğunu, bu tarihten sonra en son 23.09.1992 tarihine kadar ödeme yaptığını, bu tarihten sonra kooperatife aidat olarak tek bir ödemesinin bulunmadığını, kooperatifin 1997 tarihli yönetim kurulu kararı ile parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden verilen ihraç kararının davacıya Gölcük 2. Noterliği 08/10/1997 tarih ve 13036 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tebliğ edildiğini, aradan 25 yıl geçtikten sonra bu şekilde bir dava açılmasının iyi niyetli olmadığını, ayrıca kooperatif tasfiye haline gelmiş olup, kooperatif adına taşınmazların tapuları iptal edilerek 24 üye adına kayıt ve tescil ile bakiye 1/25 hissesini kooperatife bırakıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kooperatifin 21.09.1997 tarihli kararı ile parasal yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden dolayı içerisinde davacının da bulunduğu 4 üyenin üyelikten çıkarılmasına karar verildiği ve üyelikten ihraç kararının davacıya Gölcük 2. Noterliği 08/10/1997 tarih ve 13036 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tebliğ edilmesi için ihtarname düzenlendiği, söz konusu ihtarnamenin davacıya tebliğ edilip edilmediğinin Gölcük 2. Noterliğinden sorulduğu, verilen cevapta ilgili ihtarname ve tebliğ mazbatasının 20.03.2014 tarihinde Noterlik Daireleri Arşiv hizmetleri hakkındaki yönetmeliğin 16. maddesi uyarınca imha edildiği bildirildiği, davalı ... ihraç kararını davacıya usulüne uygun tebliğ ettiğini ispatlayamadığından davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı, kooperatif anasözleşmesinin 14/2. maddesinde çıkarma kararının gerekçeli olarak yönetim kurulu karar defteri ile ortaklar defterine kaydedileceği ve kararın onaylı örneğinin çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere 10 gün içinde notere tevdi edileceğinin düzenlendiği, davacının ihracına ilişkin kararın 21.09.1997 tarihinde alındığı, ihtarnamenin 10 gün sonrasında 08.10.1997 tarihinde gönderildiği, Kooperatifler Kanunun 16. maddesi ve ana sözleşmesinin 14. maddesindeki sürelere aykırı olduğundan usulüne uygun bir ihraç kararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımı itirazı ve hak düşürücü sürelerin dikkate alınmadığını, ihraçtan 20 yıl sonra dava açıldığını, kararın çelişkili olduğunu, ihtarnamenin tebliğ edilmediğini kabul ettiğini, sonrasında da ihtarnamenin süresinde tebliğ edilmediğini belirttiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, en son 1992 yılında aidat ödediğini, TMK 2 ve 3. maddesine aykırı dava açtığını, davacının dayanak yapmadığı Kooperatifler Kanunun 16. maddedeki sürelerin resen dikkate alındığını, 23.09.1992 tarihinden sonra tek bir kuruş aidat ödemesi dahi bulunmayan avukat davacının üyelikten çıkarılacağının öğrenilmesi için de tebligata gerek olmadığını, gerek tarih gerekse de yevmiye numarası verilmesi nedeniyle Gölcük 2. Noterliği kanalıyla ihtarnamenin yapıldığı kabul edilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihraca dayanak ihtarnamelerin anasözleşmeye uygun şekilde gönderildiği ispatının davalı kooperatife ait olduğu, 3 aylık hak düşürücü süre tebliğden itibaren başlayacağından sürenin geçirilmediği, dava konusu kooperatife ait parsellerin bulunduğu taşınmazlara dair sit alanı kararları ve yürütülen hukuki süreçler ile davalı kooperatifin genel kurula çağrılarının tam olarak usulüne uygun olmaması gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda davacının yıllar sonra açmış olduğu iş bu davasının TMK 2. maddede yer verilen iyiniyet kurallarına uygun düşmediğinden söz edilemeyeceği, açıklanan nedenlerle ve özellikle 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ve ana sözleşme hükümleri gereğince, davacı ortağa usulüne uygun şekilde parasal edimlerini yerine getirmesi için usulüne uygun şekilde ihtarnamelerin gönderildiği ve devamında alınan ihraç kararında usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği davalı ... tarafından ispat edilemediğinden ve dava konusu uyuşmazlığın niteliği gereğince açılan iş bu davanın iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 16 ve 27 nci maddeleri., TMK’nın 2. maddesi

3.Değerlendirme

1.Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte, ortağın uzun süre kooperatife uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi halinde üyeliğinin sona erdiğini ortağın zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı ve böyle bir davacının açtığı davanın TMK'nın 2 nci maddesinde öngörülen iyi niyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir.

Yukarıda açıklanan ilke dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin kooperatifin taşınmazları ile ilgili sit alanı kararları ve yürütülen hukuki süreçler ile davalı kooperatifin genel kurul çağrılarının tam usulüne uygun olmaması gibi hususlar dikkate alındığında TMK’nın 2. maddesindeki iyiniyet kuralına uygun düşmediğinden söz edilemeyeceği gerekçesi yerinde değildir.

2.Bu durumda mahkemece, kooperatifler konusunda uzman Bilirkişi Kurulu aracılığı ile inceleme yapılarak, genel kurul kararları ile aidat alınmasına ilişkin karar alınıp alınmadığı ve davacının varsa kooperatifin banka hesabına aidat yatırıp yatırmadığı, diğer anlatımla kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olup olmadığı, davacının varsa ödeme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davalının davacıyı genel kurul toplantılarına çağırıp çağırmadığı, hazirun listelerinde isminin yer alıp almadığı yani kooperatif ile ilişkisini devam ettirip ettirmediği hususunda rapor alınıp, anasözleşme ya da alınan bir genel kurul kararı uyarınca ortağın kooperatifle bağlantı kurmasını zorunlu kılan başka bir yükümlülüğü varsa, bunun üzerinde de durularak, sonuç olarak davacının 1997 tarihli ihraç kararına ilişkin yönetim kurulu kararı ile dava tarihi arasında geçen süre itibariyle davanın TMK'nın 2 nci maddesine uygun olup olmadığının ve davanın bu nedenle reddi gerekip gerekmediğinin yeterince tartışılması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, bu yönden eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu K1163 md.2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog