4. Ceza Dairesi 2023/16673 E. , 2024/633 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Üsküdar (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.580,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinin ihbarı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından dosya yeniden ele alınarak hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 2017/6411 E. - 2020/18 K. sayılı kararıyla; sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4.Dairemizin 10.02.2021 tarih ve 2020/30375 E. - 2021/4194 K. sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesinin incelemeye konu kararıyla sanık hakkında, hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, 6.080,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin; Mahkemece yeterli araştırma yapılmadığı, delillerin toplanmadığı, sanığın atlı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığı, gerekçesiz şekilde mahkumiyet kararı verildiği, dosyanın zaman aşımına uğradığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, dosyanın başka bir mahkeme tarafından incelenmesi gerektiği, bu nedenlerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın olay günü hastanede yatan eşinin yanına ziyaret saati olmamasına rağmen girdiği, odada nöbetçi doktor olan katılana sinkaflı şekilde küfür ederek hakaret suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varılarak sanığın mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, suçun işlendiği kabul edilen Zeynep Kamil Hastanesi Kadın Hastalıkları Polikliniğindeki yatarak tedavi görenlere mahsus hasta odasında aleniyet unsurunun oluşmadığı gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza belirlenmesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuş ve bu hukuka aykırılık düzeltilebilir nitelikte olduğundan, hüküm fıkrasının 2. bendinin tamamı ile 3. bendinde yer alan "sanığın" ibaresinden sonraki "329 gün" ve 4. bendinde yer alan "neticeten" ibaresinden sonraki "6.580,00" ibareleri çıkarılarak, yerlerine sırasıyla "2-Sanığın, hakaret suçunu, herkese açık yerlerden sayılmayan yatarak tedavi gören hasta odasında işlemesi nedeniyle hakkında TCK'nın 125/4 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına", "304 gün" ve "6.080,00" ibareleri eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Bozma İlamı
Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu belirlendiğinden hüküm bu yönden hukuka aykırı görülmüştür.
D. Bozma Üzerine İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanık tarafından karar itiraz edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak genel yargılama usulüne göre yapılan yargılama sonrası sanığın 6.080,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Katılanın aşamalardaki tutarlı anlatımları ile dinlenilen tanıklar Ş.B., S.F. ile S.B.'nin anlatımlarının, katılanın beyanıyla uyumlu oldukları anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği, adil yargılanma hakkı ile savunma hakkının ihlali yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği ve sanığın yargılama konusu eylemi nedeniyle belirlenecek cezanın türü ve üst sınırlarına göre aynı 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı ve 67 nci maddeleri uyarınca zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmadığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İlk Derece Mahkemesinin kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2024 tarihinde karar verildi.